TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Research Project
    Bağımsız bileşen analizinin iletişim, imge işleme ve jeofizikteki uygulamaları
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2006) Sankur, Bülent; Gençağa, Deniz; Kalkan, Olcay; Altınkaya, Mustafa Aziz; 03.05. Department of Electrical and Electronics Engineering; 03. Faculty of Engineering; 01. Izmir Institute of Technology
    Bu projede literatürde kaynak ayrıştırma olarak bilinen istatistiksel işaret işleme yöntemleri hem kuramsal açıdan, hem de uygulamaları açısından ele alınmıştır. Kuramsal çalışmalarda, kaynakların uzamda ve zamanda birbirlerinden bağımsız olmadıkları düşüncesiyle parçacık süzgeçleri yöntemi ele alınmıştır. Bu yaklaşımda süreç hakkında elimizde varolan önsel bilgilerin algoritmaya ağdırılması mümkün olmuştur. Ayrıca durağan olmayan süreçlerin de ayrıştırılma problemi ele alınmış, farklı yeniden örnekleme ve önem fonksiyonları seçerek literatürdeki teknikleri aşan sonuçlar bulunmuştur. Uygulamaya dönük çalışmalarda ise, jeofizik işaret işlemede klimatolojik verilere bakılmış ve gerek Kuzey Atlantik Salınımı diye adlandırılan olgu irdelenmiştir. Ancak topografık etkiler istenen sonuca ulaşılmasına engel olmuştur. Öte yandan sıcaklık verileri faktör analizi ile incelenmiş ve volkanik hareketlerin etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Beyin-işaretleri konusunda özellikle prefrontal korteks bölgesinden bilişsel süreçlerle ilgili araştırmalar yapılmıştır. Deneklerin biliş esnasında beyindeki kan dengesinin, oksi- ve deoksi hemoglobinin değişimleri yakalanmaya çalışılmıştır. Bağımsız bileşen analizinin bu türlü dalga biçimlerini ortaya çıkarmakta çok etkili bir araç olduğu gösterilmiştir. Biyometri alanında, bağımsız bileşenler analizi hem yüz imgelerine hem de el imgelerine uygulanmıştır. Bağımsız-bileşenlerin deneklerin kimlik bilgilerini taşıyan ve bozucu etkilere karşı en dayanıklı öznitelikler olduğu görülmüştür. Nihayet bağımsız bileşen analizi CDMA: kod bölüşümlü çoklu erişim işaretlerine uygulanmış ve sönümlü kanallardaki alıcının performansını iyileştirici tasarımlar irdelenmiştir.
  • Research Project
    Biyolojik-kimyasal reaksiyonların benzetimi için Monte Carlo teknikleri
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2012) Altınkaya, Mustafa Aziz; İnal, Fikret; Baran, Yusuf; 04.03. Department of Molecular Biology and Genetics; 03.05. Department of Electrical and Electronics Engineering; 03.02. Department of Chemical Engineering; 03. Faculty of Engineering; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Kimyasal reaksiyonların stokastik modellemesi, reaksiyondaki molekül sayılarının az olduğu durumda, her bir molekülün ne zaman reaksiyona gireceğinin tam olarak belirlenememesi nedeniyle yalnızca makroskopik ölçekte doğru olan gerekirci yönteme göre daha başarılıdır. Gillespie’nin geliştirdiği stokastik benzetim algoritması (SBA) Monte Carlo teknikleriyle sistemdeki bir sonraki reaksiyonun hangi reaksiyon olacağını ve ne zaman gerçekleşeceğini belirlemektedir. Ancak SBA’nın molekül sayıları arttıkça işlem yoğunluğu çok artmaktadır. Bu durumda, sistemdeki her reaksiyonu her molekülün mevcut konsantrasyonunu koruması koşulunu bozmayacak miktarda çok kez ateşleyerek, reaksiyon sistemindeki her molekülün miktarını tau peryodu ile güncelleyen tau-atlama algoritması işlem yoğunluğunu önemli ölçüde azaltmaktadır. Her bir reaksiyon kanalının tau aralığında ateşlenme adedini belirleyen Poisson değişken, reaksiyona girme eğilimi ile tau'nun çarpımı çok büyüdüğünde Gauss gibi davranmaya başlar. Bu durumda reaksiyondaki konsantrasyonları belirleyen stokastik türev denklemi Kimyasal Langevin Denklemi’ne (KLD) karşılık gelir. KLD’deki Gauss sürecin yerine Levy (alfa) - kararlı daha dürtün bir sürecin konması, KLD’nin tanımladığı Brown hareketini Levy uçuşuna dönüştürür. Kimyasal Langevin-Levy Denklemi (KLLD) olarak tanımlanan bu denklem az sayıdaki molekülün bulunduğu biyokimyasal reaksiyonları daha iyi modelleyebilir. Maltozdan glukoz elde edilen bir Michaelis-Menten sistemi ve daha çok reaksiyon içeren laktuloz hidrolizi sırasındaki enzimatik transgalaktosilasyon reaksiyonlarında KLLD’nin SBA ve KLD’ye kıyasla daha fazla gerekirci eğriden sapmaya neden olduğu ancak aynı ortalama davranışın takip edildiği görülmektedir. Bu çalışma biyokimyasal reaksiyon benzetininde KLLD’ye dayalı tau-atlamanın kullanılabileceğini göstermiştir.
  • Research Project
    Modal deney yöntemi ile betonarme yapılarda taşıyıcı çerçeve bölme duvar etkileşiminin incelenmesi
    (2010) Dönmez, Cemalettin; Altınkaya, Mustafa Aziz; Aktaş, Engin; Özen, Serdar; 03.05. Department of Electrical and Electronics Engineering; 03.03. Department of Civil Engineering; 03. Faculty of Engineering; 01. Izmir Institute of Technology
    Bu çalışmada ana amaç betonarme çerçeve dolgu duvarlı sistemlerde çerçeve dolgu duvar etkileşimiyle sistemin dinamik değişkenlerinin nasıl değiştiğini ortaya koymaktır. Bu amaçla modal analiz yöntemleri kullanılmıştır. Ülkemizdeki mevcut yapı stokunun çok büyük bir kısmı betonarme çerçeve ve delikli kil tuğladan yapılmış dolgu duvarlara sahip yapılardan oluşmaktadır. Günümüze kadar olan depremler bu yapıların tipik olarak deprem yükleri altında yetersiz olduklarını göstermiştir. Bu sebeple mevcut yapıların nasıl güçlendirileceği konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Son yıllarda bu yapıları mevcut dolgu duvarları kullanarak güçlendirme konusunda artan bir ilgi oluşmuş ve bir grup yöntem şartnameye kadar girmiştir. Konu hakkında alternatif yöntemler geliştirme çabaları sürmektedir. Sunulan çalışmada ilk olarak modal analiz yöntemlerine hakimiyet sağlamak amacıyla bir grup modal analiz yöntemi üzerine çalışılmıştır. Akabinde modal deney tasarımı ve uygulaması konusunda tecrübe elde etmek için dört farklı basit sistemin ilk kısımda çalışılan modal analiz yöntemlerini kullanarak dinamik değişkenleri belirlenmiştir. Asıl hedef olan betonarme çerçeve dinamik değişkenlerinin izlenmesi amacıyla dört adet tek açıklıklı, dört katlı, 1/5 ölçekli çerçeve imal edilmiştir. Çerçeveler kat sevilerinde uygulanan yükler vasıtasıyla ters üçgen yüklemeye maruz tutulmuş ve kademeli olarak önceden hedeflenen ötelenme seviyelerinde hasarlar verilmiştir. Her hasar seviyesinde modal deneyler yapılmış ve sistem dinamik değişkenlerinin kestirilmesi için gerekli veriler alınmıştır. Verilerin işlenmesi sonucu dolgu duvarların çerçevelerin hakim frekanslarını çok yükseltmekle kalmayıp hasar sonrası davranışı da ciddi şekilde değiştirdiği gözlenmiştir. Dolgu duvarlı sistemlerde artan hasarla birlikte ötelenmeler ilk kata yoğunlaşmakta ve bu katta ağır hasara sebep olmaktadır. Çerçevelerin frekanslarının artan hasar ile birlikte düştüğü fakat özellikle moment çerçevelerinde modal şekillerin ciddi bir değişikliğe uğramadığı gözlenmiştir. Dolgulu çerçevelerde birinci mod harici görece ciddi bir değişim gözlenmiştir. Çalışmada ayrıca modal yöntemleri kullanarak mevcut bir yapının dinamik değişkenleri belirlenmiştir.