TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Publication
    Meme Kanseri Hücre Hatlarından Salgılanan Faktörlerin Pre-metastatik Nişteki Rollerinin Mikroakışkan Çiplerle In Vitro Araştırılması
    (2022) Pesen Okvur, Devrim; Yalçın Özuysal, Özden; Yöndem, Eyüp; Kısım, Aslı; Tosunoğlu, Perge Bilgesu; 01. Izmir Institute of Technology; 04. Faculty of Science; 04.03. Department of Molecular Biology and Genetics
    Kansere bağlı ölümlerin en önemli sebebi metastazdır. Primer tümörden çok sayıda hücre ayrılsa da bunların çok azı metastaz oluşturabilmektedir. Primer tümörler uzak doku mikro çevresini etkileyerek moleküler ve hücresel düzeyde farklılaştırmaktadır. Metastaz riskini etkileyen bu özel mikro çevrelere pre-metastatik niş adı verilir. Primer tümör, salgıladığı faktörler ve mikro veziküller aracılığıyla pre-metastatik niş oluşumunu kontrol eder. Farklı tümörlerin farklı pre-metastatik nişleri nasıl etkilediği ve bunun metastatik hücreler üzerindeki etkisi tam olarak bilinmemektir. Bu projede, mikroakışkan çiplerde pre-metastatik nişlerin modellenmesi ve kanser hücrelerinin davranışı üzerine etkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Primer tümörden salgılanan faktör ve vezikülleri modellemek için dört farklı meme hücre hattından (MDA MB 231, SKBR3, MCF7 ve MCF10A) koşullu besiyerleri toplanmıştır. Ardından, normal kemik (hFOB), karaciğer (THLE-2) ve akciğer (WI38) hücre hatları matrigel içerisinde koşullu besiyerleri ile muamele edilerek pre-metastatik niş ortamları modellenmiş ve metastatik MDA MB 231 ve SKBR3 hücreleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. İnvazyon, hem kullanılan koşullu besiyer kaynaklarına hem de hedef doku hücrelerine bağlı olarak değişmiştir. Kemik modellerinin tümü iki kanser hücresinin de invazyonunu inhibe etmekte iken, akciğer ve karaciğer modellerinde SKBR3 koşullu besiyeri invazyonu inhibe edici, buna karşın MCF7 ve MCF10A koşullu besiyerleri tetikleyici olmuştur. Ekstravazasyonda ise MDA MB 231 koşullu besiyeri ile oluşturulan modele daha çok hücre geçişi olmuştur. PI3K, AKT ve FAK aktivasyonlarında invazyon ve ekstravazasyon sonuçları ile ilişkili bir fark gözlenmemiştir. Son olarak, RNA dizileme analizlerinin tamamlanmasıyla, invazyonu inhibe ve aktive edici genlerin hedef doku bazında ortaya konması beklenmektedir. Proje sonunda, pre-metastatik niş çalışmaları için mikroakışkan çipler kullanılarak in vitro bir model oluşturulmuş, farklı modellerin meme kanseri hücrelerinin invazyonu ve ekstravazasyonu üzerindeki etkileri incelenmiş ve fenotiple ilişkili genlerin ortaya çıkarılması amacıyla mRNA dizileme analizleri için cDNA kütüphaneleri oluşturulmuştur. Projeden elde edilen verilerin yayına dönüştürülmesi, ve moleküler mekanizmaların anlaşılmasına ve farklı kanser türlerinde pre-metastatik nişlerin incelenmesine yönelik yeni projeler geliştirilmesi hedeflenmektedir.
  • Research Project
    Connexin 32’nin Farklı Metastatik Özellikleri Olan Meme Kanseri Hücrelerinde Oynadığı Rollerin Araştırılması
    (2018) Özçivici, Gülistan Meşe; Özuysal, Özden Yalçın; 04.03. Department of Molecular Biology and Genetics; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Meme kanseri kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ilk sıradadır ve bunlarin büyük bir kısmı metastazdan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle metastazın moleküler mekanizmalarının araştırılması önemlidir. Meme kanserinde connexin (Cx)'ler de rol oynamaktadır. Bunlar, komşu hücreler arasında oluklu bağlantılarla küçük moleküllerin geçişini sağlayarak ve/veya yarım kanallarla hücre dışına moleküller salgılayarak dokuların homeostazisini sağlarlar. İnsan meme dokusunda Cx26 ve Cx43 genleri hücrelerin çoğalma ve farklılaşma mekanizmalarında ve memede tümör oluşumunda rol oynamaktadır. Meme primer tümörlerinde, connexinlerin miktarları azalarak veya proteinlerin lokalizasyonları değişerek hücreler arasındaki iletişimin ortadan kalkması nedeniyle bunların tümör baskılayıcı olduklarını göstermektedir. Buna karşılık, invaziv meme kanserinde Cx26 ve Cx43'nin ifadesinin olduğu ve hücre sitoplazmasında biriktikleri gözlenmiştir. Bu, connexinlerin kanserin farklı evrelerinde görevlerinin değişebildiğine işaret etmektedir. İnsan meme kanseri dokularında, normal meme dokusunda ifade edilmeyen Cx32'nin lenf tutunumlu meme kanseri hastalarında sentezlendiği ve hücre zarı yerine sitoplazmada biriktiği gösterilmiştir. Fakat, Cx32'nin meme kanserde hangi rolleri oynadığı bilinmemektedir. Projede meme kanserlerinin ileri safhalarında sentezlenen ve hücre sitoplazmasında bulunan Cx32'nin farklı metastatik özellikler gösteren meme kanseri hücrelerinin yaşam ve çoğalmalarına yaptığı etkiler ile Cx32'nin hücrelerin migrasyon/invazyonuna etkileri araştırılmıştır. Çalışmada Cx32'nin normal meme hücresi MCF10A'de ve farklı metastatik özellikteki meme kanseri hücreleri MCF7, MDA-MB-231 ve Hs578T'de sadece MCF10A'lerde gap junction plakaları oluşturdukları ve diğerlerinde sitoplazmada oldukları gözlenmiştir. Cx32'nin MCF10A ve Hs578T'nin canlılıklarını azaltmış ama MCF7 ve MDA-MB-231'nin canlılıklarını etkilememiştir. Cx32 MCF10A ve MCF7'nin hücre döngüsünü değiştirmemiş, MDA-MB-231'de G1'deki hücre oranını azaltmış ve G2'deki hücre oranını artırmıştır. Hs578T hücrelerinde G1'deki hücre oranını azaltmış ve S'teki hücre oranını artırmıştır. Cx32 MCF10A'nın migrasyonunu artırma eğilimi göstermiş fakat MCF7 ve Hs578T'nin migrasyonunu azaltmıştır. Son olarak Cx32 MDA-MB-231'in migrasyonunu etkilememesine rağmen epitel belirteçlerden E-cadherinin protein ve mRNA seviyesini azaltmış ve mezenkimal belirteçlerden vimentin, slug ve Zeb2'nin mRNA miktarını artırmıştır. Sonuç olarak Cx32'nin hücrenin tipine, durumuna ve karakteristiğine bağlı olarak hücrelerin fizyolojisini ve özelliklerini farklı şekillerde etkilediği gözlenmiştir.