Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008
Browse
Search Results
Now showing 1 - 2 of 2
Master Thesis Deep Learning-Based Analysis of Electrochemical, Biomedical, and Optical Signals(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Gümüş, Abdurrahman; Yeke, Muhammet Çağrı; Gümüş, Abdurrahman; Odacı, DilekBu tez, derin öğrenme (DÖ) tekniklerinin çeşitli alanlardaki uygulamalarını inceleyerek, karmaşık verilerin tespiti, sınıflandırılması ve analizi konularında önemli iyileştirmeler sağlamaktadır. Çalışma, DÖ modellerini farklı analitik yöntemlerle entegre ederek performansı artırmayı amaçlamaktadır. Elektrokimyasal analiz alanında, CD36'nın tespiti ve sınıflandırılması için bir immünobiyosensör kullanılarak DÖ tabanlı bir yaklaşım geliştirilmiştir. Geleneksel teknikler, özellikle düşük analit konsantrasyonlarında duyarlılık ve hızlı analizde yetersiz kalmaktadır. Tek boyutlu evrişimli sinir ağı (1B-ESA) ve hibrit 1B-ESA – uzun kısa süreli bellek (UKSB) ağları gibi DÖ modellerinin entegrasyonu, biyosensörün duyarlılığını ve özgüllüğünü önemli ölçüde artırmıştır. Biyomedikal uygulamalarda, yüzey elektromiyografi (yEMG) sinyalleri kullanılarak el hareketlerinin sınıflandırılması için Vision Transformer (ViT) teknikleri kullanılmıştır. sEMG verileri, ileri zaman-frekans analizi (TFA) yöntemleri ve çeşitli ViT modelleri ile analiz edilerek yüksek doğruluk elde edilmiştir. Optik algılama alanında, Faza Duyarlı - Zaman Bölgesinde Optik Geriyansımalı Ölçüm Tekniği (Faz-OTDR) verilerinin analizi için DÖ teknikleri kullanılmıştır. DÖ yöntemlerinin Faz-OTDR tabanlı akım algılama sistemlerinin verimliliğini artırdığı gösterilmiştir. 1B-ESA, 1B-ESA – UKSB ve 1B-ESA – Çift yönlü UKSB modelleri kullanılarak, akım değerlerinin doğru bir şekilde sınıflandırılması sağlanmıştır. Ayrıca, optik sinyalleri görüntüye çevirme metodu uygulanarak, aktarımlı öğrenme modelleri ile yüksek sınıflandırma doğruluğu elde edilmiş ve veri depolama daha verimli hale getirilmiştir. Bu tez, DÖ tekniklerinin çeşitli analitik yöntemlerle entegrasyonunun önemli ilerlemeler sağlama potansiyelini göstermektedir. Çalışmalar, DÖ'nün veri analizi performansını artırmadaki çok yönlülüğünü, daha doğru, hassas ve verimli çözümler sunarak ortaya koymaktadır. Geliştirilen metodolojiler, diğer biyomarkerlar, sinyal türleri ve analitik zorluklara genişletilebilir.Master Thesis Machine-learning-assisted de novo design of molybdenum disulfide binding peptides(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Öğüt, Alp Deniz; Yücesoy, Deniz Tanıl; Apaydın, Mehmet SerkanKısa amino asit zincirleri, peptitler, biyolojik süreçler ve yüksek teknoloji uygulamaları için vazgeçilmez moleküllerdir. Geniş kullanım alanları arasında, moleküler tanıma özelliği ile bio-nano arayüzler oluşturmak ilgi toplayan bir araştırma konusu olmuştur. Yapılan çalışmalar sonucunda yönlendirilmiş evrim metodolojileri oluşturulmuş ve çeşitli hedeflere -enzim, antijen veya inorganik yapılar- bağlanan fonksiyonel peptit tanısı mümkün hale gelmiştir fakat bu geleneksel yaklaşım ölçeklenebilirlik ve sekans uzayındaki ilişkilerin anlaşılması konusunda zayıflıklar taşımaktadır. Bu zafiyetler, yüksek çıktılı sekanslama ve hesaplama verimlerinin artması ile beraber derin yönlendirilmiş evrim gibi daha güçlü teknolojilerinin geliştirilmesini motive etmiştir. Bu yöntemle üretilen büyük veri setleri, sekans-fonksiyon ilişkilerinin makine öğrenmesi ile modellenebilmesinin önünü açmıştır. Bu tezin amacı bu veri setlerine uygun bir makine öğrenmesi akışı oluşturmaktır. Bu düzlemde Random Forest algoritması ve derin nöral ağlar kullanılmış, eğitilen modellerin bağlanma puanı öngörüleri beraber kullanıldığında mutlak hata sırasıyla, 0.0304, Pearson korelasyon ölçütü 0.904 olarak elde edilmiştir. Bu modelleri kullanarak rastgele arama ve tekrarlayan optimizasyonlar ile güçlü bağlanan örnek bir peptit tasarlanmıştır. Bulgular alan bilgisinin makine öğrenme modeli eğitimdeki yerini vurgulamış, kullanılan örnek ağırlıklarının ve semantik amino asit vektörlerinin başarıya önemli katkıları gözlemlenmiştir. Bu çalışma çeşitli fonksiyonlara sahip peptit tasarlayabilen bir platform oluşturabilmek için temel noktaları göz önüne serer.
