Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
2 results
Search Results
Master Thesis Terkedilmiş Kırsal Madencilik Mirası Alanlarının Korunması ve Yeniden İşlevlendirilmesi: Karaburun Kalecik (Manastır) Cıva Madeni Örneği(2025) Yüceer, Hülya; Yüceer, Hülya; 01. Izmir Institute of Technology; 02. Faculty of Architecture; 02.01. Department of Conservation and Restoration of Cultural HeritageBu tez, Türkiye'nin Karaburun Yarımadası'nda yer alan, terk edilmiş bir madencilik sahası olan Kalecik Cıva Madeni'nin korunması ve uyarlanabilir yeniden kullanım potansiyelini incelemektedir. Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerinde önemli bir cıva üretim merkezi olan maden, 1970'lerden beri atıl durumdadır ve kültürel miras varlığı olarak tanınmamaktadır. Bu çalışma, alana atfedilen tarihsel, mimari ve sosyo-ekonomik değerleri ortaya çıkarmayı, mevcut fiziksel durumunu belirlemeyi ve korunması için karşılaşılan zorluklar ile fırsatları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Arazi dokümantasyonu, arşiv araştırmaları ve endüstri ile madencilik mirası üzerine kuramsal literatürden yararlanan araştırma, Kalecik Cıva Madeni'nin kırsal canlanmaya ve sürdürülebilir kalkınmaya önemli ölçüde katkı potansiyeli taşıdığını ortaya koymaktadır. Ancak, alanın coğrafi erişilemezliği, bozulma durumu ve Türkiye'deki maden sahalarının korunmasına yönelik çabaların yetersizliği, ciddi zorluklar teşkil etmektedir. Tez, alanın korunmasına yönelik stratejiler olarak, jeo-turizm rotasına entegrasyon gibi uygun uyarlanabilir yeniden kullanım işlevlerinin atanmasını önererek, hem mirasın korunmasını hem de yerel topluluk için sosyo-ekonomik faydaların sağlanmasını hedeflemektedir. Çalışma, kırsal madencilik mirasının yeterince değer görmemesi sorununu daha geniş bir çerçevede ele almakta ve ihmal edilmiş endüstriyel peyzajları da kapsayan daha kapsayıcı bir koruma çerçevesi savunmaktadır. Kalecik Cıva Madeni'ni gündeme getirerek, bu araştırma kırsal ve endüstriyel mirasın korunmasının önemi üzerine gelişen söyleme katkı sunmakta; değer temelli yaklaşımlar ve uyarlanabilir yeniden kullanımın, kültürel hafızanın ve bölgesel kalkınmanın sürdürülebilirliğindeki rolünü vurgulamaktadır.Master Thesis Kırsal Yapılı Mirasın Korunmasında Toplum Katılımı: Düzce Köyü'nden Çıkarımlar(2025) Yüceer, Hülya; Uştuk, Ozan; Yüceer, Hülya; Uştuk, Ozan; 01. Izmir Institute of Technology; 02. Faculty of Architecture; 02.01. Department of Conservation and Restoration of Cultural Heritage; 01.01. Units Affiliated to the RectorateBu çalışma, kırsal yapılı kültürel mirasın korunmasında toplum katılımının rolünü incelemekte ve Seferihisar'ın Düzce Köyü'nü örnek alan olarak ele almaktadır. Köy, geleneksel mimari ve arkeolojik kalıntılar gibi önemli kültürel değerlere sahiptir; ancak kentsel yayılma, çevresel riskler ve kurumsal destek yetersizliği gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Geçmişte yürütülen yukarıdan aşağıya koruma girişimleri, çoğunlukla yerel halkı sürecin dışında bırakmış; bu da sınırlı başarı ve toplumsal ihtiyaçlarla uyumsuz politikalarla sonuçlanmıştır. Bu sorunlara yanıt olarak, araştırma kırsal mirasın korunmasında yerel katılımı merkeze alan stratejiler önermektedir. Çalışmada, literatür taraması, vaka karşılaştırmaları, alan gözlemleri, mimari belgeler ve 48 köy sakiniyle yapılan görüşmeleri içeren karma yöntemli bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu yöntem, mirasın yalnızca fiziksel özelliklerini değil, aynı zamanda ona anlam kazandıran kültürel değerleri ve günlük yaşamdaki uygulamaları da anlamaya olanak tanımaktadır. Araştırma bulguları, toplulukların sürece aktif olarak katıldığında koruma çalışmalarının daha kapsayıcı ve yerel ihtiyaçlara daha uygun hale geldiğini göstermektedir. Mirasın yalnızca korunması gereken bir varlık olarak değil, yerel kimliği güçlendiren, kültürel turizmi destekleyen ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayan bir araç olarak görülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Yerel halkın sürece dahil edilmesi, korumanın günlük yaşamın bir parçası haline gelmesini sağlamakta ve kalıcılığını artırmaktadır. Bu çalışma, katılımcı modellerin yerel koşullara daha etkili biçimde yanıt verebildiğini, toplulukları güçlendirdiğini ve uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklediğini ortaya koyarak miras yönetimine ilişkin güncel tartışmalara katkı sunmaktadır.
