City and Regional Planning / Şehir ve Bölge Planlama

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/4274

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 19
  • Article
    Kentlerin Depreme Dirençliliğinin Bina Bazlı Bölgesel Risk Dağılımı Yöntemi İle İncelenmesi: İzmit Kenti Örneği
    (Afet ve Acil Durum Yonetimi Baskanligi, 2024) Kurt, Deniz Gerçek; Guven, Ismaıl Talıh; Erdogan, Hakan
    Türkiye, yıkıcı deprem üretme potansiyeli yüksek fay hatlarının yer aldığı bir bölgede konumlanmaktadır. Tarih boyunca, Anadolu yarımadasında meydana gelen depremler büyük can ve mal kayıplarına sebep olmuştur. Bu bağlamda, nüfusun ve sanayileşmenin çok yoğun olduğu Marmara Bölgesinde deprem risk değerlendirme çalışmalarının yoğunlaşması ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, 6306 sayılı \"Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun\" kapsamında tanımlanan binaların bölgesel deprem riski dağılımının belirlenmesi için riskli yapıların tespitine ilişkin esaslar başlığı altında öngörülen basitleştirilmiş yöntemler kullanılarak Kocaeli ili İzmit ilçesinde bulunan 19940 bina incelenmiştir. Söz konusu yöntem, hızlı sokak taraması prensiplerini dikkate alarak bölgesel deprem risk önceliklendirmesini hedeflemektedir. Saha incelemelerinden elde edilen sonuçlar, nüfus yoğunluğu ve dağılımı, acil toplanma alanı dağılımı, toplam yapı alanı gibi parametrelerle beraber değerlendirilerek İzmit ilçesinde deprem risk öncelikli bölgelerin belirlenmesine çalışılmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Kent Plancısının Politik Rolü: Türkiye Deneyiminden Çıkarımlar
    (TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Özdemir, Esin
    Bu makale, planlama yazınında giderek önem kazanan kent plan- cısının politik rolüne odaklanmaktadır. Amacı, ilk olarak, özellikle teknokrat ve iletişimci/müzakereci plancı rollerine bir alternatif olarak savunulan plancının politik rolünün pratikteki anlamını ve somut düzeyde oluşabilecek politik rolleri ortaya koymak; ikinci olarak da, bunların karşısına çıkan olanak ve engelleri Türkiye ör- neği üzerinden tartışmaktır. Makale öncelikle politik rolün kuram- sal temellerine bakmakta, siyaset felsefesi alanındaki tartışmaları temel alarak, ‘politik olan nedir?’ sorusu üzerinde durmaktadır. Daha sonra, politik rolün planlama yazınındaki yerine bakılmakta ve iletişimsel planlamaya bu rol çerçevesinde yapılan eleştirilere yer verilmektedir. Bir sonraki bölümde; rant yaratma odaklı kentsel dönüşüm tehdidi altındaki mahallelere plancılar tarafından destek verme ve refakat etme süreçlerinde, yine plancılar tarafından ka- musal alanları savunmaya yönelik yürütülen muhalefet süreçlerinde ve Şehir Plancıları Odası tarafından neoliberal kentsel projelere karşı açılan davaları merkezine alan yasal süreçlerde somut anlam- da ortaya çıkan politik roller irdelenmektedir. Bu kapsamda; refa- katçi rol, kamusal alanları savunucu/aktivist rol ve yasal mücadeleci rol olmak üzere üç farklı politik rol ortaya konulmaktadır. Sonuç olarak makale, plancının teknokrat ve iletişimci/müzakereci rolü- nün yanında, planlama kararlarının veya mekânsal müdahalelerin niteliğine göre farklılaşan politik rollerinin de olduğunu savunmakta ve bu rollerin planlamanın demokratikleşmesi açısından gerekliliği- ni ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, makale, plancının politik rolünün zaman boyutuna, diğer plancı rolleri ile ilişkiselliğine ve son olarak da sürekliliğine ve gücüne ilişkin çıkarımlarda bulunmaktadır.
  • Article
    Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nün Kuruluşundan Günümüze Yerleşke Bazında Mekânsal Analizi
    (TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Şimsek, Gül; Mercanoğlu, Cansın; Küçükoğlu, Hüseyin
    Köy Enstitüleri, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte çağdaşlaşma sürecine giren Türkiye’nin, örnek gösterilen eğitim kurumla- rından olmuştur. Dönemin köy enstitüleri projesi ile başkent Ankara’nın vizyonu bir araya gelerek, Ankara’ya bağlı Hasanoğ- lan Beldesi’nde, köy enstitülerine öğretmen yetiştiren bir Yük- sek Köy Enstitüsü kurulmuştur. Köy enstitüleri, genel itibariy- le, kırsal alanlarda kalkınmayı en etkin ve hızlı biçimde sağlama amacıyla geliştirilmiş özgün birer kurumdurlar. Enstitüler, sosyal etkilerinden mekânsal organizasyonlarına, yerleşkelerinde insan ölçeğine uygun yapılardan çok yönlü eğitim sistemine, yapım süreçlerinden zaman içerisinde geçirdikleri dönüşümlere kadar, birçok anlamda diğer eğitim kurumlarından ayrışan nitelikler taşımaktadırlar. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü (HYKE) de, Cumhuriyet aydınlanmasının başkent Ankara’sının lokomotifle- rinden biri olmasının yanı sıra, yerleşkesi ve yerleşkenin mekânsal nitelikleri ile kayda değer bir yere sahiptir. HYKE, halen eğitim kurumu olarak kullanılmakta olup, günümüze dek adının ve kapsamının değiştiği bir kaç evre yaşamıştır. Çalışmanın amacı; HYKE’nin günümüze kadar yaşadığı değişiklikleri yerleşke ölçe- ğinde mekânsal boyutlarıyla araştırmaktır. Araştırmanın yürütül- mesinde, yerleşkenin tarihine ışık tutan yazılı, görsel belgeler ve görüşmeler ile saha çalışmasından yararlanılmaktadır. Enstitünün farklı evrelerinde geçirdiği dönüşümler neticesinde, yerleşke mekânlarında yok olma, küçülme, atıl kalma, işlev değişikliği gibi yönlerde değişimler meydana geldiği ortaya çıkmaktadır.
  • Article
    Kadın Dostu Kent Planlama Yaklaşımı Kapsamında Kentsel Yoksunluğun Değerlendirilmesi: Çiğli Örneği
    (ADAMOR Araştırma Danışmanlık Medya Organizasyon Yayıncılık Ltd. Şti., 2022) Güney, Mercan Efe; Tanrıverdi, Sıdal; Akbudak, Hacer; Tuncay, Beste; Ay, Filiz; Şanlı, Nurseli
    Kentler kadın dostu planlama yaklaşımı ile üretilmelidir. Çünkü bir kentin kadın dostu olması o kentin herkes için planlanmış olması demektir. Kadın dostu kent için planlama meslek alanının gerekli veri setini ve değerlendirme yöntemini belirlemesi gerekmektedir. Bu çalışma erişilebilirlik, güvenlik ve kentsel hizmet kapsamında kentsel yoksunluğu belirleme, değerlendirme ve sorunlara çözüm önerme konusunda geliştirilmeye açık bir model önerisi getirmeye çalışmıştır. Seçilen pilot bölgede erişilebilirlik ve güvenlik kapsamındaki incelemeler belirlenen veri setine göre yapılırken hizmet yoksunluğu kapsamında her bir sosyal altyapı alanı (lise, ortaokul, ilkokul, cami, sağlık tesisleri ve yeşil alanlar) için ayrı ayrı yoksun bölgeler saptanmıştır. Bu çalışma mevcut bir dokuda yoksunluk incelemesinin nasıl yapılacağını göstermesinin yanı sıra kadın dostu kent planlama çalışmalarına katkı koymasıyla da önemlidir. Çalışmanın inceleme yöntemi ve getirilen öneriler, kadın dostu bir kentin oluşturulabilmesinin yolunun üst ölçekten alt ölçeğe kadar her aşamada bir inceleme ve izleme mekanizmasının oluşturulmasının gerekliliğini göstermektedir. Yoksunluk açısından yapılan her sorun saptaması belediye gibi uygulayıcılar için programlanarak yürütülmesi gereken iş dizisini de göstermektedir.
  • Research Project
    İmar afları sonrasında İzmir'de gecekondulaşma: Sosyo-ekonomik, mekansal bir çözümleme
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2005) Özdemir, Semahat; Arslan Avar, Adile; Şenol, Pervin; Sevinç Kaya, Nuray; Kutluca, Ahmet Kıvanç; Velibeyoğlu, Hasibe; Güçer, Evrim; Kompil, Mert; Yankaya, Uğur; Elvan, İrem; Bektaş, Birkan; İnce Kompil, Esin
    [No Abstract Available]
  • Research Project
    Büzülen kentlerin yeniden canlandırılmasına yönelik bilgi ve strateji oluşturulmasına katkı: İzmir kent bölgesinde yayılma, yığılma, küçülme ve büzüşme süreçlerinin birlikteliği ile ortaya çıkan mekansal örüntülerin Avrupa kentleri ile karşılaştırılması
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2013) Özatağan, Güldem; Eraydın, Ayda; Avar, Adile
    Dünyada pek çok kent 1980’lerin sonunda bugüne geçen sürede önemli dönüşümler yaşadılar. Sosyal, ekonomik ve demografik yapıdaki dönüşümler önemli mekansal sonuçlar yaratırken, bazı kentler nüfus ve istihdam kaybederek büzülmeye başladılar. Bu nedenle, 1990’ların sonunda itibaren kent yazını ortaya çıkan bu gelişmelerin hangi kavramsal çerçeve ile tanımlanması gerektiği üzerine yoğunlaşarak, bu yeni mekansal oluşum kentsel büzülme olarak tanımlandı. Son yıllarda, kentsel büzülmenin büyüyen metropoliten alanlarda da görüldüğü bulguları öne çıkarken, kentsel büzülme kent bölge oluşumları sürecinde gündeme gelen mekansal değişiklikler ile ilişkilendirilmeye başlandı. Bu araştırma projesi İzmir üzerinedir. Farklı kentsel büzülme deneyimleri üzerine yapılan çalışmaların sonucu ortaya çıkan tartışmalar üzerine kurgulanan proje, küreselleşme ile gelen yeni ekonomik koşullara uyum sürecinde ekonomik yapıda ve yerleşim düzeninde değişimler yaşanırken nasıl İzmir metropoliten merkezinin göreli öneminin azalarak büzüldüğü, bu büzülmenin belirleyici özelliklerinin neler olduğu ve ortaya çıkışında hangi dinamiklerin etkili olduğu üzerinde durmaktadır.
  • Article
    Kadın Dostu Kent Planlama Yaklaşımı Kapsamında Güvenlik Kriterinin Değerlendirilmesi: Çiğli Örneği
    (2022) Efe Güney, Mercan; Ay, Filiz; Tanrıverdi, Sıdal; Şanlı, Nurseli; Akbudak, Hacer; Tuncay, Beste
    Ataerkil bir toplum olan Türkiye’ de toplumsal cinsiyet eşitsizliği, toplumsal her alanı olduğu gibi kentin kurgulanmasını ve kentsel yaşam pratiklerini de etkilemektedir. Çünkü kentler, tüm yaşayanların gereksinim ve taleplerini gözeterek oluşturulmamaktadır. Oysaki ‘kentli hakkı’ gereğince, toplumun her kesimi tüm kentsel hizmetlerden eşit yararlanmalıdır. Ancak şehir planlama meslek alanının mevzuatına ve tüm ölçeklerdeki analiz ve uygulama alanlarına kadınların ve erkeklerin kenti deneyimleme farklılıkları yansıtılmadığından kadınlar kentleri erkekler kadar kullanamamakta ve sonuçta kent kadınlar için toplumsal cinsiyet rollerini yerine getirdikleri hizmet alanları haline gelmektedir. Bu yüzden şehir planlama bir bilim ve meslek alanı olarak kadınların kentsel yoksunluk yaşamamaları, kenti sınırlılıkları olmadan deneyimlemeleri ve kentteki güvensizlik problemlerinin giderilmesine yönelik yaklaşımlar geliştirmelidir. Bu tanımlamaya en uygun yaklaşım, kadınların kentsel yaşamın tüm alanlarında erkekler ile eşit bir biçimde yer almasını destekleyen, kentsel hizmetlere güvenli bir şekilde erişimini sağlayan Kadın Dostu Kent yaklaşımıdır. Bu metin kadın dostu kentin planlama dilinin oluşturulmasına katkı sağlamak üzere güvenli kent kapsamında bir model önerisi getirmeye çalışmaktadır. Bu doğrultuda metin, İzmir İli’ nin Çiğli İlçesi’ nde pilot alan olarak seçilen Köyiçi Mahallesi örneğinde böyle bir çalışma için hangi verilerin toplanması gerektiği ve bu verilerin nasıl analiz edileceği ve değerlendirileceği konularında bir taraftan başlangıç olma bir taraftan da geliştirilerek model olma amacındadır.
  • Research Project
    Trafik kazalarının önlenmesinde dinamik veri yönetimi ile erken uyarı sistemi: İzmir'in kaza yoğun caddelerinde pilot çalışma
    (2011) Duvarcı, Yavuz; Geçer Sargın, Feral; Kumova, Bora
    Kazaları en aza indirmek, büyük oranda kazaların nerede, ne zaman ve ne biçimde olabileceğinin doğru tahmin edilebilmesine bağlıdır. Tahmin modellerinden her yere genellenebilecek sonuçlar belirlenememekte, daha sağlıklı sonuçlar için mutlaka yere özgü modellerin kurulması gerekmektedir. Trafik kazalarının mekansal bağıllığı parametrelerin birleşik etkisine de bağlı olarak, oldukça yüksek olduğu bilinmektedir. Bu projenin özgünlüğü ise; önerilecek sistemin, istatistiksel yöntemlerle “genel parametre” tahmini modeli yaklaşımı yerine, “mekan-bazlı” kullanılabilecek bir veri tabanı yönetimi işleyiş şeması olmasıdır. Günümüzde artık, akıllı ulaşım teknolojileriyle verinin dinamik olarak işlendiği, erken uyarı bilgisinin üretilebileceği bir veri otomasyon sistemi gereksinimi duyulmaktadır. Bunlar istatistiksel modeller oluşturmayı gerektirmeyen, güncellenen veriyle beslenen sistem yaklaşımlarıdır. Kategori analizi ile, ilk iki yılda (2005-2006) elde edilen model verileri ikinci yılki (2007) saha verileri (test) ile karşılaştırılarak benzer çıkıp çıkmadığı test edilecek, önerilen yaklaşımın sınaması yapılmış olacaktır. Projede beklenen sonuca ulaşıldığı takdirde kazaların engellenmesi ya da azaltılması yönünde erken uyarı sistemi için mekan ve durum uyarlı bir düzenek önerilecektir. Projenin nihai hedefi, trafik birimlerine kazaların azaltılmasında bir karar destek mekanizması olarak yararlanabilecekleri gerçekzaman veri analizi için erken uyarı sisteminin oluşmasına öncülük etmektir. Bu sistemle, risk oluşma aşamasında, kısa-vadeli operasyonel önlemlerin zamanında ve yerinde alınması, yetkililerin enerjisinin doğru zamanda doğru yere yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Projenin çabası, gelecekte oluşturulacak gerçek-zamanlı veri analiz sisteminin çok boyutlu kategori analizi yöntemiyle nasıl olabileceğini göstermek, ve yararlılığını pilot caddelerin kaza verileri üzerinden kanıtlamaktır. 30 ayda tamamlanan proje çalışması, şu üç temel aşamadan oluşmuştur: Veri tabanı oluşturma ve faktörlerin belirlenmesi, toplanan verinin kategori analizi yöntemiyle değerlendirilmesi ve erken uyarı sistemi için uygulamaya dönük sistem modeli önerisi.
  • Research Project
    Mevcut mahalle parklarının "İhtiyaca Dayalı Hakçalık" açısından değerlendirilmesi: İzmir'deki mahalle pParklarını kimler neden kullanıyor ve kullan(a)mıyor?
    (2019) Şenol, Fatma; Duran, Hasan Engin; Atay Kaya, İlgi; Şentürk, Burcu; Kaştaş Uzun, İpek
    Bu proje, bireylerin mahalle parkı erişim ve kullanımını, nesnel ve algısal yapılı ve sosyal çevre özelliklerinin etkilediğini, ancak yapılı çevre düzenlemelerinin parkları öncelikle kullanması gerekenlerin (öncelikle çocuklar, çocuklu ev kadınları, yaşlılar ve düşük gelirliler) yaşam koşul ve ihtiyaçlarını gözardı edebildiğini; ve bunun ise adaletsizlik hissine ve parkların az sayıda kişiye erişimiyle kamu kaynaklarının israfına yol açtığını kabul eder. Proje, İzmir?deki mahalle parklarına kimlerin neden ve hangi koşullarda eriş(eme)diği ve kullan(ama)dığını kent, mahalle ve park ölçeğindeki nesnel ve algısal yapılı ve sosyal çevre özelliklerini tespitle değerlendirmiştir. İzmir?de özellikle park-ihtiyaç gruplarının (çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve düşük gelirlilerin) mahalle parklarını kullan(ma)ma neden ve koşullarını inceleyen Proje, kamusal kaynakla ve kamu sağlığına yönelik yaratılan parkların kullanımını belirleyen yapılı çevre düzenlemelerinin ihtiyaca-dayalı hakçalığa dayanarak geliştirilmesini ve ilgili araştırma araçlarıyla incelenmesini savunur. Proje bu savunu ve araçlarının il ve kent, mahalle ve park ölçeğinde ve park-ihtiyaç gruplarının mahalle parklarına erişebilirliğini etkileyen koşulların incelenmesinde nasıl kullanılabileceğini uygulamalı araştırmıştır. Dolayısıyla, sağlıklı yaşam çevreleri ve kamusal alanların herkesçe kullanımını hedefleyen kamu ve sivil aktörler için hem yöntemler ve mevcut araçların kullanımına dair rehberlik hem de park kullanımını etkileyen yapılı çevre düzenlemelerine yönelik müdahale alanlarının tarifi hedeflenmiştir. Bulgularımıza göre; İzmir?de bazı park-ihtiyaç gruplarının mahalle oranlarının ve park alan miktarlarının mekansal dağılımları arasında ters orantılı ilişki vardır. ?Parkzengini bölgelerdeki? parklar, park çevresi ve park içi faaliyet alanlarının niceliksel ve niteliksel özelliklerine bağlı olarak (iklim koşulları, konfor ve güvenlik sebepli) ve konut içi açık alanlara erişim sebebiyle az veya dikkatli kullanılmaktadır. Bu bölgelerde ağırlıkla park içine yönelik olumlu müdahaleler özellikle 55+ yaş grupları, bekar veya çocuklu kadınlar ve 14-22 yaş genç nüfusun park kullanımını arttıracaktır
  • Article
    Anaokullarının fiziksel ve sosyal erişilebilirlik ölçümü: Konak mahalleleri (İzmir) örneği
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2021) Sayın, Zeynep Melike; Altındaş, Gamze; Şenol, Fatma
    While preschool education contributes to children being more successful individuals with high quality of life in the continuation of their education life, it also emerges as an important factor in women's (mother’s) participation in the labor force. In this respect, preschool education is considered a social policy tool in our country and in the world. This study examines the accessibility of preschools to the neighborhoods in Konak District of İzmir Province in terms of physical and social accessibility at two geographical levels (district and neighborhood) and by using various tools of Geographic Information Systems. In the first stage, the Konak District scale, physical accessibility was evaluated with the geographical location and opportunities of preschools, age groups of the neighborhoods, educational-based features, and purchasing power, the general topographic slope of the area, and service areas of the preschools by network analysis. In the second stage of the study, the social and physical accessibility of preschools is evaluated in terms of educational and spatial opportunities offered by schools, monthly fees, cost of accessing schools by public transportation, and travel time. The study was concluded with evaluations and suggestions for the location of preschools in terms of physical and social accessibility.