TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 55
  • Article
    Türkiye’de İmalat Sanayi Coğrafi Yoğunlaşması ve Değişimi
    (2024) Elburz, Zeynep
    Sanayi coğrafyası, bölgesel ekonomilerin işleyiş ve içeriklerini anlamada ve özellikle son dönemde sürdürülebilir kalkınma politikaları oluşturmada önemli bir role sahiptir. 2000 sonrası gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sanayinin yer seçiminde görülen değişimler konuya olan ilgiyi artırmaktadır. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde 2008 krizi sonrasında sanayisizleşmenin etkilerinin azaldığı ve bazı bölgelerde yeniden sanayileşmenin görüldüğü belirlenmiştir. Bu çalışmada Türkiye’deki imalat sanayinin dağılımı ve bu dağılım son yıllardaki değişimini ele almaktadır. Bu çalışmada 2014-2022 yılları arasında SGK ve TÜİK’den elde edilen imalat sanayi istihdamı ve imalat sanayinin GSYİH içindeki payı verileri kullanılmıştır. İlk aşamada Location Quotient (LQ) analizi kullanılarak imalat sanayinin genel durumu ve dağılımı tespit edilmiş böylece kazanan/kaybeden, güçlenen/zayıflayan bölgeler belirlenmiştir. Ardından Shift-Share analizi uygulanarak bölgelerdeki rekabet gücü ve dağılımı (Bölgesel Değişim) incelenmiştir. Son aşamada ise mekansal otokorelasyonun varlığı düşünülerek mekansal istatistik yöntemleri tercih edilmiştir. Moran’s I ve LISA kümelenme haritaları ile sanayi kümeleri ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlar ile Türkiye sanayi coğrafyasında yapısal bir dönüşüm gerçekleşip gerçekleşmediği ve bunun bölgesel etkilerinin neler olduğunun ortaya çıkması hedeflenmektedir.
  • Article
    KOCAELİ İZMİT İLÇESİ’NDE PARTİKÜL MADDE (PM2.5) KONSANTRASYON SEVİYELERİ, MEKÂNSAL VE MEVSİMSEL DEĞERLENDİRİLMESİ
    (2021) Öztürk, Süheyla; Gerçek, Deniz; Güven, İsmail Talih; Gaga, Eftade O.; Üzmez, Özlem Özden; Civan, Mihriban
    İzmit İlçesi’nde yaz (Temmuz 2018 - Eylül 2018) ve kış mevsimlerinde (Kasım 2018 - Ocak 2019) yüksek hacimli örnekleyici kullanılarak partikül madde (PM2.5) derişimleri ölçülmüştür. Mekânsal dağılımdaki farklılığı belirlemek için 14 noktada numune toplanmıştır. PM2.5 numuneleri, 24 saat boyunca 1,13 m3/dk bir akış hızında kuvars filtre kağıdı kullanılarak toplanmıştır. 14 örnekleme noktası için yaz ve kış mevsimleri ortalama PM2.5 konsantrasyonu sırasıyla 22,11 ± 4,30 µg/m3 ve 45,44 ± 18,71 µg/m3 olarak ölçülmüştür. PM2.5 en yüksek ve en düşük konsantrasyonlarına kış aylarında rastlanmıştır. Kış aylarında Sepetçiler, Yeşilova, 28 Haziran, Kabaoğlu örnekleme alanlarında ölçülen konsantrasyonların yaz aylarında ölçülen konsantrasyonlardan düşük olduğu belirlenmiştir. Mekânsal dağılıma göre 28 Haziran Mahallesi’nde en düşük kirlilik gözlemlenirken, Cedit Mahallesi’nde ve Sanayi Mahallesi’nde en yüksek kirlilik gözlemlenmiştir. Bu bölgelerin, kentsel ve trafik kaynaklı diğer bölgelere göre farklı kirlilik kaynaklarından etkilendiği belirlenmiştir. K/Y oranı 28 Haziran Mahallesi, Yeşilova Mahallesi ve Sepetçiler Mahallesi’nde toprak kaynağı nedeniyle 1‘in altında, Kabaoğlu Mahallesi’nde 1 ve diğer örnekleme alanlarında ısıtma amaçlı fosil yakıt kullanımına bağlı 1’in üzerinde olduğu belirlenmiştir.
  • Article
    Sedde Altında Taşkın Kaynaklı Sızmanın Nümerik Modellenmesi
    (2021) Pulat, Hasan Fırat; Semerci, Aykut; Tayfur, Gökmen
    Taşkın, mühendislik hidrolojisinin en karmaşık sorunlarını meydana getirir ve aşırı taşkın, kentsel alanlar, altyapı, sanayi ve tarım için hayati riskleri içerir. Bu makalenin amacı, Filyos Nehri seddesi üzerinde taşkınların neden olduğu düzensiz akışı incelemektir. Analizlerde sonlu elemanlar yöntemine dayalı sayısal modelleme yapılmıştır. Plaxis 2D'ye bir eklenti modülü olan PlaxFlow, program dahilindeki çeşitli ilgi noktalarında sızıntının zaman değişimi analizi için kullanılır. Seddenin çeşitli ilgi noktalarında çıkış hızı, hidrolik eğim ve doygunluk derecesi incelenmiştir. Ayrıca Filyos seddesinin altındaki farklı zemin türleri için su sızıntısı da incelenmiştir. Borulama meydana geldiğinde ve oluşan kum kaynamasında meydana gelen düzensiz akış analizlerinin sonuçları farklı zemin tipleri için sunulmuştur.
  • Article
    Edible Film Production From Effluents of Potato Industry Incorporated With Origanum Onites Volatile Oils and Changes Its Textural Behaviors Under High Hydrostatic Pressure
    (2021) Evrendilek, Gülsün Akdemir; Bulut, Nurullah; Uzuner, Sibel
    Development and characterization of edible film incorporated with Origanum onites volatile oil from the effluents of potato industry, determination of changes on its textural properties of force and elongation at break (EAB) under high hydrostatic pressure (HHP) in addition to its antimicrobial effect against Escherichia coli O157:H7 and Salmonella Enteritis were prompted. The optimum operational conditions under HHP for maximum force and EAB were achieved with 350 MPa pressure, 8 min operational time, and addition of 45 μL O. onites volatile oil concentration (VOC). Inhibition zones for S. Enteritis and E. coli O157:H7 at the optimum conditions were 1.7 ± 0.109 and 2.386 ± 0.07 cm, respectively. Textural properties of force and EAB of the HHP-processed films ranged from 2.27 ± 0.52 to 5.23 ± 0.79 N, and from 7.47 ± 1.68 to 15.71 ± 0.65 mm, respectively. Thermal transition of the edible film was observed at 86.77°C for 7.19 min. The microscopic observation of the film surfaces shoowed homogenous and translucent structure. The improved textural properties with HHP and VOC revealed that it carries a potential to be used as a food packaging material.
  • Article
    Impact of Pasteurization Process on the Quality and Marination Properties of Onion Juice
    (2020) Kaya, Zehra; Yıldız, Mustafa Kemal; Demir, Hande; Unluturk, Sevcan; Becerikli, İsmail
    This study aims to compare UV-C irradiation and conventional heat treatment to produce pasteurizedonion juice used as a meat marinating agent. The process conditions maximizing the inactivation oftarget microorganism Escherichia coli K-12 were; 0.5 mm sample depth, 30 min irradiation, 7.5mW/cm2 UV incident intensity for UV-C and, 74.5°C and 12 min for heat treatment. Except pH andnon-enzymatic browning index, differences between physicochemical properties of raw, UV-C andheat-treated onion juices were significant. Springiness and chewiness of unmarinated beefsteakswere higher compared to the ones marinated with the fresh and pasteurized onion juice (UV-C andheat). Pasteurization of onion juice (UV-C and heat) did not significantly affect general liking scorescompared to beefsteaks marinated in untreated onion juice.
  • Article
    Fotoğraflar Yoluyla Sosyokültürel Bağlamların Okunması; İzmir’in Erken Cumhuriyet Döneminde Çekilen Kadın Fotoğrafları Vaka Çalışması
    (2020) Günduru, Beliz; Destici, Orkun; Türkmen, Doruk; Yurt, Canberk; Aşıcı, Burçin
    Bireyler, dış görünüşleri aracılığıyla, bulundukları dönemin sosyokültürel, ekonomik ve politik değişimlerini yansıtırlar. Geç Osmanlı Dönemi’nden Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen sürede, Türk toplumunda bir dizi modernleşme adımları atılmıştır. Bu süreçte fotoğraf, hem mesleki bir enstrüman hem de yenileşimci bir araç olarak sosyal değişimleri temsil etmesinden dolayı, toplumda kritik bir role sahip olmuştur. Bunun yanı sıra, Kıyafet Reformu ve kadınlara seçme-seçilme hakkının tanınması gibi regülasyonlar ve batı modası, kadın imajına ilham vermiş ve kadınların Türk toplumundaki rolünün yeniden tanımlanmasını sağlamıştır. Bu reformlar kadınlara daha fazla özgüven ve özgürlük sağlamıştır. Bununla birlikte kadınların fotoğraflarda kendini ifade etme şekli değişmiştir. Bu çalışma, İpek Cabadak’ın “Geleceğe Emanet Fotoğraflar” isimli özel fotoğraf koleksiyonundan rastgele seçilen beş kadın fotoğrafının sosyokültürel bağlamda analiz edilmesini hedeflemektedir. Araştırma yöntemi olarak seçilen ikonografik görsel analiz metodu, dönemin sosyal, tarihi ve kültürel olayları doğrultusunda ve İpek Cabadak’ın yol göstericiliği ile uygulanmıştır. Seçilen fotoğraflarda erken Cumhuriyet döneminin moda ipuçlarına, pre-ikonografik veriye ve tarihi gerçekliklere dayalı ikonografik görsel analizler yapılmıştır. Bu analizle, fotoğrafların çekildiği zaman ve mekanlar ile sosyo-kültürel olaylarla ilişkisini tanımlamak amacıyla, Türk kadını, Türk kadınının toplumdaki etkileşimi ve konumu gibi konular hakkında kullanılabilir bilgiler elde edilmiştir. Bu çalışma doğrultusunda, fotoğrafın, tarihsel sosyokültürel çalışmalarda yapılan görsel analizlerde faydalı ve etkili bir araç olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Bir Kinestetik Haptik Cihazın Dinamik Analizi
    (2018) Ceccarellı, Marco; Maaroof, Omar W.; Dede, Mehmet İsmet Can
    Bu makalede R-CUBE mekanizması ve seri küresel bilek mekanizmasını temel alan bir hibrit-yapılı kinestetik haptik cihaz üzerinde durulmuştur. Cihaz noktasal teması kullanıcıya hissettirmesi için tasarlanmıştır. Dolayısı ile, sadece üç-boyutlu kuvvetler kullanıcıya R-CUBE mekanizması üzerinden iletilmiştir. Bu makale, mekanizmanın kabiliyetinin daha iyi anlaşılması ve ilerideki çalışmalarda haptik denetleyicisinde kullanılması için, RCUBE mekanizmasının yarı-statik kuvvet analizini, yerçekimi etkisi telafisi hesaplarını ve dinamik analizini sunmaktadır. Çıkarılan dinamik denklemler kullanılarak haptik uygulama senaryolarında gerekli eyleyici torkları incelenmiştir.
  • Article
    KRİTİK ALTI SU İLE FINDIK ATIKLARINDAN ANTİOKSİDAN BİLEŞİKLERİN EKSTRAKSİYONU
    (2018) Büyükkileci, Ali Oğuz; Sürek, Ece
    Türkiye fındık üretim ve ihracatında dünya lideridir. Fındığın tarımı ve işlenmesi sırasında büyük miktardakabuk, zuruf ve dal gibi atıklar açığa çıkmaktadır. Bu atıkların çevre dostu bir teknoloji ile işlenmesi ve önemliürünlerin üretilmesi katma değer sağlayabilir. Bu çalışmada, fındık atıklarının farklı sıcaklık (150-200C) vesürelerde (0-45 dk) kritik altı su ekstraksiyonu ile elde edilen likörlerinin toplam fenolik madde içeriği (TFİ)ve toplam antioksidan aktiviteleri (TAA) incelenmiştir. Genel olarak, kritik altı su ekstraksiyonu ile aseton vemetanol ekstraksiyonuna göre daha yüksek verim elde edilmiştir. Sıcaklık arttıkça fındık kabuğundan eldeedilen TFİ ve TAA artmıştır. Süre artışı 180C’de istatistiksel olarak önemli bir fark yaratmazken, 190C’deTFİ süre arttıkça yükselmiştir (P <0.05). Bu iki koşulun fındık kabuğu üzerine etkisi şiddet faktörününlogaritmik değeri (log Ro) hesaplanarak tek bir parametrede de incelenmiştir. log Ro arttıkça TFİ (905.3-2115.7mg GAE/100 g kabuk) ve TAA (8163.9-12261.5 mg TE/100 g kabuk) değerleri yükselmiştir.
  • Article
    Türkçedeki Roman Dilinden Alıntılar: İzmir Ağzı Örneği
    (2024) Gönülal, Yasemin Özcan; Uştuk, Ozan; Uştuk, Ozan; Özcan Gönülal, Yasemin
    Farklı kültürlerin birbirlerine öğrettikleri “bilgi”, sözcüklerde yaşar ve ortak iletişim dilinin söz varlığını oluşturur. Bir kentte kullanılan sözcüklerin gelecek nesillere aktarılmadan kaybolması ise kültürel mirasın kaybı anlamına gelir. Bu durum kent tarihi, kültürü, sosyolojisi ve diyalektolojisi açısından bir yoksullaşma olarak yorumlanabilir. Türkiye ve çalışmaya örneklem olan İzmir’de Rom, Dom ve Lom gruplarının konuştuğu Roman dili (Romani, Romanes) tehlike altındaki diller arasında gösterilmektedir. Romanların Anadolu’ya ne zaman ve hangi tarihte geldiğine dair elimizde kesin bilgiler bulunmamakla birlikte takip edebildiğimiz kadarıyla 16. yüzyıldan beri İzmir’de Türklerle birlikte yaşamaktadırlar. Bu çalışmada, İzmir Romanlarının İzmir ağzına katkılarından bazıları ortaya konmuş, bu alıntılar arasından Türkçe sözlüklerde eksik kalan kayıtlar tespit edilerek bu kayıtların sözlüklere dâhil edilmesi önerilmiştir. Çalışmada ayrıca İzmir ağzında yaşamaya devam eden bu sözcükler üzerinden “tehlikedeki diller” statüsünde olan Roman diline dikkat çekilmek istenmiş ve Roman dilinden başka dillere geçen sözcüklerin de araştırılması gerektiği konusunda literatürdeki eksiğe katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Dolayısıyla bu çalışma İzmir’de yaşayan Roman topluluklarının dilinden Türkçeye geçen sözcüklerin irdelenmesi yoluyla hem Türkçenin söz varlığına bir katkı hem de kaybolmakta olan Roman dilinin somut olmayan kültürel mirasını taşıyan bazı sözcüklerin unutulmadan kayda geçirilmesi için bir çaba olarak değerlendirilebilir.
  • Article
    Mansap Pürüzlülüğünün Toprak Dolgu Barajın Üstten Aşma ile Yıkılması Durumunda Taşkın Dalgası ve Sediment Yayılımına Etkisinin Deneysel Olarak İncelenmesi
    (2024) Büyüker, Zehra; Taşkaya, Ebru; Bombar, Gökçen; Tayfur, Gökmen
    Baraj yıkılması sonucu oluşan taşkın hareketinin belirlenmesi, mansap bölgesindeki mevcut yerleşim yerlerinde yıkılma sonrası meydana gelebilecek risklerin saptanması ve önlenmesi açısından önemli bir konudur. Sel nedeniyle suyun yayılması ve sediment taşınımının analiz edilmesi, taşkın hareketinin belirlenmesi için toprak dolgu barajlarda incelenen faktörler arasındadır. Bu çalışmada, üstten aşma ile yıkılan homojen toprak dolgu barajın mansabında yerleşim bölgesi bulunup bulunmamasının taşkın hareketine etkisi araştırılmıştır. Dikdörtgen kesitli betonarme kanalda medyan dane çapı d50=0,441 mm olan malzemeyle baraj gövdesi oluşturulmuştur. Barajın temelde genişliği 106 cm ve krette genişliği 10 cm ve gövde yüksekliği 30 cm'dir ve 1:1,6 memba ve mansap eğimlerine sahiptir. Her biri 10 cm olan üç kat sedimentin kademeli olarak serilmesi, her katın 1,5 kg ağırlık ile sıkıştırılması, eğimin verilmesi ve kret üzerine bir gedik açılması ile baraj gövdesi hazır hale gelmiştir. Baraj mansabına yerleşim alanını simüle etmesi için 10x10x10 cm’lik 13 adet beton küp yerleştirilmiştir. Baraj membasında su seviyesi kret seviyesine kadar kademeli olarak arttırılmış, açılan gedikten suyun baraj mansabına geçmesi sağlanmıştır. Deneyler yapılırken 2 kamera ile sedimentin yayılımı kayıt altına alınmıştır, 3 farklı noktada su derinlikleri ölçülmüştür. Deneyler sonunda yapılan ölçümler ile sedimentin derinlik profilleri elde edilmiştir. Baraj mansabında yerleşim yeri bulunması durumunda, küplere çarpan taşkın dalgasının hızı azalmış ve cetvele ulaşma süresi artmıştır. Küplerin etkisiyle baraj mansabında ölçülen taşkın dalgası derinlikleri artmıştır. Küplerin memba ve mansap bölgelerinde köprü ayağına benzer olarak oyulmalar ve birikmeler meydana gelmiştir. Bu birikmelere bağlı olarak yayılan sediment kalınlığı pürüzlü deneyde artmıştır.