Environmental Engineering / Çevre Mühendisliği

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/4321

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 36
  • Article
    Pomza ve Nsdd-pomza ile Sabit Yataklı Kolon Reaktörde Metilen Mavisi Giderimi: Deneysel ve Modelleme Çalışması
    (2019) Balcı, Esin; Ökten, Hatice Eser; Genişoğlu, Mesut; Recepoğlu, Yaşar Kemal; Gören, Ayşegül Yağmur
    Nano sıfır değerlikli demir (nSDD) yüksek renk konsantrasyonlarına sahip tekstil atıksularının arıtımında ekonomik ve çevre dostu bir adsorban olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak nSDD partikülleri sulu çözeltilerde elektrostatik etkileşimler sebebiyle kolayca topaklaşmakta ve bu da arıtma veriminin düşmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla düşük maliyetli, doğal poröz yapıda ve ortalama 2m2/gr spesifik yüzey alanına sahip pomza, nSDD topaklaşmasını önleyici bir malzeme olarak kullanılabilir. Bu çalışmada sadece pomza ve pomzanSDD (ağırlıkça 9:1) karışımının kullanıldığı kolon reaktörde 25, 50, 75 ve 100 mg/L metilen mavisi konsantrasyonları için arıtma verimleri incelenmiştir. Pomzanın ve pomza-nSDD karışımının 100 mg/L metilen mavisi deneyindeki toplam kapasiteleri sırasıyla 2,8 ve 4,2 mg/g-adsorban olarak bulunmuştur. Özellikle düşük konsantrasyonlarda, pomza-nSDD karışımının arıtma performansını önemli ölçüde arttırdığı görülmüştür. Thomas modeli deneysel verilere uygulanmış ve modelin öngörü gücünün düşük konsantrasyonda yüksekken, yüksek konsantrasyonlarda ortalama olduğu kanısına varılmıştır.
  • Article
    Organofosfatlı Pestisitlerin Pilot Ölçekli Sulak Alan Reaktörlerinde Gideriminin İncelenmesi
    (Süleyman Demirel Üniversitesi, 2019) Şahin, Çağrı; Karpuzcu, M. Ekrem
    Modern tarımın yaygınlaşmasıyla birlikte dünyada pestisit kullanımı artmıştır. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de aşırı ve bilinçsizce pestisit kullanımı sonucunda su ve toprak ortamında giderek artan miktarlarda pestisit kirlenmesi görülmektedir. Meriç- Ergene Havzası’nda bulunan ve etrafında yoğun bir şekilde çeltik tarımı yapılan Meriç Deltası sulak alanları da bu kirlenmenin görüldüğü bölgelerden biridir. Bu çalışma kapsamında, Meriç Deltası sulak alanlarından numuneler alınarak organofosfatlı pestisitlerin akıbeti incelenmiştir. Sulak alanları temsil etmesi amacıyla pilot ölçekli reaktörle çalışılmış, seçilen 4 organofosfatlı pestisit (Chlorpyrifos, Dichlorvos, Fenthion, Diazinon) için biyolojik ayrışma ve adsorpsiyon deneyleri yapılmıştır. Pilot ölçekli sistemde, seçilen pestisitlerin yarı ömürleri belirlenmiş ve bitki ve sediment üzerine adsorpsiyon miktarları ölçülmüştür. Aynı zamanda pestisitlerin yeraltı suyuna sızma potansiyelleri GUS (“Groundwater Ubiquity Score” / “Yeraltı Suyunda Mevcudiyet Katsayısı”) kullanılarak hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar serbest yüzey akışlı yapay sulak alan sistemlerinin organofosfatlı pestisitlerin giderimindeki etkinliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, organofosfatlı pestisitlerin giderimi için önerilen yapay sulak alanların tasarımı için yol gösterici niteliktedir.
  • Article
    Yüzme Havuzlarında Karbon Bazlı Dezenfeksiyon Yan Ürünlerinin Oluşumu
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2017) Harman, B. İlker; Tanaçan, Ertaç; Genişoğlu, Mesut; Kaplan, Ş. Şule; Ateş, Nuray; Yiğit, Nevzat Ö.; Kanan, Amer A.S.
    Bu çalışmada ülkemiz literatüründe ilk defa yer alacak ve oldukça önemli bir konu olan yüzme havuzlarındaki dezenfeksiyon yan ürünlerinin (DYÜ) türleri, DYÜ oluşumuna etki eden faktörler ve DYÜ'lerin sağlık etkileri konusunda bir derleme yapılmıştır. İçme suyu şebekesi ve yüzme havuzlarındaki patojen mikroorganizmaların engellenebilmesi amacıyla birçok dezenfektan kullanılmaktadır. Yüzme havuzlarında genellikle klor bazlı dezenfektanlar kullanılırken, bromlu dezenfektanlar da dezenfeksiyon için tercih edilmektedir. Havuz suyundaki organik madde kaynakları; i) doldurma suyunda bulunan doğal organik maddeler (DOM) ve ii) yüzücülerden gelen organik yüklemelerdir. Yüzme havuzları özelinde yüzücülerden kaynaklı daimi organik yükleme ve sürekli dezenfeksiyon sonucu (organik maddelerin oksidantlar/dezenfektanlar ile reaksiyonu sonucunda) mutajenik ve kanserojenik olmalarından şüphelenilen DYÜ oluşumu içme sularındakine nazaran daha fazladır. Trihalometan (THM) ve haloasetik asitler (HAA), havuz suyunda en sık karşılaşılan yan ürünlerdir. THM gibi uçucu olan yan ürünler sadece yüzme suyunda değil, havada da oldukça yüksek konsantrasyonlarda bulunabilmektedir. Bu yan ürünlerin oluşum mekanizmalarının bilinmesi ve kontrol altına alınması, yüzücüler ve bilhassa havuz çalışanlarının sağlığına olan etkilerinin en aza indirilmesi bağlamında önem arz etmektedir. Oluştuktan sonra giderilmesi zor ve maliyetli olan DYÜ'lerin oluşumunda etkili öncüllerin belirlenmesi ve kontrolü ile uygun dezenfektan türünün kullanılmasıyla yüzme havuzlarındaki DYÜ oluşumları azaltılabilir.
  • Article
    Fotobiyokataliz Yöntemi Kullanılarak Pestisit Giderimi-derleme Çalışması
    (Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, 2019) Okçu, Gamze; Ökten, Hatice Eser; Yalçuk, Arda
    Aromatik yapılı, çevresel koşullarda zorlukla parçalanabilen, kararlı organik kirleticilerin başında gelen pestisitler, atmosfere, su sistemlerine, besin zincirine taşınmakta, asıl kaynaklarından çok uzak noktalarda birikebilmektedir. Konvansiyonel arıtma proseslerinin pestisitlerin gideriminde yetersiz kalmasından dolayı kirletilmiş sulardan uzaklaştırılmaları için yeni arıtım teknolojilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Son yıllarda, su sistemlerinden konvansiyonel tekniklerle arıtılamayan kirleticilerin giderilmesinde birleşik fotokatalitik-biyolojik arıtma umut verici bir alternatiftir: Fotokataliz toksik organikleri biyolojik olarak parçalanabilir ürünlere dönüştürürken, biyolojik parçalama ürünlerini verimli şekilde mineralize eder. Ön arıtma sırasında gereksiz kimyasal ve %60 oranında enerji sarfiyatından kaçınmak amacıyla ön arıtma basamağında mineralizasyon yüzdesi minimalize edilerek çalışma maliyeti düşürülür. Literatüre göre yalnız kimyasal prosesle yaklaşık %80 pestisit parçalanması ve %50’den az mineralizasyon gözlemlenebilirken hibrit reaktör sistemiyle tamamen parçalanma ve yaklaşık %90 pestisit mineralizasyonu elde edilebilmektedir. Bu derlemenin amacı, fotobiyokataliz işleminin, bireysel fotokataliz ve/veya biyolojik arıtma yöntemlerine göre pestisit giderim koşulları kapsamında, temellerini, mekanizmalarını ve literatürde yer alan güncel çalışmaları ele almak ve incelemektir.
  • Article
    İzotop Özelliklerinin Kullanılarak Su-kayaç Etkileşiminin İncelenmesi: Alaşehir Alt Havzası Örneği
    (DSİ, 2019) Tonkul, Serhat; Şimşek, Celalettin; Baba, Alper
    Yeraltı su kaynakları yenilenebilir kaynaklar olmasına karşın, havzalarda aşırı çekim baskısı nedeniyle akiferlerde yeterince depolanamamakta ve depolama rezervi sürekli olarak azalmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda yeraltısuyunun sürdürülebilir verimliliğinin arttırılması için kalite ve miktarın belirlenmesine yönelik olarak yüzey ve yeraltısuyu sistemleri arasındaki ilişkinin detaylı olarak çalışılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Yüzey ve yeraltısuları arasındaki ilişkinin ortaya konulmasında en çok kullanılan özelliklerden birisi de izotoplardır. İzotoplar yeraltısuları ile kayaçlar arasındaki etkileşimini (su-kayaç ilişkisi) anlamada büyük öneme sahiptir. İzotoplar ile suların izledikleri yollar ve kökenleri hakkında önemli bilgiler alınabilmektedir. Özellikle, jeotermal bir sistemin bulunduğu bölgede, jeotermal rezervuar sıcaklığını tahmin etmede yardımcı olabilen bu izotoplar, aynı zamanda jeotermal bir sistemin evrimini de ortaya çıkarmaktadır. Türkiye’nin batısında yer alan ve ülkenin %2’sini oluşturan Gediz Havzası, önemli bir jeotermal potansiyelin olduğu alan konumundadır. Bu çalışma kapsamında çalışma alanındaki suların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin kullanılarak, Alaşehir alt (Manisa) havzasında yüzey ve yeraltısuyu sistemleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Alaşehir alt havzasında 25 farklı noktada araştırma kuyuları açılmış olup, bu kuyulardan yağışlı ve kurak dönemde alınan yeraltısuyu örnekleri ile bu alandaki yağmur suyu örnekleri üzerinde laboratuvar ortamında, 2017 ve 2018 yılına ait numunelerin izotopik özellikleri değerlendirilmiştir. Buna göre, çalışma sahası ve çevresinde yeraltısularının 2017 ve 2018 yıllarına ait yağışlı ve kurak dönem ? 18O, ? 2H ve ? 3H izotop dağılımlarına bakıldığında genel olarak suların önemli bir kısmının meteorik kökenli olduğu anlaşılmaktadır.
  • Editorial
    Special Issue on the 4th International Conference on Recycling and Reuse 24–26 October 2018, Istanbul, Turkey: Preface
    (Elsevier B.V., 2019) Okten, H.E.; Ökten, Hatice Eser; Balkaya, N.; Aydin, S.; Elmaslar, E.; Ongen, A.; Selcuk, H.
    [No abstract available]
  • Article
    Citation - WoS: 10
    Citation - Scopus: 12
    Removal of Arsenate by Electrocoagulation Reactor Using Aluminum Ball Anode Electrodes
    (IWA Publishing, 2018) Gören, Ayşegül Yağmur; Öncel, Mehmet Salim; Demirbaş, Erhan; Şık, Emrah; Kobya, Mehmet
    The aim of this research was to remove arsenate (As(V)) from groundwater using an air-injected electrocoagulation (EC) reactor with aluminum (Al) ball anodes. The effects of seven operating variables - initial pH, applied current (i), operating time (t(EC)), initial As(V) concentration (C-o), Al ball anode diameter (d(p)), reactor column height (h), and airflow rate (Q(air)) were investigated with a Box-Behnken statistical experimental design. ANOVA results from the quadratic model equations indicated that the model fitted very well with the experimental data for the responses, which were removal efficiency, operating cost (OC), As(V) adsorption capacity, and effluent concentration (R-2 >= 0.87). The most effective parameters were applied current, operating time, and anode height for As(V) removal efficiency in the EC reactor, while initial pH, Al anode diameter, and air flow rate had limited effect on removal. The model predicted a residual As(V) concentration below 10 mu g/L under the optimum operating conditions (pH 7.03, 0.29 A, 10.5 min, d(p) 7.5 mm, 613.4 mu g/L, h 5.1 cm, and Q(air) 6.4 L/min). The maximum As(V) removal efficiency and minimum OC in the EC process were almost 99% and 0.442 $/m(3), respectively.
  • Article
    Citation - WoS: 5
    Color Removal From Yeast Production Industry Wastewater Using Photo-Fenton Process
    (Pamukkale Üniversitesi, 2019) Baycan, Neva; Can, Begüm
    The yeast production industry wastewaters contains high amount of chemical oxygen demand (COD), brownish color and recalcitrant organic components. In this work, one of the yeast production plant wastewaters operating in the Aegean Region, the color removal were studied with using Photo-Fenton (H2O2/Fe(II)/UV) oxidation processes. In this study, the Box-Wilson statistical experimental design method applied to optimization of decolorisation of the yeast production industry wastewater. For this reason, the initial oxidant and catalyst concentrations and pH of water were chosen as the experimental parameters on decolorisation. Color removal was observed during the experimental studies. Complete color removal (E=100%) was achieved with the addition of 2400 mg/L H2O2 and 121 mg/L Fe(II) at 3.7 pH after 120 min. of exposure to the UV irradiation.
  • Article
    Citation - WoS: 26
    Citation - Scopus: 34
    Arsenite Removal From Groundwater in a Batch Electrocoagulation Process: Optimization Through Response Surface Methodology
    (Taylor & Francis, 2019) Şık, Emrah; Gören, Ayşegül Yağmur; Demirbaş, Erhan; Kobya, Mehmet; Öncel, Mehmet Salim
    In this study, influences of seven process variables such as initial pH (pH(i)), applied current (i), operating time (t(EC)), initial As(III) concentration (C-o), diameter of Fe ball anode (d(p)), column height in the electrocoagulation (EC) reactor (h) and airflow rate (Q(air)) for removal of As(III) from groundwater by a new air-fed fixed-bed EC reactor were evaluated with a response surface methodology (RSM). The proposed quadratic model fitted very well with the experimental data for the responses. The removal efficiencies and operating costs were determined to be 99% and 0.01 $/m(3) at the optimum operating conditions (a pH(i) of 8.5, 0.05 A, 4.94 min, d(p) of 9.24 mm, h of 7.49 cm, Q(air) of 9.98 L/min for 50 mu g/L). This study clearly showed that the RSM in the EC process was a very suitable method to optimize the operating conditions at the target value of effluent As(III) concentration (10 mu g/L) while keeping the operating cost to minimal and maximize the removal efficiency.
  • Article
    Citation - WoS: 15
    Citation - Scopus: 19
    Brominated Flame Retardants in a Computer Technical Service: Indoor Air Gas Phase, Submicron (pm1) and Coarse (pm10) Particles, Associated Inhalation Exposure, and Settled Dust
    (Elsevier Ltd., 2019) Genişoğlu, Mesut; Sofuoğlu, Aysun; Kurt Karakuş, Perihan Binnur; Birgül, Aşkın; Sofuoğlu, Sait Cemil
    Brominated flame retardants (BFRs) are found in multi-media indoors, therefore, may pose serious risks to human health. This study investigated the occurrence of BFRs in particulate matter (PM1 and PM10) and gas phase by active and passive sampling, and settled dust to estimate potential exposure in a computer technical service. Polybrominated diphenyl ethers (PBDEs) and their alternatives (novel BFRs, NBFRs) were studied. PM and gas phase were collected on glass fiber filters and polyurethane foam plugs, respectively, and analyzed with a GC/MS after extraction, clean-up, and concentration. Inhalation exposure of the staff was estimated based on the measured concentrations using Monte Carlo simulation. BDE-209 was the dominating PBDE congener in all media while bis(2-ethylhexyl)-3,4,5,6-tetrabromophthalate and 1,2-bis(2,4,6-tribromophenoxy)ethane were those of NBFRs. Submicron particulate matter (PM1) BFR levels constituted about one half of the PM10-associated concentrations, while average PM10 mass concentration (69.9 μg m−3) was nine times that of PM1 (7.73 μg m−3). Calculated log10 dust-gas and PM-gas partitioning coefficients ranged from −5.03 to −2.10, −2.21 to −0.55, and −2.26 to −1.04 for settled dust, PM10, and PM1, respectively. The indoor/outdoor concentration ratios were >1 for all compounds indicating the strength of indoor sources in the service. The estimated potential inhalation exposures, for future chronic-toxic and carcinogenic risk assessments, indicated that the levels of gas-phase and PM1-associated exposures were similar at approximately one half of PM10-associated levels. Results of this study indicate that the occurrence of BFRs in all studied media should be taken into consideration for occupational health mitigation efforts.