Civil Engineering / İnşaat Mühendisliği
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/13
Browse
12 results
Search Results
Article Alaşehir Alt Havzasının (gediz Havzası, Batı Anadolu) Nem Değişimi Yöntemine Göre Yeraltısuyu Besleniminin Değerlendirilmesi(2021) Durukan, Seda; Şimşek, Celalettin; Tonkul, Serhat; Baba, Alper; Tayfur, GökmenGediz havzası Ege Bölgesinin en önemli havzalarından biridir. Çalışma alanı Gediz havzası içerisinde bulunan Alaşehir alt havzasıdır. Bu çalışma kapsamında Alaşehir alüvyon akifere çok sayıda araştırma kuyusu açılmış olup, araştırma kuyularında zemin karakterizasyonu belirlenmiş ve bazı kuyulara da zemin nem sensörleri konumlandırılarak yeraltısuyu beslenimi hesaplanmıştır. Doygun olmayan bölgedeki zeminlerde nem değişim yöntemi ile yağıştan sonra zemin nem değişimleri belirlenerek yağıştan beslenme miktarı tespit edilebilmektedir. Bu kapsamda alüvyon akifere 5 farklı noktada özel açılan kuyularda 5, 10 ve 15 m derinliklerde nem sensörleri vasıtası ile zemin nemi, sıcaklığı ve tuzluluğu ölçülmüştür. Çalışma alanında seçilen kuyularda zeminin suya doygun olmayan bölgesinde gerçekleştirilen hacimsel su içeriklerine göre mevsimsel değişiklikleri ortaya konulmuş ve yağıştan kaynaklanan beslenme miktarı belirlenmiştir. Elde edilen ölçümler sonucunda, çalışma alanındaki alüvyon akiferdeki yeraltısuyu beslenimi en az 40,81 ile en çok 77,12 mm olacak şekilde, ortalama olarak da 56,83 mm hesaplanmıştır. Ayrıca, ilk kez derin kuyular vasıtası ile yeraltısuyu besleniminde kullanılan zemin nem değişim yönteminin limitasyonları da bu çalışma kapsamında tartışılmıştır.Article Karaburun Yarımadası’ndaki Yeraltı Suların Fiziksel ve İzotopik Özellikleri(DSİ, 2016) Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Solak, Onur; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Sözbilir, HasanTürkiye'nin batısında yer alan Karaburun Yarımadası'nın içme suyunun tamamına yakını yeraltı sularından karşılanmaktadır. Özellikle yaz dönemlerinde bölgedeki nüfus artışı ve buna paralel olarak yeraltı suyu kullanımının önemli miktarda artması, kıyı akiferlerinde tuzlanma tehlikesini de beraberinde getirmektedir. Bu durum bölgenin ekonomisini ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğini etkilemektedir. Bu çalışmada, Karaburun Yarımadası'ndaki suların fiziksel ve çevresel izotop içerikleri birlikte değerlendirilerek, bölgedeki akiferlere ilişkin özellikler irdelenmiştir. Bu nedenle inceleme alanında yağışlı ve kurak dönemlerde suların fiziksel ve izotopik özellikleri için 26 noktada su numunesi alınmıştır. Elde edilen verilere göre inceleme alanındaki suların kurak dönemde elektriksel iletkenlik (Eİ) değerlerinin yükseldiği görülmüştür. Bu durum, kurak dönemde bölgedeki geçici nüfus artışı sebebiyle yeraltı suyu tüketiminin artışı ile ilişkilidir. Özellikle kıyı akiferlerinde aşırı su çekilmesi tuzlu su girişiminin artmasına sebep olmuştur. Kurak dönemde bazı kuyulardan alınan su numunelerinin (ILS gibi) trityum ve Eİ değerleri yüksektirArticle İzotop Özelliklerinin Kullanılarak Su-kayaç Etkileşiminin İncelenmesi: Alaşehir Alt Havzası Örneği(DSİ, 2019) Tonkul, Serhat; Şimşek, Celalettin; Baba, AlperYeraltı su kaynakları yenilenebilir kaynaklar olmasına karşın, havzalarda aşırı çekim baskısı nedeniyle akiferlerde yeterince depolanamamakta ve depolama rezervi sürekli olarak azalmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda yeraltısuyunun sürdürülebilir verimliliğinin arttırılması için kalite ve miktarın belirlenmesine yönelik olarak yüzey ve yeraltısuyu sistemleri arasındaki ilişkinin detaylı olarak çalışılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Yüzey ve yeraltısuları arasındaki ilişkinin ortaya konulmasında en çok kullanılan özelliklerden birisi de izotoplardır. İzotoplar yeraltısuları ile kayaçlar arasındaki etkileşimini (su-kayaç ilişkisi) anlamada büyük öneme sahiptir. İzotoplar ile suların izledikleri yollar ve kökenleri hakkında önemli bilgiler alınabilmektedir. Özellikle, jeotermal bir sistemin bulunduğu bölgede, jeotermal rezervuar sıcaklığını tahmin etmede yardımcı olabilen bu izotoplar, aynı zamanda jeotermal bir sistemin evrimini de ortaya çıkarmaktadır. Türkiye’nin batısında yer alan ve ülkenin %2’sini oluşturan Gediz Havzası, önemli bir jeotermal potansiyelin olduğu alan konumundadır. Bu çalışma kapsamında çalışma alanındaki suların fiziksel ve kimyasal özelliklerinin kullanılarak, Alaşehir alt (Manisa) havzasında yüzey ve yeraltısuyu sistemleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Alaşehir alt havzasında 25 farklı noktada araştırma kuyuları açılmış olup, bu kuyulardan yağışlı ve kurak dönemde alınan yeraltısuyu örnekleri ile bu alandaki yağmur suyu örnekleri üzerinde laboratuvar ortamında, 2017 ve 2018 yılına ait numunelerin izotopik özellikleri değerlendirilmiştir. Buna göre, çalışma sahası ve çevresinde yeraltısularının 2017 ve 2018 yıllarına ait yağışlı ve kurak dönem ? 18O, ? 2H ve ? 3H izotop dağılımlarına bakıldığında genel olarak suların önemli bir kısmının meteorik kökenli olduğu anlaşılmaktadır.Article Çevresel Kirleticilere Karşı Kuyu Koruma Alanının Parçacık Taşınımı ile Değerlendirilmesi: Menderes (ızmir) Örneği(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2019) Şimşek, Celalettin; Taşkın, Nurcihan; Özdayı, Murat Ozan; Özacar, Vehbi; Özyol, Ferideİzmir Çevresinde alüvyon ve mermerler yeraltısuyu (YAS) sağlama açısından en önemli akiferlerdir. Alüvyon ve karstik birimlerden su sağlayan kuyuların koruma alanlarının belirlenmesi çevresel kirleticilerden korunması açısından önem arz etmektedir. İzmir Menderes Ovasında karstik birimlerle bağlantılı olan alüvyon akiferde açılan su kuyularının koruma alanlarının belirlenmesinde, farklı çekim değerlerinin etkileri parçacık taşınımı ile değerlendirilmiştir. Bunun için akiferle irtibatlı olan karstik birime bir kirletici tanımlanmış ve alüvyon akiferden su sağlayan kuyulara varış zamanları elde edilmiştir. Yapılan değerlendirmede, parçacığın hızının yeraltısuyu hidrodinamiğine bağlı olarak etkilendiği, bu hızın özellikle çekim debileri ile denetlediği belirlenmiştir. Alüvyon akiferde açılan sayısız sulama su kuyusu çekime başladığında kirleticiler daha hızlı kuyulara doğru ilerlemektedir. Özellikle kirleticilerin bulunduğu akiferlerde içme suyu kuyusu olarak açılan kuyuların koruma alanlarının belirlenmesi ve korumaya alınması önem taşımaktadır. Bunlara ek olarak, kuyu çekim değerlerinin yeraltısuyu akım hızını denetlemesi nedeniyle belli alanlarda kümelenmiş kuyuların koruma alanlarının belirlenmesinde modelleme yaklaşımı ile belirlenmesinde yarar bulunmaktadır.Conference Object Gediz Havzasında Yeraltısuyu Üzerindeki Çevresel Baskı Unsurlarının Değerlendirilmesi(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2014) Şimşek, Celalettin; Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Yıldızer, NilgünSon yıllarda küresel iklim değişikliklerine bağlı olarak ülkemiz genelinde su potansiyelinin gerek kalite gerekse miktar açısından önemli oranda baskı altında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, sürdürülebilir su potansiyelinin geliştirilmesine yönelik olarak bir takım önlemlerin alınması zorunlu hale gelmiştir. Bunun için öncelikli olarak, ülkemizde mevcut yeraltı su durumunun miktar ve kalite açısından belirlenmesi için havza bazında hidrojeolojik çalışmalar yapılmaktadır. Bunlardan biri ise Ege Bölgesinin en büyük nehir havzalarından biri olan Gediz havzasıdır. Gediz havzasında mevcut su potansiyelinin belirlenmesine yönelik olarak 2012 yılından bu yana hidrolojik, hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal çalışmalar sürdürülmektedir. Gediz havzasında yapılan ve elde edilen ön bulgular bu çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda 17146 km2’lik bir alanı kapsayan Gediz havzasında en önemli yeraltı suyu kütlelerinin, havza alanının %18’ini kaplayan alüvyonel birimler ve %12’sini kaplayan karstik kaya ortamlar (Mesozoyik kireçtaşları, Paleozoyik mermerler ve Neojen kireçtaşları) olduğu saptanmıştır.Conference Object Su Kuyularında Gözlenen Kuyu Başı ve Lokasyon Problemleri(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Şimşek, Celalettin; Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Yıldızer, NilgünSürdürülebilir içme ve sulama suyu sağlama açısından iyi planlanmış su kuyuları en önemli unsurlardan biridir. Ülkemizde her yıl binlerce lisanlı ve kaçak kuyu sulama ve içme suyu sağlama amaçlı olarak kontrolsüz ve bilinçsiz olarak açılmaktadır. Binlerce plansız ve arazi şartlarına uygun açılmayan kuyu, kirleticilerin akifere hızla karışmasına olanak sağladığı için yeraltı suyu kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Pek çok durumda açılan kuyular uygun şartlarda inşa edilmemekte ve uygun ekipmanlarla donatılmamaktadır. Uzun yıllara dayalı arazi gözlemleri sonucunda, yerleşim yerlerine su sağlayan kuyuların büyük bir çoğunluğunun açıkta kaldığı, kuyu ağzı betonlarının olmadığı, kuyu donanımlarının oldukça paslı ve hijyenik olmadığı ve yer yer kuyu muhafaza borularının topografik seviyenin altında kaldığı tespit edilmiştir.Conference Object Karaburun Yarımadası Güneybatısındaki Su Kaynaklarının Hidrojeokimyasal Özellikleri(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Sözbilir, Hasanİzmir’in batı ucunda yer alan Karaburun Yarımadası turizm açısından Türkiye’nin en önemli yerlerinden bir tanesidir. Yerli ve yabancı turistlerin Çeşme ve Alaçatı’da yer alan turizm tesislerinde konaklamalarının yanı sıra, bu kesimlerde yer alan ikinci konutlar nedeni ile de yaz ayları nüfusunu çok arttırdığı görülmektedir. 2012 yılı verilerine göre Çeşme ilçe nüfusu 34563 kişi olarak görülmekle birlikte, özellikle 2014 Temmuz ve Ağustos aylarında nüfusun altı yüz bin kişiye ulaştığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle, İlçenin en önemli sorunu su olmuştur. Çeşme ilçesinin su ihtiyacı, Alaçatı Barajı ve Karaburun Yarımadası’nın güney batısında yer alan Ildır Bölgesi’ndeki kuyulardan sağlanmaktadır. İklim değişiminin bir sonucu olarak son yıllarda, barajdaki su seviyesi çok azalmıştır. Buna ek olarak, alandaki yeraltısuyu kaynakları da aşırı çekimin bir sonucu olarak tuzlanmaya başlamıştır. Çeşme’nin başlıca su kaynağını oluşturan, Ildır karstik kaynaklar ile ilgili DSİ, İller Bankası ve Turizm Bakanlığı tarafından bir dizi araştırma yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda, Ildır karstik kireçtaşları yeraltısuyu kaynak kapasitesi, karstik akiferin deniz ile olan ilişkisinin sınırlandırılması ve geçirimsiz bir perdenin oluşturulması üzerine durulmuştur. DSİ tarafından Ildır sahil kesiminde açılan sondaj kuyularında, kıyı boyunca deniz suyu girişiminin olduğu, alanda aktif karst derinliğinin ortalama 60 m olduğu belirtilmiştir.Conference Object Akifere Yağıştan Süzülme Miktarının Sondaj Verileri Kullanılarak Tahmin Edilmesi: Alaşehir (manisa) Havzası(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2018) Tonkul, Serhat; Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Tayfur, Gökmen; Durukan, Seda; Kumanlıoğlu, Ahmet; Demirkesen, Ali CanSon yıllarda iklim değişikliğine bağlı su kullanımının artması ve buna ek olarak aşırı nüfus artışı, yeraltısuyu kullanımını arttırmakta ve su kaynaklarını tehdit etmektedir. Su kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması için barajlar ve yapay göller inşa edilmekte, ancak bu yapıların geniş yüzey alanlarında çok fazla buharlaşma görülmektedir. Dolayısı ile yeraltı suyunun, buharlaşma kayıplarının yaşanmadığı direkt yağış ile beslenen yapay beslenmesi önem kazanmaktadır. Yapay beslenme, havzalardaki suyu fazla buharlaşmadan korur ve su kaynaklarının potansiyelini artırıp, sürdürülebilirliğini sağlar. Bu çalışma kapsamında nümerik metotlar kullanılarak, Alaşehir (Manisa) havzasında alüvyon akiferin beslenmesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Türkiye’nin batısında yer alan ve ülkenin %2’sini oluşturan Gediz Havzası, önemli bir yeraltı suyu potansiyelinin olduğu ve kullanıldığı alan konumundadır.Conference Object Modflow-2005 Nümerik Modelleme Metodu ile Yeraltısuyu Potansiyelinin Değerlendirilmesi: Alaşehir (manisa) Örneği(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2018) Özdayı, Murat Ozan; Şimşek, Celalettin; Tayfur, Gökmen; Baba, AlperDünyada yaşanan iklim değişikliği, aşırı nüfus artışı ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde endüstrinin artması ile birlikte su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı önem kazanmıştır. Yüzey sularında kirlilik ve miktar açısından yaşanan problemler nedeniyle, tüm alanlarda yeraltısularının tüketimi artmaktadır. Ancak yüzey suları kadar kendini hızlı yenilemeyen yeraltısuları sürdürülebilirlik açısından çok büyük tehdit altındadır. Özellikle Türkiye yaşanan yarı-kurak iklim nedeniyle bu sorunlardan çok fazla etkilenmektedir. Bu nedenle yeraltısularının kontrol altına alınması zorunlu hale gelmiştir. Yeraltısularının kontrol altına alınmasında yapılacak olan çalışmalarda en önemli konulardan biri olan yeraltısuyu beslenim mekanizmasının belirlenmesidir. Beslenim mekanizmasının ortaya konulması ile yeraltısuyu kullanımları kontrol altına alınarak, geleceğe yönelik çalışmalar daha doğru ve kapsamlı hale gelecektir. Bu çalışma kapsamında Gediz alt havzası olan Alaşehir Havzası çalışılmıştır. Havzadaki alüvyon akiferdeki yeraltısuyu potansiyeli MODFLOW-2005 nümerik modellemesi ile değerlendirilmiştir.Conference Object Alaşehir havzası SMA (Soil Moisture Accounting) hidrolojik modeli(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2018) Akdeğirmen, Özgün; Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Tayfur, Gökmen; Kumanlıoğlu, AhmetHavza su yönetiminde dinamik hidrolojik koşullarına göre, gerçeğe yakın tahminlerde bulunmak ve bunu mümkün olan en az kaynak kullanımı ile gerçekleştirmek temel hedeflerden biridir. Bu noktada 115Y065 numaralı TÜBİTAK destekli Alaşehir Alt Havzası yeraltısuyu beslenim miktarlarının tespitini hedef alan proje çerçevesinde çalışma alanı için SMA algoritması uygulama çalışmaları yapılmıştır. Çalışmada ArcGIS ve HecHMS programlarından faydalanılmıştır. Havza alanı bölgedeki yeryüzü şekillerine göre değişen alt havzalara bölünmüş olup her bir alt havzanın kendi içerisinde havza parametreleri bakımından homojen bir yapıya sahip olduğu kabulü yapılmıştır. Çalışma alanının yüzey şekilleri dijital yükseklik modelinden ArcGIS programında elde edilip HecHMS havza simülasyon programına aktarılıp alt havza parametreleri (yüzeysel depolama, geçirimsiz alanlar, buharlaşma-terleme vb.) tanımlamıştır. Gelinen noktada girdi olarak verilen yağış değerinin sonucunda bölge içerisinde hali hazırda yer alan akım gözlem istasyonlarının tespit ettiği debilere dayanarak model kalibrasyonu yapılıp sonuçların tutarlılıkları araştırılmıştır.
