Civil Engineering / İnşaat Mühendisliği

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/13

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 26
  • Article
    Karaburun Yarımadası’ndaki Yeraltı Suların Fiziksel ve İzotopik Özellikleri
    (DSİ, 2016) Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Solak, Onur; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Sözbilir, Hasan
    Türkiye'nin batısında yer alan Karaburun Yarımadası'nın içme suyunun tamamına yakını yeraltı sularından karşılanmaktadır. Özellikle yaz dönemlerinde bölgedeki nüfus artışı ve buna paralel olarak yeraltı suyu kullanımının önemli miktarda artması, kıyı akiferlerinde tuzlanma tehlikesini de beraberinde getirmektedir. Bu durum bölgenin ekonomisini ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğini etkilemektedir. Bu çalışmada, Karaburun Yarımadası'ndaki suların fiziksel ve çevresel izotop içerikleri birlikte değerlendirilerek, bölgedeki akiferlere ilişkin özellikler irdelenmiştir. Bu nedenle inceleme alanında yağışlı ve kurak dönemlerde suların fiziksel ve izotopik özellikleri için 26 noktada su numunesi alınmıştır. Elde edilen verilere göre inceleme alanındaki suların kurak dönemde elektriksel iletkenlik (Eİ) değerlerinin yükseldiği görülmüştür. Bu durum, kurak dönemde bölgedeki geçici nüfus artışı sebebiyle yeraltı suyu tüketiminin artışı ile ilişkilidir. Özellikle kıyı akiferlerinde aşırı su çekilmesi tuzlu su girişiminin artmasına sebep olmuştur. Kurak dönemde bazı kuyulardan alınan su numunelerinin (ILS gibi) trityum ve Eİ değerleri yüksektir
  • Article
    İzotop Özelliklerinin Kullanılarak Su-kayaç Etkileşiminin İncelenmesi: Alaşehir Alt Havzası Örneği
    (DSİ, 2019) Tonkul, Serhat; Şimşek, Celalettin; Baba, Alper
    Yeraltı su kaynakları yenilenebilir kaynaklar olmasına karşın, havzalarda aşırı çekim baskısı nedeniyle akiferlerde yeterince depolanamamakta ve depolama rezervi sürekli olarak azalmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda yeraltısuyunun sürdürülebilir verimliliğinin arttırılması için kalite ve miktarın belirlenmesine yönelik olarak yüzey ve yeraltısuyu sistemleri arasındaki ilişkinin detaylı olarak çalışılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Yüzey ve yeraltısuları arasındaki ilişkinin ortaya konulmasında en çok kullanılan özelliklerden birisi de izotoplardır. İzotoplar yeraltısuları ile kayaçlar arasındaki etkileşimini (su-kayaç ilişkisi) anlamada büyük öneme sahiptir. İzotoplar ile suların izledikleri yollar ve kökenleri hakkında önemli bilgiler alınabilmektedir. Özellikle, jeotermal bir sistemin bulunduğu bölgede, jeotermal rezervuar sıcaklığını tahmin etmede yardımcı olabilen bu izotoplar, aynı zamanda jeotermal bir sistemin evrimini de ortaya çıkarmaktadır. Türkiye’nin batısında yer alan ve ülkenin %2’sini oluşturan Gediz Havzası, önemli bir jeotermal potansiyelin olduğu alan konumundadır. Bu çalışma kapsamında çalışma alanındaki suların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin kullanılarak, Alaşehir alt (Manisa) havzasında yüzey ve yeraltısuyu sistemleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Alaşehir alt havzasında 25 farklı noktada araştırma kuyuları açılmış olup, bu kuyulardan yağışlı ve kurak dönemde alınan yeraltısuyu örnekleri ile bu alandaki yağmur suyu örnekleri üzerinde laboratuvar ortamında, 2017 ve 2018 yılına ait numunelerin izotopik özellikleri değerlendirilmiştir. Buna göre, çalışma sahası ve çevresinde yeraltısularının 2017 ve 2018 yıllarına ait yağışlı ve kurak dönem ? 18O, ? 2H ve ? 3H izotop dağılımlarına bakıldığında genel olarak suların önemli bir kısmının meteorik kökenli olduğu anlaşılmaktadır.
  • Article
    Çevresel Kirleticilere Karşı Kuyu Koruma Alanının Parçacık Taşınımı ile Değerlendirilmesi: Menderes (ızmir) Örneği
    (Dokuz Eylül Üniversitesi, 2019) Şimşek, Celalettin; Taşkın, Nurcihan; Özdayı, Murat Ozan; Özacar, Vehbi; Özyol, Feride
    İzmir Çevresinde alüvyon ve mermerler yeraltısuyu (YAS) sağlama açısından en önemli akiferlerdir. Alüvyon ve karstik birimlerden su sağlayan kuyuların koruma alanlarının belirlenmesi çevresel kirleticilerden korunması açısından önem arz etmektedir. İzmir Menderes Ovasında karstik birimlerle bağlantılı olan alüvyon akiferde açılan su kuyularının koruma alanlarının belirlenmesinde, farklı çekim değerlerinin etkileri parçacık taşınımı ile değerlendirilmiştir. Bunun için akiferle irtibatlı olan karstik birime bir kirletici tanımlanmış ve alüvyon akiferden su sağlayan kuyulara varış zamanları elde edilmiştir. Yapılan değerlendirmede, parçacığın hızının yeraltısuyu hidrodinamiğine bağlı olarak etkilendiği, bu hızın özellikle çekim debileri ile denetlediği belirlenmiştir. Alüvyon akiferde açılan sayısız sulama su kuyusu çekime başladığında kirleticiler daha hızlı kuyulara doğru ilerlemektedir. Özellikle kirleticilerin bulunduğu akiferlerde içme suyu kuyusu olarak açılan kuyuların koruma alanlarının belirlenmesi ve korumaya alınması önem taşımaktadır. Bunlara ek olarak, kuyu çekim değerlerinin yeraltısuyu akım hızını denetlemesi nedeniyle belli alanlarda kümelenmiş kuyuların koruma alanlarının belirlenmesinde modelleme yaklaşımı ile belirlenmesinde yarar bulunmaktadır.
  • Article
    Citation - WoS: 16
    Citation - Scopus: 20
    Groundwater Recharge Estimation Using Hydrus 1d Model in Alaşehir Sub-Basin of Gediz Basin in Turkey
    (Springer Verlag, 2019) Tonkul, Serhat; Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Durukan, Seda; Demirkesen, Ali Can; Tayfur, Gökmen
    Gediz Basin, located in the western part of Turkey constituting 2% land of the country, has an important groundwater potential in the area. Alasehir sub-basin, located in the southeast of the Gediz Basin and subject to the extensive withdrawal for the irrigation, constitutes the study area. Natural recharge to the sub-basin due to precipitation is numerically investigated in this study. For this purpose, 25 research wells, whose depths range from 20 to 50 m, were drilled to observe the recharge and collect the necessary field data for the numerical model. Meteorological data were collected from 3 weather stations installed in the study area. The numerical model HYDRUS was calibrated using the field water content data. Soil characterization was done on the core samples; the aquifer characterization was performed, and the alluvial aquifer recharge due to precipitation was calculated. As a result, the computed recharge value ranges from 21.78 to 68.52 mm, with an average value of 43.09 mm. According to the numerical model, this amount of recharge corresponds to 10% of the amount of annual rainfall.
  • Conference Object
    Evidence for Sea Water Intrusion in Karstic Aquifer of Karaburun Peninsula, Nw Turkey
    (International Water Association, 2017) Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Şimşek, Celalettin; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Sözbilir, Hasan
    Karstic aquifers are considered to be significant sources of groundwater and are mostly under threat due to sea water intrusion in many parts of the world. Seawater intrusion is also a common problem on karstic aquifers of Karaburun Peninsula in north of Mediterranean Region. The hydrogeology of Karaburun Peninsula is fairly complex and is mostly characterized by highly permeable karstic formations with significant water storage in an otherwise water scarce area. The karstic aquifers of the region were recently found to be under severe salt water intrusion, which significantly altered the position of fresh water/sea water interface as a result of excessive pumping and fault zones controlling the karstic network.
  • Conference Object
    Investigation of Groundwater Recharges Mechanism in Alasehir Plain: From Physical Characterization To Modelling
    (International Water Association, 2017) Şimşek, Celalettin; Baba, Alper; Aksoy, Niyazi; Demirkıran, Zülfü; Hasözbek, Altuğ; Tayfur, Gökmen; Kumanlıoğlu, Ahmet; Durukan, Seda; Demirkesen, Ali Can; Murathan, Alim; Çağıran, Ömer; Akdeğirmen, Özgün; Tonkul, Serhat
    Characteristics of aquifer that allows the flow of groundwater, recharge and discharge mechanism effect the available groundwater potential. In order to determine the available potential of groundwater, the budget components are the most important parameters. In general, different analogical methods are applied in different countries, instead of using measurable data. Determination of the groundwater recharge is the most difficult parameter to be measured among the hydrological budget parameters. In general, the analogical methods are insufficient to determine the groundwater recharge rate. Precipitation, evaporation-transportation and runoff can be measured from the surface meteorological station. However, estimation of groundwater recharge cannot be measured directly. At the moment of climate change, visualization of the spatial distribution of the groundwater recharge estimation and mapping are needed. Therefore, improvements of easy groundwater recharge techniques are very important tools for groundwater basins to develop the water management planning.
  • Conference Object
    Investigation of sea water intrusion in the Ildırı Region (Çeşme-Turkey) coastal aquifer
    (Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, 2017) Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Şimşek, Celalettin; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Sözbilir, Hasan
    Coastal aquifers are considered to be significant sources of groundwater and are mostly under threat due to sea water intrusion as a result of anthropogenic (i.e., over exploitation, reduced recharge due to climate change, etc.) and natural sources (i.e., tectonic features and fault line orientations) in many parts of the world. Seawater intrusion is also a common problem on coastal aquifers of Turkey.
  • Conference Object
    Gediz Havzasında Yeraltısuyu Üzerindeki Çevresel Baskı Unsurlarının Değerlendirilmesi
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2014) Şimşek, Celalettin; Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Yıldızer, Nilgün
    Son yıllarda küresel iklim değişikliklerine bağlı olarak ülkemiz genelinde su potansiyelinin gerek kalite gerekse miktar açısından önemli oranda baskı altında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, sürdürülebilir su potansiyelinin geliştirilmesine yönelik olarak bir takım önlemlerin alınması zorunlu hale gelmiştir. Bunun için öncelikli olarak, ülkemizde mevcut yeraltı su durumunun miktar ve kalite açısından belirlenmesi için havza bazında hidrojeolojik çalışmalar yapılmaktadır. Bunlardan biri ise Ege Bölgesinin en büyük nehir havzalarından biri olan Gediz havzasıdır. Gediz havzasında mevcut su potansiyelinin belirlenmesine yönelik olarak 2012 yılından bu yana hidrolojik, hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal çalışmalar sürdürülmektedir. Gediz havzasında yapılan ve elde edilen ön bulgular bu çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda 17146 km2’lik bir alanı kapsayan Gediz havzasında en önemli yeraltı suyu kütlelerinin, havza alanının %18’ini kaplayan alüvyonel birimler ve %12’sini kaplayan karstik kaya ortamlar (Mesozoyik kireçtaşları, Paleozoyik mermerler ve Neojen kireçtaşları) olduğu saptanmıştır.
  • Conference Object
    Su Kuyularında Gözlenen Kuyu Başı ve Lokasyon Problemleri
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Şimşek, Celalettin; Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Yıldızer, Nilgün
    Sürdürülebilir içme ve sulama suyu sağlama açısından iyi planlanmış su kuyuları en önemli unsurlardan biridir. Ülkemizde her yıl binlerce lisanlı ve kaçak kuyu sulama ve içme suyu sağlama amaçlı olarak kontrolsüz ve bilinçsiz olarak açılmaktadır. Binlerce plansız ve arazi şartlarına uygun açılmayan kuyu, kirleticilerin akifere hızla karışmasına olanak sağladığı için yeraltı suyu kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Pek çok durumda açılan kuyular uygun şartlarda inşa edilmemekte ve uygun ekipmanlarla donatılmamaktadır. Uzun yıllara dayalı arazi gözlemleri sonucunda, yerleşim yerlerine su sağlayan kuyuların büyük bir çoğunluğunun açıkta kaldığı, kuyu ağzı betonlarının olmadığı, kuyu donanımlarının oldukça paslı ve hijyenik olmadığı ve yer yer kuyu muhafaza borularının topografik seviyenin altında kaldığı tespit edilmiştir.
  • Conference Object
    Karaburun Yarımadası Güneybatısındaki Su Kaynaklarının Hidrojeokimyasal Özellikleri
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Sözbilir, Hasan
    İzmir’in batı ucunda yer alan Karaburun Yarımadası turizm açısından Türkiye’nin en önemli yerlerinden bir tanesidir. Yerli ve yabancı turistlerin Çeşme ve Alaçatı’da yer alan turizm tesislerinde konaklamalarının yanı sıra, bu kesimlerde yer alan ikinci konutlar nedeni ile de yaz ayları nüfusunu çok arttırdığı görülmektedir. 2012 yılı verilerine göre Çeşme ilçe nüfusu 34563 kişi olarak görülmekle birlikte, özellikle 2014 Temmuz ve Ağustos aylarında nüfusun altı yüz bin kişiye ulaştığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle, İlçenin en önemli sorunu su olmuştur. Çeşme ilçesinin su ihtiyacı, Alaçatı Barajı ve Karaburun Yarımadası’nın güney batısında yer alan Ildır Bölgesi’ndeki kuyulardan sağlanmaktadır. İklim değişiminin bir sonucu olarak son yıllarda, barajdaki su seviyesi çok azalmıştır. Buna ek olarak, alandaki yeraltısuyu kaynakları da aşırı çekimin bir sonucu olarak tuzlanmaya başlamıştır. Çeşme’nin başlıca su kaynağını oluşturan, Ildır karstik kaynaklar ile ilgili DSİ, İller Bankası ve Turizm Bakanlığı tarafından bir dizi araştırma yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda, Ildır karstik kireçtaşları yeraltısuyu kaynak kapasitesi, karstik akiferin deniz ile olan ilişkisinin sınırlandırılması ve geçirimsiz bir perdenin oluşturulması üzerine durulmuştur. DSİ tarafından Ildır sahil kesiminde açılan sondaj kuyularında, kıyı boyunca deniz suyu girişiminin olduğu, alanda aktif karst derinliğinin ortalama 60 m olduğu belirtilmiştir.