Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 1 of 1
  • Master Thesis
    Bioremediation of Marine Sediments Contaminated by a Mixture of Persistent Organic Pollutants
    (01. Izmir Institute of Technology, 2025) Kurtoğlu, Miray; Demirtepe, Hale; Ökten, Hatice Eser
    Poliklorlu bifeniller (PCBs) ve polibromlu difenil eterler (PBDEs) gibi kalıcı organik kirleticiler, çevrede karışım halinde bulunarak ekosistem ve insan sağlığı için önemli riskler oluşturur. Bu küresel sorunun çözümü bu kirleticilerin çevresel ortamlardan uzaklaştırılması, yani iyileştirilmesidir. Bu çalışma, endüstriyel faaliyetlerin yoğun olduğu Aliağa, İzmir, Türkiye'deki gemi söküm sahalarından alınan kirlenmiş sedimanlar kullanılarak, biyoogmentasyon (BO) ve biyostimulasyon (BS) gibi biyoiyileştirme stratejilerinin etkinliğini sediman mikrokozmları ile incelemiştir. Mikrobiyal analizler, sedimanlarda Chloroflexi filumu ile ilişkili mikroorganizmaların çokluğunu (%37,6) ortaya koymuştur ve bu mikroorganizmalar zenginleştirilerek BO uygulaması için kullanılmıştır, BS uygulamasında ise doğal mikrobiyal aktiviteyi teşvik etmek amacıyla ortama mikrobesinler sağlanmıştır. BO ve BS, toplam PCB'ler için sırasıyla %14 ve %19, PBDE'ler için ise %33 ve %24 olarak giderim verimlilikleri sağlamış; bu değerler, doğal giderim (PCB'ler için %12 ve PBDE'ler için %8) setine kıyasla daha iyi performans gösterdiği için harici katkıların önemini kanıtlamıştır. PCB'ler için bozunma hızları BO'da (0,00124 klor/bifenil/gün-Cl/bp/gün) BS'den (0,00085 Cl/bp/gün) daha yüksek iken, PBDE'lerin bozunma hızı BS'de (0,00945 brom/difenil eter/gün-Br/dp/gün) BO'ya (0,00741 Br/dp/gün) kıyasla daha hızlı olmuştur. BO ve BS stratejileri toplam PCB ve PBDE konsantrasyonlarını azaltmış olsa da, zamanla daha düşük halojenli bileşiklerin oluşumu ekotoksikolojik riski işaret etmiştir. PCB-52 sürekli olarak yüksek risk sergilerken, BDE-28 BS'de yüksek risk kategorisine çıkmış ve BDE-153 tüm uygulamalarda yüksek ve orta risk seviyeleri arasında değişiklik göstermiştir. Bu bulgular, in situ biyoiyileştirme uygulamalarından önce laboratuvar ölçekli çalışmaların yapılmasının, giderim verimliliği ve potansiyel riskleri değerlendirme açısından önemini ve gerekliliğini vurgulamaktadır.