TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Paleozoyik Yaşlı Metamorfik Kayaçlara CO2 Tutulumu Sırasında Mineral Tepkime Kinetiği
    (2025) Aydın, Hakkı; Erol, Selcuk; Akin, Serhat
    Jeolojik formasyonlara karbondioksit (CO2) enjeksiyonu, CO2 emisyonlarını azaltmak için en güvenilir yöntemlerden biridir. Jeotermal rezervuarlar, geniş kırık-gözenek hacimleri sayesinde CO2 tutumu için güvenli ve kalıcı depolama fırsatları sunan mükemmel adaylardır. Hedef rezervuar kayacı ve örtü kayacın uzun dönem CO2 enjeksiyonu süresince kararlılığı ise kritik bir konudur. Bu çalışma, jeotermal rezervuar kayacı ile CO2 doygunluğundaki akışkan arasındaki reaksiyonlar sonucu oluşan jeokimyasal değişimleri incelemektedir. Nihai amaç, metamorfik bir jeotermal rezervuarda CO2 tutumunun jeokimyasal etkiler açısından etkinliğini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında, Türkiye’nin Batısında yer alan Kızıldere jeotermal rezervuarında 1900 m ve 3000 m derinliklerden alınan karot numuneleriyle kesikli (batch) deneyler gerçekleştirilmiştir. Ufaltılmış karot örnekleri, 95 °C sıcaklık ve 10 bar basınçta CO2 doygunluğundaki jeotermal akışkana 21 gün süreyle maruz bırakılmıştır. Mg²⁺, Ca²⁺, Al³⁺, Fe²⁺, SiO2 ve Cl⁻ gibi temel element konsantrasyonlarındaki deneysel değişimler PHREEQC yazılımı kullanılarak modellenmiştir. Simülasyon çıktılarının deneysel gözlemlerle uyumlu olması için kinetik hızlar ve aktivasyon enerjisi ayar parametreleri olarak kullanılmıştır. Mg²⁺ ve Ca²⁺ konsantrasyonları artış eğilimi gösterirken; SiO2, Al³⁺ ve Fe²⁺ azalma eğilimi göstermiştir. Bu durum, CO2 doygun akışkan ile rezervuar kayacı arasındaki etkileşim sonucunda K-feldispat ve kaolinit minerallerinin çökelmesine yol açmış; biyotit, kuvars, magnezit ve siderit gibi diğer minerallerde ise hafif çözünme meydana gelmiştir. Mineral topluluğu genel olarak sabit kalmış, ancak minerallerin bollukları küçük değişiklikler göstermiştir. Çalışma, yüksek katyon konsantrasyonlarının metamorfik kayaçlar içerisinde CO2 tutumunu kolaylaştırabileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca, gerçekleştirilen kesikli deneylerinde çözelti fazında CO2 tutulumu mineral tutulumuna kıyasla daha baskın olduğu belirlenmiştir.
  • Article
    İzmir Körfezi Alt Havzasında Sürdürülebilir Su Yönetimi: WEAP Modeli ile Su Kaynaklarının Değerlendirilmesi
    (2025) Elçi, Sebnem; Durmuş, Hazal
    Su, hem doğal ekosistemlerin hem de kentsel yaşamın sürdürülebilirliği için hayati bir rol oynamaktadır. Ancak, artan baskılar nedeniyle bu önemli kaynağın sürdürülebilirliği giderek daha fazla risk altına girmektedir. Türkiye'nin yarı kurak batı bölgesinde yer alan İzmir Körfezi alt havzası, ekonomik, ekolojik ve sosyal açıdan büyük bir öneme sahiptir. Ancak, hızlı kentleşme, nüfus artışı ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle su kaynakları ciddi tehditlerle karşı karşıyadır ve bu kırılganlığın gelecekte artması beklenmektedir. Bu çalışma, İzmir Körfezi alt havzasında su potansiyelini değerlendirmek, kentsel ve tarımsal su taleplerini analiz etmek ve sürdürülebilir yönetim stratejileri geliştirmek amacıyla Su Değerlendirme ve Planlama (WEAP) modelini kullanmaktadır. Araştırma, alt havzada yer alan ve eski İzmir metropol alanına dâhil olan on bir ilçeye (Balçova, Bayraklı, Bornova, Buca, Çiğli, Gaziemir, Güzelbahçe, Karabağlar, Konak, Karşıyaka ve Narlıdere) su sağlayan mevcut kaynakları incelemektedir. Ayrıca, bölge için 2050 yılına kadar su talebini anlamak adına nüfus projeksiyonları oluşturulmuştur. Çalışmada, RCP4.5 iklim senaryosu kapsamında MPI-ESM-MR ve HadGEM2-ES küresel iklim modelleri kullanılarak olumlu ve olumsuz senaryolar geliştirilmiştir. Referans, İyimser ve Kötümser olmak üzere üç senaryo, WEAP modeli ile analiz edilmiştir. Sonuçlar, su talebinin 2050 yılına kadar referans senaryoda 318.25 hm³'e, kötümser senaryoda ise 381.59 hm³'e ulaşacağını göstermektedir. Olumsuz koşullarda, karşılanamayan su talebinin 160.9 hm³'e çıkabileceği öngörülmektedir. Bu durum, acil önlem alınması gerektiğini vurgulamaktadır. İyimser senaryo, proaktif politikaların ve iklim direncini artıran önlemlerin su kıtlığını önleyebileceğini ve su dengesi sağlayabileceğini göstermektedir. Stratejik müdahaleler olmadan, İzmir Körfezi’nin su güvenliği tehdit altında kalmaya devam edecektir. Artan talep ve iklim değişikliği baskıları karşısında, uzun vadeli su sürdürülebilirliği için ileriye dönük politikalar ve etkin su yönetimi büyük önem taşımaktadır.
  • Article
    Sedde Altında Taşkın Kaynaklı Sızmanın Nümerik Modellenmesi
    (2021) Pulat, Hasan Fırat; Semerci, Aykut; Tayfur, Gökmen
    Taşkın, mühendislik hidrolojisinin en karmaşık sorunlarını meydana getirir ve aşırı taşkın, kentsel alanlar, altyapı, sanayi ve tarım için hayati riskleri içerir. Bu makalenin amacı, Filyos Nehri seddesi üzerinde taşkınların neden olduğu düzensiz akışı incelemektir. Analizlerde sonlu elemanlar yöntemine dayalı sayısal modelleme yapılmıştır. Plaxis 2D'ye bir eklenti modülü olan PlaxFlow, program dahilindeki çeşitli ilgi noktalarında sızıntının zaman değişimi analizi için kullanılır. Seddenin çeşitli ilgi noktalarında çıkış hızı, hidrolik eğim ve doygunluk derecesi incelenmiştir. Ayrıca Filyos seddesinin altındaki farklı zemin türleri için su sızıntısı da incelenmiştir. Borulama meydana geldiğinde ve oluşan kum kaynamasında meydana gelen düzensiz akış analizlerinin sonuçları farklı zemin tipleri için sunulmuştur.
  • Article
    Isıl Konfor Sıcaklıklarına Bağlı Olarak Bir Konutun Enerji Performansının Değerlendirmesi: Izmir Örneği
    (Sakarya Üniversitesi, 2018) Yıldırım, Nurdan; Kuzgunkaya, Ebru; Gökçen Akkurt, Gülden
    Türkiye’de enerji tüketiminin yaklaşık %34’ü binalarda ve bunun %85 kadarı da ısıtma ve soğutma amaçlı kullanılmaktadır. Binalarda bulunan HVAC sistemlerinin işletme özellikleri, hem binanın ısıl konforunu hem de enerji tüketimlerini doğrudan etkilemektedir. Bu çalışmada, HVAC sistemlerinin işletme şartlarının, ısıl konfor koşulları ile enerji tüketimlerine olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla İzmir ilindeki 100 m2’lik bir konut için öngörülen HVAC sisteminin kesikli ve sürekli rejimde, tek ve çift sıcaklık set değerleri ile tam mekanik kontrollü veya doğal havalandırmalı olarak çalıştırılması durumları incelenmiştir. Isıl konfordan olan memnuniyet; Tahmini Ortalama Oy (Predicted Mean Vote - PMV) değeri ile ifade edilmektedir. Bu kapsamda öncelikle, Design Builder yazılımı kullanılarak en iyi duruma karşılık gelen PMV=0’a göre HVAC sisteminin set sıcaklıları belirlenmiştir. Bu sıcaklık set değerlerinin kullanılması ile ele alınan 5 farklı durumda konut için yıllık birim ısıtma/soğutma enerji tüketimleri, birim birincil enerji tüketimi, yıl boyunca ailenin evde bulunduğu saatlerde sağlanan PMV değerleri ve PMV değerlerinin istatistiksel değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, incelenen 5 durum arasında normal beklenti seviyesinde % 99,6 kümülatif frekans yüzdesi ile ısıl konforu en çok sağlayan tam mekanik kontrollü, sürekli rejim, aylık çift ısıtma/soğutma operatif sıcaklık set değerli durumdur. Tam mekanik kontrollü, kesikli rejim, aylık tek ısıtma/soğutma hava sıcaklığı set değerli durum ise 2,04 kWh/m2/%KF birim memnuniyet enerji tüketimi değeri ile en az enerji tüketen durum olmaktadır.