Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    EPDM Kauçuk Bileşiklerinde Si-kerf'in Dolgu Maddesi Olarak Kullanımı: Mekanik ve Termal Özellikler
    (2025) Aksoy, Özge; Demir, Mustafa Muammer; Gökelma, Mertol
    Bu tez çalışmasında, güneş paneli üretiminde oluşan silikon kerf (Si-kerf) atığının, etilen-propilen-dien monomer (EPDM) esaslı kauçuk bileşiklerinde takviye edici dolgu malzemesi olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda yapılan bu çalışmada, Si-kerf'in farklı oranlarda kullanıldığı bileşiklerin reolojik davranışları, mekanik özellikleri, termal dayanımları ve yaşlanma sonrası performansları incelenmiştir. ASTM ve SAE J20 standartlarına uygun olarak yürütülen deneysel çalışmalarda, numuneler çekme testi, sertlik, yaşlanma dayanımı, şişme analizi ve çapraz bağ yoğunluğu ölçümleriyle karakterize edilmiştir. Ayrıca, hacimsel şişme yöntemi kullanılarak çapraz bağ yoğunluğu hesaplanmış, Flory-Rehner denklemi ile sayısal değerler elde edilmiştir. SEM ve EDX analizleri, Si-kerf parçacıklarının EPDM matrisi içinde yüzey modifikasyonuna ihtiyaç duymadan iyi dağılabildiğini ve dolgu-polimer etkileşiminin yeterli olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular, geri kazanılmış silikanın özellikle %10–20 oranlarında kullanıldığında, CB100 referans bileşiği ile yakın hatta üstün mekanik ve termal performans sergilediğini göstermektedir. %20 Si-kerf ve %80 karbon siyahı içeren CB80–Skf20 formülasyonu, çekme dayanımı, çapraz bağ yoğunluğu ve termal yaşlanma performansı açısından en dengeli sonucu vermiştir. Bu çalışma, Si-kerf'in kauçuk endüstrisinde çevreci ve ekonomik bir alternatif olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.
  • Master Thesis
    Birnessit Tipi Manganez Dioksit (δ-MnO2) Kullanılarak Jeotermal Tuzlu Sulardan Rubidyumun Ayrılmasına Doğru
    (2025) Akkuş, Özge Sezin; Demir, Mustafa Muammer; Baba, Alper
    Kritik minerallerden rubidyum, fiziksel ve kimyasal özellikleriyle birçok alanda uygulama potansiyeli sunan, yüksek ekonomik değere sahip alkali bir metaldir. Bu yüzden rubidyumun geri kazanımı ile ilgili çalışmalar yoğun ilgi görmektedir. Rubidyumun birincil kaynaklardan elde edilmesindeki çevresel etkiler ve tedarikindeki kesintilere karşı savunmasız oluşu, tuzlu sulardan geri kazanımını alternatif olarak öne çıkarmaktadır. Potansiyel bir rubidyum kaynağı olan jeotermal tuzlu sularda rubidyumun belirlenmesinin ve izole edilmesinin araştırıldığı bu çalışmada, adsorpsiyon yöntemi ve birnessit tipi manganez dioksit (δ-MnO2) adsorbanı kullanılarak rubidyumun sulu çözeltilerden ayrıştırılması incelenmiştir. Rubidyumun ayrılması sürecinde birnessit tipi (sodyum) manganez dioksit, eş çöktürme ve hidrotermal yöntemler kullanılarak sentezlendi. Malzemenin sentezlenmesi ve Na+ iyonlarının liçing yöntemi kullanılarak uzaklaştırılması işlemleri, XRD ve SEM-EDX analizleriyle doğrulandı. Malzeme karakterizasyonu sonrasında, başlangıç konsantrasyonu, sorbent dozu, sorpsiyon sıcaklığı, pH ve temas süresi parametrelerinin etkisi incelenerek malzemenin adsorpsiyon performansı karşılaştırıldı. Sentetik rubidyum çözeltileriyle pH=7, t=30 dk, Co= 10 ppm, m= 10 mg, V=10 mL, T=55oC optimum koşullarında yapılan kesikli adsorpsiyon deneylerinde adsorpsiyon kapasitesi 9,33 mg/g, uzaklaştırma verimliliği %91,21 olarak hesaplandı. Birnessit tipi manganez dioksitin gerçek sistemdeki performansının incelenmesinde Tuzla Jeotermal Sahasındaki akışkan kullanıldı. Bunun için, jeotermal santralinde bulunan reaktörde kurulan mini pilot sistemde, laboratuvar koşullarındaki parametrelerin esas alındığı adsorpsiyon deneyleri gerçekleştirildi. Deney sonrasında malzemenin karakterizasyon analizleri, mangan dioksitin rubidyumu adsorpladığını doğruladı. Malzeme içerisindeki rubidyum, kümülatif desorpsiyon işlemi sonucunda 0.32 kat artmış olarak çözeltiye geçti. δ-MnO2, sahada düşük miktardaki (11 ppm) elementler için bile etkili olduğundan rubidyumun jeotermal tuzlu sulardan ayrılması için umut verici bir sorbent olarak bulundu.