Civil Engineering / İnşaat Mühendisliği
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/13
Browse
23 results
Search Results
Article Citation - Scopus: 2Application of Endurance Time Method in Seismic Assessment of Rc Frames Designed by Direct Displacement-Based Procedure(Turkish Chamber of Civil Engineers, 2024) Karımzada, Nisar Ahmad; Shırkhanı, Amir; Aktaş, EnginThis paper addresses the Direct Displacement-Based Design (DDBD) approach of multi-story RC frame structures consistent with changes to design criteria between Turkish earthquake codes of TSC-2007 and TBEC-2018. The corresponding response modification factor (R) of structures designed based on the DDBD approach is also estimated in this research. The design base shear forces of both codes are compared considering different R factors and also with that of the DDBD approach. The results showed that the DDBD approach, as per TBEC-2018, provides RC frame structures with higher R values compared to the similar approach in accordance with TSC-2007. The Endurance Time (ET) method is a time history-based procedure for seismic assessment of structures under intensifying dynamic excitations aided to judge their performance at various intensity levels. Since, up to now, the ET method has not been considered to evaluate the performance of the structures designed by the DDBD approach, this paper addresses this issue. The ET performance curves of RC frames show that structures designed by the DDBD approach in accordance with TBEC-2018 exhibit higher Interstory Drift Ratios (IDRs) values than TSC-2007 at various hazard levels.Article Citation - WoS: 7Citation - Scopus: 7Investigating the Effects of Pa66 Electrospun Nanofibers Layered Within an Adhesive Composite Joint Fabricated Under Autoclave Curing(American Chemical Society, 2023) Esenoğlu, Gözde; Tanoğlu, Metin; Barışık, Murat; İplikçi, Hande; Yeke, Melisa; Nuhoğlu, Kaan; Türkdoğan, Ceren; Martin, Seçkin; Aktaş, Engin; Dehneliler, Serkan; Gürbüz, Ahmet Ayberk; İriş, Mehmet ErdemEnhancing the performance of adhesively joined composite components is crucial for various industrial applications. In this study, polyamide 66 (PA66) nanofibers produced by electrospinning were coated on unidirectional carbon/epoxy prepregs to increase the bond strength of the composites. Carbon/epoxy prepregs with/without PA66 nanofiber coating on the bonding region were fabricated using the autoclave, which is often used in the aerospace industry. The single lap shear Charpy impact energy and Mode-I fracture toughness tests were employed to examine the effects of PA66 nanofibers on the mechanical properties of the joint region. Scanning electron microscopy (SEM) was used to investigate the nanofiber morphology and fracture modes. The thermal characteristics of Polyamide 66 nanofibers were explored by using differential scanning calorimetry (DSC). We observed that the electrospun PA66 nanofiber coating on the prepreg surfaces substantially improves the joint strength. Results revealed that the single lap shear and Charpy impact strength values of the composite joint are increased by about 79 and 24%, respectively, by coating PA66 nanofibers onto the joining region. The results also showed that by coating PA66 nanofibers, the Mode-I fracture toughness value was improved by about 107% while the glass transition temperature remained constant.Research Project Tarihi yığma yapıların yapısal davranışlarının incelenmesinde izlenecek esasların belirlenmesi; Örnek çalışma: Urla Kamanlı camii(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2004) Aktaş, Engin; Teomete, EgemenTarihi yapılar, binlerce yıllık kültürel birikimimizin en değerli parçalarmdandır. Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu toprakları, bünyesinde sayısız tarihi yapı bulundurmaktadır. Bu yapıların yokolmasmı engellemek ve gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak önemli bir insanlık vazifesidir. Yıllar tarihi yapılara oldukça hoyrat davranmış ve çoğunun üzerinde derin izler bırakmıştır. Bu yapıların bir kısmı restorasyon ve güçlendirmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Hassas bir şekilde yaklaşılması gereken tarihi yapılar, herhangi bir müdahale öncesinde etraflıca gözlenip, analiz edilmelidir. Yapının problemleri iyi tanımlanmalıdır; yapının özgün durumu göz önüne alınarak, araştırma metodları planlanmalı ve uygulanmalıdır. Yapının tarihçe araştırması, röleve çıkartılması, malzeme ve yapısal testler, zemin analizi, uzun dönem gözlemler ve yapı analizi yapıya uygulanacak araştırma metodları arasında sayılabilir. Bu çalışmada örnek olarak seçilen, tarihi yığma yapı Urla Kamanlı Camii üzerinde araştırma metodlarmm uygulanması gösterilmiştir. Yapı analizleri için modellemede Sonlu Elemanlar Metodu seçilmiş, yapının test ve gözlemler sonucu elde edilen geometrik ve malzeme verileri bu modelde kullanılmıştır. Yığma yapıların sonlu elemanlar metodu ile modellenmesinde sıkça kullanılan mikro ve makro modellemeden, yapının büyüklüğü gözönüne alınarak makro modelleme tercih edilmiştir. Makro modellemede yığma sistem öğeleri, homojenize edilerek yığma davranışın modellenmesine gidilir. Toplanan verilerle, yapının sonlu elemanlar analizi, LUSAS adlı ticari bir program ile gerçekleştirilmiştir. Yapıya öz yük, sismik yükler ve olası oturma senaryoları için elastik lineer analizler uygulanmış ve yapıdaki sorunlu bölgeler irdelenmiştir. Ayrıca doğrusal olmayan analizler sayesinde ise yapının öz yük ve oturma senaryolarının beraberce etkittirilmesi ile yapıdaki mevcut durum açıklanmaya çalışılmıştır.Research Project Modal deney yöntemi ile betonarme yapılarda taşıyıcı çerçeve bölme duvar etkileşiminin incelenmesi(2010) Dönmez, Cemalettin; Altınkaya, Mustafa Aziz; Aktaş, Engin; Özen, SerdarBu çalışmada ana amaç betonarme çerçeve dolgu duvarlı sistemlerde çerçeve dolgu duvar etkileşimiyle sistemin dinamik değişkenlerinin nasıl değiştiğini ortaya koymaktır. Bu amaçla modal analiz yöntemleri kullanılmıştır. Ülkemizdeki mevcut yapı stokunun çok büyük bir kısmı betonarme çerçeve ve delikli kil tuğladan yapılmış dolgu duvarlara sahip yapılardan oluşmaktadır. Günümüze kadar olan depremler bu yapıların tipik olarak deprem yükleri altında yetersiz olduklarını göstermiştir. Bu sebeple mevcut yapıların nasıl güçlendirileceği konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Son yıllarda bu yapıları mevcut dolgu duvarları kullanarak güçlendirme konusunda artan bir ilgi oluşmuş ve bir grup yöntem şartnameye kadar girmiştir. Konu hakkında alternatif yöntemler geliştirme çabaları sürmektedir. Sunulan çalışmada ilk olarak modal analiz yöntemlerine hakimiyet sağlamak amacıyla bir grup modal analiz yöntemi üzerine çalışılmıştır. Akabinde modal deney tasarımı ve uygulaması konusunda tecrübe elde etmek için dört farklı basit sistemin ilk kısımda çalışılan modal analiz yöntemlerini kullanarak dinamik değişkenleri belirlenmiştir. Asıl hedef olan betonarme çerçeve dinamik değişkenlerinin izlenmesi amacıyla dört adet tek açıklıklı, dört katlı, 1/5 ölçekli çerçeve imal edilmiştir. Çerçeveler kat sevilerinde uygulanan yükler vasıtasıyla ters üçgen yüklemeye maruz tutulmuş ve kademeli olarak önceden hedeflenen ötelenme seviyelerinde hasarlar verilmiştir. Her hasar seviyesinde modal deneyler yapılmış ve sistem dinamik değişkenlerinin kestirilmesi için gerekli veriler alınmıştır. Verilerin işlenmesi sonucu dolgu duvarların çerçevelerin hakim frekanslarını çok yükseltmekle kalmayıp hasar sonrası davranışı da ciddi şekilde değiştirdiği gözlenmiştir. Dolgu duvarlı sistemlerde artan hasarla birlikte ötelenmeler ilk kata yoğunlaşmakta ve bu katta ağır hasara sebep olmaktadır. Çerçevelerin frekanslarının artan hasar ile birlikte düştüğü fakat özellikle moment çerçevelerinde modal şekillerin ciddi bir değişikliğe uğramadığı gözlenmiştir. Dolgulu çerçevelerde birinci mod harici görece ciddi bir değişim gözlenmiştir. Çalışmada ayrıca modal yöntemleri kullanarak mevcut bir yapının dinamik değişkenleri belirlenmiştir.Book Part Scherengestänge als elemente adaptiver morphologien(Birkhäuser, 2020) Akgün, Yenal; Maden, Feray; Gür, Şebnem; Kiper, Gökhan; Korkmaz, Koray; Aktaş, Engin; Yar Uncu, MüjdeZu allen Zeiten haben Menschen versucht, flexible Gebäude zu bauen, die sich ständig verändernden Anforderungen und Umweltbedingungen anpassen. Die Einbeziehung von Bewegung in die Architektur ist der Versuch, auf veränderliche Umstände mit neuen Lösungen zu reagieren. Das Konzept der Bewegung ist in der Tat nicht neu für die Architektur. Die Wurzeln gehen bis in die Antike zurück. Einfache, mit flexiblen Außenhäuten gebaute Nomadenzelte können als das erste Beispiel für adaptive Strukturen angesehen werden, die zum Schutz vor extremen Umweltbedingungen dienten.1 Die zum Abdecken des Daches im Colosseum von Rom verwendeten Leinwandbahnen sind ein weiteres Beispiel. Sie bildeten Markisen, die nicht nur Sonnenschutz boten, sondern für die Zuschauer durch ihr Durchhängen zur Mitte hin auch eine Brise einfingen.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 5Helenistik Kulelerde Yanal Yüke İlişkin Düzlem İçi ve Düzlem Dışı Duvar Davranışının Duvar Profilleri ve Açıklık Düzenlerine Bağlı Olarak İncelenmesi(Gazi Üniversitesi, 2020) Gençer, Funda; Turan, Mine; Aktaş, EnginDry masonry wall profiles constructed without using bonding material between blocks are encountered in different building types dated to Greek, Hellenistic and Roman periods. Depending on development of earthquake experiences, dry masonry wall profiles vary in terms of wall thickness, number of layers, relationship of layers and size, form, organization and relationship of blocks. In this study, the construction details increasing the structural strength in watch towers constructed in Hellenistic Period are aimed to be determined. This study is limited with investigation of effect of wall profiles and opening organizations on in-plane and out-of-plane wall behaviors under lateral loading. Primarily, wall profiles and opening types of dry masonry towers in ancient Caria, Pamphylia and Cilicia regions, that have not lost authenticity and integrity or had information about their authentic form, were documented. By using gathered data, hypothetic towers with different wall profiles and opening types are designed. To determine in-plane and out-of-plane wall behavior of hypothetic towers, simulation of quasi-static tilt analysis based on equilibrium were carried out, and form changes at walls and collapse angles of towers were identified. Wall profile and opening properties effecting on structural strength under lateral loading were determinedd.Article Poliamid 6/6 (pa 66) Mikrofiberler ile Toklaştırılmış Tabakalı Kompozitlerin Mod-ı Delaminasyon Direncinin İstatiksel Analizi(Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, 2019) Beylergil, Bertan; Tanoğlu, Metin; Aktaş, EnginFiber takviyeli kompozitler, ağırlıklarına oranla yüksek mukavemet ve rijitlikleri nedeniyle uzay ve otomotiv yapısal parçalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Delaminasyon, bu kompozitlerde görülen en yaygın ve kritik hasar modudur. Bu kompozitlerin delaminasyon direncini arttırmak amacıyla, nanokatkılar ile epoksi toklaştırması, dikişleme, z-pimler ve arayüzeyde mikro/nanofiber kullanılması gibi pek çok sayıda teknik geliştirilmiştir. Bu çalışmada, poliamid 6/6 (PA 66) mikrofiberler ile toklaştırılmış karbon fiber/epoksi kompozitlerin Mode-I delaminasyon direnci Weibull dağılımı kullanılarak istatiksel olarak analiz edilmiştir. Test verilerinin istatiksel olarak değerlendirilmesi sonucunda PA 66 mikrofiberlerin kullanılmasının %90 güven seviyesinde kırılma tokluğunu yaklaşık %445 mertebesinde arttırdığı gözlemlenmiştir.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 3Structural Vulnerability of Ancient Dry Masonry Towers Under Lateral Loading(Elsevier, 2020) Gençer, Funda; Hamamcıoğlu Turan, Mine; Turan, Mine; Aktaş, Engin; Aktaş, EnginUnderstanding how the original characteristics contribute to the structural behaviour of antique structures should be the initial stage of planning for conservation work. This study aims to identify the structural behaviour of dry masonry towers under lateral loadings, so that the decision-making process when determining their restoration can be adequately supported. Dry masonry towers in ancient Caria, Pamphylia, and Cilicia Regions are examined. Each of these three areas have very different seismic characteristics. A hypothetical testing process was designed by combining different characteristics from each of the towers. As a result, the characteristics affecting the structural resistance were determined as; the staggering ratio, the stone depth, the ratio between block length and height, the proportional relationship between height and length, the area, number and position of openings, and the distribution of header stones. These characteristics all interact together to determine the failure mechanism; so, understanding this interaction is critical when considering conservation. © 2020 Elsevier LtdArticle Citation - Scopus: 4Betonarme Çerçeve Yapıların Olasılıklı Sismik Analizi(Gazi Üniversitesi, 2006) Korkmaz, Armağan; Aktaş, EnginBetonarme çerçeve yapıların sismik davranışlarının belirlenmesinde, analizlere olasılıklı ifadelerin dahil edilmesi, sismik davranışın daha gerçekçi tanımlanmasına yardımıcı olacaktır. Çalışmada betonarme çerçeve yapıların olasılıklı sismik analizlerinin gerçekleştirilmesi amaçlanmış, bu amaçla örnek betonarme çerçeve yapılar ele alınmıştır. Bu betonarme çerçeve yapılar için öteleme analizleri DRAIN 2D programı ile yapılmıştır. Öteleme analizlerinin ardından zaman tanım alanında dinamik analizler gerçekleştirilmiştir. Öteleme analizleri, zaman tanım alanında dinamik analiz sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın ardından kırılganlık analizleri yapılmıştır. Betonarme çerçeve yapıların olasılıklı sismik davranışını ortaya koymak amacı ile kırılganlık analizleri ile kırılganlık eğrileri elde edilmiştir. Çalışmanın ana amacı, öteleme analizleri ile zaman tanım alanında dinamik analizlerin karşılaştırılması sonucu, daha gerçekçi bir sismik davranış tanımlama ihtiyacının olduğunu göstermek ve kırılganlık analizleri ile, sismik davranışın olasılıklı olarak daha gerçekçi bir şekilde ifadesini sağlayabilmektir.Conference Object Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 2Structural Comparison of Scissor-Hinge Linkages(CRC Press, 2019) Maden, Feray; Akgün, Yenal; Yücetürk, Kutay; Aktaş, Engin; Yar Uncu, Müjde; Mitropoulou, C.Deployable structures can deploy from a compact to an expanded configuration by changing their sizes. The behaviors of these structures depend on some parameters such as geometric shape, member sizes and kinematic properties. To provide the deployment, not only the arrangements of structural members but also some restrictions must be considered. Moreover, contiguous members of the structures must let the large rotations to provide the transformation between different geometric forms from fully folded to fully deployed configurations. These requirements have an important impact on the fundamental properties of the structures related with structural performance, such as stiffness and strength. In this paper, stiffness of different scissor-hinge linkages are analyzed and compared. These linkages cover the same span with almost the same geometry and have the unit elements with same size and same weight. However, the geometry of unit elements is different from each other. The paper investigates the effect of this difference on the stiffness of whole system. © 2019 Taylor & Francis Group, London.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
