Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
Search Results
Master Thesis Evaluation of Land Surface Temperature Within the Framework of Urban Sprawl: a Case Study in İzmi̇r, Seferihisar(2024) Köseoğlu, Dilara Büşra; Elburz, ZeynepKentleşme oranı geçmişten günümüze kadar artarak gelmesine karşın, kentsel alanlardaki gelişme sınırlı olması nedeniyle, artan nüfusun kentsel hizmet ve arazi ihtiyacının karşılanabilmesi için çeperlerde yeni yapılaşma alanlarının açılması yönünde baskı oluşmaya başlamış ve kentler yayılmaya başlamıştır. Bu yayılma sonucunda arazi örtüsünde meydana gelen değişiklikler çeşitli sorunlara neden olduğundan, kentsel yayılma küresel bir sorun haline gelmiştir. Doğal alanların, kentsel mekânlar oluşturmak üzere tahrip edilmesi iklim değişikliği etkilerinin de giderek artması anlamına gelmektedir. Kentsel alanlarda iklim değişikliği etkileri (yağmur suyu birikimi, kentsel ısı adası oluşumu vb.) daha fazla hissedilmektedir. Bu tez çalışmasında kentsel yayılma sonucunda meydana gelen arazi örtüsü değişimlerinin arazi yüzey sıcaklığı (AYS) üzerindeki etkilerine odaklanılmıştır. Kentsel yayılmayı gözlemlemek ve arazi örtüsündeki değişimlerin AYS üzerindeki etkileri belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmada, uzaktan algılama verileri kullanılarak Seferihisar ilçesinin 2017 ve 2023 yılları arasındaki her bir yıl için analizler yapılmıştır. Analizlerin veri seti; Landsat 8 uydusundan ve NASA'dan elde edilen SRTM uzaktan algılama verilerinden oluşmaktadır. Bu veriler görüntü işleme, rastgele orman algoritması ve denetimli öğrenme yöntemleri ile spektral endeksler (NDVI, NDBI, MNDWI, NDBaI), arazi örtüsü sınıflandırması ve AYS haritaları oluşturulmuştur. Ardından 2017-2023 arazi örtüsü değişim haritası kullanılarak, Seferihisar ilçesinin 2030 yılı arazi örtüsü tahmini yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre çalışma alanında arazi örtüsünde gözle görünür biçimde değişiklik yaşanmıştır. Bu değişiklikler sonucunda yapılaşmış alanların ve çıplak arazilerin AYS üzerinde artırıcı bir etkisi olduğu, bitki örtüsü ile kaplı olan alanların ise azaltıcı etkisi olduğu anlaşılmıştır. Bitki örtüsünün yer yer iyileştiği ve arttığı alanlarda AYS değerlerinde azalma meydana gelmesi, yapılaşmış alanların ve çıplak arazilerin artış gösterdiği alanlarda ise AYS değerlerinin artış meydana gelmesi çalışmanın önemli bulgularındandır. Bu bulgular doğrultusunda çalışmada 2030 yılında karşılaşılabilecek riskler değerlendirilmiştir.Master Thesis Conflictual Interplay Between Rural and Urban Areas: Demarcation of Peri-Urban Areas and Challenges in Planning, the Case of Izmir(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Aydemir, Sena; Akpınar, Figen; Çelik, Mehmet AliÜretim tarzı, Batı'nın merkezi liberalizasyonu, küreselleşmesi ve sermaye birikimi nedeniyle gelişmiş ve kentsel yayılmada bir değişime yol açmıştır. Bu durum kentsel ve kırsal etkinliklerin birleştiği geçiş bölgeleri olan kentsel çevrelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türkiye'de kentsel yayılma, âdem-i merkeziyetçilik ve parçalanma süreçleri çevre bölgelerdeki kentsel baskıyı artırarak kırsal alanla bağları aşındırıyor. Bu çalışma, mevzuat politikaları ve sosyoekonomik değişimler nedeniyle sıklıkla idari sınır değişikliklerine maruz kalan İzmir'in çevre bölgelerinin sınırlarının belirlenmesine odaklanmaktadır. Çalışma, Landsat uydu görüntülerini ve hükümet veri kaynaklarını kullanarak, çok kriterli karar analizini coğrafi bilgi sistemleriyle bütünleştiren niceliksel bir metodoloji kullanıyor. Yöntem, CBS yazılımında ağırlıkların kentsel veya kırsal endekslere dayalı olarak önceden tanımlanmış kriterlere tahsis edildiği ağırlıklı bir kaplama tekniği kullanır. Bu kriterler arasında arazi kullanımı, 36 yıllık (1986-2022) mekânsal yayılıma dayalı arazi kullanımındaki değişiklikler, aynı dönemdeki (1986-2022) nüfus büyüklüğü, yoğunluk ve büyüme, yerleşime uygunluk açısından eğim, arazi yüzey sıcaklığı, şehir merkezine uzaklık (30-50 km) ve ana ulaşım ağlarına yakınlık. Bulgular, İzmir ilinin, iç ve dış çevre olarak ayrılan, değişen derecelerde kentsel ve kırsal özelliklere sahip, heterojen bir alan dağılımıyla çevrelendiğini göstermektedir. Kırsaldan kente geçişte yakalanan alanlar tam olarak kentleşememekte ve kırsal özelliklerini koruyamamaktadır. Bu nedenle çevre bölgeleri kentsel ve kırsal alanlardan ayıran benzersiz özellikler nedeniyle özel yönetim ve müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.
