Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    Birnessit Tipi Manganez Dioksit (δ-MnO2) Kullanılarak Jeotermal Tuzlu Sulardan Rubidyumun Ayrılmasına Doğru
    (2025) Akkuş, Özge Sezin; Demir, Mustafa Muammer; Baba, Alper
    Kritik minerallerden rubidyum, fiziksel ve kimyasal özellikleriyle birçok alanda uygulama potansiyeli sunan, yüksek ekonomik değere sahip alkali bir metaldir. Bu yüzden rubidyumun geri kazanımı ile ilgili çalışmalar yoğun ilgi görmektedir. Rubidyumun birincil kaynaklardan elde edilmesindeki çevresel etkiler ve tedarikindeki kesintilere karşı savunmasız oluşu, tuzlu sulardan geri kazanımını alternatif olarak öne çıkarmaktadır. Potansiyel bir rubidyum kaynağı olan jeotermal tuzlu sularda rubidyumun belirlenmesinin ve izole edilmesinin araştırıldığı bu çalışmada, adsorpsiyon yöntemi ve birnessit tipi manganez dioksit (δ-MnO2) adsorbanı kullanılarak rubidyumun sulu çözeltilerden ayrıştırılması incelenmiştir. Rubidyumun ayrılması sürecinde birnessit tipi (sodyum) manganez dioksit, eş çöktürme ve hidrotermal yöntemler kullanılarak sentezlendi. Malzemenin sentezlenmesi ve Na+ iyonlarının liçing yöntemi kullanılarak uzaklaştırılması işlemleri, XRD ve SEM-EDX analizleriyle doğrulandı. Malzeme karakterizasyonu sonrasında, başlangıç konsantrasyonu, sorbent dozu, sorpsiyon sıcaklığı, pH ve temas süresi parametrelerinin etkisi incelenerek malzemenin adsorpsiyon performansı karşılaştırıldı. Sentetik rubidyum çözeltileriyle pH=7, t=30 dk, Co= 10 ppm, m= 10 mg, V=10 mL, T=55oC optimum koşullarında yapılan kesikli adsorpsiyon deneylerinde adsorpsiyon kapasitesi 9,33 mg/g, uzaklaştırma verimliliği %91,21 olarak hesaplandı. Birnessit tipi manganez dioksitin gerçek sistemdeki performansının incelenmesinde Tuzla Jeotermal Sahasındaki akışkan kullanıldı. Bunun için, jeotermal santralinde bulunan reaktörde kurulan mini pilot sistemde, laboratuvar koşullarındaki parametrelerin esas alındığı adsorpsiyon deneyleri gerçekleştirildi. Deney sonrasında malzemenin karakterizasyon analizleri, mangan dioksitin rubidyumu adsorpladığını doğruladı. Malzeme içerisindeki rubidyum, kümülatif desorpsiyon işlemi sonucunda 0.32 kat artmış olarak çözeltiye geçti. δ-MnO2, sahada düşük miktardaki (11 ppm) elementler için bile etkili olduğundan rubidyumun jeotermal tuzlu sulardan ayrılması için umut verici bir sorbent olarak bulundu.
  • Master Thesis
    Adalarda İklim Değişikliği Altında Doğal Yeraltısuyu Beslenmesinin Modellenmesi: Bozcaada Örneği (Türkiye)
    (2025) Türkseven, Özge Yaren; Baba, Alper; Gündüz, Orhan
    Küresel iklim değişikliği, yağış rejimlerindeki düzensizlik, artan sıcaklık ve buharlaşma oranları gibi faktörlerle su döngüsünü önemli ölçüde etkilemekte ve özellikle küçük ve sınırlı kaynaklara sahip adalar gibi hassas bölgelerde su kaynaklarının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu bağlamda, yeraltı suyu rezervleri, yüzeysel kaynakların yetersiz olduğu dönemlerde güvenilir bir alternatif oluşturmakta ve entegre su yönetimi stratejilerinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu tez çalışması, Bozcaada Adası özelinde yeraltı suyu yenilenme potansiyelini belirlemeyi ve iklimsel değişkenlerin bu süreç üzerindeki etkilerini analiz etmeyi amaçlamıştır. Çalışma kapsamında, hem geleneksel yöntemlerden biri olan Klorür Kütle Dengesi (CMB) hem de süreç-temelli bir sayısal model olan HYDRUS-1D kullanılarak düşey su akışları modellenmiş, sensör verileri ve yerel toprak özellikleri dikkate alınarak düşey su hareketi simüle edilmiştir. Bu tür adalarda deniz suyu girişimin etkisinin yüksek olduğu görülmekte olup, bu nedenle geleneksel klorür yönteminden çok sayısal modellerin daha doğru sonuç verebileceğini göstermektedir. Özellikle Bozcaada gibi dış kaynaklara bağımlı küçük bölgelerde yeraltı suyu kaynaklarının korunması için hem niceliksel hem de niteliksel değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır. Nispeten düşük beslenme oranları, adanın mevcut su kaynaklarının yenilenmesinin sınırlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, yerel yönetimler yağmur suyu hasadı, yeraltı barajları ve doğa temelli çözümler (NbS) gibi alternatif yaklaşımları araştırmalı ve uygulamalıdır. Elde edilen veriler ışığında, bu tez kapsamında somut bazı öneriler (YAS beslenme alanları, geçirimli alanlar, arıtılmış atık suyun kullanımı ve su hasadına gibi) sunulmuştur.