Scopus İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / Scopus Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7148
Browse
44 results
Search Results
Article Citation - Scopus: 2Mısır, Etrüsk, Roma: Piranesi ve Bir On Sekizinci Yüzyıl Tartışması(Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2008) Ek, Fatma İpek; Şengel, DenizOne crucial debate that resonated in eighteenth-century Europe concerned the origins of European architecture whose effects continue to inform present-day notions of the same. Numerous important eighteenth-century works were produced in the context of emergence of the discipline of architectural history. In this architectural, historical, and archaeological framework, Venetian architect and scholar Giovanni Battista Piranesi (1720- 1778) played an important role by his visual and literary works as well as original approach to history. Piranesi developed a history of architecture that was not based on the East/West division and the separation of continents. In opposition to writers like Winckelmann who rooted the origin of Roman architecture in the Greek, he claimed that Roman architecture derived from the Etruscan which found its roots in Egypt. Discussion of roots depended on the eighteenth century on aesthetical theory interpreting Grecian architecture as ‘beautiful’ and Roman -thus Egyptian- as ‘sublime’. It was in this lively intellectual environment that Piranesi searched the origins of Roman -and thus the whole Europeanarchitecture. His works were, however, misinterpreted as being Orientalist by contemporary scholars following Said.Article Citation - Scopus: 2Kırılan Temsiliyet : Libeskind'de Bellek,tarih ve Mimarlık(Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2009) Maden, Feray; Şengel, DenizMimarisini ‘yokluk,’ ‘yitirilmişlik’ ve ‘bellek’ kavramları üzerinden çizgiler, çarpıtılmış açılar, kesişen geometriler ve boşluklar etrafında kurgulayan Daniel Libeskind, çok disiplinli mimarisi ve radikal yaklaşımları ile kuşkusuz mimarlık kuram ve pratiğini etkileyen ustaların başında gelmektedir (1). Bellek ve tarihin ‘izleri’ üzerinde şekillenen projeleri ve çoğunlukla da müze yapıları ile karşımıza çıkan Libeskind, Rönesanstan bu yana süregelen mimarlıkta temsiliyet sorunsalı, mimarî temsil ve temsilin mimarlığı gibi tartışmalara, sergilediği aykırı mimari ile yeni bir yön kazandırmaktadır. Makalenin hedefi, Libeskind’in proje ve çizimleri üzerinden, mimarın tarihi yorumlaması çerçevesinde temsiliyet sorununu irdelemektir. Bu irdeleme, mimarlık ile tarih arasında kurulan ilişki bakımından birbirinden farklılaşan modern ve postmodern dönemler arasında kendisine yeni bir konum bulan Libeskind’in tarih anlayışını bir kez daha gözden geçirerek yorumlamayı amaçlamaktadır. Yazı ayrıca Libeskind mimarisinin, mimarlığın geleneksel temsillerinden farklılaşarak disiplinler arası bir yaklaşımla diğer alanlarla kurduğu ilişkiyi sorgulamayı da hedeflemektedir.Article Citation - WoS: 19Citation - Scopus: 18Biyomalzeme Yüzeylerinden İzole Edilen Metisiline Dirençli Staphylococcus Aureus Suşlarında Virülans Genlerinin Araştırılması(Ankara Microbiology Society, 2008) Sudağıdan, Mert; Çavuşoğlu, Cengiz; Bacakoğlu, FezaStafilokoklar, biyomalzeme kaynaklı nozokomiyal enfeksiyonların en önemli etkenlerindendir. Bu çalışmada, Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi (YBÜ)'nde yatan 48 hastada kullanılan polimerik biyomalzeme yüzeylerinden izole edilen metisiline dirençli 11 Staphylococcus aureus suşunda virülans genlerinin varlığının saptanması ve bunların bazılarının fenotipik ifadelerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile özgül primerler kullanılarak, bağlanma ve biyofilm oluşumundan sorumlu genler (icaA, icaC, bap), metisilin direnç geni (mecA), enterotoksin A-E üretiminden sorumlu genler (sea, seb, sec, sed, see), toksik şok sendromu toksini geni [tst), eksfoliatif toksin A ve B genleri (eta ve etb), alfa ve beta-hemolizin genleri (hla ve hlb), stafilokokal ekzotoksin benzeri protein-1 geni (sef1), proteaz genleri (sspA, sspB, aur, serine proteaz geni), lipaz geni (geh) ve regülatör genler (sarA ve agrCA) araştırılmıştır. Ayrıca suşların fenotipik olarak biyofilm oluşturma, antibiyotik duyarlılık, proteaz ve lipaz üretimi gibi özellikleri de değerlendirilmiştir. Biyofilm testlerinde, biyofilm yapan ve "slime" üreten suşlara rastlanmamış, ancak tüm suşların biyofilm yapımında rol oynayan icaA genine sahip olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte biyofilm yapımında rol oynayan icaC ve bap genleri tespit edilememiştir. Tüm suşlarda mecA geninin varlığı saptanmış ve suşların hepsinin oksasilin, penisilin G ve gentamisine; 10'unun eritromisine ve dokuzunun da ofloksasine dirençli olduğu bulunmuştur. İzolatların tümü vankomisin, teikoplanin ve ko-trimoksazole duyarlı olarak saptanmıştır. Ekzotoksin ve regülatör genlerinin taranması sonucunda, suşların sea, seti, hla, hlb ve sarA genlerini taşıdığı belirlenmiştir. PCR ile tüm suşların, çalışılan bütün proteaz genlerine (sspA, sspB, aur ve serin proteaz geni) sahip olduğu görülmüş, ancak sütlü (skim milk ve milk agar) ve kazein ağarlarda yapılan proteaz üretimi testlerinde negatif sonuç alınmıştır. Lipaz üretiminin belirlenmesi için Tween 20, Tween 80 ve tributyrin içeren besiyerleri kullanılmış ve tüm suşlarda geç dönemde (inkübasyonun üçüncü günü) pozitif sonuç alınmasına karşın, izolatların hiçbirisinde lipaz üretiminden sorumlu geh geni bulunmamıştır. Sonuç olarak, biyomalzeme yüzeylerinden izole edilen S.aureus suşlarında, araştırılan virülans genlerinden bazılarının varlığı saptanmış, ancak bunların tam olarak fenotipe yansımadığı izlenmiştir. İzolat sayısının azlığına ve tüm genlerin ekspresyonlarının fenotipik olarak çalışılamamış olmasına rağmen, bu genlerin varlığının yoğun bakım hastalan için potansiyel bir risk teşkil edebileceği düşünülmüştür.Article Citation - Scopus: 4Betonarme Çerçeve Yapıların Olasılıklı Sismik Analizi(Gazi Üniversitesi, 2006) Korkmaz, Armağan; Aktaş, EnginBetonarme çerçeve yapıların sismik davranışlarının belirlenmesinde, analizlere olasılıklı ifadelerin dahil edilmesi, sismik davranışın daha gerçekçi tanımlanmasına yardımıcı olacaktır. Çalışmada betonarme çerçeve yapıların olasılıklı sismik analizlerinin gerçekleştirilmesi amaçlanmış, bu amaçla örnek betonarme çerçeve yapılar ele alınmıştır. Bu betonarme çerçeve yapılar için öteleme analizleri DRAIN 2D programı ile yapılmıştır. Öteleme analizlerinin ardından zaman tanım alanında dinamik analizler gerçekleştirilmiştir. Öteleme analizleri, zaman tanım alanında dinamik analiz sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın ardından kırılganlık analizleri yapılmıştır. Betonarme çerçeve yapıların olasılıklı sismik davranışını ortaya koymak amacı ile kırılganlık analizleri ile kırılganlık eğrileri elde edilmiştir. Çalışmanın ana amacı, öteleme analizleri ile zaman tanım alanında dinamik analizlerin karşılaştırılması sonucu, daha gerçekçi bir sismik davranış tanımlama ihtiyacının olduğunu göstermek ve kırılganlık analizleri ile, sismik davranışın olasılıklı olarak daha gerçekçi bir şekilde ifadesini sağlayabilmektir.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Çelik Köprü I-kirişlerine Yanal Destek Sağlayan Trapez Sac Kalıpların Mukavemeti(Turkish Chamber of Civil Engineers, 2009) Eğilmez, Oğuz Özgür; Alkan, DenizTrapez Sac Kalıplar (TSK) hem çelik bina hem de çelik köprü sektörlerinde beton döşemenin kalıp sistemi olarak sıklıkla kullanılmaktadırlar. TSK’ler her ne kadar bina inşaatlarında çelik I-kirişlere yanal destek sağlayıcı elemanlar olarak işlev görseler de, çelik köprü sektöründe trapez sac kalıplardan destek elemanları olarak yararlanılmasına izin verilmez. Ancak, önceki çalışmalar birleşim detayının geliştirilmesi durumunda TSK sisteminin kirişin yanal kararlılığına belirgin şekilde destek sağlayabildiğini göstermiştir. Bu makale halen devam etmekte olan ve TSK’lerin mukavemetinin incelendiği analitik bir çalışmanın ara sonuçlarını içermektedir. Geçmişte, TSK sistemleriyle desteklenen köprü kirişlerin genel burkulma davranışını irdeleyen basit sonlu elemanlar modelleri (SEM) kullanılmıştır. Bu çalışmada TSK’leri hem birbirlerine hem de kirişlere bağlayan vidalardaki kararlılık destek kuvvetlerini belilemek için kullanılan geliştirilmiş bir sonlu elemanlar modelinin sonuçlarına yer verilmiştir. Bu çözümleme sonuçları TSK’lerin içermesi gereken mukavemet ihtiyacını belirleyecek olan bir tasarım yönteminin geliştirilmesinde kullanılacaktır.Article Citation - Scopus: 5Mimari Fotogrametri Alanındaki Çağdaş Gelişimlerin Değerlendirilmesi(Gazi Üniversitesi, 2004) Turan, MineSayısal (dijital) veya analog (fotoğrafik) görüntüler üzerindeki bilgilerin, mimari nesnelerin ölçekli görsel belgelerinin elde edilmesinde kullanılmak üzere değerlendirilmesi tekniklerinin bütününe mimari fotogrametri denilmektedir. Tarihi uygulamalarda genellikle ayrıntılı cephe çizimleri ile belgeleme sonuçları sunulurken, çağdaş olanaklar, koruma uzmanı mimarın gereksinim duyduğu çözümleyici görselleştirmelerin sunumuna da olanak vermiştir. Artık fotogrametri ile belgelenen tarihi binalar; bilgisayar ortamında hazırlanan üç boyutlu modelleri, çeşitli perspektifleri ve tematik bilgilerin döküldüğü ayrıntılı haritaları ile incelenebilmektedirler. Etkileşimsel çoklu ortamda gerçekleştirilen sunumlar da yapılabilmektedir. Bu sunumlara olanak veren yüksek geometrik hassasiyetteki filmli ve dijital fotoğraf makineleri, yüksek çözünürlükteki tarayıcılar ve görüntü değerlendirme yazılımları hızla geliştirilmektedir. Diğer yandan fotogrametrinin temel ilkeleri yeniden yorumlanarak yöntem kurguları çeşitlenmektedir. Tüm bu çağdaş gelişimlerin mimari koruma alanındaki yeri, derlenen kaynaklar yorumlanarak bu yazı kapsamında vurgulanmıştır.Conference Object Citation - Scopus: 1Kod Bölüşümlü Çoklu Erişim (cdma) İletişiminde Gauss Olmayan Sönümlü Kanal Kestirimi için Pearson Sistemi'ne Dayalı Gözü Kapalı Kaynak Ayrıştırma Yöntemi(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2004) Kalkan, Olcay; Altınkaya, Mustafa AzizIn this work, a Pearson System based-blind source separation method is used for detecting the signal coming to a mobile user which is subject to multiple access interference in a CDMA downlink communication. Considering some fading channel measurements showing that the fading channel coefficients may have an impulsive nature, these coefficients are modeled with an a-stable distribution whose shape parameter a takes values between 1.8 and 1.9. These a values show that the distribution resembles a Gaussian distribution but has a more impulsive nature. Simulation studies show that the conventional MMSE receiver fails in this impulsive fading scenario. Both the independent component analysis (ICA) method using the conventional hyperbolic tangent score function and the Pearson System-based ICA are successful in estimating the channel coefficients and the proposed Pearson System-based ICA method performs faster.Conference Object Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4Düşük Maliyetli Serbest-uzay Optik İletişim Sistemi Tasarımı(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2004) Karatay, Okan; Dinleyici, Mehmet Salihhi recent years commercial and military interest in free-space optical communication (FSO) is growing due to the high bandwidths, portability and high security. Although the numerous advantages, atmospheric events such as attenuation and scintillation severely effects the link quality. Novel methods of mitigating atmospheric events were applied. Usage of large aperture lenses and high transmitted power according to decrease scintillation effects increases the system cost. Fresnel lenses, as an alternative to the classical optic system for mitigating scintillation effects would be a low-cost solution. As a result of the technological improvements on the output power and divergence angles of VSCEL (Vertical Cavity Surface Emitting Laser) enables high-speed cost effective FSO communication system design. In this research current applied FSO systems are analysed and fresnel lens optical system of alternative low-cost system designed.Conference Object Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 4Tek Kamera ve Aynalar Kullanan Bir Görsel Denetleme Sistemi(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2004) Gümüştekin, ŞevketIn this paper the geometrical properties of an imaging system are investigated. This system uses mirrors to simulate additional cameras. The geometry developed here helps us to capture the images of an object from meaningful viewpoint locations. The imaging system with the desired geometry is realized by adjusting the positions and orientations of mirrors. A special calibration pattern is used for the process of camera calibration which finds the unknown camera parameters and gives feedback about the degree of compliance with the desired geometry. The calibrated camera and its mirror images are used to create a 2D image of an object surface with a uniform geometry. After a pre-defined inner or outer surface of a test object is imaged from different view angles using mirrors, these images are warped and blended in a single image which is used for visual inspection. Hence, the vaguely defined process of inspecting 3D objects and their surface textures is converted to an efficient and well defined process of inspecting 2D images.Conference Object Citation - Scopus: 1Özilinti Matrisinin Oluşturulma Yönteminin Modele Dayalı Sinüzoidal Parametre Kestirimindeki Etkileri(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2004) Altınkaya, Mustafa AzizAlthough the maximum likelihood method gives the optimum solutions for the parameter estimation problem of the sinusoids embedded in noise, it is computationally difficult since it generally requires to solve nonlinear optimization problems. So some model-based parameter estimators with high frequency resolution property are preferred quite often. In order to find these estimates the first step is usually forming the autocorrelation (AC) matrix. In this work the effects of the method utilized in the generation of the AC matrix on the performances of sinusoidal parameter estimators are investigated. One way of forming the AC matrix is to use a Toeplitz structure with either the biased or the unbiased AC lag estimates as the matrix elements. Another way is to use the socalled "covariance method" in the AC matrix generation. In this method the matrix formed is no longer Toeplitz; but it is still symmetric. We can think of that the Toeplitz AC matrix is a perturbed version of the non-Toeplitz AC matrix. The differences in the performances of the MUSIC spectral estimator with Toeplitz; and non-Toeplitz AC matrix usage is related to the perturbation in the AC matrix estimate. For this purpose the 3 x 3 AC matrix is is utilized in the estimation of the frequency of a single sinusoid using the MUSIC frequency estimator. The accuracy of the perturbation analysis is checked with the simulation results. Additionally, the fact that the performance of an estimator with data windowing and Toeplitz AC matrix generation becomes near to the performance of the same estimator with non-Toeplitz AC matrix is shown with simulation studies.
