Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
2 results
Search Results
Master Thesis Assessment of the role of streams in formation of urban identity through cultural landscape matrix: meles stream (Izmir, Turkey)(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Saygın, Nicel; Saygın, Nicel; 02.03. Department of City and Regional Planning; 02. Faculty of Architecture; 01. Izmir Institute of TechnologySu yolları, şehirlerin tarihi, kültürel, ekonomik ve çevresel yapılarında önemli roller üstlenmiş, kentsel kimliklerin oluşumunda ve gelişiminde hayati bir unsur olarak öne çıkmıştır. Tarih boyunca, su yolları erken dönem yerleşimlerin can damarı olmuş, şehirlerin gelişimini ve kültürel kimliğini şekillendirmiştir. Örneğin, Londra'nın Thames Nehri, Paris'in Seine Nehri ve Kahire'nin Nil Nehri etrafında büyümesi gibi birçok şehir, su yollarının sunduğu yaşam kaynaklarıyla gelişmiştir. Kültürel anlamda, su yolları toplumlar için sembolik değerler taşımış, birçok toplumda dini ve manevi bir öneme sahip olmuştur. Venedik'in kanalları, şehrin kimliğinin ikonları olarak sanat ve edebiyatla bütünleşmiştir. Hinduizm'de kutsal kabul edilen Ganj Nehri, saflığı ve ruhaniyeti simgeler. Ekonomik açıdan, su yolları ticaret ve endüstrinin temel direği olmuş, şehirlerin ekonomik büyümesine katkıda bulunmuştur. Rotterdam ve Hamburg gibi şehirler, nehir limanları sayesinde büyük ticaret merkezleri haline gelmiştir. Endüstrileşme döneminde ise su yolları fabrikaların kurulmasını ve şehirlerin büyümesini desteklemiştir. Kentsel gelişim ve mimari üzerinde de su yollarının büyük etkisi vardır. Su yolları, şehir planlaması ve mimariyi şekillendirerek şehirlere özgün karakterler kazandırmıştır. Örneğin, Amsterdam'ın ünlü kanalları, şehrin mimarisine ve kimliğine damgasını vurmuştur. Rekreasyon ve çevresel önem açısından, su yolları şehir sakinlerine dinlenme ve eğlence alanları sunarak yaşam kalitesini artırmış, aynı zamanda çevre koruma çalışmalarının odak noktası olmuştur. Londra'daki Thames Nehri'ni temizleme çalışmaları ve Chicago Nehri'nin restorasyonu gibi projeler, şehir ekolojisini iyileştirme yönünde önemli adımlar atmıştır. Bu bağlamda, su yolları şehirlerin çok yönlü gelişiminde ve kimlik oluşumunda vazgeçilmez bir rol oynamıştır. Tez kapsamında İzmir'in önemli su yollarından biri olan Meles Deresi ele alınmıştır. İzmir'in tarihi boyunca, antik Smyrna döneminden itibaren Meles Deresi, şehrin sembollerinden biri olarak öne çıkmıştır. Bu su yolu, İzmir'in gelişiminde, kültüründe ve sosyal yaşamında birçok önemli rol üstlenmiştir. Ancak, su yollarının kentsel kimlik üzerindeki etkisini yalnızca Meles Deresi'nin su akışı üzerinden değerlendirmek, bu su yolunun şehrin çeşitli rollerini tam olarak anlamamıza engel olabilir. Bu nedenle, Meles Deresi, Kültürel Peyzaj Matrisi kullanılarak incelenmiş ve bu yaklaşım, su yolunun kentsel kimlik üzerindeki çok yönlü etkilerini daha kapsamlı bir şekilde ortaya koymuştur. Bu tezin amacı, Meles Deresi Kültürel Peyzaj Matrisi kullanarak kapsamlı bir şekilde değerlendirmektir. Bu değerlendirme üç ana kategoriye ayrılmaktadır: M (Maddi) kodlar, I (Manevi) kodlar ve L (Bağlantılar) kodlar. M (Maddi) kodlar, fiziksel ve maddi unsurlara atıfta bulunur; su kemerleri, köprüler ve su değirmenleri gibi yapıları ve altyapıyı içerir. I (Manevi) kodlar, manevi ve kültürel değerleri içerir; Meles Deresi'nin mitolojik ve dini önemi, halk anlatıları ve törenleri ifade eder. L (Bağlantılar) kodları ise Meles Deresi'nin çevresindeki sanayi bölgeleri, limanlar ve şehrin diğer su yollarıyla olan etkileşimleri gibi çevresiyle olan bağlantılarını ve ilişkilerini ele alır. Bu kapsamlı yaklaşım, Meles Deresi'nin kentsel kimlik üzerindeki çok yönlü etkilerinin ayrıntılı bir analizini sağlar. Tezin amacı, su yollarının kentsel yaşamda sahip olduğu çeşitli rolleri ve önemini değerlendirmek ve şehirleşme nedeniyle kaybolmuş veya unutulmuş su yollarının restore edilmesinin önemine dikkat çekmektir.Master Thesis Integration of Archaeological Sites Into Planning Process: the Case of Iskele (urla)(01. Izmir Institute of Technology, 2021) Saygın, Nicel; Saygın, Nicel; 02.03. Department of City and Regional Planning; 02. Faculty of Architecture; 01. Izmir Institute of TechnologyThe archaeological sites in the cities have been undergoing reconstruction activities after the Second World War. It has been emphasized that the archaeological sites that have emerged in many cities are important cultural heritage. Various studies have been carried out to integrate these areas into planning processes. Cities in Turkey, it has seen continuously inhabited since the early stages. Although the integration of archaeological sites in cities into the planning processes has been on the agenda since the 1990's in our country, current policies and strategies do not allow these areas to be integrated into the planning processes. Integrating the archaeological sites in the cities into the planning process will preserve the multi-layered structure of historical cities and prevent the destruction of archaeological remains during investments in these areas. In the study, it is discussed how to integrate archaeological sites in cities into the planning process, and in order to do that, firstly, the international and national legal frameworks which include the archaeological sites in the cities are evaluated. Afterwards, the successful examples in Europe are examined and what these examples can add to archaeological sites in historical cities in Turkey and Iskele (Urla) have been discussed. As a case study, the significance and the planning process of the archaeological sites in Iskele (Urla) have been examined. A survey was conducted with the people living around the archaeological sites and in-depth interviews with the excavation directors who carried out excavation work in the archaeological sites. According to the results of the survey, it was concluded that the inhabitants of the archaeological sites were also affected by the inability to integrate these areas into planning processes. As a result of all this, recommendations have been developed to ensure that the archaeological sites in historical cities in Turkey and particularly in Iskele (Urla) are integrated into planning processes.
