Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Master Thesis
    Application of fourier transform infrared spectroscopy and molecular techniques in the in vitro study of iron deficiency anemia
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Dalyan, Eda; Güleç, Şükrü
    Bu tez özelinde ele alınacak olan hastalık modeli olan demir eksikliği anemisinin (Iron Deficiency Anemia (IDA)) sebep olduğu fizyolojik değişimleri ve moleküler düzeydeki mekanizmaları anlamak, bu noktada öncü bilgiler elde etmek ve tedavi sonuçlarının tahmin edilmesi için uygun maliyetli ve pratik olan vibrasyonel spektroskopi teknikleri kullanılmıştır. İleriki çalışmalarda anemiye yönelik tasarlanan fonksiyonel gıda & ilaç ürünlerinin anemi üzerindeki etkilerinin veya bu ürünlerin farklı parametlerinin hızlı, pratik ve uygun maliyetli bir şekilde analiz edilmesinde kullanılmak üzere, IDA üzerinde iyileştirici etkisi bilinen ve takviye olarak kullanımı yaygın olan demir formlarıyla tedavi edilen hücrelerden elde edilen spektroskopik veriler kullanılarak bir model oluşturulmuştur. Oluşturulan modelin ileriki çalışmalardaki kullanımını test etmek amacıyla geliştirilen demirin serbest formunu azaltan ve biyoyararlanımını artıran fonksiyonel bir gıda bileşeni olarak işlev görmesi amaçlanan protein-demir kompleksleri vibrasyonel spektroskopi teknikleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler oluşturulan modele entegre edilerek protein-demir kompleksinin terapötik etkisi vibrasyonel spektroskopi teknikleri kullanılarak gösterilmiştir. Vibrasyonel spektroskopi teknikleri kullanılarak gösterilen terapötik etkiler, moleküler ve genetik metotlar kullanılarak elde edilen sonuçlarla doğrulanmıştır.
  • Master Thesis
    Development of Pectin-Wax Composite Edible Films With High Moisture Barrier Properties
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Yemenicioğlu, Ahmet; Çakıtlı, Gamze; Yemenicioğlu, Ahmet
    Bu tez çalışmasında literatürde ilk kez turunçgil pektininin aynı anda hem su buharı geçirgenliği (WVP) düşük, hem de antimikrobiyel etki gösteren çift fonksiyonlu filmlerinin üretilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ulaşmak için pektinin mumlarla sıcak homojenizasyon yöntemiyle emülsifikasyon yöntemi kullanılarak karvakrol içeren kompozit filmleri üretilmiştir. Pektinin %15 gliserol ve %40 balmumu içeren kompozit filmleri CaCl2'le çapraz bağlandıktan sonra elde edilen en düşük WVP değeri 1.58 g.mm/m2.gün.kPa olarak belirlenmiştir (kontrol pektin filme göre %54 daha düşük WVP). Buna karşın pektinin %15 gliserol ve %30 karnauba mumu kullanılarak elde edilmiş filmleri çapraz bağlama uygulanmadan 0.16 g.mm/m2.gün.kPa gibi çok düşük bir WVP değeri göstermiştir (kontrol pektin filme göre %95.4 daha düşük WVP). Elde edilen bu sonuç karnauba mumu gibi erime noktası yüksek (e.n.=82-86 oC) mum kullanımının erime noktası düşük (e.n.= 62-66 oC) bal mumu kullanımına göre WVP değerini daha etkili düşürdüğünü göstermiştir. Dolayısıyla antimikrobiyal film üretimi amacıyla karnauba mumu içeren pektin film kompozitleri içerisine %1, 2 veya 3 oranında karvakrol ilave edilmiştir. Elde edilen karvakrol içeren tüm filmler Escherichia coli ve Listeria innocua üzerinde esansiyel yağ konsantrasyonuyla orantılı olarak antimikrobiyal etki göstermiştir. Ancak, filmlerin WVP değerleri de ilave edilen esansiyel yağ konsantrasyonu arttıkça artmıştır. Bu nedenle tezde elde edilmiş olan en düşük WVP (1.47 g.mm/m2.gün.kPa) gösteren antimikrobiyal film %1 oranında karvakrol içeren olmuştur (kontrol pektin filme göre %57 daha düşük WVP). Filmlere karnauba mumu ilavesi ışık geçirgenliklerini azaltırken mekaniki özelliklerini de kısmen zayıflatmaktadır. Bu tez çalışması gıdalarda daha az nem kaybına neden olabilecek antimikrobiyel pektin temelli film üretiminin mümkün olduğunu göstermiştir.
  • Master Thesis
    Development of Probiotic Bar With Microencapsulated Probiotics
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) İriçağıl, Zelihan; Harsa, Hayriye Şebnem; Baysal, Ayşe Handan
    Bu çalışma, Saccharomyces boulardii CNCM-I745 ve Alkalihalobacillus clausii (N/R, O/C, SIN, T) gibi probiyotikleri mikroenkapsüle ederek, bu yararlı mikroorganizmaların stabilitesini ve canlılığını artırmayı amaçlayan bir probiyotik barın geliştirilmesini incelemektedir. Mikroenkapsülasyon, probiyotikleri koruyucu bir matris sağlayan lupin protein izolatı-ksantan gam-trehaloz kompleksi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Mikroenkapsüle edilmiş probiyotikler, glutensiz yulaf, hurma, fıstık ezmesi, kuru incir, ceviz, keten tohumu, tarçın ve tuz içeren bir bar formülasyonuna eklenmiştir. Nem içeriği, su aktivitesi, doku ve renk ölçümleri gibi fizikokimyasal analizler, barların kalitesini değerlendirmek için yapılmıştır. Ayrıca, probiyotiklerin canlılığını izlemek amacıyla 4°C'de 90 günlük bir depolama çalışması yürütülmüştür. Sonuçlar, mikroenkapsülasyonun probiyotiklerin stabilitesini ve hayatta kalma oranını önemli ölçüde artırdığını, canlı sayılarının depolama süresi boyunca 106 CFU/g üzerinde kaldığını ve Türk Gıda Kodeksi standartlarını karşıladığını göstermiştir. Özellikle, mikroenkapsüle edilmiş probiyotikler 90 günlük depolama süresince 1 log CFU/g'den az bir azalma gösterirken, serbest probiyotikler 3 log CFU/g'den fazla bir azalma göstermiştir. Çalışma ayrıca, probiyotiklerin in vitro gastrointestinal hayatta kalma oranlarını incelemiş ve mikroenkapsüle edilmiş probiyotiklerin simüle edilmiş mide ve bağırsak koşullarına karşı üstün direnç gösterdiğini ortaya koymuştur. Mikroenkapsülasyon süreci, depolama ve sindirim sırasında karşılaşılan zorlu çevresel faktörlerden koruyarak probiyotiklerin canlılığının korunmasını iyileştirmiştir. Bu araştırma, mikroenkapsülasyon tekniklerinin fonksiyonel gıdaların geliştirilmesindeki potansiyelini vurgulamakta ve yenilikçi, süt içermeyen probiyotik ürünler yaratma konusunda gıda endüstrisine değerli bilgiler sağlamaktadır.
  • Master Thesis
    Anti-Microbial Properties and Biochemical Characterization of Maillard Reaction Products From Legume Protein Hydrolysates and D-Glucose
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Gündoğan, Bengihan; Ceylan, Çağatay; Baysal, Ayşe Handan
    Bu tez, çeşitli termal koşullarda (175°C ila 275°C) D-glukoz ile reaksiyona sokulan nohut, bakla, adi fasulye ve soya fasulyesi protein hidrolizatlarından elde edilen Maillard Reaksiyon Ürünlerinin (MRP'ler) antimikrobiyal özelliklerini ve biyokimyasal karakterizasyonunu araştırmaktadır. Çalışmada bu MRP'lerin Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Lactococcus lactis, Candida albicans, Saccharomyces var. boulardii ve Saccharomyces cerevisiae'ye karşı antimikrobiyal aktivitesi değerlendirilmiştir. Sonuçlar nohut MRP'lerinin en yüksek antimikrobiyal aktiviteyi sergilediğini, bunu bakla MRP'lerinin izlediğini, bakteri ve maya sayılarında önemli azalmalar olduğunu göstermiştir; antimikrobiyal etkinlik işleme sıcaklığına göre değişiklik göstermiş ve belirli koşullarda optimum aktiviteye işaret etmiştir. UV-Vis spektroskopisi, FTIR, HPLC ve NMR analizleri kullanılarak yapılan biyokimyasal karakterizasyon, melanoidin içeriğinde ve yapısal özelliklerinde baklagil kaynağına ve ısıl işleme bağlı olarak farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Kolorimetrik analiz ve esmerleşme indeksi tayini, daha yüksek sıcaklıkların daha koyu MRP'lere yol açtığını ve esmerleşme indekslerinin arttığını göstermiştir. Bu bulgular, baklagil bazlı MRP'lerin gıda muhafazasında doğal antimikrobiyal ajanlar olarak potansiyele sahip olduğunu ve gelişmiş sağlık yararları ve güvenliği ile yeni gıda ürünlerinin geliştirilmesine katkıda bulunduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Development of Aronia Based Vegan Nutritional Supplementation
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Oruç, Yaren Tuğba; Harsa, Hayriye Şebnem
    Fonksiyonel gıdalar, özellikle Kovid-19 salgını sonrasında değişen yaşam standartlarıyla birlikte küresel tüketici kitlesi ve gıda sektörü için büyük önem kazanmıştır. Aronia melanocarpa, biyoaktif madde içeriği yüksek, antioksidan içeriği ve zengin besin değeri olan, tüm dünyada yaygınlaşan ve bununla birlikte Türkiye'de de giderek yaygınlaşma hızını artıran bir meyvedir. Gerçekleştirilen çalışmada Aronia melanocarpa'nın süper meyve olarak seçilmesi nedenlerinden olan bu zengin ve faydalı içerik ile insanlığın uğraşmak zorunda kaldığı büyük ve ciddi sorunlara etkili olabilecek bir fonksiyonel gıda ürünü tasarlamak amaçlanmıştır. Hazırlanan ürünlerin fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik, raf ömrü ve duyusal özellikleri analiz edilmiş ve bunun yanında Aronya smoothie ürünü in vitro sindirim ve ADE engelleyici aktivite açılarından da incelenmiştir. Bu fonksiyonel ürünün kırmızı mercimekten ekstrakte edilen protein tozu ile protein seviyesi artırılmış ve Aronya toz karışım ürünü için %23,7, Aronya smoothie ürünü için ise %3,74 protein içeriği elde edilmiştir. Aronya smoothie ürününe uygulanan in vitro sindirim sonrası ürünün fenolik ve antioksidan özelliklerinde artış gözlenmiştir. Aronya smoothie ürününün dünya genelinde uğraşılan ciddi kronik sağlık sorunlarından olan hipertansiyon ve kalp hastalıkları üzerinde olumlu etkisi bulunan mekanizma ADE engelleyici aktivitesi %22 olarak tespit edilmiştir. Duyusal analiz sonucunda Aronya smoothie ürününün genel kabul edilebilirlik puanı 3,65 elde edilmiştir.
  • Master Thesis
    Investigation of Antimicrobial, Antioxidant and Cytotoxic Properties of Some Green Leaf Plants
    (2023) Çetin, Elif Nur; Baysal, Ayşe Handan; Özen, Fatma Banu
    The present study aims to investigate the chemical composition, antimicrobial activity, antioxidant properties, and cytotoxic activity of extracts obtained from leaf samples that are discarded as waste products. For this purpose, two different green leaves were selected: one is the grape (Vitis vinifera) leaf, a by-product from the winemaking process, and the other is the cauliflower (Brassica oleracea, var. botrytis) leaf, which is a waste product of cauliflower, and they were subjected to related tests. Both leaf samples were extracted by water because of its easy accessibility and environmentally friendly properties. Leaf extracts were examined according to their total phenolic content and subjected to chemical characterization by Liquid chromatography-quadrupole time-of-flight tandem mass spectrometry system. The promising antioxidant activities of the water-extracted leaf samples were authenticated through DPPH and ABTS assays. Antimicrobial and antibiofilm activities were examined against some Gram-positive (Bacillus cereus, Listeria innocua, and Carnobacterium divergens) and Gram-negative (Escherichia coli, Serratia liquefaciens, and Salmonella Typhimurium) strains, and two fungi (Saccharomyces cerevisiae and Candida albicans) species. Both tested leaf extracts showed a dose-dependent antimicrobial activity, while the antimicrobial activity of grape leaf extract was slightly higher. However, their activities against biofilm formation were varying in different bacterial and fungi species. The cytotoxic activity of the leaf extracts was examined on the mouse fibroblast cell (L929) line. According to the presented results, neither of the leaf extract samples used in the study showed any unwholesome effects on the cell line at any time point.