Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
1 results
Search Results
Master Thesis Soylulaştırmanın Evrimi: Yerel Bir Olgudan Küresel Bir Kentsel Stratejiye(2025) Köroğlu, Sinem Nermin Karakundak; Erten, ErdemBu tez, soylulaştırma kavramının mimarlık ve planlama söylemi içindeki evrilen kavramsallaştırmasını ve bu kavramsal çerçevenin Türkiye'deki soylulaştırma çalışmalarında nasıl tanımlandığını, uyarlandığını ve işlevsel hâle geldiğini incelemektedir. Soylulaştırma, ilk olarak 1960'larda Londra'da yerel bir kentsel olgu olarak ortaya çıkmış olsa da, zamanla disiplinler ve coğrafyalar arasında çok boyutlu ve tartışmalı bir kavrama dönüşerek önemli bir kuramsal genişleme kazanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, bu dönüşümü anlamak, kavramın Türkiye'ye nasıl aktarıldığını incelemek ve farklı yapısal ve siyasal koşullar altında nasıl yeniden yorumlandığını eleştirel biçimde değerlendirmektir. Nitel, yoruma dayalı ve metin merkezli bir yöntem benimseyen araştırma, soylulaştırma üzerine kapsamlı bir literatür analizi gerçekleştirmekte; bu analizde özellikle Türk akademik yazınına kısmi bir odak sunulmaktadır. Kavramın anlamındaki değişim — aşağıdan yukarıya ve sınıfa dayalı bir kentsel dönüşüm sürecinden, yukarıdan aşağıya uygulanan, politika odaklı yeniden geliştirme süreçlerine yönelmesi — araştırmanın merkezinde yer almaktadır. Türkiye bağlamında soylulaştırma kavramının dönüşümünde mimari müdahalelerin, neoliberal yönetişim biçimlerinin ve söylemsel stratejilerin rolüne özel bir önem verilmektedir. Bulgular, soylulaştırmanın sabit ya da evrensel olarak uygulanabilir bir kuramsal çerçeveyle açıklanamayacağını, süreçlerinin bağlamsal olarak farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Türkiye'de, son yirmi yılda bir kalkınma stratejisi olarak soylulaştırma; yasal reformlar, politika araçları ve devlet-sermaye ittifakları yoluyla giderek kurumsallaşmıştır. Bu çerçevede tez, soylulaştırmanın yalnızca mekânsal ya da toplumsal bir sonuç olarak ele alınamayacağını, aksine değişen kavramsal çerçeveler aracılığıyla inşa edilen ve devlet gücü ile küresel sermayenin eşgüdümlü işleyişi sayesinde mümkün kılınan siyasal olarak yapılandırılmış bir süreç olduğunu ileri sürmektedir.
