TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149
Browse
7 results
Search Results
Article Citation - WoS: 19Citation - Scopus: 18Biyomalzeme Yüzeylerinden İzole Edilen Metisiline Dirençli Staphylococcus Aureus Suşlarında Virülans Genlerinin Araştırılması(Ankara Microbiology Society, 2008) Sudağıdan, Mert; Çavuşoğlu, Cengiz; Bacakoğlu, FezaStafilokoklar, biyomalzeme kaynaklı nozokomiyal enfeksiyonların en önemli etkenlerindendir. Bu çalışmada, Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi (YBÜ)'nde yatan 48 hastada kullanılan polimerik biyomalzeme yüzeylerinden izole edilen metisiline dirençli 11 Staphylococcus aureus suşunda virülans genlerinin varlığının saptanması ve bunların bazılarının fenotipik ifadelerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile özgül primerler kullanılarak, bağlanma ve biyofilm oluşumundan sorumlu genler (icaA, icaC, bap), metisilin direnç geni (mecA), enterotoksin A-E üretiminden sorumlu genler (sea, seb, sec, sed, see), toksik şok sendromu toksini geni [tst), eksfoliatif toksin A ve B genleri (eta ve etb), alfa ve beta-hemolizin genleri (hla ve hlb), stafilokokal ekzotoksin benzeri protein-1 geni (sef1), proteaz genleri (sspA, sspB, aur, serine proteaz geni), lipaz geni (geh) ve regülatör genler (sarA ve agrCA) araştırılmıştır. Ayrıca suşların fenotipik olarak biyofilm oluşturma, antibiyotik duyarlılık, proteaz ve lipaz üretimi gibi özellikleri de değerlendirilmiştir. Biyofilm testlerinde, biyofilm yapan ve "slime" üreten suşlara rastlanmamış, ancak tüm suşların biyofilm yapımında rol oynayan icaA genine sahip olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte biyofilm yapımında rol oynayan icaC ve bap genleri tespit edilememiştir. Tüm suşlarda mecA geninin varlığı saptanmış ve suşların hepsinin oksasilin, penisilin G ve gentamisine; 10'unun eritromisine ve dokuzunun da ofloksasine dirençli olduğu bulunmuştur. İzolatların tümü vankomisin, teikoplanin ve ko-trimoksazole duyarlı olarak saptanmıştır. Ekzotoksin ve regülatör genlerinin taranması sonucunda, suşların sea, seti, hla, hlb ve sarA genlerini taşıdığı belirlenmiştir. PCR ile tüm suşların, çalışılan bütün proteaz genlerine (sspA, sspB, aur ve serin proteaz geni) sahip olduğu görülmüş, ancak sütlü (skim milk ve milk agar) ve kazein ağarlarda yapılan proteaz üretimi testlerinde negatif sonuç alınmıştır. Lipaz üretiminin belirlenmesi için Tween 20, Tween 80 ve tributyrin içeren besiyerleri kullanılmış ve tüm suşlarda geç dönemde (inkübasyonun üçüncü günü) pozitif sonuç alınmasına karşın, izolatların hiçbirisinde lipaz üretiminden sorumlu geh geni bulunmamıştır. Sonuç olarak, biyomalzeme yüzeylerinden izole edilen S.aureus suşlarında, araştırılan virülans genlerinden bazılarının varlığı saptanmış, ancak bunların tam olarak fenotipe yansımadığı izlenmiştir. İzolat sayısının azlığına ve tüm genlerin ekspresyonlarının fenotipik olarak çalışılamamış olmasına rağmen, bu genlerin varlığının yoğun bakım hastalan için potansiyel bir risk teşkil edebileceği düşünülmüştür.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Çelik Köprü I-kirişlerine Yanal Destek Sağlayan Trapez Sac Kalıpların Mukavemeti(Turkish Chamber of Civil Engineers, 2009) Eğilmez, Oğuz Özgür; Alkan, DenizTrapez Sac Kalıplar (TSK) hem çelik bina hem de çelik köprü sektörlerinde beton döşemenin kalıp sistemi olarak sıklıkla kullanılmaktadırlar. TSK’ler her ne kadar bina inşaatlarında çelik I-kirişlere yanal destek sağlayıcı elemanlar olarak işlev görseler de, çelik köprü sektöründe trapez sac kalıplardan destek elemanları olarak yararlanılmasına izin verilmez. Ancak, önceki çalışmalar birleşim detayının geliştirilmesi durumunda TSK sisteminin kirişin yanal kararlılığına belirgin şekilde destek sağlayabildiğini göstermiştir. Bu makale halen devam etmekte olan ve TSK’lerin mukavemetinin incelendiği analitik bir çalışmanın ara sonuçlarını içermektedir. Geçmişte, TSK sistemleriyle desteklenen köprü kirişlerin genel burkulma davranışını irdeleyen basit sonlu elemanlar modelleri (SEM) kullanılmıştır. Bu çalışmada TSK’leri hem birbirlerine hem de kirişlere bağlayan vidalardaki kararlılık destek kuvvetlerini belilemek için kullanılan geliştirilmiş bir sonlu elemanlar modelinin sonuçlarına yer verilmiştir. Bu çözümleme sonuçları TSK’lerin içermesi gereken mukavemet ihtiyacını belirleyecek olan bir tasarım yönteminin geliştirilmesinde kullanılacaktır.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 3Köprülerde Deneysel Modal Analiz Uygulamaları(TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 2009) Dönmez, Cemalettin; Karakan, EyyübDeneysel modal analiz son 30 yıldır çeşitli araştırmacılar tarafından yapısal sistemlerin durum tespiti/izlemesi ve hasar tanılaması amacıyla kullanılmaktadır. Ölçüm ve analizlerin tekniğine uygun olarak tasarlanıp uygulanması durumunda bu teknik ile yapısal bir sistemin dinamik özellikleri (frekanslar, sönüm oranları ve modal şekilleri) kestirilebilmektedir. Sistemde oluşacak herhangi bir hasarın sistemin sıkılığını ve aynı zamanda dinamik özelliklerini değiştireceği gerçeğinden yola çıkılırsa, hasar öncesi ve sonrası dinamik özelliklerin izlenmesi sayesinde yapıda oluşan hasarlar tahribatsız bir biçimde tespit edilebilir. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde bir TÜBİTAK projesi kapsamında deneysel modal analiz tekniğinin kullanılması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Bu bildiri kapsamında deneysel modal analiz tekniklerinin köprülerin durum tespiti ve hasar tanılamasında ne şekilde uygulanabileceği konusunda kısa bir özet verilecek ve İYTE’de bugüne kadar öğrendiğimiz teknikleri uygulamada gösterebilmek amacı ile laboratuvarda imal, basitleştirilmiş bir köprü maketi üzerinde modal analiz teknikleri kullanılacak ve sonuçlar sergilenecektir. Ayrıca maket köprünün sonlu elemanlar modeli kurularak analiz ve deney sonuçları karşılaştırılacak ve sonuçlar irdelenecektir.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Kablolu Bir Köprünün Deprem Davranışının Μ-sentezli Aktif Kontrolü(TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 2009) Turan, Gürsoy; Voulgaris, Petros; Bergman, Lawrence A.Bu çalışmada çeşitli kontrol algoritmalarının etkinliğini birbiriyle karşılaştırmak amacıyla oluşturulmuş bir kablolu köprü kontrol model örneği [1, 2] baz alınmıştır. Köprünün sonlu elemanlar modeli modal önem sırasına göre küçültülerek 1/6 boyutunda bir kontrol tasarım modeli elde edilmiştir. Köprünün deprem hareketi sırasındaki kritik noktaları dikkatle gözlenmiş, ve yol seviyesinde kule kesme kuvvetlerinin oluştuğu noktaların kontrolü en zor noktalar olduğunu ortaya konmuştur. Kontrol amaçlı olarak hidrolik pistonlar kullanılmıştır. Belirsizliği tolere edebilen bir tasarım önerisiyle, tasarım modeli ile değerlendirme modeli arasındaki fark sınanmıştır. Ayrıca μ-sentezi esas alınarak bir kontrol denklemi kurgulanmıştır ve bununla birlikte davranış benzetimi gerçekleştirilmiştir.Article Citation - WoS: 5Citation - Scopus: 8A Research on the Production of Silk Sericin Powders by Using Spray Drying Method(Ege Üniversitesi, 2009) Genç, Gözde; Bayraktar, Oğuz; Başal, GüldemetSericin protein is usually discarded as a waste in silk industry. Production of silk sericin powders, which can be incorporated into fibers used in textile industry, by spray drying method will enable value-added utilization of waste sericin. in this study aqueous sericin solutions were used as raw material for the production of dry powders using a lab-scale spray dryer. A linear regression analyses were employed, in addition to experimental design at two levels with three factors for the analysis of three responses: moisture content, particle type and agglomeration degree. The process factors were the drying air temperature (120°C and 160°C), the feed rate (1.25x10-4 and 2.5x10-4 dms -), and the concentration of sericin solutions of 10% and 30% (w/w) fed to the spray dryer. The three responses were analyzed statistically to determine the effective parameters and it was concluded that moisture content depended on three factors-drying air temperature being the dominant parameter. Particle size and shape depended mainly on feed rate and agglomeration depended on the moisture content of the product.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4İzmir’deki Ulaştırma Projelerinin Kentsel Eğilimlere Etkileri(TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 2008) Duvarcı, Yavuz; Selvi, Ömer; Günaydın, Hüsnü Murat; Gür, Güneşİzmir’deki önemli ulaştırma projelerinin kentsel eğilimlere olan etkileri Delphi yöntemi sonuçları temel alınarak analiz edilmiştir. Delphi yöntemine göre yakınsama sağlanmış etkiler, sonrasında daha anlamlı ve özet sonuçlar elde etmek amacıyla toplamdaki etkiler yöntemiyle yeniden değerlendirilmiştir. Yönteme göre, mutlak toplam etkilere (MED), net toplam etkilere (NED) ve en genel anlamda etki yeterlik düzeylerine bakılarak genel sonuçlara ulaşılmıştır. En etkili (olumlu/olumsuz yönde) projeler, bütünleştirilmiş raylı toplu taşıma sistemi, mevcut İzmir limanının geliştirilmesi; en fazla etkilenen sosyoekonomik eğilimler ise turizm sektöründeki gelişim, ekonomik gelişme, hava kirliliği ve özel araç kullanım oranı olarak çıkmıştır.Article Citation - Scopus: 2Impacts of Transportation Projects on Urban Trends in Izmir(Turkish Chamber of Civil Engineers, 2008) Duvarcı, Yavuz; Selvi, Ömer; Günaydın, Hüsnü Murat; Gür, GüneşThe effects of major transportation projects on urban trends in Izmir were analyzed using the Delphi method. Once convergence was maintained in expert opinions, the Delphi results were re-evaluated according to the suggested method of total evaluation for obtaining much concise and general results. Accordingly, Absolute Total Impacts (ATI), Net Total Impacts (NTI) and the impact levels in broader terms were defined. The most effective projects were found to be: Integrated Rail Transportation System, Enhancement of Existing İzmir Port. The most impacted trends were: Development in Tourism Sector, Economic Development, Air Pollution and the Ratio of Private Car Ownership.
