TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Article
    Effect of Substrate Concentration and Scale Up on the Polygalacturonase Production
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2019) Göğüş, Nihan; Tarı, Canan
    Pectinases have been used for many industrial applications since long time ago. The largest industrial application of these enzymes is in fruit juice and wine production for the extraction, filtration and clarification and for the maceration of fruits and vegetables. They work by enzymatic breaking down of the cell wall.In this study it was aimed to use the previously optimized shake flask media formulation in batch mode 1 L scale serial bioreactor system and 5 L scale in order to investigate the effects of substrate concentration and scale on PG activity and biomass production. In conclusion it was observed that average PG activity (101.29 U/ml) obtained in 5L scale bioreactor experiments was higher than the maximum PG activity (88.55 U/ml) at 40 g/L orange peel (OP) concentration obtained in the 1 L scale substrate concentration experiment. Furthermore,PG activity increased with an increase in substrate concentration except for 60 g/L orange peel concentration.
  • Article
    Utilization of White Grape Pomace for Lactic Acid Production
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2018) Bayrak, Emrah; Büyükkileci, Ali Oğuz
    Beyaz üzüm posası (BÜP), biyo-temelli kimyasalların fermantasyonla üretimi için kullanılma potansiyeline sahip yüksek miktarda çözünmüş karbonhidrat (glikoz ve fruktoz) içerir. Bu çalışmada, bu atık Lactobacillus casei ile laktik asit (LA) üretilerek değerlendirilmiştir. BÜP kültür ortamına %10 oranında doğrudan eklendiğinde 33.3 g/L LA elde edilmiştir. BÜP'ün sulu özütü daha hızlı bir LA üretimi sağlamıştır. Özüt çıkarma aşamasında posa miktarının artırılması sayesinde daha fazla LA elde edilmiştir ancak, bu işlem üretim verimini kayda değer biçimde düşürmüştür. Tüm koşullarda fruktoz glikoza göre daha yavaş kullanılmıştır. LA üretimi için 10 g/L maya özütü tozu gerekmiştir. Buna alternatif olarak, ekmek mayası otolize uğratılmış ve bu lizat azot kaynağı olarak başarıyla kullanılmıştır. Bulgulara göre, BÜP'ün L. casei ile LA üretimi için sürdürülebilir bir kaynak olduğu düşünülebilir, ancak, posada bulunan diğer maddelerin olası olumsuz etkileri önlenmelidir
  • Article
    The Relationship of Pellet Morphology To Polygalacturonase Production of Rhizopus Oryzae in Various Media Compositions
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2011) Tarı, Canan; Özkan, Kamer; Oncu, Şelale; Avcı, Tuba
    Bu çalışmada, ortam kompozisyonunu belirleyen değişik faktörlerin Rhizopus oryzae pellet morfolojisine ve poligalakturonaz (PG) enzimi üretimine olan etkisi incelenmiştir. En yüksek PG aktivitesine (11.53 U/ml) 4 mg/kg Zn+2 içeren, Mg+2 içermeyen ve pH 3 olan basal ortamında ulaşılmıştır. Karbon kaynağı olarak 14.78 g/l glukoz, 10 g/l galaktoz, 5 g/l mannoz, 0.5 g/l arabinoz ve 19.73 g/l ksilozun birlikte kullanılmıyla da en yüksek PG aktivitesine (27.94 U/ml) ulaşılmıştır. Mısır unu nitrojen kaynağı olarak PG sentezini tetiklemede oldukça etkili olup bir diğer yüksek tetikleyici olan mısır maserasyon sıvısı (CSL) ve $(NH _4)2SO _4$’den %33 daha fazla aktivite vermiştir. $(NH _4)2SO _4$ and 25 g/l glukoz içereren formulasyon ortalama çapı 1.25± 0.25 olan en fazla sayıda pellet oluşumunu sağlamıştır. Ortalama çapı 1.75±0.25 mm olan pelletlerin oluşumu ise yüksek glukoz konsantrasyonuna sahip (50g/l) maya ekstraktı içeren formulasyon ile elde edilmiştir. Uygun karbon kaynağının (glukoz) uygun nitrojen kaynağı (mısır unu) ile interaktif etkisi PG aktivitesini basal ortama göre 4 kat daha arttırmış, ortalama çapı 1.44±0.35mm olan pelletler oluşturmuştur.
  • Article
    Kritik Altı Su ile Fındık Atıklarından Antioksidan Bileşiklerin Ekstraksiyonu
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2018) Sürek, Ece; Büyükkileci, Ali Oğuz
    Türkiye fındık üretim ve ihracatında dünya lideridir. Fındığın tarımı ve işlenmesi sırasında büyük miktarda kabuk, zuruf ve dal gibi atıklar açığa çıkmaktadır. Bu atıkların çevre dostu bir teknoloji ile işlenmesi ve önemli ürünlerin üretilmesi katma değer sağlayabilir. Bu çalışmada, fındık atıklarının farklı sıcaklık (150-200?C) ve sürelerde (0-45 dk) kritik altı su ekstraksiyonu ile elde edilen likörlerinin toplam fenolik madde içeriği (TFİ) ve toplam antioksidan aktiviteleri (TAA) incelenmiştir. Genel olarak, kritik altı su ekstraksiyonu ile aseton ve metanol ekstraksiyonuna göre daha yüksek verim elde edilmiştir. Sıcaklık arttıkça fındık kabuğundan elde edilen TFİ ve TAA artmıştır. Süre artışı 180?C'de istatistiksel olarak önemli bir fark yaratmazken, 190?C'de TFİ süre arttıkça yükselmiştir (P <0.05). Bu iki koşulun fındık kabuğu üzerine etkisi şiddet faktörünün logaritmik değeri (log Ro) hesaplanarak tek bir parametrede de incelenmiştir. log Ro arttıkça TFİ (905.3-2115.7 mg GAE/100 g kabuk) ve TAA (8163.9-12261.5 mg TE/100 g kabuk) değerleri yükselmiştir
  • Article
    Tarıma Dayalı Sanayi Atıklarının Katı Kültür Fermantasyonu ile Değerlendirilmesi: Sürece Etki Eden Faktörlere Genel Bakış
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2015) Demir, Hande; Tarı, Canan
    Katı-kültür fermantasyonu (KKF) batı ülkelerinin son yıllarda ilgisini çekmiş olan fakat doğu ülkeleri tarafından çok eski zamanlardan beri kullanılagelen bir teknolojidir. KKF, mühendislik ve çevresel açıdan bakıldığında birçok ürün ve biyolojik işlemin gelişimi için uygun bir yöntem olmakla birlikte, hâlihazırda derin kültür fermantasyonu ile rekabeti devam etmektedir. Bu derleme makalede KKF’nin tanımı, kısa tarihçesi, tarıma dayalı sanayi atık kullanımının avantajları ve kısıtları ile birlikte inert yataklar hakkında bilgi verilmektedir. Derlemenin önemli bir bölümünde ise inokülüm oranı, inkübasyon süre ve sıcaklığı, nem içeriği ve su aktivitesi, başlangıç pH’ı, parçacık büyüklüğü, karıştırma ve inokülüm türü gibi KKF işlemlerini etkileyen etkenler özetlenmiştir. Her bir etkenin KKF işlemleri üzerindeki etkisi teorik olarak detaylandırılmakla kalmayıp, aynı zamanda literatürde yer alan çalışmalar yardımıyla da tartışılmıştır. Bu makale KKF işlemleriyle ilgilenen araştırmacılara ışık tutacağı gibi tarıma dayalı sanayi atıklarına katma değer kazandırılması konusunda da üreticilere yol gösterecektir.
  • Article
    Nanoteknolojinin Gıda Bilim ve Teknolojisi Alanındaki Uygulamaları
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2010) Tarhan, Özgür; Gökmen, Vural; Harsa, Hayriye Şebnem
    Nanobilim ve nanoteknoloji çağımızın en önemli araştırma ve uygulama alanlarından biri olarak hızla gelişmektedir. Başlıca, elektronik, bilgisayar, malzeme, tekstil ve ilaç sanayinde kullanımına yönelik çalışmaların yürütüldüğü bu teknolojinin, gıda ve ziraat alanlarında da çok çeşitli uygulamaları öngörülmektedir. Gıda işleme, yeni fonksiyonel ürünlerin geliştirilmesi, biyoaktif maddelerin taşınması ve kontrollü salınımı, patojenlerin tesbiti, yeni paketleme ürünlerinin geliştirilerek raf ömrünün uzatılması gibi uygulamalar nanoteknolojinin potansiyel gıda uygulamaları arasında yer almaktadır. Protein, karbonhidrat ve yağ kaynaklı nanoparçacıklarla, gıda ürünlerine içerik, tekstür, aroma anlamında istenilen özelliklerin kazandırılması sağlanabilecektir. Bu makalede; nanoteknolojinin gıda alanına uygulamaları üzerine yapılan araştırmalar ve öngörüler derlenmiştir. Bunun yanısıra gıda kaynaklı nanoparçacıklar, üretim ve karakterizasyon yöntemleri ve nanoteknoloji ürünü gıdaların güvenliğine ilişkin bilgilerde sunulan derlemede yer almaktadırlar.
  • Article
    Uv-c Uygulamasının Sıvı Yumurta Beyazının Mikrobiyolojik Kalitesi Üzerine Etkisi
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2010) Ünlütürk, Sevcan; Baysal, Ayşe Handan; Atılgan, Mehmet R.
    Sıvı yumurta beyazı, kabuğundan ayrılmış yarı geçirgen (opak) görünümlü yumurta ürünüdür. Sıvı yumurta beyazı, düşük sıcaklık ve kısa sürelerde pastörize edilerek dayanıklı hale getirilmektedir. Ancak yüksek protein içeriği nedeni ile ısıl işlem ürün kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu çalışma, ısıl işleme alternatif olarak öne sürülen UV-C ışınlama yöntemiyle sıvı yumurta beyazının mikrobiyolojik kalitesinin incelenmesini kapsamaktadır. Bu amaçla; yumurta beyazı örnekleri, E. coli 0157-.H7 (ATCC 700728), L. innocua (NRRL-B 33314) ve E. coli K-12 (ATCC 25253) ile inoküle edilerek belli dozlarda UV-C ışın uygulamasına tabi tutulmuştur. Denemeler 0-100 mJ/cm2UV doz aralığı ve 1.315 mW/cm2 UV şiddetinde, laboratuvar ölçekli UV dezenfeksiyon cihazı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, E. coli 0157:H7, E. coli K-12 ve L. innocua sayılarında maksimum 3.206±0.777 log, 2.719±0.63 log ve 2.624±0.268 log kob/mL azalma saptanmıştır. Sıvı yumurta beyazı üretiminde, UV-C ışınlarının bir ön işlem olarak kullanılabileceği ve ürünün mikrobiyolojik stâbilitesini artırılabileceği sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Bazı Kromatografik ve Spektroskopik Verilerin Kullanımı ile Gemlik Çeşidinden Üretilmiş Natürel Zeytinyağlarının Kemometrik Sınıflandırılması
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2014) Dıraman, Harun; Öztürk, Betül; Özdemir, Durmuş
    Bu çalışmada, farklı yetiştirme yerlerinden sağlanan Gemlik zeytin çeşidine ait örnekleri (n=10) kromatografik ([GLC] Yağ Asidi [FA] ve [HPLC] Triaçil Gliserol [TAG] profilleri) ve spektroskopik (Excitation-Emission [EX-EM] şoresans Spektroskopisi) yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Tek (Gemlik) çeşitten üretilen natürel zeytinyağlarının sınışandırılması en yaygın kullanılan kemometrik yöntemler ile (Temel Bileşen Analizi, PCA ve Aşamalı Kümeleme Analizi, HCA) gerçekleştirilmiştir. Gemlik çeşidinden oluşan örnekler (n=10) yağ asidi ve TAG profili temelinde yetiştirme bölgelerine göre (Ege, Marmara ve Akdeniz olarak) başarı ile sınışanmıştır. Ayrıca Gemlik çeşidi örnekleri için benzer sınışandırmayı Excitation-Emission [EX-EM] şoresans spektroskopi sonuçları da göstermiştir. Buna ek olarak, spektroskopik yöntemlerin natürel zeytinyağların sınışandırılmasında ümitvar etkiler sergileyebileceği görülmüştür.
  • Article
    Karanlık ve Aydınlıkta Depolanmış Ayvalık ve Memecik Çeşidi Natürel Zeytinyağlarının Spektroskopik Verilere Göre Kemometrik Sınıflandırılması
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2014) Öztürk, Betül; Dıraman, Harun; Özdemir, Durmuş
    Bu çalışmada, Türkiye’nin zeytinyağı üretiminin % 65’ini oluşturan Ege bölgesinin hakim zeytin çeşidi olan Ayvalık ve Memecik yağ örneklerinin en yaygın spektroskopik yöntemler ile (FTNIR, FTIR-ATR, Excitation-Emission [EX-EM] ve Senkronize [SYN] şoresans Spektroskopisi) analiz edilerek sınışandırılması gerçekleştirilmiştir. Analiz edilen yağ örnekleri organik ve karışık çeşitlerden üretilen bir örnek dışında Kuzey Ege (Ayvalık çeşidi) (n=4) ve Güney Ege (Memecik çeşidi) (n=4) alt bölgelerinden alınmış toplam 9 adetten oluşmaktadır. Oda sıcaklığında PET şişeler içinde muhafaza edilen yağ örnekleri gün ışığına maruz bırakılan ve aluminyum folyo ile kaplanmış (karanlık) olarak iki gruba ayrılmıştır. Ayvalık ve Memecik çeşidi natürel zeytinyağlarının sınışandırılması en yaygın kullanılan kemometrik yöntemler ile (Temel Bileşen Analizi, PCA ve Aşamalı Kümeleme Analizi, HCA) gerçekleştirilmiştir. Ayvalık ve Memecik çeşitleri spektroskopik yöntemlerin sonuçları temelinde çeşit, orijin bölgesi ve işlem uygulamalarına (ışığa maruz kalma veya karanlıkta tutma gibi) göre dikkate değer bir şekilde sınışanmışlardır. Ayrıca, spektroskopik yöntemlerin natürel zeytinyağların sınışandırılmasında ve muhtemel depolama koşulları ve tağşiş konusunda ümitvar etkiler sergileyebileceği görülmüştür.
  • Article
    Trakya Bölgesinde Üretilen Çeşitli Süt Ürünlerinin Nitrat ve Nitrit Düzeylerine Göre Kemometrik Yöntemlerle Sınıflandırılması
    (Gıda Teknolojisi Derneği, 2009) Dıraman, Harun; Özdemir, Durmuş; Gündüz, H. Hüsnü; Demirci, Mehmet
    Bu araştırma ile Türkiye süt ürünleri üretiminde önemli bir yeri olan Trakya Bölgesinde iki üretim yılı süresince üretilen beyaz peynir (28 adet), kaşar (19 adet), eritme peyniri (1 adet), yoğurt (16 adet), çiğ süt (5 adet) ve pastörize-steril (7 adet) sütlerdeki nitrat ve nitrit miktarları tespit edilmiş ve bulunan sonuçlar kemometrik yöntemler (Temel Bileşenler [PCA] ve Kümeleme [HCA] Analizleri) yardımıyla yörelere göre sınıflandırılmıştır. Gıdalarda bulunan nitrat ve nitrit düzeyleri, çevresel kirliliğin önemli bir parametresi olarak kabul edilmektedir. Beyaz peynirlerin (% 11.11)’i nitrat, (% 51.85)’i nitrit, kaşarların (% 21.05)’i nitrat ve (%31.58)’i nitrit, yoğurtların (%18.75)’i nitrat ve (%6.25)’i nitrit ve süt örneklerinin de (%25)’i nitrat ve tamamının ise nitrit içermediği görülmüştür. Trakya Bölgesi orijinli süt ürünlerinin tamamına ilişkin birleştirilmiş temel bileşenler analizi (PCA) sonuçlarına göre, PC1’in %83,04 oranında ve PC2’nin de %16.96 oranında toplam varyansı açıkladığı gözlemlenmiştir. Kemometrik analizlerden Kümeleme (HCA) analizi sonuçları temelinde, süt ürünleri (beyaz peynir, kaşar, yoğurt ve süt) örnekleri orijinlerine göre üçer ana gruba ayrılmış ve sınıflanmıştır.