Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 1940
  • Master Thesis
    Effects of Commercial Non-Saccharomyces Yeasts on Quality of Wines Produced From Emir Grapes
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Hacısali̇hoğlu, Di̇la; Korel, Fi̇gen
    Bu çalışmada non-Saccharomyces ticari maya türlerinin Emir üzümünden elde edilecek şarapların üretiminde kullanılarak, şarabın kimyasal ve organoleptik özelliklerine etkisini incelemek, henüz bu konuda yerel üzümlerle ilgili kısıtlı bilgi barındıran literatüre katkıda bulunmak ve sektörde bu ürünlerin kullanılması için şarap üreticilerine yarar sağlamak amaçlanmıştır. Bu amaçla Metschnikowia pulcherrima, Torulaspora delbrueckii, ve Metschnikowia pulcherrima / Torulaspora delbrueckii karışımı içeren ticari aktif mayaların her biri Saccharomyces cerevisiae ile sıralı fermantasyon yapılmıştır. Uygulanan 4 ay olgunlaşma süreci sonunda, şaraplarda kimyasal (alkol, asit, pH, yoğunluk, uçar asit, indirgen şeker, toplam/serbest SO2), renk ve HS-SPME-GC/MS ile uçucu bileşik analizleri yapılmıştır. Metschnikowia pulcherrima / Torulaspora delbrueckii karışımı ile fermente edilmiş şarap duyusal analizde en iyi sonucu almıştır. Non-Saccharomyces mayaların daha düşük alkol oluşturduğu ve yalnızca Saccharomyces cerevisiae ile fermente edilen şaraptan farklı olarak şarabın aroma kompleksitesine katkıda bulunan izobütanol, izoamil oktanoat ve oktanoik asit ürettiği gözlemlenmiştir. Şaraplarda yağlılık hissi gibi olumsuz özellik kazandıran dodekanoik asit oluşumu ise yalnızca Saccharomyces cerevisiae ile fermente edilen şaraplarda tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, non-Saccharomyces mayaların aktif kuru maya olarak Saccharomyces cerevisiae ile sıralı fermantasyonuyla şarap kalitesi üzerine olumlu etkileri olduğu belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Developing the Mechanical Properties of Bio-Based Films Used in Food Packaging Industry
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Irak, Ekrem Anıl; Toksoy, Muhammet Fati̇h; Tihminlioğlu, Funda
    Canlı popülasyonun artmasıyla birlikte dünyamızda atık yönetimi günden günde daha önemli bir hale gelmektedir. Sürdürülebilirlik için ambalaj atığı yönetiminde de birçok yöntem gündeme gelmiştir. Bu popülaritesi artan yöntemlerden biri de biyobozunma ile atık bertaraf edilmesidir. Yapılan bu çalışmada da biyobazlı ve biyobozunur ambalaj üretimi üzerine çalışılmıştır. Markette en yaygın olan biyobazlı ve biyobozunur ambalaj filmi PLA granülünden üretilen filmlerdir. PLA filmi mekanik özellikleri bakımdan petrol bazlı granüllerden üretilen birçok filme göre daha rijit ve şekil verilmesi zordur. Bu da paketleme makinalarında ambalaj filmine form vererek torba haline getirilmesinde kopma ve şekil verilmesi verimliliği kaynaklı problemler çıkarmaktadır. Bu problemler üzerine odaklanılarak PLA filmin rijitliğini bir miktar azaltmak için alışveriş torbalarında kullanılan Mater-Bi granülü kullanılmıştır. Mater-Bi granülünden üretilen alışveriş torbaları petrol bazlı standart ambalaj filmlerine göre daha sünek bir yapıdadır. Mater-Bi granülü de PLA granülü gibi hem biyobazlı hem de biyobozunur yapıdadır. Hem PLA hem de Mater-Bi granülleri solvente çözülüp %100PLA, %80PLA-%20Mater-Bi, %70PLA-%30Mater-Bi, %60PLA-%40Mater-Bi ve %100 Mater-Bi olarak farklı oranlarda ambalaj filmi üretilmiştir. Bu oranlarda üretilen ambalaj filmindeki Mater-Bi oranının artışı ile ambalajın özelliklerindeki değişim incelenmiştir. Mekanik özellikler kapsamında kalınlık, birim ağırlık, verimlilik, çekme-gerdirme dayanımı, delinme direncine bakılmıştır. Form verilen filmlerin yapışma performansı da gıda güvenliği için önemli bir kriter olduğundan dolayı yapışma performansındaki değişim de test edilmiştir. Gıda güvenliği ve raf ömrü için kullanılan ambalaj filminin diğer bir amacı da pazarlamadır. Bu sebeple üretilen ambalaj filminin optik özelliklerindeki değişim de test sonuçlarında bulunmaktadır. PLA'nın transparan görünüşü ile Mater-Bi'nin sarımtırak görünüşü arası optik özellikte filmler üretilmiştir. Farklı oranlarda üretilen ambalaj filmlerinin analitik olarak inceleyerek FTIR analizleri yapılmıştır. Gıda güvenliği açısından regülasyonlara uygun olduğunu görmek için solvent kalıntısı tespit testi yapılmıştır. Formülasyonlar yapılan testlerin sonuçlarına göre değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Effect of Arc Deposition and High Power Impulse Magnetron Sputter Coatings on the Performance of Tools for Machining Various Ferrous Materials and Ti6al4v Alloys
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Nohuz, Mine; Davut, Kemal; Davut, Kemal
    In this thesis, the performance of different coating techniques in machining various steels and Ti6Al4V is investigated. Currently, most of the carbide tools with the coating because of the tool life. In order to increase the productivity of the manufacturing processes and to use new materials, the research on the coating of cutting tools has been increased. Recently, the interest in physical vapor deposition has increased because the tool life is increased for many difficult-to-machine materials and difficult machining conditions. Two types of PVD coating were used in this work. The surfaces of the coated tools were examined under scanning electron microscope. The effects of cathodic arc deposition and high pulse magnetron sputtering on tool performance were investigated on various workpieces such as 4140 and CK45 steels, D2 tool steel (60HRC), GG25 cast iron and also on Ti6Al4V alloy. In the performance tests, the cutting forces were measured over a period of time and the wear patterns were recorded. The results indicate that HIPIMS coated tools perform better in operations where normal load is low and torsion forces are high. Those tools also work better in materials harder than 250 BHN. The better performance of HIPIMS coated tools were attributed to their less smooth and droplet free surfaces.
  • Master Thesis
    How Out-Of Activity Areas and Surrounding Land Uses Affect Students' Feelings About Coming School?: Cases in İzmir
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Özkan, Tuba Nur; Şenol, Fatma
    Araştırma 10-15 yaşındaki ortaokul öğrencilerinin okula gelme ile ilgili olumlu duygularını etkileyen faktörleri incelemektedir. Okul bahçesi gibi derslik dışı aktivite alanları ve park, diğer kentsel yeşil alanlar gibi okul çevresindeki arazi kullanımlarının öğrencilerin fiziksel ve zihinsel sağlıklarına etkisi kanıtlanmıştır. Fakat bu alanların ve buna ek olarak farklı derslik dışı aktivite alanları ve okul çevresindeki arazi kullanımlarının öğrencilerin okula gelmeye dair olumlu duygularına olan etkisine dair bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu tezde okula gelmeye dair olumlu duyguların önemli bir parçası olan okula bağlılık, akademik başarı, okul iklimi ve okula düzenli katılımı etkileyen etkenler üzerinden yola çıkarak okula gelmeye dair olumlu duygulara etki eden faktörleri saptamıştır. Bu faktörleri sosyal ve fiziksel faktörler olarak ele almıştır. Sosyal faktörler bireysel, ebeveyn, ev ve ev halkının karakteristik özellikleri olarak gruplandırılmıştır. Fiziksel özellikler ise derslik dışı aktivite alanları ve okul çevresindeki arazi kullanımları olarak ele alınmıştır. Aynı zamanda çocukların bu alanlara dair algıları ve bu alanlardan beklentileri de incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin okula gelmeye ilişkin olumlu duyguları ile okul içi sınıf dışındaki etkinlik alanlarının ve okul çevresindeki arazi kullanımları çeşitliliği arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu tez Konak ve Karabağlar / İzmir'de dört mahallenin dört ortaokulunda 10-15 yaş ortaöğretim öğrencileri hakkında geliştirilmiştir. Alan gözlemleri ve kullanıcı anketleri sunmaktadır. Sonuç olarak, okulların yer seçimi ve derslik dışı aktivite alanlarının fiziksel tasarımına dair öneri ve stratejiler geliştirmektedir.
  • Master Thesis
    Image-Based Bioassays in Microfluidic Devices
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Doyran, Öykü; Teki̇n, Hüseyi̇n Cumhur
    Son zamanlarda, mikroakışkan uygulamalar, tıbbi bozuklukların teşhisini ve izlenmesini amaçlayan minyatür cihazlarla, standart laboratuvar prosedürlerinin yerini almıştır. İyi tanınan geleneksel mikroskobik teknikler, hala alışılagelmiş olarak mikroakışkan teknolojilerinde görüntüleme için kullanılmaktadır. Ancak bu mikroskopların hantal ve pahalı yapıları, yeni nesil hasta başı test cihazları ile uyumlu değildir. Minyatür cihazlarda optik elemanların uygulanması, ölçüm doğruluğu ve kesinliğinin yanı sıra taşınabilir enstrümantasyon sunar. Spesifik olarak, lenssiz görüntüleme teknolojilerinin mikro teknolojilerle entegrasyonu, yeni cihazlar geliştirmenin yolunu açmıştır. Bu tezde entegre lenssiz holografik mikroskopların iki farklı uygulaması sunulmuştur. İlk uygulama, boyutlarına ve morfolojilerine göre kanda sirküle eden tümör mikroembolilerini lökositlerden ayırmak, saflaştırmak ve izole etmek için yeni bir lenssiz holografik mikroskop entegreli mikroakışkan tabanlı filtreleme yönteminin geliştirilmesini içermektedir. Geliştirilen yöntem, mikrofiltrasyon ve lenssiz holografik mikroskop teknolojilerinin avantajlarını kullanarak, ticari hücre ayırma cihazlarıyla karşılaştırılabilir şekilde kanda sirküle eden tümör mikroemboli ayırma verimliliği ve saflığı sağlamıştır. Ayrıca, lenssiz holografik mikroskop entegre manyetik levitasyon tabanlı sıvı viskozitesi ve özkütle ölçümü olarak başka bir yeni yöntem tanıtılmıştır. Bu yöntemde, sıvıların özkütle ve viskozitelerini belirlemek için mikrosensör olarak mikropartiküller ölçüm yapılacak sıvı içinde kullanılmıştır. Bu parçacıkların levitasyon yüksekliği ve hızı sıvının özkütlesi ve viskozitesi ile ilişkilendirilmiştir. Bu tez kapsamında sunulan, mikroakışkan tabanlı teknolojilere entegre lenssiz holografik mikroskop sistemleri, uygun maliyetli ve taşınabilir görüntü tabanlı yeni cihazların geliştirilmesinin önünü açabilecektir.
  • Master Thesis
    Improvement of energy performance using modular green systems as a retrofitting strategy on building envelope
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Al Chaderchi, Balsam Munadhil; Sofuoğlu, Sai̇t Cemi̇l; Arsan, Zeynep Durmuş
    Yeni altyapının geliştirilmesi enerji tüketimini artırmaktadır. Bu nedenle doğa temelli çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. Modüler yeşil sistemlere (MYler) duyulan ilgi, mevcut binaları daha çevre dostu hale getirmesidir. Bu çalışma, binalarda enerji tüketimini en aza indirmek için bir iyileştireme yaklaşımı olarak prefabrik yeşil sistemler olan MY'leri araştırmayı amaçlamaktadır. İlk olarak, farklı bitkiler, malzemeler ve boyutlarla cephe ve çatı alternatifleri tasarlanmıştır. Araştırma iki aşamalıdır: ilki, ürün seviyesi, yani sistemin enerji tüketimini ve CO2 ayak izini değerlendiren yaşam döngüsü analizidir. Plastik, geri dönüştürülmüş plastik, mantar ve fiberglas modül malzemeleri, hammade eldesi, üretim, taşıma ve bertaraf aşamaları için Granta Edupack kullanılarak değerlendirilmiştir. Geri dönüştürülmüş plastik, yaşam süresi boyunca çevresel etkisi açısından en iyi malzeme olarak tespit edilmiştir. İkinci aşamada, geri dönüştürülmüş plastik, çatı için; RA1, RA2 ve RA3 ve cephe için FA1, FA2 ve FA3 iyileştirme alternatifleri ile uygulanmıştır. Enerji performans araştırması, mevcut bir bina olan IYTE Mimarlık Fakültesi, E Blok için DesignBuilder yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Yeşil çatı ve cephe modülleri ile % 4.46-6.52 ve % 7.44-11.72 ısıtma için enerji azaltımı sağlanmıştır. Alternatif RA2'nin tüm çatı alanına (ARA2) ve FA3'ün binanın güney duvarina (SFA3) uygulanmasıyla 2773 kWh ısıtma yükünden % 12.65, 7555 kWh soğutma yükünden % 1.60, genel itibarla aylık 471.58 kWh tasarruf sağlanabileceği görülmüştür. Sonuç olarak, MY'ler, daha düşük çevresel etki, bina bazında azaltılmış ısıtma enerji tüketimi ve şehir ölçeğinde azaltılmış soğutma enerjisi sağlama potansiyeli nedeniyle yenileme stratejileri için bir seçenek olabilir.
  • Master Thesis
    Investigation of Tsunami Induced Hazards in the Floating Docks of Seferihisar Sığacık Marina by Numerical Modeling
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Çeli̇k Karaca, Hi̇lal; Özbahçeci̇, Bergüzar
    Tsunamiler neden oldukları su seviyesi değişimleri ve güçlü akıntılar nedeniyle liman içindeki yapılarda önemli hasarlar meydana getirebilirler. 30 Ekim 2020 tarihinde Sisam (Samos) Adası kuzeyinde meydana gelen 6.6 Mw büyüklüğündeki deprem, deniz tabanındaki düşey deformasyona bağlı olarak tsunamiye yol açmıştır. Tsunami Seferihisar'daki Teos Marina yüzer iskele pontonlarında ağır hasarlara neden olmuştur. Literatürde tsunaminin denizde ilerlemesi, kıyıda tırmanması ve baskın mesafeleri ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına rağmen tsunami kaynaklı su seviyesi değişimlerinin ve akıntının, zincirlerle tabandaki tonozlara ve birbirlerine bağlı yüzer iskele pontonlarında oluşturduğu hasarın henüz incelenmediği görülmüştür. Tsunaminin yapılar üzerindeki hasar seviyesinin tespit edilmesi ve azaltılması için sayısal modelleme oldukça önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Teos Marinada yer alan ve en çok hasar gören yüzer iskele olan A iskelesi orta doğruluklu hidrodinamik model, ANSYS™ AQWA® kullanılarak sayısal olarak modellenmiştir. Çalışmada öncelikle tsunami etkileri olmaksızın yüzer iskelenin stabilitesine bakılmıştır. Daha sonra tsunamiden dolayı oluşan su seviyesi değişimleri ve akıntı etkileri modelde yapıya etki ettirilmiştir. Yapının deplasman ve rotasyonları incelenmiş, zincirlerin gerilmeleri, ve pontonlar arasındaki bağlantılar üzerindeki kuvvetler hesaplanmıştır. Tonozlar için kayma ve yukarı kalkma güvenlik katsayılarına bakılmış ve stabilite durumları kontrol edilmiştir. Tüm bu sonuçlar tsunami sırasında ve sonrasında Marina yetkililerinin ve görgü tanıklarının gözlemleri, çekilen fotoğraflar ve yapılan ölçümlerle karşılaştırılmıştır. Buna göre, tsunami sırasında gözlendiği gibi, pontonların yükselip alçalması, zincirlerin kopması, ponton bağlantılarının kopması, tonozların yukarı çıkması modelde de simüle edilebilmiştir.
  • Master Thesis
    Lithiation of Metal-Oxide Thin Film Layers on Zto/Ag Electrodes by Magnetron Sputtering for Electrochromic Devices
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Deveci̇, Enver; Özyüzer, Lütfi̇; Ünal, Uğur
    Electrochromism is a property of materials that undergoes a reversible transition from a colorless or transparent state to a colored state under the action of electric voltage or current. What makes electrochromic materials special is by controlling the voltage applied to the material. Among these electrochromic materials, metal oxides such as WO3 and NiOx are metal oxides that are frequently used. Electrochromic devices are devices that do not consume much energy and can save a lot of energy. A typical electrochromic device consists of five different thin film layers: an ionic conductive layer (electrolyte) and transparent conductive oxides (ZTO, ITO, etc.) are located between the main electrochromic layer and the secondary electrochromic layer.In this study, instead of the traditionally used transparent conductive electrode ITO, ZTO/Ag/ZTO (Z=Zn2SnO4) electrode with high optical transmittance and electrical conductivity was used, thus cost-effective and more efficient electrochromic devices were produced. Here, 3 layers of thin film (WO3,Ta2O5, NiOx) coating on Glass/ZAZ samples was grown by magnetic sputtering method at room temperature and the production parameters were optimized. Here, WO3 and NiOx are used as thin film electrochromic layer, while Ta2O5 is used as solid-state electrolyte. The electrochemical properties of the metal oxide WO3 and NiOx coatings used here were measured in 1 M LiClO4-PC electrolyte using a conventional three-electrode configuration. In the next step, to test the performance of WO3 and NiOx electrochromic films, Li-based liquid electrolyte was mounted on our electrochromic device (ZAZ/NiOx/Ta2O5/WO3/ZAZ), which has a five-layer battery-like structure and tested.
  • Master Thesis
    Blood-Brain Model Comprising Mouse Brain Tissue
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Demi̇r, Ceylan; Okvur, Devri̇m Pesen
    Beyin kan bariyeri (BBB), beyin hastalıklarının patolojilerinde ve ilaç dağıtımı gibi tedavi yaklaşımı çalışmalarında büyük önem taşımaktadır. Kan beyin bariyerinin yüksek verimli ve gerçekçi tasarımlara sahip mikroakışkanlarla modellenmesi, araştırmalarda hayvan kullanımının azaltılması, hassas tıbbın yaygınlaştırılması ve bilimsel araştırmaların ilerletilmesi için etkili bir seçenektir. Bu çalışmada yetişkin fare beyin dokusunu içerecek şekilde bir BBB modelinin geliştirilmesi amaçlandı. Bu amaçla yaklaşık olarak eşit büyüklükte ve besin alımına yetecek kadar küçük beyin dokusu elde edilmesini sağlayacak bir araç ve yöntem geliştirildi. BBB modeline uygun mikroakışkan model geliştirilmiş ve çalışmanın ilerlemesine göre özellikleri optimize edilmiştir. Doku canlılığına ilişkin parametreler optimize edildi ve doku, mikroakışkan içinde yaşadı. Farklı bileşenlerin dahil edilmesiyle doku içeren ve doku içermeyen ortamların mikrovasküler ağ oluşumları incelendi. BBB modelinin işlevsel durumu, optimize edilmiş vasküler ağ ve endotel hücre katmanının oluşturulmasından sonra geçirgenlik tahlili ile test edildi.
  • Master Thesis
    Investigation of Metastatic Potential of Breast Cancer Cells in Lung-On
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Turgut, Deni̇z Cemre; Pesen Okvur, Devri̇m
    Meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser olup, dünya çapında kansere bağlı ölümlerin önde gelen ikinci nedenidir. Mortaliteye katkıda bulunan birincil faktör ise metastazdır. Üçlü negatif meme kanseri, akciğerlere metastaz yapma eğilimi gösterir. Bununla birlikte akciğerler, meme kanseri metastazlarının en yaygın hedeflerinden biri olarak tanımlanır. Bu yüzden, akciğere özgü metastatik hareketi yöneten kesin mekanizmaları incelemek, akciğer fizyolojisini ve yapısını gerçekten karşılayabilen bir 3 boyutlu akciğer modelini gerektirir. Bu çalışma, MDA-MB-231 meme kanseri hücrelerinin metastatik davranışını ve bunların, yeni bir biyopsi delme tekniği ile oluşturulan 3 boyutlu akciğer modeli içerisinde tümörle ilişkili makrofajların (TAM'ler) etkisini araştırmaktadır. Elde edilen delinmiş akciğer dokuları, akciğer çalışmaları için hibrit bir 3 boyutlu kültür modeli sunan mikrofizyolojik sistemlere entegre edilir. Bu araştırmanın temel bulguları, biyopsi yumruklarının doku bütünlüğünü koruma ve tutarlı bir boyut dağılımı sağlama konusundaki etkinliğini ortaya koymaktadır. Ayrıca çalışma, biyopsi uygulanmış akciğer dokularının 72 saate kadar canlılığını koruyabildiğini de ortaya koymaktadır. En önemlisi, MDA-MB-231 hücreleri, farklılaşmış U-937 hücrelerinin varlığında gözlenen daha da büyük bir göçle delinmiş akciğer dokularını istila etme konusunda önemli bir kapasite sergiler. Bu bulgular, meme kanseri hücrelerinin metastatik potansiyeli hakkında değerli bilgiler sağlar ve TAM'lerin, 3 boyutlu akciğer mikro ortamında kanser ilerlemesine olan yardımcı rolünün önemini vurgular. Bu yeni doku kültürü tekniği, kanser metastazı, hassas tıp ve tümör-mikroçevre etkileşimlerini incelemek için yeni bir araştırma tekniği ortaya koymaktadır.