Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
2210 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 2210
Master Thesis Protein-enzyme reaction followed by vibrational spectroscopy and dft (density functional theory) characterization(01. Izmir Institute of Technology, 2023) Öztoprak, Nazlı; Güler, Günnur; Yağmurcukardeş, MehmetWhey proteins are crucial for many functions of the human body. Determining the structural properties of the protein with the enzymatic hydrolysis makes it possible to improve food quality, identify allergens and better understand food poisoning. In this study, the structural alterations of β-Lactoglobulin (model whey protein) were investigated during proteolysis. Trypsin was used as a model enzyme. Digestion of β-LG by trypsin at different concentrations were measured by Fourier transform infrared (FTIR) spectroscopy as well as by Raman spectroscopy to identify the degradation of the protein and to verify the enzymatic reactions results at various temperatures in real time. Afterwards, the advanced analysis techniques, two-dimensional correlation spectroscopy (2DCOS) and curve-fitting analysis, were applied. In addition, the experimental measurements were supplemented with DFT simulations. Based on the FTIR spectroscopy results, the most notable changes take place in the amide I (1600-1700 cm-1) and in the amide II (1480-1580 cm-1) regions. FTIR spectroscopic results revealed that the structural elements of β-LG broken down and degraded during the enzymatic digestion. Moreover, the carboxylate groups (COO-) gives rise in the infrared range (1605-1580 cm-1) as released products. Raman spectroscopic results demonstrate that β-LG loses its secondary structure and the product is formed around 1425 cm-1 arising from the carboxylate groups (COO-) due to the digestion. DFT results show that the Raman spectrum of single unit arginine and lysine residues can be predicted by DFT method. Furthermore, DFT calculations give the rise at 1683 cm-1 and 3540 cm-1 caused by C-N vibrations and N-H vibrations arising from the amino groups (NH2+), respectively.Master Thesis Green Synthesis of Nanostructured Bioactive Glass for Dental Applications(01. Izmir Institute of Technology, 2023) Tüncer, Melisa; Yücesoy, Deniz Tanıl; Öksel Karakuş, CeydaBioactive glass is a biomaterial commonly used in dental care products and bone tissue engineering applications due to its biocompatibility, bone-forming ability, and remineralization capability. Bioactive glasses form a hydroxyapatite-like layer on dentinal tubules by releasing calcium and phosphorus ions after interaction with saliva. Bioactive 45S5 glass traditionally synthesized by wet chemical methods which require high-temperature heating and the use of a strong acid catalyst, bringing into question of the possibility of introducing toxic acid residues into the final product. Therefore, there is a need to develop environmental-friendly bioactive glass synthesis methods or to modify existing ones in a way to uplift their environmental friendliness. To satisfy this need, we greenized the traditional sol-gel method by replacing the acid catalyst with an environment-friendly alternative and successfully used it for the synthesis of nanostructured 45S5 bioactive glass. First, physicochemical characterization of the synthesized bioactive glasses was performed. Then, the apatite formation capability of bioglasses were investigated in saliva. Next, the mineralization kinetics of bioglasses were tested in Ca/P buffer. In vitro toxicity tests were performed to assess the cytotoxic potential of the synthesized bioactive glass. All analyses were repeated for the traditional synthesis method for comparison purposes. The results confirmed that green synthesis is more advantageous in terms of bioactivity and functionality required for dental applications. Increasing the safety and functionality of bioglass at the same time during the production phase has critical importance for ensuring the sustainability of current applications as well as creating new uses in the biomedical fieldMaster Thesis Centrifugal microfluidic-based platforms for in vitro diagnostics(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Koç, Sadık; Tekin, Hüseyin Cumhurİn vitro tanı (IVD) yöntemleri, tanı koymak için kullanılan tüm araçları kapsarlar ve erken teşhis sağladıkları için büyük önem taşırlar. IVD'lerin gelişimi, hücreler arası iletişimi sağlayan eksozomların, özellikle hastalıkların erken teşhisinde biyomarker olarak kullanılmasına olanak tanımıştır. Geleneksel IVD'ler altın standart olarak kabul edilmesine rağmen, genellikle yüksek maliyetli ve zaman alıcıdır. Bu zorlukların üstesinden gelmek için IVD'lerin mikroakışkan sistemler kullanılarak hasta başı sistemlerine uyarlanması gerekmektedir. Bu bağlamda, polimetil metakrilat (PMMA) bazlı bir mikroakışkan çip üzerinde eksozomları izole etmek ve zenginleştirmek için yeni bir mikroakışkan üretim yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemde, saf aseton hem yüzey iyileştirici hem de yapıştırıcı olarak kullanılmış, PMMA kanallarındaki yüzey pürüzlülüğü ve opaklık sorunlarını ortadan kaldırarak yüzeyin kendini onarmasını ve şeffaf hale gelmesini sağlamıştır. Elde edilen çipler, yalnızca daha dayanıklı olmakla kalmayıp, aynı zamanda uygun maliyetli ve kolay üretilebilir niteliktedir. Bu yöntem, nanoparçacık ve eksozom izolasyonu için kapalı bir kanal içeren santrifüjlü mikroakışkan bir çip üretmek için başarıyla uygulanmıştır. Çip, 9000 rpm (9418 g) hızında standart bir masaüstü santrifüjde 200 nm parçacıkları 20 dakikada, 100 nm parçacıkları 30 dakikada ve 50 nm parçacıkları 60 dakikada izole etmeyi başarmıştır. Özellikle, eksozomlar, belirteç kullanmadan, hücre ortamından bir saat içinde izole edilmiştir. Bu yenilikçi santrifüj tabanlı mikroakışkan platform, farklı IVD uygulamaları için umut vaat etmektedir.Master Thesis Structural Health Monitoring of Small-Scale Vertical Axis Wind Turbine Blade(Izmir Institute of Technology, 2023) Öğünç, Ozan; Turan, GürsoySon yıllarda, Dünya genelinde ve Türkiye'de enerji fiyatlarında büyük artışlar yaşanmaktadır. Bu artışların yanı sıra fosil yakıtların doğaya verdiği zarar yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan rüzgar, bu ilginin odak noktalarından biri olmuştur. Rüzgardan gelen kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren rüzgar türbin sistemleri farklı mühendislik hizmetlerinin uygulanması ile oluşturulur. Dünyadaki hızlı teknolojik değişim ve rüzgara olan ilgiden dolayı son yıllarda rüzgar türbin sistemleri çok hızlı bir şekilde gelişme göstermiştir. Rüzgar türbinlerinin sayısının ve öneminin artması ile bu tarz yapıların sağlığının incelenmesi önemli bir konu olmuştur. Bu tez çalışmasında, XGEN-Energy firmasının ürettiği Wind-Er modelinin kanadı incelenmiştir. Türbin kanadının öz frekanslarını ve mod şekillerini belirlemek için python dili kullanılarak, kovaryans güdümlü stokastik alt uzay tanımlama yöntemi (SSI-Cov) programlanmıştır. Çalışma iki temel kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, kanat modeli python yazılım dili ile parametrik tasarım yapılmış ve CalculiX sonlu elemanlar programı kullanılarak modal analizi yapılmıştır. Modal analiz tamamlandıktan sonra uygun deney düzeneğine karar vermek için transient analizi yapılmıştır. Analiz sonucu çıktı verileriyle SSI-Cov yöntemi test edilmiştir. İkinci kısımda, kanadın fiziksel modeli üzerinde testler yapılmıştır. Sayısal model ile fiziksel model çıktı verileri birbirini doğrulamıştır. Modelin modal parametrelerinden, doğal frekansları ve ilk modun mod şekilleri SSI-Cov kullanılarak tahmin edilmiş ve sonuçlar tutarlı çıkmıştır.Master Thesis Developing the Mechanical Properties of Bio-Based Films Used in Food Packaging Industry(Izmir Institute of Technology, 2023) Irak, Ekrem Anıl; Toksoy, Muhammet Fati̇h; Tihminlioğlu, FundaCanlı popülasyonun artmasıyla birlikte dünyamızda atık yönetimi günden günde daha önemli bir hale gelmektedir. Sürdürülebilirlik için ambalaj atığı yönetiminde de birçok yöntem gündeme gelmiştir. Bu popülaritesi artan yöntemlerden biri de biyobozunma ile atık bertaraf edilmesidir. Yapılan bu çalışmada da biyobazlı ve biyobozunur ambalaj üretimi üzerine çalışılmıştır. Markette en yaygın olan biyobazlı ve biyobozunur ambalaj filmi PLA granülünden üretilen filmlerdir. PLA filmi mekanik özellikleri bakımdan petrol bazlı granüllerden üretilen birçok filme göre daha rijit ve şekil verilmesi zordur. Bu da paketleme makinalarında ambalaj filmine form vererek torba haline getirilmesinde kopma ve şekil verilmesi verimliliği kaynaklı problemler çıkarmaktadır. Bu problemler üzerine odaklanılarak PLA filmin rijitliğini bir miktar azaltmak için alışveriş torbalarında kullanılan Mater-Bi granülü kullanılmıştır. Mater-Bi granülünden üretilen alışveriş torbaları petrol bazlı standart ambalaj filmlerine göre daha sünek bir yapıdadır. Mater-Bi granülü de PLA granülü gibi hem biyobazlı hem de biyobozunur yapıdadır. Hem PLA hem de Mater-Bi granülleri solvente çözülüp %100PLA, %80PLA-%20Mater-Bi, %70PLA-%30Mater-Bi, %60PLA-%40Mater-Bi ve %100 Mater-Bi olarak farklı oranlarda ambalaj filmi üretilmiştir. Bu oranlarda üretilen ambalaj filmindeki Mater-Bi oranının artışı ile ambalajın özelliklerindeki değişim incelenmiştir. Mekanik özellikler kapsamında kalınlık, birim ağırlık, verimlilik, çekme-gerdirme dayanımı, delinme direncine bakılmıştır. Form verilen filmlerin yapışma performansı da gıda güvenliği için önemli bir kriter olduğundan dolayı yapışma performansındaki değişim de test edilmiştir. Gıda güvenliği ve raf ömrü için kullanılan ambalaj filminin diğer bir amacı da pazarlamadır. Bu sebeple üretilen ambalaj filminin optik özelliklerindeki değişim de test sonuçlarında bulunmaktadır. PLA'nın transparan görünüşü ile Mater-Bi'nin sarımtırak görünüşü arası optik özellikte filmler üretilmiştir. Farklı oranlarda üretilen ambalaj filmlerinin analitik olarak inceleyerek FTIR analizleri yapılmıştır. Gıda güvenliği açısından regülasyonlara uygun olduğunu görmek için solvent kalıntısı tespit testi yapılmıştır. Formülasyonlar yapılan testlerin sonuçlarına göre değerlendirilmiştir.Master Thesis Effect of Arc Deposition and High Power Impulse Magnetron Sputter Coatings on the Performance of Tools for Machining Various Ferrous Materials and Ti6al4v Alloys(Izmir Institute of Technology, 2023) Nohuz, Mine; Davut, Kemal; Davut, KemalIn this thesis, the performance of different coating techniques in machining various steels and Ti6Al4V is investigated. Currently, most of the carbide tools with the coating because of the tool life. In order to increase the productivity of the manufacturing processes and to use new materials, the research on the coating of cutting tools has been increased. Recently, the interest in physical vapor deposition has increased because the tool life is increased for many difficult-to-machine materials and difficult machining conditions. Two types of PVD coating were used in this work. The surfaces of the coated tools were examined under scanning electron microscope. The effects of cathodic arc deposition and high pulse magnetron sputtering on tool performance were investigated on various workpieces such as 4140 and CK45 steels, D2 tool steel (60HRC), GG25 cast iron and also on Ti6Al4V alloy. In the performance tests, the cutting forces were measured over a period of time and the wear patterns were recorded. The results indicate that HIPIMS coated tools perform better in operations where normal load is low and torsion forces are high. Those tools also work better in materials harder than 250 BHN. The better performance of HIPIMS coated tools were attributed to their less smooth and droplet free surfaces.Master Thesis How Out-Of Activity Areas and Surrounding Land Uses Affect Students' Feelings About Coming School?: Cases in İzmir(Izmir Institute of Technology, 2023) Özkan, Tuba Nur; Şenol, FatmaAraştırma 10-15 yaşındaki ortaokul öğrencilerinin okula gelme ile ilgili olumlu duygularını etkileyen faktörleri incelemektedir. Okul bahçesi gibi derslik dışı aktivite alanları ve park, diğer kentsel yeşil alanlar gibi okul çevresindeki arazi kullanımlarının öğrencilerin fiziksel ve zihinsel sağlıklarına etkisi kanıtlanmıştır. Fakat bu alanların ve buna ek olarak farklı derslik dışı aktivite alanları ve okul çevresindeki arazi kullanımlarının öğrencilerin okula gelmeye dair olumlu duygularına olan etkisine dair bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu tezde okula gelmeye dair olumlu duyguların önemli bir parçası olan okula bağlılık, akademik başarı, okul iklimi ve okula düzenli katılımı etkileyen etkenler üzerinden yola çıkarak okula gelmeye dair olumlu duygulara etki eden faktörleri saptamıştır. Bu faktörleri sosyal ve fiziksel faktörler olarak ele almıştır. Sosyal faktörler bireysel, ebeveyn, ev ve ev halkının karakteristik özellikleri olarak gruplandırılmıştır. Fiziksel özellikler ise derslik dışı aktivite alanları ve okul çevresindeki arazi kullanımları olarak ele alınmıştır. Aynı zamanda çocukların bu alanlara dair algıları ve bu alanlardan beklentileri de incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin okula gelmeye ilişkin olumlu duyguları ile okul içi sınıf dışındaki etkinlik alanlarının ve okul çevresindeki arazi kullanımları çeşitliliği arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu tez Konak ve Karabağlar / İzmir'de dört mahallenin dört ortaokulunda 10-15 yaş ortaöğretim öğrencileri hakkında geliştirilmiştir. Alan gözlemleri ve kullanıcı anketleri sunmaktadır. Sonuç olarak, okulların yer seçimi ve derslik dışı aktivite alanlarının fiziksel tasarımına dair öneri ve stratejiler geliştirmektedir.Master Thesis A Real-Time 3d Scanner System Developed With Combined Usage of Active Triangulation and Time of Flight Sensors(01. Izmir Institute of Technology, 2023) Şi̇mşek, Burak; Gümüşteki̇n, ŞevketBu çalışma, aktif üçgenleme ve uçuş zamanı sensörü teknolojilerini birleştiren gerçek zamanlı bir 3 boyutlu tarayıcı sisteminin geliştirilmesini ve değerlendirilmesini sunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, nesnelerin hassas 3 boyutlu modellerini yakalayabilen sağlam ve verimli bir sistem tasarlamaktır. Önerilen sistem, yapılandırılmış ışık desenlerinin hedefe yansıtılmasını ve yansıyan desenlerin bir kamera kullanılarak yakalanmasını içeren aktif üçgenlemeyi kullanır. Ek olarak, ışığın hedefe gidip geri gitmesi için geçen süreyi ölçen bir uçuş süresi (TOF) sensörü dahil edilerek derinlik bilgisinin elde edilmesi sağlanır. Sistemin uygulanması donanım bileşenlerinin, kalibrasyon prosedürlerinin ve yazılım algoritmalarının entegrasyonunu içerir. Donanım kurulumunda yüksek çözünürlüklü bir kamera, lazer projektörler ve bir TOF sensörü bulunur. Kamera, projektör ve TOF sensörü arasında doğru eşleşmeyi sağlamak için kalibrasyon teknikleri kullanılır. Elde edilen verileri işlemek ve tam bir 3 boyutlu model oluşturmak için nokta bulutu kaydı ve yüzey yeniden yapılandırması gibi çeşitli hesaplama algoritmaları kullanılır. Geliştirilen sistemin performans değerlendirmesi, farklı karmaşıklık düzeylerine sahip farklı nesneler üzerinde yapılan testleri içermektedir. Sonuçlar, sistemin ayrıntılı 3D modelleri gerçek zamanlı olarak yüksek doğruluk ve çözünürlükle yakalama yeteneğini göstermektedir. Sistemin ortam aydınlatması ve nesne yansıması gibi çevresel faktörlere karşı dayanıklı olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın bulguları, gerçek zamanlı 3 boyutlu model edinimi için pratik ve etkili bir yaklaşım sunarak 3 boyutlu tarama alanına katkı sağlamaktadır. Geliştirilen sistemin hızlı ve hassas 3B tarama işleminden faydalabilecek tüm araştırma ve endüstri alanlarında uygulanma potansiyeli vardır.Master Thesis Improvement of energy performance using modular green systems as a retrofitting strategy on building envelope(Izmir Institute of Technology, 2023) Al Chaderchi, Balsam Munadhil; Sofuoğlu, Sai̇t Cemi̇l; Arsan, Zeynep DurmuşYeni altyapının geliştirilmesi enerji tüketimini artırmaktadır. Bu nedenle doğa temelli çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. Modüler yeşil sistemlere (MYler) duyulan ilgi, mevcut binaları daha çevre dostu hale getirmesidir. Bu çalışma, binalarda enerji tüketimini en aza indirmek için bir iyileştireme yaklaşımı olarak prefabrik yeşil sistemler olan MY'leri araştırmayı amaçlamaktadır. İlk olarak, farklı bitkiler, malzemeler ve boyutlarla cephe ve çatı alternatifleri tasarlanmıştır. Araştırma iki aşamalıdır: ilki, ürün seviyesi, yani sistemin enerji tüketimini ve CO2 ayak izini değerlendiren yaşam döngüsü analizidir. Plastik, geri dönüştürülmüş plastik, mantar ve fiberglas modül malzemeleri, hammade eldesi, üretim, taşıma ve bertaraf aşamaları için Granta Edupack kullanılarak değerlendirilmiştir. Geri dönüştürülmüş plastik, yaşam süresi boyunca çevresel etkisi açısından en iyi malzeme olarak tespit edilmiştir. İkinci aşamada, geri dönüştürülmüş plastik, çatı için; RA1, RA2 ve RA3 ve cephe için FA1, FA2 ve FA3 iyileştirme alternatifleri ile uygulanmıştır. Enerji performans araştırması, mevcut bir bina olan IYTE Mimarlık Fakültesi, E Blok için DesignBuilder yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Yeşil çatı ve cephe modülleri ile % 4.46-6.52 ve % 7.44-11.72 ısıtma için enerji azaltımı sağlanmıştır. Alternatif RA2'nin tüm çatı alanına (ARA2) ve FA3'ün binanın güney duvarina (SFA3) uygulanmasıyla 2773 kWh ısıtma yükünden % 12.65, 7555 kWh soğutma yükünden % 1.60, genel itibarla aylık 471.58 kWh tasarruf sağlanabileceği görülmüştür. Sonuç olarak, MY'ler, daha düşük çevresel etki, bina bazında azaltılmış ısıtma enerji tüketimi ve şehir ölçeğinde azaltılmış soğutma enerjisi sağlama potansiyeli nedeniyle yenileme stratejileri için bir seçenek olabilir.Master Thesis Investigation of Tsunami Induced Hazards in the Floating Docks of Seferihisar Sığacık Marina by Numerical Modeling(Izmir Institute of Technology, 2023) Çeli̇k Karaca, Hi̇lal; Özbahçeci̇, BergüzarTsunamiler neden oldukları su seviyesi değişimleri ve güçlü akıntılar nedeniyle liman içindeki yapılarda önemli hasarlar meydana getirebilirler. 30 Ekim 2020 tarihinde Sisam (Samos) Adası kuzeyinde meydana gelen 6.6 Mw büyüklüğündeki deprem, deniz tabanındaki düşey deformasyona bağlı olarak tsunamiye yol açmıştır. Tsunami Seferihisar'daki Teos Marina yüzer iskele pontonlarında ağır hasarlara neden olmuştur. Literatürde tsunaminin denizde ilerlemesi, kıyıda tırmanması ve baskın mesafeleri ile ilgili çok sayıda çalışma olmasına rağmen tsunami kaynaklı su seviyesi değişimlerinin ve akıntının, zincirlerle tabandaki tonozlara ve birbirlerine bağlı yüzer iskele pontonlarında oluşturduğu hasarın henüz incelenmediği görülmüştür. Tsunaminin yapılar üzerindeki hasar seviyesinin tespit edilmesi ve azaltılması için sayısal modelleme oldukça önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Teos Marinada yer alan ve en çok hasar gören yüzer iskele olan A iskelesi orta doğruluklu hidrodinamik model, ANSYS™ AQWA® kullanılarak sayısal olarak modellenmiştir. Çalışmada öncelikle tsunami etkileri olmaksızın yüzer iskelenin stabilitesine bakılmıştır. Daha sonra tsunamiden dolayı oluşan su seviyesi değişimleri ve akıntı etkileri modelde yapıya etki ettirilmiştir. Yapının deplasman ve rotasyonları incelenmiş, zincirlerin gerilmeleri, ve pontonlar arasındaki bağlantılar üzerindeki kuvvetler hesaplanmıştır. Tonozlar için kayma ve yukarı kalkma güvenlik katsayılarına bakılmış ve stabilite durumları kontrol edilmiştir. Tüm bu sonuçlar tsunami sırasında ve sonrasında Marina yetkililerinin ve görgü tanıklarının gözlemleri, çekilen fotoğraflar ve yapılan ölçümlerle karşılaştırılmıştır. Buna göre, tsunami sırasında gözlendiği gibi, pontonların yükselip alçalması, zincirlerin kopması, ponton bağlantılarının kopması, tonozların yukarı çıkması modelde de simüle edilebilmiştir.
