Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    Development and Investigation of the Efficacy of Lapatinib Loaded Targeted Drug Delivery Nanosystem for Breast Cancer Treatment
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Aslan, Ezgi; Mohamed, Gülşah Şanlı
    Mevcut tedavi yöntemlerinin sınırlamaları ve yan etkilerinden dolayı, meme kanseri tedavisinde kemoterapötiklerin kullanıldığı hedefe yönelik ilaç taşıyıcı sistemler son yıllarda geniş çapta araştırılmaktadır. Metal organik çerçevelerden (MOF) biri olan zeolitik imidazolat çerçeve-8 (ZIF-8) içinde kapsüllenen kanser ilacı lapatinibin (LAP) sentezi, karakterizasyonu, biyouyumluluk çalışmaları yapıldı ve sitotoksik etkileri iki farklı kanser hücre hattında ortaya çıkarıldı. ZIF-8 içerisine kapsüllenen LAP (LAP@ZIF-8), %72,42 kapsülleme verimliliği ve %6,55 ilaç yüklemesi ile sentezlendi. LAP@ZIF-8'in parçacık boyutunu ve görüntülerini, hidrodinamik çapını, zeta potansiyelini, kimyasal içeriğini, fonksiyonel grupları/kimyasal bağları, kristalliğini/yapısını ve son olarak termal özelliklerini belirlemek için çeşitli karakterizasyon analizleri kullanılmış ve değerlendirilmiştir. pH 7.4'e kıyasla pH 5.5'teki salım yeteneği, ilacın asidik tümör mikro ortamında kontrollü salımını gösterdi. Serum protein bağlama çalışması sonucu LAP@ZIF-8'in biyouyumlu olduğunu gösterirken, hemoliz deneyi hemouyumlu olduğunu, taze kana zararsız olduğunu ve biyolojik olarak pratik uygulamalarda kullanılabileceğini gösterdi. SKBR-3 hücre hattındaki LAP@ZIF-8'in IC50 değeri, 24 saat, 48 saat ve 72 saatlik inkübasyon süresinden sonra sırasıyla 9,38, 3,81 ve 1,20 μg/mL idi. MCF-7 hücre hattındaki LAP@ZIF-8'in IC50 değeri, 24 saat, 48 saat ve 72 saatlik inkübasyon süresinden sonra sırasıyla 22,05, 16,13 ve 9,14 μg/mL idi. Geliştirilen LAP@ZIF-8 nanopartikül sisteminin meme kanseri tedavisinde kullanım için optimal terapötik etkiyi elde etme potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Investigation of M1a and M6a Rna Methylations in Triple Negative Breast Cancer Cells
    (2024) Sağlam, Buket; Akgül, Bünyamin
    Meme kanseri dünya çapında kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve iki alt gruba ayrılır: invaziv lobuler ve invaziv duktal meme kanseri. Bunlardan invaziv duktal meme kanseri, %80 oranında dünya çapındaki meme kanserleri arasında yerini almaktadır. Üçlü negatif meme kanseri ise östrojen reseptörü, progesteron reseptörü ve insan epidermal büyüme faktörü reseptör 2'nin çoğaltılmasını gerçekleştiremeyen agresif bir meme kanseri alt türüdür. Kanser çalışmalarında RNA metilasyonları da hücrenin kaderine etkilerini kanıtlamış önde gelen modifikasyonlardır. Bütün metilasyonlarda olduğu gibi, m6A ve m1A de yazıcı, okuyucu ve silici proteinlerin yardımı ile gerçekleştirilen dinamik bir düzenleme mekanizmasına sahiptir. Bu proteinler, kanser türlerine göre farklı ifadelenme seviyelerine sahiptirler. Bu karakteristik özellikleri ile tedavi ve tespit amaçlı kullanılmaları hedeflenmektedir. Mevcut tez çalışmasında, yazıcı proteinleri olan METTL3 ve TRMT61A proteinlerinin susturulması sonrası, m6A ve m1A metilasyonlarının etkilerinin ve karşılaştırılmasının üçlü negatif meme kanseri hücrelerinden biri olan HCC1143 hücre hattında incelenmesi amaçlanmıştır. Öncelikle, METTL3 susturulması sonrası 72 saatte, maksimum düzey olan %41,2 oranında m6A miktarında azalma gözlenmiştir. Ardından fenotipik etkileri incelemek amaçlı gerçekleştirilen canlılık deneylerinde, METTL3 ve TRMT61A'nın susturulması ile sırasıyla %40,1 ve %27,4 azalma gözlemlendi. Ek olarak, TRMT61A'nın yıkılmasının aksine, yalnızca m6A metilasyonunun azalması sonucu G2/M fazında duraksama gözlenmiştir. m6A miktarının azaltılması sonucu 585 artan/azalan gen ve m1A metilasyonun azaltılması sonucu 687 artan/azalan gen tespit edilmiştir. Bunlardan 151 gen ortak olarak değişkenlik göstermiştir. Gen Ontolojisi zenginleştirme analizleri sonucunda METTL3 yıkımında hücre migrasyonu ve hücre motilite yolakları yoğun olarak gözlenmiştir. m1A azalması sonucu ise bağışıklık sistemi ve canlılığı negatif yönde etkileyen yolaklarda değişkenlik gözlenmiştir.