TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • Article
    İzmir’in Toplu Ulaşım Sisteminin Doğrusal Programlama ve Duyarlılık Analizi Aracılığıyla Optimizasyonu
    (Pamukkale Univ, 2024) Görgülü, Çağla; Görgülü, Lale; Duvarcı, Yavuz
    Bu çalışma, enerji tüketimi, seyahat süresi ve ulaşım ücreti perspektiflerinden toplu ulaşım problemlerine odaklanmaktadır. Çalışmanın amacı İzmir örneğinde görülen benzer ulaşım sorunlarına yönelik güzergâh açısından karşılaştırılabilir olan tramvay ve otobüs sistemleri için en iyi çözümleri sunmaktır. Ayrıca, bu çalışma farklı ulaşım tipleri arasındaki bütünleşme konusuna dikkat çekmektedir. Çalışmada kullanılan yöntemler doğrusal programlama ve duyarlılık analizidir. Bu çalışma için hem tramvay hem de otobüs hattına sahip dokuz rota belirlenmiştir. Hangi ulaşım tipinin daha uygun veya kullanışlı olduğunu, bunların olumsuz ve olumlu sonuçlarının neler olduğunu ve hangisinin çevre dostu ve yolcu bütçesine dost olduğunu incelemek üzere aynı aktarma noktalarını paylaşan rotalar seçilmiştir. Doğrusal programlama Microsoft Excel® yazılımının bir uzantısı olan çözücü aracıyla gerçekleştirilmiştir. İlk olarak, amaç fonksiyonları en küçük enerji tüketimi, en küçük rota uzunluğu ve en küçük yolcu ücreti olarak tanımlanmıştır. Elde edilen enerji tüketimi, hız ve yolcu hacmi verileri optimizasyonların kısıtlarıdır. Son olarak, bulgular duyarlılık analizi aracılığıyla değerlendirilmiştir. Hem yolcular hem ulaşım işletmecileri için otobüs ve tramvay seçenekli en iyi sonuçlar tespit edilmiştir. En uygun rotalar Fahrettin Altay-Alsancak, Fahrettin Altay-Halkapınar, Mavişehir-Bostanlı ve Egekent-Bostanlı rotalarıdır. Bu çalışma, ulaşım maliyet matrisinin yanı sıra seyahat süresi matrisini kullanarak literatüre katkı sağlamaktadır. Böylece, bu araştırma sadece mali amaçlara değil, çevresel ve sosyal amaçlara da hizmet etmektedir.
  • Article
    Using Personal Rapid Transit as an Effective Transport Solution in Historical Downtown Areas: a Case From Historic Kemeraltı, İzmir
    (TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Duvarcı, Yavuz; Akpınar, Figen
    Many issues related to the conservation of urban heritage are closely related to the transit system and the use of private trans-portation. Regeneration, revitalization, and/or heritage conser-vation are not properly managed due to problems arising directly from inconvenient transport solutions that cannot provide or resolve the accessibility and mobility needs of vulnerable groups together with inappropriate space management while indirectly causing economic shrinkage and loss of vitality. Furthermore, even if modern modes of transportation are used, they will cause significant environmental and societal difficulties, making them unsuitable for such sensitive places. This article, using a micro -simulation approach, investigates whether a Personal Rapid Tran-sit system is physically applicable, and whether it can meet exist-ing travel requirements to prove that it is sufficient for the needs of local level mobility, and finally whether other environmental/ social impacts such that land use, air pollution, safety, sustainabil-ity are positive or negative. As a method, these outputs of the system application are presented as validations of the usefulness of the PRT. Finally, it was found that there is a gain in productiv-ity in terms of mobility as well as other socio-economic benefits besides the physical applicability of the method. The study's goal is to get the information out about how PRT technology may help produce more ecologically friendly and sustainable solutions while also conserving historical assets.
  • Article
    The Relationship Between Transportation Demand and Supply: Granger-Causality Test Using Time-Series Data
    (Pamukkale Üniversitesi, 2022) Duvarcı, Yavuz; Duran, Hasan Engin
    Transport demand and supply are deemed to determine each other in a cyclic manner. The major idea has been that the demand is usually the preceding one. However, in urban cases, usually the land use variables in place of supply interfere this process. Cleansing the land use variables, the regional/national level variable pairs of demand and supply are employed to analyze the cause-effect mechanism. For objectivity, the Granger-causality test (GCT) is used to understand the relationship between transportation demand and supply. The Analyses were made at four dimensions; (a)whether the nexus is one-directional or bi-directional, (b)its significance level, (c)whether demand or supply is the preceding, (d)whether the effects are short-term or long-term. Using the Turkish statistics, the GCT results showed that, in the short/medium run, overwhelmingly the supply variables preceded (mostly in railway mode), mostly unidirectional (one-way causality) manner, however, in the long-run almost no relationship was found. In other transportation modes, no significant relationship is observed. Finally, bi-directional relations were usually observed in suburban rail. The investments then should be made according to known demand. Usually, the effects of supply (especially of railways and roadways) could rather fade away in the long-run. Still, no general statement can be made for the demand/supply causality especially in terms of which one is preceding and of the direction of causality. The chaotic nature of the process reigns over with the changing conditions.
  • Research Project
    Trafik kazalarının önlenmesinde dinamik veri yönetimi ile erken uyarı sistemi: İzmir'in kaza yoğun caddelerinde pilot çalışma
    (2011) Duvarcı, Yavuz; Geçer Sargın, Feral; Kumova, Bora
    Kazaları en aza indirmek, büyük oranda kazaların nerede, ne zaman ve ne biçimde olabileceğinin doğru tahmin edilebilmesine bağlıdır. Tahmin modellerinden her yere genellenebilecek sonuçlar belirlenememekte, daha sağlıklı sonuçlar için mutlaka yere özgü modellerin kurulması gerekmektedir. Trafik kazalarının mekansal bağıllığı parametrelerin birleşik etkisine de bağlı olarak, oldukça yüksek olduğu bilinmektedir. Bu projenin özgünlüğü ise; önerilecek sistemin, istatistiksel yöntemlerle “genel parametre” tahmini modeli yaklaşımı yerine, “mekan-bazlı” kullanılabilecek bir veri tabanı yönetimi işleyiş şeması olmasıdır. Günümüzde artık, akıllı ulaşım teknolojileriyle verinin dinamik olarak işlendiği, erken uyarı bilgisinin üretilebileceği bir veri otomasyon sistemi gereksinimi duyulmaktadır. Bunlar istatistiksel modeller oluşturmayı gerektirmeyen, güncellenen veriyle beslenen sistem yaklaşımlarıdır. Kategori analizi ile, ilk iki yılda (2005-2006) elde edilen model verileri ikinci yılki (2007) saha verileri (test) ile karşılaştırılarak benzer çıkıp çıkmadığı test edilecek, önerilen yaklaşımın sınaması yapılmış olacaktır. Projede beklenen sonuca ulaşıldığı takdirde kazaların engellenmesi ya da azaltılması yönünde erken uyarı sistemi için mekan ve durum uyarlı bir düzenek önerilecektir. Projenin nihai hedefi, trafik birimlerine kazaların azaltılmasında bir karar destek mekanizması olarak yararlanabilecekleri gerçekzaman veri analizi için erken uyarı sisteminin oluşmasına öncülük etmektir. Bu sistemle, risk oluşma aşamasında, kısa-vadeli operasyonel önlemlerin zamanında ve yerinde alınması, yetkililerin enerjisinin doğru zamanda doğru yere yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Projenin çabası, gelecekte oluşturulacak gerçek-zamanlı veri analiz sisteminin çok boyutlu kategori analizi yöntemiyle nasıl olabileceğini göstermek, ve yararlılığını pilot caddelerin kaza verileri üzerinden kanıtlamaktır. 30 ayda tamamlanan proje çalışması, şu üç temel aşamadan oluşmuştur: Veri tabanı oluşturma ve faktörlerin belirlenmesi, toplanan verinin kategori analizi yöntemiyle değerlendirilmesi ve erken uyarı sistemi için uygulamaya dönük sistem modeli önerisi.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Hücresel Özişlem Yöntemi ile Izmir Körfez Tüp Geçiş Projesinin Rant Artışına Etkisinin Tahminlemesi: İnciraltı Örneği
    (TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2020) Aslan, Hüseyin Mert; Duvarcı, Yavuz
    Bir kentin zaman içerisinde uğradığı değişimin, gelişme yönünün ve arazi kullanımlarındaki değişim eğilimlerinin simülasyonlarla belirlenmesi ile geleceğe yönelik tahminler yapmak etkili bir planlama çalışmasında oldukça önemlidir. Mevcut literatürde, kentlerin çevreye yayılımı; Hücresel Özişlem, Çok Ajanlı Sistemler, Yapay Sinir Ağları gibi karmaşık sistem modelleme teknikleri ile modellenmektedir. Hücresel Özişlem bu yöntemlerin en çok uygulananlarından biridir. Kentsel mekanın zamanda uğradığı değişim ve CBS’de Hücresel Özişlem (HÖ) yöntemiyle tahminlenmesi önemi artan bir konu olmuştur. Ülkemiz gündeminde yer alan köprü, tüp geçit, vb. projelerin kendileri kadar önemli ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri vardır. Özellikle bu tür mega-projelerin kentsel rantlara olduğu kadar, planlama süreçlerine de olumlu/ olumsuz ikincil ve sinerjik etkileri bulunmaktadır. Bu tür etkilerin gelecekte ne olacağı da planlama açısından aynı derecede önemlidir. Ancak, mega-projelerin kentsel ranta söz konusu yöntemle etkisinin ele alınması oldukça yenidir. Rayiç bedel ve rantı belirleyen parametreler hakkında emlakçı görüşleri veri alınarak İzmir İnciraltı’ndan geçmesi planlanan İzmir Körfez Tüp Geçiş Projesinin (İKTG) HÖ ile üç olası senaryo bazında ve 2016’dan sonra beşer yıllık dönemlerde rant etkileri simüle edilmiştir. Yöntemin işleyiş sınaması yapılmış, İnciraltı bölgesindeki rantların geleceğe ilişkin verisi üretilmiştir. İKTG’nin, bölgenin hangi noktalarına güçlü etkide bulunabileceği gözlemlenmiştir. Böylece, büyük projelerin olası rant etkisi ile ilgili planlamanın yararlanabileceği ve ileride yazılıma dönüştürülebilecek elverişli bir araç geliştirilmiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Arazi Kullanım - Ulaşım Planlaması Bütünlüğünde Uyum için Model Önerisi
    (TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2018) Duvarcı, Yavuz; Alver, Yalçın
    Her ne kadar kuramda ulaşım planlama ile arazi kullanım (nazım imar) planlama rutinlerinin birbirleriyle eşgüdüm ve uyum içinde hareket etmeleri gerektiği belirtilse de pratikte bunun pek gerçekleşemediği görülmüştür. Bu derleme çalışmasında özellikle olması gerektiği belirtilen uyumun gerçekleşememesinin ardındaki nedenler araştırılmış ve bunun nasıl sağlanabileceğine odaklanılmıştır. Sorunun kökeninde ise iki disiplinin birbirini takip eder ve benzer parametreleri paylaşır olmalarına karşın iki ayrı planlama alanı biçiminde ayrı prosedürler halinde planlamayı gerçekleştirmeye çalışmaları bulunmuştur. Ancak ideal durum olan (a) aynı anda birlikte planlamanın tek plan çalışması olarak gerçekleştirilmesi pratikte fazlaca uygulanabilir bulunmamış, yine, (b) aynı anda farklı planlama eylemleri olarak gerçekleştirilmeleri ve eş güdümlü olarak birbirlerinden beslenmeleri veri alışverişini aynı anda olanaksız kıldığından, genelde (c) ulaşım planlaması ile arazi kullanım planlamasının farklı zamanlarda birbirini takip eden ayrı planlama alanları olarak ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelmektedir. Söz konusu ardışık ayrı (c türü) planlama eylem alanlarının temel sorunu ise birbirini karşılıklı besleyen bir döngü gibi görünse de uygulamada birbirine uyumlu gittikleri yalnızca ilkesel düzeyde kalmakta, retorikten öteye geçememektedir. Pratikte geçerli olan c türündeki uyumun sözde bir iyi niyet belirtisi olarak kalmaması ve gerçek uyumlandırmanın sağlanması için iki planlama alanının birbirini aktif olarak karşılıklı kontrol etmesi şartı aranmalıdır. Bu tür bir ilişki şemasının tesisinde, bir alanın (örneğin ulaşım planlamanın) politika hedeflerinin öteki alanın tanımlı çıktılarına (performans ölçütleri) uyumluluğu ve somut değerlerin belirlenen hedef değer aralıklarında çıkması gözetilmelidir. Bunlar somut kriterlere dönüştürülerek, modelleme çalışmalarında özellikle simülasyonlarda gözlenebilir sonuçlar üzerinden başarımları kontrol edilmelidir.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    İzmir’deki Ulaştırma Projelerinin Kentsel Eğilimlere Etkileri
    (TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, 2008) Duvarcı, Yavuz; Selvi, Ömer; Günaydın, Hüsnü Murat; Gür, Güneş
    İzmir’deki önemli ulaştırma projelerinin kentsel eğilimlere olan etkileri Delphi yöntemi sonuçları temel alınarak analiz edilmiştir. Delphi yöntemine göre yakınsama sağlanmış etkiler, sonrasında daha anlamlı ve özet sonuçlar elde etmek amacıyla toplamdaki etkiler yöntemiyle yeniden değerlendirilmiştir. Yönteme göre, mutlak toplam etkilere (MED), net toplam etkilere (NED) ve en genel anlamda etki yeterlik düzeylerine bakılarak genel sonuçlara ulaşılmıştır. En etkili (olumlu/olumsuz yönde) projeler, bütünleştirilmiş raylı toplu taşıma sistemi, mevcut İzmir limanının geliştirilmesi; en fazla etkilenen sosyoekonomik eğilimler ise turizm sektöründeki gelişim, ekonomik gelişme, hava kirliliği ve özel araç kullanım oranı olarak çıkmıştır.
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Impacts of Transportation Projects on Urban Trends in Izmir
    (Turkish Chamber of Civil Engineers, 2008) Duvarcı, Yavuz; Selvi, Ömer; Günaydın, Hüsnü Murat; Gür, Güneş
    The effects of major transportation projects on urban trends in Izmir were analyzed using the Delphi method. Once convergence was maintained in expert opinions, the Delphi results were re-evaluated according to the suggested method of total evaluation for obtaining much concise and general results. Accordingly, Absolute Total Impacts (ATI), Net Total Impacts (NTI) and the impact levels in broader terms were defined. The most effective projects were found to be: Integrated Rail Transportation System, Enhancement of Existing İzmir Port. The most impacted trends were: Development in Tourism Sector, Economic Development, Air Pollution and the Ratio of Private Car Ownership.