City and Regional Planning / Şehir ve Bölge Planlama
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/4274
Browse
23 results
Search Results
Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 2Spatial Analysis of Regional Income Inequality in Eu Countries(Taylor & Francis, 2024) Niknam Khajepasha, Alireza; Gkartzios, MenelaosThis article analyses regional convergence and the diminishing regional disparities within the EU27 from 2000 to 2019. It assesses the impact of income fluctuations on regional inequality by employing secondary analysis of income per capita indicators across NUTS 3 level regions. The article provides a quantitative assessment of regional income inequality, encompassing the most prevalent instruments used in the analysis of inequality data. In particular, it determines EU regional disparities using constructed Theil, Gini and CV indices exposing a more comprehensive evaluation of regional disparities within the EU. It also examines the nexus between spatial effects on regional income inequality. The findings suggest that EU convergence persists at the NUTS 3 level, albeit at a decelerating pace. We also point to the role of clustering effects among neighbouring regions. Notably, the study highlights the diminishing role of regional clustering due to income inequality during the ongoing convergence process.Article User Satisfactions on Visual Comfort and View Quality Based on Colours and Opacity of Glazing To Control Daylighting(Znack Publishing House, 2023) Cogul, Ilgin; Duran, Hasan Engin; Kazanasmaz, Zehra TugceWindows are both components that open to the outside and gates that bring the outside elements inside as well. The visible view through windows affects users' perception of the indoor environment. Visual comfort is a key concern to create qualified interior spaces. Glazing type in naturally lit environments becomes very substantial for comfort. As glazing technologies develop, the options available for users have also increased. This study aims to find out how different glazing and view types impact user perception and satisfaction in the interior and to create design ideas for the spaces to be completed in the future. A room with various glazing transmittance (20 %, 50 %, and 90 %), colours (blue and yellow), and view types (street and landscape) are modelled virtually in Relux. A survey composed of these rendered scenes from these variations includes four questions. 40 people participated in the survey. Statistical analyses are made using Stata and EViews. Illuminance and luminance are calculated via Relux to discuss quantifiable values and subjective one together. According to the results, as transmittance increase, the rate of people finding the room pleasant and the quality of the view decrease, but a brighter environment shows up. When using tinted glazing, users mark the rooms as interesting, while pleasantness and view quality decrease. A landscape view instead of a street view in the rooms results is a more interesting, pleasant indoor environment, and higher view satisfaction.Article Citation - WoS: 1Kent Plancısının Politik Rolü: Türkiye Deneyiminden Çıkarımlar(TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Özdemir, EsinBu makale, planlama yazınında giderek önem kazanan kent plan- cısının politik rolüne odaklanmaktadır. Amacı, ilk olarak, özellikle teknokrat ve iletişimci/müzakereci plancı rollerine bir alternatif olarak savunulan plancının politik rolünün pratikteki anlamını ve somut düzeyde oluşabilecek politik rolleri ortaya koymak; ikinci olarak da, bunların karşısına çıkan olanak ve engelleri Türkiye ör- neği üzerinden tartışmaktır. Makale öncelikle politik rolün kuram- sal temellerine bakmakta, siyaset felsefesi alanındaki tartışmaları temel alarak, ‘politik olan nedir?’ sorusu üzerinde durmaktadır. Daha sonra, politik rolün planlama yazınındaki yerine bakılmakta ve iletişimsel planlamaya bu rol çerçevesinde yapılan eleştirilere yer verilmektedir. Bir sonraki bölümde; rant yaratma odaklı kentsel dönüşüm tehdidi altındaki mahallelere plancılar tarafından destek verme ve refakat etme süreçlerinde, yine plancılar tarafından ka- musal alanları savunmaya yönelik yürütülen muhalefet süreçlerinde ve Şehir Plancıları Odası tarafından neoliberal kentsel projelere karşı açılan davaları merkezine alan yasal süreçlerde somut anlam- da ortaya çıkan politik roller irdelenmektedir. Bu kapsamda; refa- katçi rol, kamusal alanları savunucu/aktivist rol ve yasal mücadeleci rol olmak üzere üç farklı politik rol ortaya konulmaktadır. Sonuç olarak makale, plancının teknokrat ve iletişimci/müzakereci rolü- nün yanında, planlama kararlarının veya mekânsal müdahalelerin niteliğine göre farklılaşan politik rollerinin de olduğunu savunmakta ve bu rollerin planlamanın demokratikleşmesi açısından gerekliliği- ni ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, makale, plancının politik rolünün zaman boyutuna, diğer plancı rolleri ile ilişkiselliğine ve son olarak da sürekliliğine ve gücüne ilişkin çıkarımlarda bulunmaktadır.Article Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nün Kuruluşundan Günümüze Yerleşke Bazında Mekânsal Analizi(TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Şimsek, Gül; Mercanoğlu, Cansın; Küçükoğlu, HüseyinKöy Enstitüleri, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte çağdaşlaşma sürecine giren Türkiye’nin, örnek gösterilen eğitim kurumla- rından olmuştur. Dönemin köy enstitüleri projesi ile başkent Ankara’nın vizyonu bir araya gelerek, Ankara’ya bağlı Hasanoğ- lan Beldesi’nde, köy enstitülerine öğretmen yetiştiren bir Yük- sek Köy Enstitüsü kurulmuştur. Köy enstitüleri, genel itibariy- le, kırsal alanlarda kalkınmayı en etkin ve hızlı biçimde sağlama amacıyla geliştirilmiş özgün birer kurumdurlar. Enstitüler, sosyal etkilerinden mekânsal organizasyonlarına, yerleşkelerinde insan ölçeğine uygun yapılardan çok yönlü eğitim sistemine, yapım süreçlerinden zaman içerisinde geçirdikleri dönüşümlere kadar, birçok anlamda diğer eğitim kurumlarından ayrışan nitelikler taşımaktadırlar. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü (HYKE) de, Cumhuriyet aydınlanmasının başkent Ankara’sının lokomotifle- rinden biri olmasının yanı sıra, yerleşkesi ve yerleşkenin mekânsal nitelikleri ile kayda değer bir yere sahiptir. HYKE, halen eğitim kurumu olarak kullanılmakta olup, günümüze dek adının ve kapsamının değiştiği bir kaç evre yaşamıştır. Çalışmanın amacı; HYKE’nin günümüze kadar yaşadığı değişiklikleri yerleşke ölçe- ğinde mekânsal boyutlarıyla araştırmaktır. Araştırmanın yürütül- mesinde, yerleşkenin tarihine ışık tutan yazılı, görsel belgeler ve görüşmeler ile saha çalışmasından yararlanılmaktadır. Enstitünün farklı evrelerinde geçirdiği dönüşümler neticesinde, yerleşke mekânlarında yok olma, küçülme, atıl kalma, işlev değişikliği gibi yönlerde değişimler meydana geldiği ortaya çıkmaktadır.Article Using Personal Rapid Transit as an Effective Transport Solution in Historical Downtown Areas: a Case From Historic Kemeraltı, İzmir(TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Duvarcı, Yavuz; Akpınar, FigenMany issues related to the conservation of urban heritage are closely related to the transit system and the use of private trans-portation. Regeneration, revitalization, and/or heritage conser-vation are not properly managed due to problems arising directly from inconvenient transport solutions that cannot provide or resolve the accessibility and mobility needs of vulnerable groups together with inappropriate space management while indirectly causing economic shrinkage and loss of vitality. Furthermore, even if modern modes of transportation are used, they will cause significant environmental and societal difficulties, making them unsuitable for such sensitive places. This article, using a micro -simulation approach, investigates whether a Personal Rapid Tran-sit system is physically applicable, and whether it can meet exist-ing travel requirements to prove that it is sufficient for the needs of local level mobility, and finally whether other environmental/ social impacts such that land use, air pollution, safety, sustainabil-ity are positive or negative. As a method, these outputs of the system application are presented as validations of the usefulness of the PRT. Finally, it was found that there is a gain in productiv-ity in terms of mobility as well as other socio-economic benefits besides the physical applicability of the method. The study's goal is to get the information out about how PRT technology may help produce more ecologically friendly and sustainable solutions while also conserving historical assets.Article Do Spatial Development Plans Provide Spatial Equity in Access To Public Parks: a Case With a Residential Area in Karabağlar and Buca (i̇zmir)(TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2022) Öztürk, Sevim Pelin; Şenol, FatmaPublic parks' location is one of the major factors shaping their accessibility. Many natural and physical features (e.g., topography, stream ways, street network, traffic density, road junctions, and land uses) affect walking distances from dwellings to these loca- tions. Also, the cost of access (measured in time and meter) to these locations vary among age groups with different walk- ing capacities. Spatial plans in Turkey are the documents for de- termining and implementing the allocation of parks. However, plan-making practices have limitations in considering the park accessibility by walking among different groups of dwellers. This study considers the accessibility of public parks as an issue of spatial equity. It evaluates the park accessibility at a recent spatial plan about a residential area in Karabağlar and Buca Districts of İzmir. It aims to assess the allocations of planned parks and propose potential locations for new park areas. With a point- based approach to park accessibility, the study analysis performs the Location-Allocation (LA) Analysis with multiple criteria at Geographic Information Systems. The results show that at the plan, the specified residential area has spatial inequities with park accessibility. Among the other planned public service areas, some locations can be re-planned as new park areas, which partially im- proves spatial inequities at the plan. Also, the study is an example of how to prepare and run the data for the spatial analysis of allocations of public service areas with the help of GIS in TurkeyArticle Citation - WoS: 5Stormwater Management and Green Infrastructure Techniques for Sustainable Campus Design(Gazi Üniversitesi, 2011) Saygın, Nicel; Ulusoy, PelinThis study focuses on sustainable water resources management among extensive sustainable campus design principles. Water is a non-renewable asset for our increasingly arid geography due to reasons such as global warming. The sustainable approach to water resources consists of reclamation and capture of rainwater/stormwater, treatment and reuse of wastewater, protection and enhancement of groundwater quality and natural water bodies (creeks, streams, rivers, lakes and others) and creating water-efficient landscapes. Green infrastructure systems provide natural drainage and infiltration, prevent floods, improve water quality, and enhance ground water. In this study rainwater/stormwater is treated as a non-renewable resource instead of wastewater. This water resource can be captured and reused for different purposes such as irrigation, groundwater recharge, green corridors and landscape amenity by integration of rainwater/stormwater features into the site design. This study develops strategies for use of green infrastructure systems and recommendations to guide the implementation of these strategies. As a case study, first the current state of stormwater sustainability at Izmir Institute of Technology (IYTE) Campus, located in Gulbahce-Urla (Izmir), is discussed. Then, to improve and sustain the hydrologic balance, green infrastructure best management practices (BMPs) for IYTE School of Architecture grounds are developed as a pilot study of an ongoing masters thesis.Article Citation - Scopus: 1Spatial Effects of Air Transport on Regional Development : Evidence From Turkey(Fabrizio Serra editore, 2020) Nijkamp, Peter; Pels, Eric; Elburz, ZeynepThe rapid rise of aviation (including airport infrastructure) has prompted various research and policy questions on its socio-economic impact on spatial development of regions. Since the aviation industry facilitates a worldwide transportation network for business and tourism, it is considered to be a critical factor for economic growth. This study aims to analyze the relationship between air transport and regional development in Turkey, by using air passenger volume and regional employment data by means of both non-spatial and spatial regression methods. We run a Two-Stage Least Squares (2SLS) regression model with instruments to capture endogeneity, and Generalized Spatial Two-Stage Least Squares (GS2SLS) models to control for the spatial context by using data from 81 Turkish NUTS 3 regions (provinces) between 2008 and 2017. We extend the existing literature by measuring spatial spillover effects of air transport on regional growth. To the best of the authors' knowledge, this study is the first attempt to examine this link by considering both spatial effects and endogeneity problems. The results confirm our hypothesis that air transportation is an important determinant of regional employment in Turkish regions while the impact of air transport on regional employment decreases when spatial effects are taken into consideration.Article Citation - WoS: 1Hücresel Özişlem Yöntemi ile Izmir Körfez Tüp Geçiş Projesinin Rant Artışına Etkisinin Tahminlemesi: İnciraltı Örneği(TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2020) Aslan, Hüseyin Mert; Duvarcı, YavuzBir kentin zaman içerisinde uğradığı değişimin, gelişme yönünün ve arazi kullanımlarındaki değişim eğilimlerinin simülasyonlarla belirlenmesi ile geleceğe yönelik tahminler yapmak etkili bir planlama çalışmasında oldukça önemlidir. Mevcut literatürde, kentlerin çevreye yayılımı; Hücresel Özişlem, Çok Ajanlı Sistemler, Yapay Sinir Ağları gibi karmaşık sistem modelleme teknikleri ile modellenmektedir. Hücresel Özişlem bu yöntemlerin en çok uygulananlarından biridir. Kentsel mekanın zamanda uğradığı değişim ve CBS’de Hücresel Özişlem (HÖ) yöntemiyle tahminlenmesi önemi artan bir konu olmuştur. Ülkemiz gündeminde yer alan köprü, tüp geçit, vb. projelerin kendileri kadar önemli ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri vardır. Özellikle bu tür mega-projelerin kentsel rantlara olduğu kadar, planlama süreçlerine de olumlu/ olumsuz ikincil ve sinerjik etkileri bulunmaktadır. Bu tür etkilerin gelecekte ne olacağı da planlama açısından aynı derecede önemlidir. Ancak, mega-projelerin kentsel ranta söz konusu yöntemle etkisinin ele alınması oldukça yenidir. Rayiç bedel ve rantı belirleyen parametreler hakkında emlakçı görüşleri veri alınarak İzmir İnciraltı’ndan geçmesi planlanan İzmir Körfez Tüp Geçiş Projesinin (İKTG) HÖ ile üç olası senaryo bazında ve 2016’dan sonra beşer yıllık dönemlerde rant etkileri simüle edilmiştir. Yöntemin işleyiş sınaması yapılmış, İnciraltı bölgesindeki rantların geleceğe ilişkin verisi üretilmiştir. İKTG’nin, bölgenin hangi noktalarına güçlü etkide bulunabileceği gözlemlenmiştir. Böylece, büyük projelerin olası rant etkisi ile ilgili planlamanın yararlanabileceği ve ileride yazılıma dönüştürülebilecek elverişli bir araç geliştirilmiştir.Article Kentsel Adaptasyon Planlaması: Türkiye’de Adaptasyon Odaklı Kentsel Politika ve Uygulamaların İncelenmesi(TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2020) Keller, İrem İnce; Kaya Erol, NursenKentlerde meydana gelen doğal ve insan kaynaklı değişiklikler, kentlerin sosyal, ekonomik ve çevresel yapılarını habitat kaybı, kirlilik, yoksulluk, toplulukların yerinden edilmesi ve işsizlik gibi sorunlar ile ciddi bir şekilde etkilemektedir. Günümüzde, bu değişimlerin etkisi kentlerin sınırlarının çok ötesinde görülebilmektedir. Kentsel planlama alanıyla ilişkili bilim insanları ve karar vericiler dış baskılar, tehlikeler, riskler oluşturan kentsel değişimler ile başa çıkmak için adaptasyon kavramına odaklanmaya başlamışlardır (Yamu ve ark., 2016; Raco ve ark., 2012; Rauws ve ark., 2016; Wendt, 2015; Jabareen, 2013; De Roo, 2015; Ahern, 2011). Planlama literatüründe “bir kentin değişen koşullara cevap verme kapasitesini destekleyen kalkınma koşullarını yaratmak” olarak tanımlanan adaptasyon planları giderek daha fazla kabul görmeye başlamıştır (Rauws ve ark., 2016: 1). Ulusal ve uluslararası platformlarda iklim değişikliğine bağlı çevre krizleri, doğal afetler veya savaş sonucu gerçekleşen uluslararası göç gibi öngörülen ve öngörülemeyen kentsel değişimlerin mevcut ya da beklenmeyen etkilerine karşılık kentsel adaptasyon planları kapsamında politikalar üretilmiş ve kentlerin adaptasyon kapasitesinin artırılması hedeflenmiştir. Kentsel adaptasyon planları sürecinde kentsel değişim türüne bağlı olarak farklı yaklaşımlar izlenmiş ve adaptasyonu sağlayan modelleme, izleme, simülasyon ve öğrenme gibi çeşitli etmenlere odaklanılmıştır. Bu çalışmada Türkiye’de kentsel adaptasyon konusunun nasıl ele alındığının ortaya koyulması ve bu kapsamda yapılan projelere yönelik bir ilk izlenim oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaçla Türkiye’deki kentsel adaptasyon planları araştırılarak tespit edilen 48 proje kentsel değişim türüne bağlı olarak analitik bir çerçevede incelenmiştir. Projelerin adaptasyon konuları, ilgili aktörler ve iş birlikleri, yararlandıkları hibe programları araştırılmış ve projelerin adaptasyon temelli planlama yaklaşımları, süreçleri ve odaklandıkları adaptasyon etmenleri ortaya konmuştur.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
