TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149
Browse
7 results
Search Results
Research Project Tarihi yığma yapıların yapısal davranışlarının incelenmesinde izlenecek esasların belirlenmesi; Örnek çalışma: Urla Kamanlı camii(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2004) Aktaş, Engin; Teomete, EgemenTarihi yapılar, binlerce yıllık kültürel birikimimizin en değerli parçalarmdandır. Onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu toprakları, bünyesinde sayısız tarihi yapı bulundurmaktadır. Bu yapıların yokolmasmı engellemek ve gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak önemli bir insanlık vazifesidir. Yıllar tarihi yapılara oldukça hoyrat davranmış ve çoğunun üzerinde derin izler bırakmıştır. Bu yapıların bir kısmı restorasyon ve güçlendirmeye ihtiyaç duymaktadırlar. Hassas bir şekilde yaklaşılması gereken tarihi yapılar, herhangi bir müdahale öncesinde etraflıca gözlenip, analiz edilmelidir. Yapının problemleri iyi tanımlanmalıdır; yapının özgün durumu göz önüne alınarak, araştırma metodları planlanmalı ve uygulanmalıdır. Yapının tarihçe araştırması, röleve çıkartılması, malzeme ve yapısal testler, zemin analizi, uzun dönem gözlemler ve yapı analizi yapıya uygulanacak araştırma metodları arasında sayılabilir. Bu çalışmada örnek olarak seçilen, tarihi yığma yapı Urla Kamanlı Camii üzerinde araştırma metodlarmm uygulanması gösterilmiştir. Yapı analizleri için modellemede Sonlu Elemanlar Metodu seçilmiş, yapının test ve gözlemler sonucu elde edilen geometrik ve malzeme verileri bu modelde kullanılmıştır. Yığma yapıların sonlu elemanlar metodu ile modellenmesinde sıkça kullanılan mikro ve makro modellemeden, yapının büyüklüğü gözönüne alınarak makro modelleme tercih edilmiştir. Makro modellemede yığma sistem öğeleri, homojenize edilerek yığma davranışın modellenmesine gidilir. Toplanan verilerle, yapının sonlu elemanlar analizi, LUSAS adlı ticari bir program ile gerçekleştirilmiştir. Yapıya öz yük, sismik yükler ve olası oturma senaryoları için elastik lineer analizler uygulanmış ve yapıdaki sorunlu bölgeler irdelenmiştir. Ayrıca doğrusal olmayan analizler sayesinde ise yapının öz yük ve oturma senaryolarının beraberce etkittirilmesi ile yapıdaki mevcut durum açıklanmaya çalışılmıştır.Research Project Ligand kütüphanelerinin yapımında kullanılacak yeni konukçu E. coli suşlarının geliştirilmesi(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2005) Yenidünya, Ali Fazıl; Elmacı, Zehra Seda; Arslanoğlu, AlperLigand kütüphanelerinin yapımındaki ilk adım, milyonlarca ligand varyantlarını kodlayan gen fragmanlarının, seçilmiş plazmid vektörlere total olarak klonlanmasıdır. Ligand proteinler, plazmid vektörde bulunan faj pill filament proteini ile füzyon halinde ifade edildiklerinden, konak bakteride oluşan yeni faj partiküllerinin yapısına girerler. Faj partiküllerini oluşturan proteinler de ligand DNA klonlarını içeren konak bakterinin yardımcı fajlarla (hepler-phage) süper-enfeksiyonu ile sağlanır. Ligand kütüphanelerinin zenginliği, içerdikleri farklı gen fragmanlarının sayısıyla (diversity) doğru orantılıdır. Faj displey yönteminin, henüz, kütüphane diversitesini negatif yönde etkileyebilecek bazı yönleri vardır. Bunlardan bir tanesi, süper-enfeksiyondan sonra oluşan fa partiküllerinin teorik olarak yarısının, spesifik ligand taşıdıkları halde, ligand genini taşıyan plazmidin yerine yardımcı faj genomunu paketlemiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu fajlar, hem bir ligandı hemde onun genini taşıyan fajlarla seçim sırasında rekabet edemezler ve bir sonraki seçim sırasında kaybolurlar. Bu durum, herhangi bir kütüphanede en az sıklıkta temsil edilen fakat işlev bakımından büyük öneme sahip olabilecek ligandların, ardışık seçim aşamalarında kaybolmalarına neden olmaktadır. Diğer bir dezavantaj, süper-enfeksiyon sırasında veya sonrasında yardımcı faj tarafından enfekte olmuş bir bakterinin yeniden enfeksiyona uğramasıdır. Bu da; ligand taşımayan faj partiküllerinin sayıca artması nedeniyle, ligand DNA'sını taşıyan faj partiküllerinin popülasyondaki sıklığını azaltır. Faj displey yönteminde bu iki dezavantaj, faj süper-enfeksiyonundan kaynaklanmaktadır. Proje, süper-enfeksiyon sürecinin faj displey yönteminden eliminasyonunu öngörmüştür.Research Project Silisyum oksit destekli çinko ve geçiş metalli (Pd, Ag ve Cu) çinko katalizörlerin aktifliklerinin ve seçiciliklerinin etil alkol buhar riformunda incelenmesi(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2005) Şeker, Erol; İnal, Fikret; Tezel, Habibe Işıl[No Abstract Available]Research Project Yakıt oxygenate'lerin klinoptilolitçe zengin doğal zeolite adsorpsiyonunun incelenmesi(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2006) İnal, Fikret; Sofuoğlu, Aysun; Yılmaz, Selahattin; Yetgin, Senem[No Abstract Available]Research Project Squid magnetometre ile tahribatsız malzeme ve taramalı görüntü sistemi geliştirilmesi(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2007) Abukay, Doğan; Avcı, İlbeyi; Tepe, Mustafa[No Abstract Available]Research Project Otomobil endüstrisi için mukavemeti yüksek seramik katkılı kapalı hücre alüminyum köpük metallerin geliştirilmesi(2009) Güden, Mustafa; Taşdemirci, Alper; Yüksel, Sinan; Toksoy, Ahmet Kaan; Gültürk, Elif; Karsu, Nurettin DenizFarklı seramik ve metal toz katkılarının Al toz tabletlerinde köpükleşme ve mekanik davranışlara etkileri incelenmiştir. Katkı malzemesi olarak sıvı Al ile ıslatılan Ti6Al4V ve diyatomdan elde edilen silika parçacıkları ve Al tarafından yarı ıslatılan SiC parçacıkları, SiC nano toz ve SiC viskır kullanılmıştır. Ti6Al4V parçacıklarının sıvı Al içerisinde küçük boyutlu TiAl3 intermetalik fazı oluşturması ile artan sıvı tablet viskozitesi köpüğün kararlılığını artırmakta; fakat, köpükleşmeyi azalmaktadır. Köpük kararlılığı ve köpükleşme uzaması kullanılan Ti6Al4V toz boyutu ve yüzdesi ile değişmektedir. Sıvı Al tarafında ıslatılan bir diğer toz olan diyatom SiO2 katkısında ise düşük yüzdelerde köpükleşme maksimum uzamaya kadar artmaktadır. Artan katkı yüzdelerinde ise viskozite artışı ile tabletlerin köpükleşmesi azalmaktadır. SiC katkılı tabletlerde köpükleşme, kullanılan tozların toplam yüzey alanı ile değişmektedir. Optimum parçacık toplam yüzey alanında (~100000 mm2), SiC içeren tabletlerin uzamaları katkısız tabletlere göre daha yüksektir. Küçük boyutlu tozlarda artan yüzey alanı düşük parçacık yüzdelerinin, büyük parçacık boyutlarında ise daha yüksek parçacık yüzdelerinin kullanılmasının gerekliliği gösterilmiştir. Mikroskobik çalışmalar SiC parçacıklarının çoğunlukla hücre duvar yüzeylerinde asılı, Ti6Al4V ve SiO2 parçacıklarının ise tamamen hücre duvar içlerinde yer aldığını göstermiştir. Çalışılan parçacık boyu ve yüzdelerinde SiC katkısı plato gerilmesi ve enerji emme miktarlarını sırası ile %35 ve %20 artırmaktadır. Simülasyon sonuçları kritik köpük yoğunluğunun altında ticari olarak kullanılan boş 6063 T6 Al ve çelik tüplerin köpük dolu tüplerden maliyet ve ağırlık açısından daha avantajlı olduğunu göstermiştir.Article Nonlinear Inorganic Optical Materials(Ege Üniversitesi, 1999) Topaloğlu, IşılTicari olarak uygulamaları bulunan nonlinear optik materyallerin geliştirilmesi için yapılmakta olan çalışmalar özellikle 1980 yılından sonra artış göstermiştir. Bu amaçla incelenen sistemler arasında inorganik kristaller, yarı iletkenler, organometalik bileşikler, organik kristalin monomerler, ve delokalize $\Pi$ elektronları içeren uzun zincirli polymerler Informasyon işlemlerinde optik çevirme, telekominikasyon, optoteknoloji, ve optik frekans çevirme amaçlı olarak çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu derleme makalesinde nonlinear optik özellik gösteren inorganik bileşikler hakkında kısa bilgi verilmiştir.
