Civil Engineering / İnşaat Mühendisliği
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/13
Browse
13 results
Search Results
Conference Object Çan (çanakkale) Havzasındaki Soğuk Yeraltısularının Hidrojeolojik ve Hidrojeokimyasal Özellikleri(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2014) Deniz, Ozan; Baba, Alper; Tarcan, GültekinBu çalışmanın amacı Çan Havzası’ndaki (havza alanı 746 km2) soğuk yeraltı sularının hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal özelliklerinin belirlenmesini içerir. Bunun için yaklaşık 400 su noktasında (soğuk su kaynakları, sığ ve derin kuyular) hidrojeolojik gözlemler yapılmıştır. Su noktalarının bir bölümünden alınan su örneklerinin kimyasal bileşenleri incelenmiştir. Çalışmalar soğuk su kaynaklarının Çan Havzası’ndaki yüksek kesimlerde yaygın olduğunu göstermiştir. Havzadaki soğuk yeraltı sularının yıllık sıcaklık ortalaması yaklaşık 16°C’dir. Sıcaklık ve elektriksel iletkenlik değerleri yükseklikle ters orantılıdır. Bu çalışmada hazırlanan yeraltı su tablası haritası, havzada genelde yeraltı suyunun Kocaçay’ı beslediğini gösterir.Conference Object Gediz Havzasında Yeraltısuyu Üzerindeki Çevresel Baskı Unsurlarının Değerlendirilmesi(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2014) Şimşek, Celalettin; Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Yıldızer, NilgünSon yıllarda küresel iklim değişikliklerine bağlı olarak ülkemiz genelinde su potansiyelinin gerek kalite gerekse miktar açısından önemli oranda baskı altında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, sürdürülebilir su potansiyelinin geliştirilmesine yönelik olarak bir takım önlemlerin alınması zorunlu hale gelmiştir. Bunun için öncelikli olarak, ülkemizde mevcut yeraltı su durumunun miktar ve kalite açısından belirlenmesi için havza bazında hidrojeolojik çalışmalar yapılmaktadır. Bunlardan biri ise Ege Bölgesinin en büyük nehir havzalarından biri olan Gediz havzasıdır. Gediz havzasında mevcut su potansiyelinin belirlenmesine yönelik olarak 2012 yılından bu yana hidrolojik, hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal çalışmalar sürdürülmektedir. Gediz havzasında yapılan ve elde edilen ön bulgular bu çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda 17146 km2’lik bir alanı kapsayan Gediz havzasında en önemli yeraltı suyu kütlelerinin, havza alanının %18’ini kaplayan alüvyonel birimler ve %12’sini kaplayan karstik kaya ortamlar (Mesozoyik kireçtaşları, Paleozoyik mermerler ve Neojen kireçtaşları) olduğu saptanmıştır.Conference Object Su Kuyularında Gözlenen Kuyu Başı ve Lokasyon Problemleri(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Şimşek, Celalettin; Baba, Alper; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Yıldızer, NilgünSürdürülebilir içme ve sulama suyu sağlama açısından iyi planlanmış su kuyuları en önemli unsurlardan biridir. Ülkemizde her yıl binlerce lisanlı ve kaçak kuyu sulama ve içme suyu sağlama amaçlı olarak kontrolsüz ve bilinçsiz olarak açılmaktadır. Binlerce plansız ve arazi şartlarına uygun açılmayan kuyu, kirleticilerin akifere hızla karışmasına olanak sağladığı için yeraltı suyu kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Pek çok durumda açılan kuyular uygun şartlarda inşa edilmemekte ve uygun ekipmanlarla donatılmamaktadır. Uzun yıllara dayalı arazi gözlemleri sonucunda, yerleşim yerlerine su sağlayan kuyuların büyük bir çoğunluğunun açıkta kaldığı, kuyu ağzı betonlarının olmadığı, kuyu donanımlarının oldukça paslı ve hijyenik olmadığı ve yer yer kuyu muhafaza borularının topografik seviyenin altında kaldığı tespit edilmiştir.Conference Object Çan (çanakkale) İlçesinin Gb’sindaki Su Kaynaklarının Hidrojeokimyasal Özellikleri(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Şanlıyüksel Yücel, Deniz; Baba, AlperÇalışma alanı ülkemizin KB’sında yer alan Çanakkale iline bağlı Çan ilçesinin GB’sında Muratlar, Halilağa, Keçiağılı ve Hacıkasım köyleri arasında yer almaktadır. Yoğun madencilik faaliyetlerinin yaşandığı bu alan, aynı zamanda hem soğuk su hem de sıcak su kaynakları açısından da son derece önem taşımaktadır. Çalışma alanında geniş bir alanda yüzlek veren Çan volkanitleri (andezit, andezitik tüf, tüf ve bazalt) silisik alterasyon, arjilik/ileri arjilik alterasyon ve propilitik olmak üzere üç farklı tipte hidrotermal alterasyona uğramıştır. Söz konusu bu volkanik birimler bölgede düşük kalorili ve yüksek sülfür içerikli Çan formasyonuna ait zengin linyit yatakları ile kontak halindedir.Conference Object Karaburun Yarımadası Güneybatısındaki Su Kaynaklarının Hidrojeokimyasal Özellikleri(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Gündüz, Orhan; Elçi, Alper; Murathan, Alim; Sözbilir, Hasanİzmir’in batı ucunda yer alan Karaburun Yarımadası turizm açısından Türkiye’nin en önemli yerlerinden bir tanesidir. Yerli ve yabancı turistlerin Çeşme ve Alaçatı’da yer alan turizm tesislerinde konaklamalarının yanı sıra, bu kesimlerde yer alan ikinci konutlar nedeni ile de yaz ayları nüfusunu çok arttırdığı görülmektedir. 2012 yılı verilerine göre Çeşme ilçe nüfusu 34563 kişi olarak görülmekle birlikte, özellikle 2014 Temmuz ve Ağustos aylarında nüfusun altı yüz bin kişiye ulaştığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle, İlçenin en önemli sorunu su olmuştur. Çeşme ilçesinin su ihtiyacı, Alaçatı Barajı ve Karaburun Yarımadası’nın güney batısında yer alan Ildır Bölgesi’ndeki kuyulardan sağlanmaktadır. İklim değişiminin bir sonucu olarak son yıllarda, barajdaki su seviyesi çok azalmıştır. Buna ek olarak, alandaki yeraltısuyu kaynakları da aşırı çekimin bir sonucu olarak tuzlanmaya başlamıştır. Çeşme’nin başlıca su kaynağını oluşturan, Ildır karstik kaynaklar ile ilgili DSİ, İller Bankası ve Turizm Bakanlığı tarafından bir dizi araştırma yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda, Ildır karstik kireçtaşları yeraltısuyu kaynak kapasitesi, karstik akiferin deniz ile olan ilişkisinin sınırlandırılması ve geçirimsiz bir perdenin oluşturulması üzerine durulmuştur. DSİ tarafından Ildır sahil kesiminde açılan sondaj kuyularında, kıyı boyunca deniz suyu girişiminin olduğu, alanda aktif karst derinliğinin ortalama 60 m olduğu belirtilmiştir.Conference Object Türkiye’nin Yeraltısuyu Potansiyeli, Yönetimi, Kullanımı ve Etkileyen Faktörler(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2015) Murathan, Alim; Baba, AlperTürkiye’nin tarımsal, sanayi ve içme suyu ihtiyacı önemli oranda yeraltısularından karşılanmaktadır. Ülkenin kırsal ve kentsel alanlarındaki içme suyunun yarıdan fazlası, ülke tarımsal sulamalarının yaklaşık üçte biri ve ülke sanayinde kullanılan suyun önemli bir kısmı yeraltı sularından sağlanmaktadır. Yeraltısularının bu şekilde birincil kaynak olarak kullanımı, su kaynakları yönetiminde yeraltısularının önemli ve stratejik bir rol oynadığının göstergesidir. Yeraltısuları ülke genelinde bu kadar yaygın kullanılmasına karşılık su kaynakları yönetiminde ikincil bir konumdadır. Ülke su kaynakları yönetiminde etkin kuruluşlar olan DSİ ve Su Yönetim Genel Müdürlükleri (SYGM) ile kentsel su yönetimi ve kullanımda önemli rol oynayan yerel yönetimlerin yeraltı sularına yönelik araştırma, yönetim ve uygulama birimleri ya son derece yetersiz düzeyde ya da hiç bulunmamaktadır. Türkiye’de yeraltısuyunun toplam potansiyeline yönelik de kapsamlı bilimsel araştırmalar bulunmamaktadır.Conference Object Jeotermal Akışkanda Radon ve Etkileri: Batı Anadolu Örneği(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2018) Mungan, Gamze Gül; Gür, Filiz; Baba, AlperRadon, doğada kayaçlarda, toprakta, yüzey, yeraltı ve kaynak sularında doğal olarak bulunan yarı ömrü 4.5x109 olan uranyum (U238) ailesi içerisindeki radyum (Ra226)’un bozunmasıyla ortaya çıkan radyoaktif bir gazdır. Radon gazı ve bozunum ürünlerinin oluşması ve miktarı esas olarak yaşam ortamının jeolojik özellikleriyle ilişkilidir. En önemli kaynakları kayaçlar, toprak, su kaynakları ve yapı malzemeleridir.Conference Object Yozgat’taki Halk Çeşmelerine Ait Kimyasal Parametrelerin Değerlendirilmesi(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2018) İritaş, Servet Birgin; Türksoy, Vugar Ali; Tutkun, Lütfiye; Deniz, Serdar; Baba, AlperHalk çeşmeleri yaygın olarak kullanılmakta olup her gün birçok insan çeşme suyundan faydalanmaktadır. Türkiye’de halk çeşmelerinin sağlık sorunları ile ilişkisi hakkında sınırlı çalışma yapılmıştır. Türkiye’de halk çeşmelerinin suyunun önemli bir kısmı doğal kaynaklardan gelmektedir. Bu çalışmada, karmaşık bir jeolojiye sahip olan Yozgat ilinde doğal kaynaklardan beslenen çeşmelerden su örnekleri alınmış ve 55 parametre bakımından analiz edilmiştir.Conference Object Akifere Yağıştan Süzülme Miktarının Sondaj Verileri Kullanılarak Tahmin Edilmesi: Alaşehir (manisa) Havzası(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2018) Tonkul, Serhat; Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Tayfur, Gökmen; Durukan, Seda; Kumanlıoğlu, Ahmet; Demirkesen, Ali CanSon yıllarda iklim değişikliğine bağlı su kullanımının artması ve buna ek olarak aşırı nüfus artışı, yeraltısuyu kullanımını arttırmakta ve su kaynaklarını tehdit etmektedir. Su kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması için barajlar ve yapay göller inşa edilmekte, ancak bu yapıların geniş yüzey alanlarında çok fazla buharlaşma görülmektedir. Dolayısı ile yeraltı suyunun, buharlaşma kayıplarının yaşanmadığı direkt yağış ile beslenen yapay beslenmesi önem kazanmaktadır. Yapay beslenme, havzalardaki suyu fazla buharlaşmadan korur ve su kaynaklarının potansiyelini artırıp, sürdürülebilirliğini sağlar. Bu çalışma kapsamında nümerik metotlar kullanılarak, Alaşehir (Manisa) havzasında alüvyon akiferin beslenmesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Türkiye’nin batısında yer alan ve ülkenin %2’sini oluşturan Gediz Havzası, önemli bir yeraltı suyu potansiyelinin olduğu ve kullanıldığı alan konumundadır.Conference Object Alaşehir havzası SMA (Soil Moisture Accounting) hidrolojik modeli(TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, 2018) Akdeğirmen, Özgün; Baba, Alper; Şimşek, Celalettin; Tayfur, Gökmen; Kumanlıoğlu, AhmetHavza su yönetiminde dinamik hidrolojik koşullarına göre, gerçeğe yakın tahminlerde bulunmak ve bunu mümkün olan en az kaynak kullanımı ile gerçekleştirmek temel hedeflerden biridir. Bu noktada 115Y065 numaralı TÜBİTAK destekli Alaşehir Alt Havzası yeraltısuyu beslenim miktarlarının tespitini hedef alan proje çerçevesinde çalışma alanı için SMA algoritması uygulama çalışmaları yapılmıştır. Çalışmada ArcGIS ve HecHMS programlarından faydalanılmıştır. Havza alanı bölgedeki yeryüzü şekillerine göre değişen alt havzalara bölünmüş olup her bir alt havzanın kendi içerisinde havza parametreleri bakımından homojen bir yapıya sahip olduğu kabulü yapılmıştır. Çalışma alanının yüzey şekilleri dijital yükseklik modelinden ArcGIS programında elde edilip HecHMS havza simülasyon programına aktarılıp alt havza parametreleri (yüzeysel depolama, geçirimsiz alanlar, buharlaşma-terleme vb.) tanımlamıştır. Gelinen noktada girdi olarak verilen yağış değerinin sonucunda bölge içerisinde hali hazırda yer alan akım gözlem istasyonlarının tespit ettiği debilere dayanarak model kalibrasyonu yapılıp sonuçların tutarlılıkları araştırılmıştır.
