Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
198 results
Search Results
Master Thesis Liquid Crystal Templated Synthesis of Metal Oxides and Their Characterization(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Demir, Seren; Balcı, Fadime MertSıvı kristaller, katılar ve sıvılar arasında özellikler gösteren fazlar olup malzeme bilimi ve teknolojisinde önemli bir yere sahiptir. Bu malzemeler, moleküllerinin dizilimi ve hareket serbestliği sayesinde hem sıvıların hem de kristallerin özelliklerini birleştirir. Özellikle termotropik ve liyotropik sıvı kristaller, sıcaklık ve çözücü konsantrasyonuna bağlı olarak farklı fazlara geçiş yapabilen yapılar sunar. Sıvı kristallerin sergilediği mezofazlar moleküler dizilimine göre sınıflandırılır. Bu mezofazlar, özellikle optoelektronik uygulamalarda, sensörlerde ve biyomimetik malzemelerde önemli rol oynar. Yüzey aktif maddeler, suyun varlığında çeşitli liyotropik sıvı kristal (LLC) mezofazları oluşturmak üzere organize olurlar. Bu tezde, Sıvı Kristal mezofazları kullanılarak Molibden trioksit filmleri sentezlendi ve bu filmler farklı karakterizasyon teknikleri kullanılarak karakterize edildi. Ayrıca, Sıvı Kristal şablonlu Çinko oksit ince filmler aynı şekilde sentezlendi ve farklı karakterizasyon teknikleri kullanılarak karakterize edildi. Ayrıca, Çinko Oksit filmler için pozitif yüklü CTAB yüzey aktif maddesinin filmler üzerindeki etkisi araştırıldı. Farklı kalınlıklardaki çinko oksit filmlerin Tauc Plot ile bant aralığı hesaplaması yapıldı. Ayrıca, Metal Organik Çerçevelerden biri olan ZIF-8, Çinko oksit ince filmler üzerinde sentezlendi ve karakterize edildi.Master Thesis Synthesis, Characterization and Sensor Studies of Thiophene Conjugated Copolymers(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Kurt, Tolunay; Yıldız, Ümit HakanBu tez, biyosensör ve biyogörüntüleme uygulamaları için katyonik ve iyonik olmayan monomerlerin ve bunlara karşılık gelen polimerlerin sentezini, karakterizasyonunu içerir. Katyonik polimerler oksidatif polimerizasyon yoluyla sentezlendi ve yapısal ve optik özellikleri NMR, Kütle Spektroskopisi, Absorbans Spektroskopisi, Floresan Spektroskopisi, Raman Spektroskopisi, Dinamik Işık Saçılması, Zeta Potansiyel Yük Analizi ve Kuantum Verim Analizi kullanılarak kapsamlı bir şekilde karakterize edildi. 3-bütoksi-4-metiltiyofen (M1) ve N-alil-N-metil-N-(3-((4-metiltiyofen-3-il)oksi)propil)prop-2-en-1-aminyum (M2) monomerlerinin değişen oranlarıyla üretilen homopolimerler ve kopolimerler, çeşitli uygulamalardaki performansları açısından analiz edildi. Tezin önemli bir odağı, özellikle nanometre aralığında (5-30 nm) polimer noktalarının (Pdots) yapılarını optimize ederek, bu nanomalzemelerin kan-beyin bariyeri (BBB) boyunca geçirgenliğini potansiyel terapötik kullanımlar için artırmaya yerleştirildi. Sentezlenen polimerler arasında P4 (1:1 oranında M1/M2), BBB'yi geçmede üstün performans gösterdi. Ek olarak, tez, özellikle ağız sağlığı bağlamında, Candida türlerinin tespiti için optik problar olarak katyonik polimerlerin uygulanmasını araştırmaktadır. Polimerler, Candida bağlanması için gelişmiş floresans ve yüksek özgüllük göstererek, Oral Kandidiyazis'in invaziv olmayan tespiti için büyük bir potansiyel göstermektedir. Bulgular, bu katyonik polimerlerin Oral Candida'nın erken tespiti için etkili tanı araçları olarak hizmet edebileceğini ve klinik yönetim için önemli bir vaat sunabileceğini göstermektedir. Bu tez, katyonik polimerleri ve Pdot'ları hem oral mantar enfeksiyonlarını tespit etmek hem de özellikle kan-beyin bariyeri boyunca ilaç iletimini iyileştirmek için potansiyel biyomedikal uygulamalar için oldukça etkili malzemeler olarak sunmaktadır.Master Thesis Synthesis of composite filling materials for non-scratch paints and coatings(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Paker, Hazal; Polat, HürriyetModern boyalar ve kaplamaların mekanik ve fiziksel özelliklerinin geliştirilmesi, otomotiv, inşaat ve denizcilik gibi belirli endüstriyel uygulamalar için oldukça önemlidir. Bu araştırma, dayanıklılığı ve çizilme direncini artırmayı hedefleyen, boya ve kaplamalarda kullanılmak üzere silika (SiO₂) ve bor-silika kompozitleri (Boron-SiO₂) içeren kompozit dolgu malzemelerinin geliştirilmesine odaklanmaktadır. Çalışma, bu dolguların diğer katkı maddeleriyle birlikte koruyucu kaplamaların mekanik ve işlevsel özelliklerini nasıl geliştirebileceğini incelemektedir. Silika nanoparçacıklarının iyi bilinen kimyasal stabilitesi, sertliği ve yüksek yüzey alanından yola çıkarak, bu çalışmada kullanılan üretim tekniği Stöber sentez yöntemidir. Bu teknik, partikül boyutu, morfolojisi ve dağılımı üzerinde hassas kontrol sağlar ve kaplama özelliklerinin yüksek bir doğrulukla ayarlanmasına olanak tanır. Ayrıca, boyalar/kaplamalar için çizilme direncini daha da geliştirmek amacıyla Boron-SiO₂ kompozitlerinin sentezi gerçekleştirilmiştir. Silika matrisine bor eklenmesi, malzemenin mekanik dayanımını ve dayanıklılığını artırmış, böylece onu koruyucu uygulamalar için son derece uygun hale getirmiştir. Boron-SiO₂ parçacıklarının özelliklerini optimize etmek için kontrollü içerik ekleme yöntemleri dahil olmak üzere çeşitli sentez teknikleri incelenmiştir. Elde edilen kompozit nanoparçacıklar, SEM, STEM, TEM, FTIR ve ICP-MS gibi karakterizasyon teknikleriyle birlikte parçacık yapısını incelemek için ek testlere tabi tutulmuştur. Çizilme direnci performans testleri, Boron-SiO₂ kompozitleri ile doldurulmuş kaplamaların, üretim yöntemine bağlı olarak geleneksel silika dolgulu kaplamalara göre önemli ölçüde daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymuştur.Master Thesis Synthesis, Characterization and Investigation of Antioxidant, Antibacterial Properties of Different Nanocomplexes Loaded With 6-Thioguanine(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Şimdim, Zeynep Sena; Mohamed, Gülşah ŞanlıMetal-Organik çerçeveler (MOF), çekici nitelikleri nedeniyle ve çok dişli organik köprü ligandlarıyla bağlanan metal iyonları veya kümelerden oluşan oldukça gözenekli moleküler yapılardan oluşan yepyeni bir kategori olarak karşımıza çıkmaktadır ve çeşitli ortamlarda kullanılmak üzere önemli miktarda potansiyele sahip olan ZIF-8 ve UiO-66; anti-neoplastik ve immünosüpresif aktiviteye sahip sentetik bir guanozin analogu antimetabolit olan 6-TG'nin terapötik etkinliğini arttırmak ve toksisitesini en aza indirmek için 6-TG bu metal organik çerçevelere yüklenmiştir. Böylelikle ilaç-nanokompleksi elde edilerek nispeten toksik olmayan, biyouyumlu, biyolojik olarak parçalanabilen, katyonik, biyo-yapışkan, düşük immünojenite ve geçirgenliği arttırıcı özelliklerine sahip 6-TG@ZIF-8 ve 6-TG@UiO-66 nanopartikülleri oluşturulmuştur. Buna ek olarak antibiyotiklerin etkisini ve doz-cevap ilişkilerini göstermek ve antibakteriyel direncin oluşturduğu etkileri gözlemlemek için gram negatif bakteri familyasından Escherichia coli (E. coli) ve gram pozitif bakteri familyasından Staphylococcus aureus (S. aureus) üzerinde 6-TG,6-TG@ZIF-8 ve 6-TG@UiO-66 nanoparçacıklarının seri dilüsyon yöntemiyle bakteri inhibisyonuna bakılmıştır. Ayrıca, antioksidan etkiye sahip doğal kaynaklı ve sentetik kaynaklı bileşiklerin keşfi için, in vitro olarak yapılan çeşitli test sistemlerinden biri olan DPPH analizi yapılarak antioksidan aktivite test edilmiştir.Master Thesis Methylene Blue (mb) Loaded Zif-8 Synthesis, Characterization and Investigation of Photodynamic Therapy Activity on Breast Cancer(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Öztürk, Pınar; Mohamed, Gülşah ŞanlıGünümüzde meme kanserinin teşhis ve tedavisinde çeşitli yöntemler kullanılmasına rağmen, geleneksel yöntemlerin ilaç direnci, ilaç sitotoksisitesi, metastaz ve nüks gibi dezavantajları vardır. Bu nedenle, hastalığın erken teşhisi ve tedavi sürecinin iyileştirilmesi için yeni yöntemler geliştirilmesi gerekmektedir. Fotodinamik tanı ve tedavi, son yıllarda bu bağlamda önem kazanan bir yaklaşımdır. Bu çalışmanın temel amacı, metal-organik iskeleleri ilk kez fotodinamik tedavi ile birlikte metilen mavisinin meme kanseri tedavi sürecine dahil etmek için kullanmaktır. Metilen mavisi kullanılan nano-taşıma sistemi, meme kanseri hücre hatları MDA-MB231 ve MCF-7 üzerindeki sitotoksik etkisi açısından incelenmiştir. ZIF-8'in bozunarak hücrelere çinko sağlaması nedeniyle, bu malzemenin fotodinamik tedaviye ek olarak terapötik bir özellik göstermesi beklenmiştir. Ayrıca, tek bir nanopartikül içerisinde birden fazla sitotoksik bileşenin birleştirilmesi ve bunların kombine etkileri değerlendirilmiştir. Yeni nesil nano taşıyıcılar, metilen mavisini düşük pH'a sahip kanser hücrelerinde spesifik olarak salmak üzere tasarlanmış olup, sağlıklı dokulara zarar vermekten kaçınılarak tedavi sürecinin kalitesinin artırılması hedeflenmiştirMaster Thesis Development and Investigation of the Efficacy of Lapatinib Loaded Targeted Drug Delivery Nanosystem for Breast Cancer Treatment(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Aslan, Ezgi; Mohamed, Gülşah ŞanlıMevcut tedavi yöntemlerinin sınırlamaları ve yan etkilerinden dolayı, meme kanseri tedavisinde kemoterapötiklerin kullanıldığı hedefe yönelik ilaç taşıyıcı sistemler son yıllarda geniş çapta araştırılmaktadır. Metal organik çerçevelerden (MOF) biri olan zeolitik imidazolat çerçeve-8 (ZIF-8) içinde kapsüllenen kanser ilacı lapatinibin (LAP) sentezi, karakterizasyonu, biyouyumluluk çalışmaları yapıldı ve sitotoksik etkileri iki farklı kanser hücre hattında ortaya çıkarıldı. ZIF-8 içerisine kapsüllenen LAP (LAP@ZIF-8), %72,42 kapsülleme verimliliği ve %6,55 ilaç yüklemesi ile sentezlendi. LAP@ZIF-8'in parçacık boyutunu ve görüntülerini, hidrodinamik çapını, zeta potansiyelini, kimyasal içeriğini, fonksiyonel grupları/kimyasal bağları, kristalliğini/yapısını ve son olarak termal özelliklerini belirlemek için çeşitli karakterizasyon analizleri kullanılmış ve değerlendirilmiştir. pH 7.4'e kıyasla pH 5.5'teki salım yeteneği, ilacın asidik tümör mikro ortamında kontrollü salımını gösterdi. Serum protein bağlama çalışması sonucu LAP@ZIF-8'in biyouyumlu olduğunu gösterirken, hemoliz deneyi hemouyumlu olduğunu, taze kana zararsız olduğunu ve biyolojik olarak pratik uygulamalarda kullanılabileceğini gösterdi. SKBR-3 hücre hattındaki LAP@ZIF-8'in IC50 değeri, 24 saat, 48 saat ve 72 saatlik inkübasyon süresinden sonra sırasıyla 9,38, 3,81 ve 1,20 μg/mL idi. MCF-7 hücre hattındaki LAP@ZIF-8'in IC50 değeri, 24 saat, 48 saat ve 72 saatlik inkübasyon süresinden sonra sırasıyla 22,05, 16,13 ve 9,14 μg/mL idi. Geliştirilen LAP@ZIF-8 nanopartikül sisteminin meme kanseri tedavisinde kullanım için optimal terapötik etkiyi elde etme potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.Master Thesis Determination of Coloring Substances in Cleaning Products by Chemometrics Methods(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Töremen, Çetin; Özdemir, DurmuşBu tez çalışmasında yüzey temizleyici örnekleri incelenmiştir. Bu numunelerin içerisine çeşitli konsantrasyonlarda belirlenen boya miktarları eklenerek hazırlanan numunelere UV-Görünür Bölge Spektrofotometrisi uygulanmıştır. Kısmi en küçük kareler (PLS), basit en küçük kareler regresyonu (SLR) ve genetik ters en küçük kareler (GILS) yöntemleri, bu renklendirici maddelerin kantitatif tayini için hazırlanan numunelerin görünür spektrumlarına başarıyla uygulanmıştır. Bu boyaların ve tek boya içeren temizlik ürünlerinin ikili ve üçlü karışımları halinde toplam 35 adet numune hazırlandı. Bu 35 örnekten 29 tanesi kalibrasyon seti olarak seçilmiş, geri kalan 6 tanesi ise bağımsız validasyon seti olarak kullanılmıştır. Hazırlanan sete 400-700 nm aralığındaki absorpsiyon spektrumları kaydedilerek elde edilen spektral verilere SLR, PLS ve GILS yöntemleri uygulanarak ortaya çıkan tahminler gerçek değerlerle karşılaştırıldı. Bu yöntemlerin (PLS ve GILS) regresyon katsayıları (R²) ve standart hata çapraz doğrulama (SECV) değerleri ile tahminin standart hatası (SEP) bulunmuş, sonuçlar değerlendirilmiş, kemometrik modellemenin doğruluğu gözden geçirilmiş, tahminler ve referanslar karşılaştırıldı. Bu analiz yöntemleri ile kemometrik yöntemlerin UV-Görünür Spektroskopi ile birleştirilmesiyle temizlik ürünlerindeki boyaların konsantrasyonu belirlenebilmektedir.Master Thesis Doping Effect on the Anode Material Capability of 2d Bn Nanosheets(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Elmacı Irmak, Nuran; Özdemir, Mustafa Coşkun; Irmak, Nuran ElmacıIn this thesis, the potential of BNN surfaces doped with Al, Cl, Co, Fe, Ga, O, P, and S atoms as anode materials in K, Li, Mg, and Na ion batteries was investigated. Semi-empirical tight-binding combined with meta-dynamics methods and density functional theory were utilized to discover these properties. The effects of doping atoms on the electronic structure and geometry of BNN surfaces were also studied. Changes in the electronic structure and conductivity were reported by examining the HOMO-LUMO orbitals and the energy differences between these orbitals. Using previously reported experimental data and examining similar studies from the literature, the atoms to be doped were chosen. While vacancies at the sites of boron atoms in single-layer boron-nitride nanosheets were observed, vacancies formed by nitrogen atoms were not observed, indicating that boron vacancies are much more likely for the doping position. So that doping was performed on the boron atom. The level of quantum calculations used in this work was validated using experimental data. B3LYP/def2-SVP/D4/gCP level of theory is used for all calculations for BNN-nanosheets studied in this thesis. The bond lengths and the HOMO-LUMO energy difference were found to be nearly the same as the experimental data. The conductivity of the BNN surface was increased with the doping process. However, significant improvements are followed by doping of cobalt, iron, and sulfur atoms with 35%, 34%, and 26% alteration, respectively. For a suitable battery manufacture, the potential anode material should offer structures with high theoretical specific capacity, low anode electrode voltage, and minimal volume change between charged/discharged states. It was observed that none of the doped-BNN surfaces involved in this study were suitable for the use of anode material in magnesium ion batteries. On the other hand, they can be used as a negative electrode for potassium, lithium, and sodium batteries. Their capacity in lithium is better than Na and K batteries. Our results suggest that most of the doped BNN surface with ions studied in this thesis could be used as anode materials. However, none of them owns a better battery capacity than classic lithium batteries.Master Thesis Optimization of Ir Reflective Automotive Topcoat Formulations To Reduce Vehicle Cooling Load by Using Design of Experiment(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Tekin, Cihan; Özdemir, DurmuşBu tez kapsamında, kızılötesi yansıtıcı inorganik pigmentlerin akrilik ortamdaki dispersiyonları oluşturulmuştur. RAL 9010, RAL 7021 ve RAL 9011 renklerine yönelik renk eşleştirme çalışmaları, IR yansıtıcı pigmentlerle tasarlanan renk pastaları kullanılarak yapıldı. RAL 9010, 7021 ve 9011 renkleri için geleneksel pigmentlerle ve IR yansıtıcı inovatif pigmentlerle tasarlanmış formüllerin kızılötesi bölgede yansıtma kabiliyetleri karşılaştırılmış ve IR yansıtıcı pigmentlerin performansının iyi olduğu sıcaklık testi ile belirlenmiştir. Daha sonra IR yansıtıcı pigmentlerle tasarlanan formüllerin optimizasyon çalışmaları ele alınmıştır. Tasarlanan renk formüllerinde ön çalışmalar yapılarak, parametre olarak pigmentasyon ve kuru film kalınlığı; response olarak ise sıcaklık testi ve rub-out testi belirlenmiştir. Her renk için belirlenen matrislere göre panel uygulamaları yapılmıştır. Belirtilen formüllerle boya uygulanan paneller için sıcaklık test düzeneği oluşturularak analizleri yapılmıştır. Formülasyonların stabilite kontrolleri için rub-out testi yapılmıştır. Deney tasarımı matrisi, deneysel tasarım koşullarına uygun olacak şekilde hazırlanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucu toplanan veriler Minitab 16 yazılımında deneysel tasarım yöntemi ile anliz edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda pigmentasyon ve kuru film kalınlığı olarak belirlenen parametrelerin response üzerindeki etkileri incelenmiştir. Kurulan modellemelerin performansı detaylı olarak incelenmiş olup ve elde edilen modellerin başarılı olduğu görülmüştür. Geleneksel pigmentlere göre kızılötesi bölgede daha iyi yansıtma performansı gösteren IR yansıtıcı pigmentlerin kullanıldığı formüller bu tez kapsamında optimize edilmiştir.Master Thesis Synthesis of Quinone-Based Porous Organic Polymers and Their Usage in Aqueous Zinc-Ion Batteries(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Erözen, Yaren Naz; Büyükçakır, OnurSulu çinko iyon piller (SÇİP'ler) güncel olarak enerji depolama alanında potansiyeli yüksek ve gelişime açık piller arasında yer almaktadır. Özellikle şebeke ölçekli uygulamalar için, diğer metal-iyon bataryalara göre SÇİP'lerin potansiyeli yüksek enerji yoğunluğuna sahip olmaları, doğadaki çinko metalinin bolluğu, güvenlikli yapıları ve uygun fiyatlı olmaları gibi birçok parametreye bağlıdır. Sulu çinko-iyon pillerin yüksek ölçekli uygulamalarda kullanılamamalarının en önemli sebebi yüksek performans gösteren katot malzemelerinin tasarımının kısıtlı olmasıdır. Gözenekli organik polimerler (GOP'lar), ayarlanabilir gözenek yapıları, yüksek yüzey alanlarına sahip olmaları ve işlevselleştirilebilir olmalarıyla, son yıllarda SÇİP'ler için katot malzemesi olarak geliştirilen bir polimer sınıfıdır. Bu çalışmada sulu çinko iyon pillerde katot malzemesi olarak elektrokimyasal performansı incelenmek için redoks aktif özellik gösteren kinon bazlı iki farklı polimer tasarlanmış ve sentezlenmiştir. Bu çalışmanın amacı, polimerlere redoks aktif özellik katan kinon gruplarının polimer üzerinde konumlanma pozisyonlarının elektrokimyasal performanslarına nasıl etki ettiğinin incelenmesidir. Bu bağlamda redoks-aktif kinon gruplarının para ve orto pozisyonlarında bağlandığı iki farklı polimer tasarlanıp sentezlenmiştir. Bu polimerlerin karakterizasyonları gerçekleştirilmiş ve temel elektrokimyasal testleri yapılmıştır. Her iki polimerin de geri dönüşümlü Zn2+ difüzyon mekanizmasını incelemek için farklı tarama hızlarında döngüsel voltametre (CV) analizi gerçekleştirilmiştir. Polimerlerin yük depolama kapasitelerini ölçmek için farklı akım yoğunluklarında Galvanostatik şarj/deşarj döngüleri incelendi. p-rGOP 0.1 A g-1 da 1.7 mAh g-1 deşarj kapasitesi göstermiş olup, o-rGOP ise aynı akım yoğunluğunda 1.2 mAh g-1 deşarj kapasitesi göstermiştir. Bu sonuçlar her iki polimerin de SÇİP'lerde kullanılmak için uygun katot malzemeleri olmadığı göstermektedir. Bu nedenle sentezlenen polimerlerin ileriki çalışmalarda diğer metal-iyon pillerde katot malzemesi olarak test edilmesi planlanmaktadır.
