WoS İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / WoS Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7150

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 59
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 1
    Çelik Fiber Katkısının Farklı Boyuna Donatı Oranına Sahip Betonarme Döşemelerin Zımbalama Davranışı Üzerinde Etkileri
    (2019) Saatci, Selcuk; Yasayanlar, Suleyman; Yasayanlar, Yonca; Batarlar, Baturay
    Sunulan çalışmada her iki yönde birbirine dik 0,004 (D1 serisi) ve 0,002 (D2 serisi) oranında boyuna donatıiçeren 2150x2150x150 mm boyutlarında iki grup betonarme döşeme, hacimce %0, %0,5, %1 ve %1,5oranında çelik fiber katkısı içeren beton karışımlarıyla dökülmüştür. Üretilen toplam sekiz döşeme ortanoktalarından statik yük altında test edilmişlerdir. Çelik fiber katkısı olmayan numunelerde yüksek boyunadonatı oranına sahip döşeme boyuna donatısında akma gerçekleşmeden gevrek bir şekilde zımbalamagöçmesi oluşurken düşük boyuna donatı oranına sahip döşeme zımbalama gerçekleşmeden önce çok dahasünek bir davranış göstermiştir. Çelik fiber katkısı her iki boyuna donatı oranında da iki kata varan oranlardazımbalama dayanımı artışlarına sebep olmuştur. Ancak D1 serisi döşemelerde çelik fiber katkısı maksimumyer değiştirmeleri önemli ölçüde arttırırken D2 serisinde maksimum yer değiştirmelerde önemli bir farkoluşmamış, bu döşemelerin yer değiştirmesi boyuna donatının akması tarafından kontrol edilmiştir. Çelikfiber katkısı oranının arttırılması D1 serisi döşemelerde dayanımın ve maksimum yer değiştirmelerinartmasına sebep olurken, D2 serisi döşemelerde %1'in üstü çelik fiber katkı oranları davranışta önemli birfark oluşturmamıştır. Yapılan deneyler Kritik Kesme Çatlağı Teorisi kullanılarak analitik olarakmodellenmiş ve bu tip modelleme ile ilgili bazı iyileştirmeler önerilmiştir.
  • Article
    Yüksek Derecede Kurum Üreten 2b Gazyağı/hava Difüzyon Alevleri Üzerinde Diferansiyel Yayılımın ve Basıncın Etkileri
    (Gazi Üniversitesi, 2024) Korucu, Ayşe; Miller, Richard
    Bu çalısmada, dört farklı ortam basıncında kurum, oluşum ve yıkım süreçlerini incelemek amacıyla, yoğun kurum üreten Gazyağı/Hava alevleri, gerçek gaz (GG) ve ideal gaz (İG) hal denklemleri ve Lewis (Le) sayısının bir olarak kabul edildiği modeller ele alınmıştır. Yarı-genel kurum oluşum ve yıkım modelini içeren indirgenmiş Gazyağı/Hava mekanizması (29-adım, 10 çeşit gaz) 2 boyutlu (2B) Direk Sayısal Simülasyon (DNS) verilerini oluşturmak için MPI FORTRAN ile kodu yazılmış bir program kullanılmıştır. Le sayısının bire eşit kabul edildiği alev tahminlerinin, Le sayısının bire eşit olmadığı (genelleştirilmiş difüzyon) durumların sayısal sonuçlarından elde edilen alev yapısı ve kurum özelliklerinin istatiksel olarak benzerlik sağlayıp sağlamadığı araştırılmıştır. Bu bağlamda yapılan çalışmanın sonucunda, ortam basınçları 1, 5, 10 ve 35 atm olan Le sayısının bir olarak kabul edildiği GGLE ve İGLE modelleri ile üretilmiş 2B DNS alev tahminlerinin kurum özelliklerinin ve alev yapılarının yanlış hesaplanmasına yol açtığı belirlenmiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Kent Plancısının Politik Rolü: Türkiye Deneyiminden Çıkarımlar
    (TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Özdemir, Esin
    Bu makale, planlama yazınında giderek önem kazanan kent plan- cısının politik rolüne odaklanmaktadır. Amacı, ilk olarak, özellikle teknokrat ve iletişimci/müzakereci plancı rollerine bir alternatif olarak savunulan plancının politik rolünün pratikteki anlamını ve somut düzeyde oluşabilecek politik rolleri ortaya koymak; ikinci olarak da, bunların karşısına çıkan olanak ve engelleri Türkiye ör- neği üzerinden tartışmaktır. Makale öncelikle politik rolün kuram- sal temellerine bakmakta, siyaset felsefesi alanındaki tartışmaları temel alarak, ‘politik olan nedir?’ sorusu üzerinde durmaktadır. Daha sonra, politik rolün planlama yazınındaki yerine bakılmakta ve iletişimsel planlamaya bu rol çerçevesinde yapılan eleştirilere yer verilmektedir. Bir sonraki bölümde; rant yaratma odaklı kentsel dönüşüm tehdidi altındaki mahallelere plancılar tarafından destek verme ve refakat etme süreçlerinde, yine plancılar tarafından ka- musal alanları savunmaya yönelik yürütülen muhalefet süreçlerinde ve Şehir Plancıları Odası tarafından neoliberal kentsel projelere karşı açılan davaları merkezine alan yasal süreçlerde somut anlam- da ortaya çıkan politik roller irdelenmektedir. Bu kapsamda; refa- katçi rol, kamusal alanları savunucu/aktivist rol ve yasal mücadeleci rol olmak üzere üç farklı politik rol ortaya konulmaktadır. Sonuç olarak makale, plancının teknokrat ve iletişimci/müzakereci rolü- nün yanında, planlama kararlarının veya mekânsal müdahalelerin niteliğine göre farklılaşan politik rollerinin de olduğunu savunmakta ve bu rollerin planlamanın demokratikleşmesi açısından gerekliliği- ni ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, makale, plancının politik rolünün zaman boyutuna, diğer plancı rolleri ile ilişkiselliğine ve son olarak da sürekliliğine ve gücüne ilişkin çıkarımlarda bulunmaktadır.
  • Article
    Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nün Kuruluşundan Günümüze Yerleşke Bazında Mekânsal Analizi
    (TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Şimsek, Gül; Mercanoğlu, Cansın; Küçükoğlu, Hüseyin
    Köy Enstitüleri, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte çağdaşlaşma sürecine giren Türkiye’nin, örnek gösterilen eğitim kurumla- rından olmuştur. Dönemin köy enstitüleri projesi ile başkent Ankara’nın vizyonu bir araya gelerek, Ankara’ya bağlı Hasanoğ- lan Beldesi’nde, köy enstitülerine öğretmen yetiştiren bir Yük- sek Köy Enstitüsü kurulmuştur. Köy enstitüleri, genel itibariy- le, kırsal alanlarda kalkınmayı en etkin ve hızlı biçimde sağlama amacıyla geliştirilmiş özgün birer kurumdurlar. Enstitüler, sosyal etkilerinden mekânsal organizasyonlarına, yerleşkelerinde insan ölçeğine uygun yapılardan çok yönlü eğitim sistemine, yapım süreçlerinden zaman içerisinde geçirdikleri dönüşümlere kadar, birçok anlamda diğer eğitim kurumlarından ayrışan nitelikler taşımaktadırlar. Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü (HYKE) de, Cumhuriyet aydınlanmasının başkent Ankara’sının lokomotifle- rinden biri olmasının yanı sıra, yerleşkesi ve yerleşkenin mekânsal nitelikleri ile kayda değer bir yere sahiptir. HYKE, halen eğitim kurumu olarak kullanılmakta olup, günümüze dek adının ve kapsamının değiştiği bir kaç evre yaşamıştır. Çalışmanın amacı; HYKE’nin günümüze kadar yaşadığı değişiklikleri yerleşke ölçe- ğinde mekânsal boyutlarıyla araştırmaktır. Araştırmanın yürütül- mesinde, yerleşkenin tarihine ışık tutan yazılı, görsel belgeler ve görüşmeler ile saha çalışmasından yararlanılmaktadır. Enstitünün farklı evrelerinde geçirdiği dönüşümler neticesinde, yerleşke mekânlarında yok olma, küçülme, atıl kalma, işlev değişikliği gibi yönlerde değişimler meydana geldiği ortaya çıkmaktadır.
  • Article
    Gezegensel Siyaset Manifestosunun ardından yeşil teorinin uluslararası ilişkilerdeki konumu
    (Uluslararası İlişkiler Konseyi Derneği, 2022) Buhari Gülmez, Didem; Aydın Dikmen, Bengü
    This article sheds light on the current debates on the Planetary Politics Manifesto in order to better locate Green Theory in International Relations. In particular, it aims to go beyond the problem-solving vs critical theories binary that is observed in the studies on the location of Green Theory in the discipline. Therefore, rather than comparing Green Theory with the mainstream theories of International Relations, it focuses on the complex relationship between Green Theory and major critical theories such as Constructivism, Normative Theory, Poststructuralism, Critical Theory, Postcolonialism and Feminism from the perspective of the Planetary Politics Manifesto.
  • Article
    Geleneksel Konutlarda Günışığı Aydınlığının Değerlendirilmesi: Kula Geleneksel Konutlarında Başoda
    (Gazi Üniversitesi, 2023) Battal, Cansu; Kazanasmaz, Zehra Tuğçe; İpekoğlu, Başak
    Daylighting is one of the main factors among the features that determine the original space qualities in traditional houses. Illuminating the space with daylight also determines its ambience. Daylighting criteria should be considered among the features to be preserved in the usage decisions. In traditional dwellings in Anatolia, the main room is the most lavish room, which has projections and is surrounded by windows on three sides. Therefore, in the buildings which are conserved for reuse, the main room should maintain its original daylighting features. The aim of this study is to draw attention to the maintenance of daylighting features in the restoration decisions of traditional dwellings. Within the scope of the study, daylight performance of the main rooms of Kaçiklar and Zabunlar Houses selected in Kula, Manisa was evaluated. The daylight illuminance of the main rooms was measured during the four seasons; by calculating the ratio of the window area to the floor and wall areas, reflectance of surface materials and normal-normal transmittance of window glass were calculated. Results showed that daylight illuminance of the main room in Kaçiklar House was not sufficient for all four seasons, while it was in Zabunlar House. As a result, while the restoration decisions are developed, opening the closed window in the main room of Kaçiklar House, cleaning the paint on the top windows and and selecting a light-coloured wall finishing material will increase the reflectance value and will positively affect the daylight illuminance; in Zabunlar House, on the other hand, removing the existing wooden glazing in the sofa in order to increase the daylight provided through the sofa and increasing the reflectance value by choosing a light-coloured wall finishing material will increase the daylight illuminance of the main room.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Cephe Yönlenmesinin Tarihi Konutların Enerji Kullanımına Etkileri: Güneybatı Anadolu’da Dış Sofalı Konutlar
    (Yıldız Teknik Üniversitesi, 2022) Timur, Barış Ali; Başaran, Tahsin; İpekoğlu, Başak
    Cephe yönlenme durumu, yapıların enerji kullanım miktarlarını etkileyen önemli bir tasarım parametresi olarak kabul edilmektedir. Bu parametre özellikle yeni yapı tasarımı alanında, yönlenme optimizasyon kararları geliştirmek üzere birçok araştırmada incelenmiştir. Buna karşılık, tarihi yapıların yönlenmesi ve enerji kullanım miktarları arasındaki ilişkiyi irdeleyen çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, Anadolu coğrafyasında yaygın bir tarihi yapı türü olan dış sofalı konutların Muğla kenti örnek yerleşmesindeki hâkim yönlenme durumları ile enerji kullanım düzeyleri arasında belirgin bir ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırma yöntemi, DesignBuilder v.5.4.0.21 yazılımında gerçekleştirilmiş olan yapı ısıl modellemesi ve simülasyonudur. Çalışmada, örnek bir tarihi konutun mimari özellikleri kullanılarak oluşturulmuş sanal bir yapı modelinin sofa yönlenme durumu, ana ve ara yönlere göre değiştirilerek ısıl simülasyonları gerçekleştirilmiş ve simülasyonlar sonucu hesaplanan ısıtma ve soğutma enerji ihtiyaçları karşılaştırılmıştır. Simülasyonlar, karşılaştırmalı olarak önce yapı çevresindeki kütle ve peyzaj elemanlarıyla sonra bu elemanlar olmadan iki sonuç seti için gerçekleştirilmiştir. Simülasyonlar sonucunda, örnek yapı türü için en iyi ve en verimsiz yönlenme durumları arasında enerji kullanımı açısından hesaplanan oransal farkın %1,3 ile %2,2 arasında olduğu saptanmıştır. Bu sonuca göre, örnek yapı türü enerji kullanım durumunun çok yüksek oranda yönlenmeden bağımsız olduğu, bu nedenle de örnek yerleşmedeki dış sofalı konutlar için hâkim yönlenme tercihi ile yapı enerji kullanım düzeyleri arasında dikkate değer bir ilişki olmadığı belirlenmiştir.
  • Book Review
    Andrew Ryder, Marius Taba and Nidhi Trehan (editors) (2021) Romani Communities and Transformative Change: a New Social Europe.
    (Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, 2021) Uştuk, Ozan
    Andrew Ryder, Marius Taba ve Nidhi Trehan’ın editörlüklerini yaptıkları Romani Communities and Transformative Change [Roman Toplulukları ve Dönüşümsel Değişim] (2021), Roman Çalışmaları alanında Avrupa eksenindeki güncel tartışmaları eleştirel bir kavrayışla ele alan önemli bir metindir. Corvinus Üniversitesi’nde Sosyoloji Doçenti olarak çalışan Andrew Ryder Roman Eğitim Fonu’nun yönetim kurulu üyesidir. Ryder, yerel düzeyde Roman aktivizmine gönül vermiş ve 2004 yılında Liberty Human Rights ödülü alan Gypsy and Traveller Law Reform Coalition’da görev almıştır. Bucharest Üniversitesinden Sosyoloji Doktoru ünvanını alan Marius Taba, 15 yılı aşkın süreyle uluslararası ve yerel düzeylerde Romanlara yönelik politika geliştirme ve eğitim reformları başta olmak üzere sayısız projeye katkıda bulunmuştur. Siyaset sosyolojisi alanında çalışan Nidhi Trehan, doktora çalışmasını London School of Economics and Political Science ve doktora sonrası çalışmasını University College London’da tamamlamıştır. 1996’dan beri insan hakları, sosyal politika ve eğitim alanlarında aktif olarak çalışan Trehan, Avrupa’daki Roman topluluklarına yönelik insan hakları ve sivil toplum ve sosyal hareketler konularında yayınlar yapmaktadır.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    EXPERIMENTAL AND ANALYTICAL EXAMINATION OF THE EFFECT OF DOUBLE SKIN FAÇADE SYSTEM ON BUILDING THERMAL PERFORMANCE;
    (Turk Isi Bilimi ve Teknigi Dernegi, 2021) Hülagü,S.; Göksal Özbalta,T.; Başaran,T.
    In this study, heat transfer in conventional single skin façade and double skin façade system was studied experimentally and numerically by using one dimensional time dependent approach and the effects of the façade systems on building energy performance especially heating energy was investigated. In this context, a mathematical model considering user behavior and window aluminum frame element effect was build by zonal analysis method to calculate the heat transfer in single and box type closed cavity double skin façade systems, and build model was experimentally verified. Experimental study was conducted in office spaces having single and double skin façade systems in Ege University, Civil Engineering Building’s south façade in January 2017. Next, verified model was used to study the heat transfer in the façade systems for İzmir’s climatic condition by using monthly average daily data. The change in thermal performance of single and double skin façade systems due to the climatic condition during a year was investigated by using the 10 year average climate data of İzmir (Mediterranean climate). It was found that double skin façade system acts as an insulator preventing extreme indoor temperature values, thus contributing to the indoor comfort level against changing outdoor conditions. ©2021 TIBTD Printed in Turkey.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Pasif Tümör Hedefli İnorganik İlaç Nanotaşıyıcıların Akciğer Sağlıklı ve Kanser Hücreleri Üzerindeki Uzun Dönemli Etkisi
    (Gazi Üniversitesi, 2020) Dağlıoğlu, Cenk; Kacı, Fatma Necmiye
    İlaç nanotaşıyıcıları, kontrollü ve sürekli ilaç salım özellikleri ile kanser tedavisinde büyük bir potansiyele sahiptir. Bu nanotaşıyıcılar pasif veya aktif hedefli olarak ilaç taşınımı sağlayabilmektedir, ancak aktif hedefli muadillerine göre, pasif hedefli nanotaşıyıcılar tümörlü dokularda daha yavaş ve düşük düzeyde ilaç birikimi sağladığından kanserli hücrelerin yanında sağlıklı hücrelerde uzun süre bu nanotaşıyıcılara maruz kalmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada, pasif hedefli ilaç nanotaşıyıcıların insan akciğer epitel BEAS-2B hücreleri ve insan akciğer kanser A549 hücreleri üzerindeki uzun dönem etkileri araştırıldı. Bunun için, görüntüleme ve tedavi edici özellikleri bir arada barından Fe3O4@SiO2(FITC)-DOX formülasyonuna sahip ilaç nanotaşıyıcıları kullanıldı ve hücresel birikim, sitotoksisite ve apoptoz üzerindeki etkileri araştırıldı. Hücresel alım ve sitotoksisite deneyleri, pasif hedefli nanotaşıyıcıların kanser hücresi canlılığının etkin bir şekilde azalttığını gösterirken, 24 saatlik inkübasyon sürecinde sağlıklı hücreler üzerinde kayda değer bir etki görülmedi. Ancak 96 saatlik uzun inkübasyon sürecinde, sağlıklı BEAS-2B hücreleri makul seviyelerde nanotaşıyıcı alımı gerçekleştirirken, A549 kanser hücrelerine kıyasla düşük düzeylerde ilaç-aracılı sitotoksisite sergiledi. Ayrıca, nanotaşıyıcılar A549 hücrelerindeki apoptoz seviyelerini önemli ölçüde artırırken, BEAS-2B hücrelerinde 96 saat sonunda dahi apoptotik etki göstermedi. Bu sonuçlar, pasif hedefli inorganik ilaç nanotaşıyıcıların, sağlıklı hücreleri ihmal edilebilir düzeyde etkileyerek, antikanser ilaçların kemoterapötik etkilerini artırmada umut verici olduğunu göstermektedir.