IZTECH Research Centers Collection / İYTE Araştırma Merkezleri Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2636
Browse
3 results
Search Results
Article Türkiye’nin Farklı İklim Koşullarında Isıl Konfor Sıcaklıklarına Bağlı Olarak Konutların Enerji Performanslarının Değerlendirilmesi(2021) Hancıoğlu Kuzgunkaya, Ebru; Yıldırım, Nurdan; Gökçen Akkurt, GüldenIsıl konfor, insanın yapısı, yaşı, cinsiyeti gibi kişisel parametrelerin yanı sıra çevresel parametrelere de bağlıdır. Isıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinin çalışma şekli ve dış hava sıcaklıkları ısıl konfor için önemli parametrelerdir. Fanger deneysel çalışmalar sonucu “tahmini ortalama oy (PMV)” olarak adlandırılan bir gösterge oluşturmuş ve PMV=0’ı konfor için en iyi değer olarak belirlemiştir. Bu çalışmada, farklı iklim bölgelerinden dört il seçilerek, her bir il için ısıl konfor sıcaklıkları belirlenmiş ve bu ısıl konfor sıcaklıklarındaki enerji performansları değerlendirilmiştir. Isıtma ve soğutma sistemi için kişisel kontrole izin verilmeyen tam mekanik kontrollü sistem seçilmiş, kesikli ve sürekli rejim için hesaplamalar yapılmıştır. Çalışmada, konfor koşullarının PMV=0 olması durumunda enerji tüketimleri incelenerek iller arasındaki ısıl konfor memnuniyeti ve enerji tüketiminindeki farklılıklar saptanmaya çalışılmıştır. PMV değerlerinin istatistiksel analizinde, İzmir ili için kesikli rejimde çalışmanın sürekli rejime göre daha iyi olmasına rağmen İstanbul için sürekli rejimde konfor koşulları açısından daha iyi sonuçlar alınmıştır. Tüm illerde sürekli rejim uygulandığında birim enerji tüketiminde artış olduğu belirlenmiştir. Sürekli rejim, kesikli rejime göre ısıtma enerji tüketiminde % 4,5-6,2, soğutma enerji tüketiminde ise % 9,1-23,2 daha yüksektir.Article Isıl Konfor Sıcaklıklarına Bağlı Olarak Bir Konutun Enerji Performansının Değerlendirmesi: Izmir Örneği(Sakarya Üniversitesi, 2018) Yıldırım, Nurdan; Kuzgunkaya, Ebru; Gökçen Akkurt, GüldenTürkiye’de enerji tüketiminin yaklaşık %34’ü binalarda ve bunun %85 kadarı da ısıtma ve soğutma amaçlı kullanılmaktadır. Binalarda bulunan HVAC sistemlerinin işletme özellikleri, hem binanın ısıl konforunu hem de enerji tüketimlerini doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada, HVAC sistemlerinin işletme şartlarının, ısıl konfor koşulları ile enerji tüketimlerine olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla İzmir ilindeki 100 m2’lik bir konut için öngörülen HVAC sisteminin kesikli ve sürekli rejimde, tek ve çift sıcaklık set değerleri ile tam mekanik kontrollü veya doğal havalandırmalı olarak çalıştırılması durumları incelenmiştir. Isıl konfordan olan memnuniyet; Tahmini Ortalama Oy (Predicted Mean Vote - PMV) değeri ile ifade edilmektedir. Bu kapsamda öncelikle, Design Builder yazılımı kullanılarak en iyi duruma karşılık gelen PMV=0’a göre HVAC sisteminin set sıcaklıları belirlenmiştir. Bu sıcaklık set değerlerinin kullanılması ile ele alınan 5 farklı durumda konut için yıllık birim ısıtma/soğutma enerji tüketimleri, birim birincil enerji tüketimi, yıl boyunca ailenin evde bulunduğu saatlerde sağlanan PMV değerleri ve PMV değerlerinin istatistiksel değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, incelenen 5 durum arasında normal beklenti seviyesinde % 99,6 kümülatif frekans yüzdesi ile ısıl konforu en çok sağlayan tam mekanik kontrollü, sürekli rejim, aylık çift ısıtma/soğutma operatif sıcaklık set değerli durumdur. Tam mekanik kontrollü, kesikli rejim, aylık tek ısıtma/soğutma hava sıcaklığı set değerli durum ise 2,04 kWh/m2/%KF birim memnuniyet enerji tüketimi değeri ile en az enerji tüketen durum olmaktadır.Conference Object Dünya’da ve Türkiye’de Jeotermal Enerjinin Gelişiminde Araştırma Merkezlerinin Yeri(TMMOB Makina Mühendisleri Odası, 2011) Hancıoğlu Kuzgunkaya, Ebru; Gökçen, Gülden; Baba, AlperJeotermal enerji alanında araştırma, geliştirme faaliyetleri ile mevcut jeotermal enerji uygulamalarının topluma tanıtılması çalışmalarını yürüten Jeotermal Araştırma Merkezleri ABD ve Avrupa’da 1970’li yıllardan bu yana çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye’de 1935 yılında Enstitü adıyla yerbilimleri alanında bilimsel araştırma ve uygulama yapmak üzere kurulan MTA, yerbilimleri alanında Türkiye’nin ilk ve en önemli araştırma kurumu olmuştur. Jeotermal enerji ile ilgili ilk çalışmalar MTA tarafından 1960’lı yıllarda başlatılmıştır. Yaklaşık 50 yıllık süreçte geliştirilen sahalar, çeşitli uygulamalar, yasal düzenlemelerle bugün jeotermal enerji kaynaklarına yoğun bir ilgi gösterilmektedir. Bu süreçte ülkemizde bazı üniversitelerin bünyesinde “Araştırma Merkezleri” oluşturulmaya başlanmış, fakat Amerika ve Avrupa’daki benzerlerine yakın performans gösterememişlerdir. Ülkemizde birçok kurum ve özel kuruluş bu Araştırma Merkezleri hakkında bilgi sahibi değildir ve karşılaştıkları sorunlarını çözmekte zorlanmaktadırlar. Bu çalışma kapsamında Dünyada ve Türkiye’de Jeotermal Araştırma Merkezlerinin özellikleri, bilimsel araştırmaları, kamu ve özel sektör ilişkileri, araştırmalara getirebilecekleri yenilikler ile ilgili bilgiler irdelenmiştir.
