TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149
Browse
Search Results
Now showing 1 - 10 of 389
Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 1Çelik Fiber Katkısının Farklı Boyuna Donatı Oranına Sahip Betonarme Döşemelerin Zımbalama Davranışı Üzerinde Etkileri(2019) Saatci, Selcuk; Yasayanlar, Suleyman; Yasayanlar, Yonca; Batarlar, BaturaySunulan çalışmada her iki yönde birbirine dik 0,004 (D1 serisi) ve 0,002 (D2 serisi) oranında boyuna donatıiçeren 2150x2150x150 mm boyutlarında iki grup betonarme döşeme, hacimce %0, %0,5, %1 ve %1,5oranında çelik fiber katkısı içeren beton karışımlarıyla dökülmüştür. Üretilen toplam sekiz döşeme ortanoktalarından statik yük altında test edilmişlerdir. Çelik fiber katkısı olmayan numunelerde yüksek boyunadonatı oranına sahip döşeme boyuna donatısında akma gerçekleşmeden gevrek bir şekilde zımbalamagöçmesi oluşurken düşük boyuna donatı oranına sahip döşeme zımbalama gerçekleşmeden önce çok dahasünek bir davranış göstermiştir. Çelik fiber katkısı her iki boyuna donatı oranında da iki kata varan oranlardazımbalama dayanımı artışlarına sebep olmuştur. Ancak D1 serisi döşemelerde çelik fiber katkısı maksimumyer değiştirmeleri önemli ölçüde arttırırken D2 serisinde maksimum yer değiştirmelerde önemli bir farkoluşmamış, bu döşemelerin yer değiştirmesi boyuna donatının akması tarafından kontrol edilmiştir. Çelikfiber katkısı oranının arttırılması D1 serisi döşemelerde dayanımın ve maksimum yer değiştirmelerinartmasına sebep olurken, D2 serisi döşemelerde %1'in üstü çelik fiber katkı oranları davranışta önemli birfark oluşturmamıştır. Yapılan deneyler Kritik Kesme Çatlağı Teorisi kullanılarak analitik olarakmodellenmiş ve bu tip modelleme ile ilgili bazı iyileştirmeler önerilmiştir.Article Experimental Investigation of Refractive Index Measurement of Common Solvents and Aqueous Solutions in the Infrared Wavelengths(2018) Yüksel, K.; İde, CWe proposed and experimentally demonstrated a fast and simple technique to measure refractive index of liquids. A commercial Optical Time-Domain Reflectometer (OTDR) was implemented for interrogating sensor tips from a remote location. The system uses Fresnel reflected light from standard single mode fiber tips as sensing points without requiring any chemical coating, delicate fiber components, and/or sophisticated architecture at the sensor head. We reported new measurements of refractive indices of common solvents and solutions at both 1550 nm and 1625 nm. The precision of the proposed measurement system was found to be in the order of 10-4. The experimental results have been validated by the way of theoretical calculations.Research Project Manyetik Saçtırma ve Kimyasal Oksidatif Polimerizasyon Yöntemi İle Kontinü Olarak Elektrokromik Lif Eldesi(2016) Aksit, Aysun; Ozyuzer, Lutfi; Aygun, Gulnur; Camlibel, Nurhan Onar; Isgın, Elıf Sahın; Kutlu, Bengi; Arslan, HalilKromizm, çeşitli fiziksel etkiler altında (ısı, ışık, elektrik akımı gibi) moleküler yapının değişmesi sonucu renkte meydana gelen tersinir değişim anlamına gelmektedir. Elektrokromik özellik içeren bir malzemenin bir elektrik potansiyeli (örn.-1.5/+1.5 aralığında gidip gelmek) uygulaması esnasında renk değiştirmesine ise elektrokromizm denmektedir. Kromik yani renk değiştiren yapıların bilinen en yaygın uygulaması güneş gözlükleri camlarıdır. Daha sonraları bunu akıllı camlar ve aynalar ile display uygulamalar takip etmiştir. Arabalarda arkadan gelen ışıkla sürücünün rahatsız olmasını önlemek için dikiz aynalarında ve binalarda hem gelen güneş ışığı seviyesinin ayarlanması hem de aşırı ısınmayı engellemek amacı ile pencere camlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Tekstil uygulamalarında ise tıbbi ve askeri alandaki uygulamaları ile karşımıza çıkmaktadır. Optiksel değişkenlik durumlarına göre elektrokromik materyaller optik geçişli metal oksitler (In2O3,WO3, vb), bipiridilyum tuzları (viologenler), prusya mavisi sistemleri, polianilin (PANi), poli 3,4 propilendioksipirrol (PProDOP) gibi konjuge polimer yapılardır. Elektrokromik yapılar genel olarak beş ile yedi katmandan oluşmaktadır. Prensip olarak elektrokromik cihazlarda sabit katman yüzey üzerine elektrokromik iletken bir polimer kaplanmasıyla yeni bir katman oluşturulur. Elektrik potansiyel bu iletken katman üzerinden verilmektedir. Bu iletken katman üzerine iyonlarına ayrılan bir elektrolit madde kaplandıktan sonra tekrar elektrokromik malzeme kaplanır ve en üste tekrar iletken ve transparan malzeme olarak genellikle indiyum kalay oksit (In2O3, ITO) kaplanarak sandviç yapı tamamlanmaktadır. İletken katmanlara verilen potansiyel fark, elektrokromik malzemenin üzerinden geçerken yükseltgenme ve indirgenme reaksiyonlarının derecesine göre polimerde renk değişimi meydana gelmektedir. Bu projede elektrokromik yapının tekstil lifi üzerinde oluşturulması ile elektrokromik tekstil yapısı eldesi üzerine çalışılmıştır. Proje kapsamında elektrokromik yapının poliamid (PA) tekstil lifinin üzerinde oluşturulması hedeflenmiş ve bu hedef doğrultusunda lifin önce plazma (magnetron sputtering) ardından yaş kimyasal yöntemler ile kesintisiz kaplanması için kontinü işlem akışını sağlayan bir sistem oluşturulmuştur. Bunun için iletken materyal olarak konjuge polimerler (PEDOT, polipirol), metal oksit olarak da indiyum kalay oksit (ITO) kullanılmıştır. Katmanların eldesinde ITO kaplama için magnetik saçtırma yöntemi, iletken polimerlerin kaplanması için de kimyasal oksidatif polimerizasyon yöntemi (sol-jel) uygulanan yöntemlerdir. Kaplama işlemlerinin kesintisiz olarak yapılabilmesi için projede kontinü işlem akışını sağlayacak bir sistem tasarımı yapılmış, tasarlanmış olan sistem ile plazma ve sol-jel işlemlerinin life kesintisiz olarak aplikasyonu ve kullanılan yöntemlerin kombinasyonu açısından çalışmanın bir benzerine literatürde rastlanmamıştır. Tekstil liflerine yapılan kimyasal kaplamaların karakterizasyonu için FTIR-ATR analizi ile filmlerin morfolojik karakterizasyonu için SEM analizleri yapılmıştır. Liflerin iletkenlik özellikleri (elektrokimyasal empedans spektroskopi) (EIS) ile ölçülmüştür.Research Project Betonarme Elemanların Darbe Yükleri Altındaki Davranışları ve Lifli Polimer Kompozitler İle Güçlendirilmesi(2015) Ilki, Alper; Saatci, Selcuk; Gurbuz, TubaYapılar, kullanım ömürleri boyunca etkisi altında kalabilecekleri yükler dikkate alınarak tasarlanırlar. Fakat günümüzde yapılar, tasarımda öngörülen alışılagelmiş zati, hareketli ve deprem yüklerinden farklı olarak; kaza, ihmal veya kasıtlı saldırı sonucu, ani dinamik etkilere de (darbe, patlama) maruz kalabilmektedir. Bu etkiler ender olarak ortaya çıkmasına rağmen, çok kısa süreli ve yüksek şiddetli dinamik yükler olarak yapıya etkirler. Sonuç olarak, risk altındaki yapı elemanlarının darbe yükleri gözetilerek tasarlanması ve mevcut riskli elemanların güçlendirilmesi gerekmektedir. Son yıllarda bu tür tehditlere açık yapılarda güvenliğin arttırılması ve riskin azaltılmasına yönelik araştırmalar oldukça önem kazanmış ve sayıları artmıştır. Fakat bu çalışmalar arasında yapıların güvenliğini arttıracak güçlendirme çalışmaları oldukça enderdir. Kolonların, yapının taşıyıcı sisteminin en önemli ve kritik elemanları olduğu gözönünde bulundurularak, araştırmanın kapsamı betonarme kolonlarla sınırlı tutulmuştur. Projenin amaçlarından biri, eksenel yük altındaki betonarme elemanların darbe yükleri gibi ani dinamik etkiler altındaki performanslarının arttırılmasına yönelik kolay uygulanabilir tasarım ve güçlendirme yöntemleri geliştirmektir. Bu proje kapsamında eksenel yük altındaki betonarme elemanların, darbe yüklerine karşı oldukça kolay ve hızlı uygulanabilen lifli polimer (LP) kompozitler ile sargılanması yoluyla güçlendirilmesi planlanmıştır. Bu güçlendirme yöntemleri ile betonarme elemanların taşıma gücü kapasitelerinin arttırılması ve oluşan hasarın sınırlandırılması hedeflenmektedir. Bu araştırma projesi, betonarme elemanların serbest düşen ağırlık etkisiyle darbe deneylerini kapsamaktadır. Proje kapsamında eksenel yük altında betonarme elemanların darbe yükleri altındaki performanslarını iyileştirmeye yönelik güçlendirme yöntemi üzerine deneysel araştırma yapılmıştır. Araştırma kapsamında eksenel yük altındaki betonarme elemanların güçlendirme öncesi ve sonrası darbe etkisi altındaki davranışları karşılaştırılarak ve güçlendirme yönteminin etkinliği araştırılmıştır. Deneysel çalışmada değişkenler ve numune sayısı sınırlı tutulmaya çalışılmıştır.Publication Terahertz Uygulamaları için Sıcaklığı Yükseltilmiş Kuantum Kademeli Lazerler(2019) Özyüzer, Lütfi; Ata, Bengü; Birim, Necmiye Gülin; Özyüzer, Gülnur AygünKimyasal ve biyolojik illegal maddelerin saptanması, tıbbi ve güvenlik uygulamaları, astrofizik, uzaktan algılama ve izleme, ultra-hızlı sinyal işleme gibi birçok potansiyel uygulama alanı bulunan Terahertz (THz) frekans aralığının (0.1-10 THz, Lamda 0.03-3 mm) gelişmesine, güçlü, kompakt ve tek fazlı ışıma kaynaklarının eksikliği engel olmaktadır. Milliwattan çok daha fazla ortalama optik güç seviyelerine sahip, tek katıhal THz kaynağı olan kuantum kademeli lazerler (QCL), THz biliminde en popüler konulardan biridir. QCL'lerde, THz ışıması kuantum kuyusu GaAs/AlGaAs heteroyapılarda bant içi ışınımlı geçişlerden elde edilir. Bant içi optik geçişler doğal olarak tek kutupludur ve tamamen iletim bandının (ya da valans bandının) alt bantları arasında gerçekleşir. Bu, bir taşıyıcı başına çok sayıda foton elde etmek için süperörgü (lattice) heteroyapıların (modül) birçok kez tekrarlanmasını sağlar. Işığın dalgaboyu malzemenin bant aralığı tarafından belirlenmediğinden QCL'ler genellikle bant mühendisliğinin başlıca örneği olarakta adlandırılır. Ancak, çalışma sıcaklığı (Tmax ~ 200 K), lazer verimi ve gücü, ışığın kalitesi, frekans kararlılığı ve frekans ayarlanması konusunda daha fazla araştırma yapılmasına gerek vardır. THz QCL'lerin kroyojenik olarak soğutulması gerekmektedir ve QCL'ler için düşük kayıplı dalga kılavuzu tasarımı önemlidir. Gerçekleştirilen bu projede, GaAs/AlGaAs QCL'lerin birleştirme teknolojisi geliştirilerek yüksek sıcaklıklarda çalışmaları araştırılmıştır. Düşük iletim bant ofset değerleri nedeniyle, GaAs/AlGaAs heteroyapılar bu çalışmada aktif katman olarak kullanılmıştır. MBE ile büyütülmüş çok katmanlı kuantum kuyuları Sandia Ulusal Laboratuvarından temin edilmiştir. GaAs/AlGaAs QCL'lerin sıcaklık performansı dalga kılavuz kaybı düşük olan Cu-Cu dalga kılavuzları kullanılarak geliştirilmiştir. Yüksek termal iletken ve düşük sıcaklıkta bağ yapma yeteneği bakımından cazip bir seçenek olduğu için Cu kullanılmıştır. Sıcaklık performansının daha da iyileştirilmesi için öncelikle mıknatıssal saçtırma sistemi içerisinde yeni bir ısılbaskı (thermocompression) tasarlanmış ve dalga kılavuzu tasarımı için gerekli metal katmanlar mıknatıssal saçtırma ve ısıl buharlaştırma tekniğiyle ard arda kaplanarak, vakumdan çıkarılmadan aynı vakum odacığı içerisinde yapıştırılmıştır (bonding). Bu şekilde bakır oksit ve birleştirilen ara yüzeyde boşlukların oluşumu önlenmiş ve bu sayede üstün bir termal iletim sağlanmıştır. GaAs/AlGaAs kuantum kademeli lazerler, geliştirilmiş birleştirme teknolojisi ile cihazların performansının arttırılması için çalışmalar yapılmıştır. Polonya grubu aynı pullar uzerine tüm proses parametreleri aynı olmak üzere standart yöntemler kullanarak yani Cu-Cu yapıştırmayı havada yaparak numuneleri hazırlamıştır. Bu sayede in-situ ile havada yapıştırma prosesleri karşılaştırılmıştır. THz QCL?lerin üretiminden sonra oluşturulan ara yüzlerin düzgünlüğü yani Cu-Cu yapıştırma kalitesi ve yapısal karakterizasyonu optik mikroskop ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanılarak incelenmiştir.Publication Mikroşekillenmiş Atr-ır Orta Kızılaltı Spektroskopi Tekniği ile Kan Ölçüm Cihazı Üretilmesi(2018) Karabudak, Engin; Özçelik, Serdar; Ergün, Armağan; Öztürk, Betül; Keskin, Özge Sevin; Çımrın, DilekProjemizden Mert Koç isimli öğrencimiz yüksek lisans tezini başarı ile sunmuş ve mezun olmuştur. Proje ile ilgili çalışmalarına doktora öğrencisi olarak devam etmektedir. ? Mert Koç ve Engin Karabudak?a ait ?History Of Spectroscopy And Modern Micromachined Disposable Si ATR-IR Spectroscopy? isimli makale ?Applied Spectroscopy Reviews? adlı dergide yayınlanmıştır. (Etki faktörü: 2.826) ? Bu projenin çıktısı olarak geliştirilen cihaz sayesinde; doktoru kan ölçümlerinden önce ve sonra ayrı ayrı görmek ve randevu almak ihtiyacını bu ölçümler için gereksiz kılacaktır. Böylece tıp doktorlarının, laborantların ve hastaların harcadıkları zamanı azaltacak ve hastanelerin sağlıklı hizmet vermesine yardımcı olacak, böylece hastanelerdeki personel masraflarını da azaltacaktır. ? Daha ucuz ve daha kaliteli bir yöntem olduğu için tüm hastalara rutin uygulanacak, toplum ve çevre sağlığını artıracak ve herkese uygulandığı için hastalığın erken tanısı konusunda yardımcı olacaktır. ? Yeni bir teknoloji olduğu için sistemin yurtdışına da satılma potansiyeli vardır. Dolayısıyla Türkiye?nin teknoloji tüketen ülke durumundan teknoloji üreten ülke modeline geçmesine yardımcı olacaktır. Türkiye?nin biyomedikal alanında rekabet potansiyelini artıracaktır. ? Mevcut bilim insanlarımızın bilimsel birikimlerini teknolojiye dönüştürerek bu konuda bir kültür oluşmasına yardımcı olacaktır.Article Bir Kinestetik Haptik Cihazın Dinamik Analizi(2018) Ceccarellı, Marco; Maaroof, Omar W.; Dede, Mehmet İsmet CanBu makalede R-CUBE mekanizması ve seri küresel bilek mekanizmasını temel alan bir hibrit-yapılı kinestetik haptik cihaz üzerinde durulmuştur. Cihaz noktasal teması kullanıcıya hissettirmesi için tasarlanmıştır. Dolayısı ile, sadece üç-boyutlu kuvvetler kullanıcıya R-CUBE mekanizması üzerinden iletilmiştir. Bu makale, mekanizmanın kabiliyetinin daha iyi anlaşılması ve ilerideki çalışmalarda haptik denetleyicisinde kullanılması için, RCUBE mekanizmasının yarı-statik kuvvet analizini, yerçekimi etkisi telafisi hesaplarını ve dinamik analizini sunmaktadır. Çıkarılan dinamik denklemler kullanılarak haptik uygulama senaryolarında gerekli eyleyici torkları incelenmiştir.Article Pomza ve Nsdd-pomza ile Sabit Yataklı Kolon Reaktörde Metilen Mavisi Giderimi: Deneysel ve Modelleme Çalışması(2019) Balcı, Esin; Ökten, Hatice Eser; Genişoğlu, Mesut; Recepoğlu, Yaşar Kemal; Gören, Ayşegül YağmurNano sıfır değerlikli demir (nSDD) yüksek renk konsantrasyonlarına sahip tekstil atıksularının arıtımında ekonomik ve çevre dostu bir adsorban olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak nSDD partikülleri sulu çözeltilerde elektrostatik etkileşimler sebebiyle kolayca topaklaşmakta ve bu da arıtma veriminin düşmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla düşük maliyetli, doğal poröz yapıda ve ortalama 2m2/gr spesifik yüzey alanına sahip pomza, nSDD topaklaşmasını önleyici bir malzeme olarak kullanılabilir. Bu çalışmada sadece pomza ve pomzanSDD (ağırlıkça 9:1) karışımının kullanıldığı kolon reaktörde 25, 50, 75 ve 100 mg/L metilen mavisi konsantrasyonları için arıtma verimleri incelenmiştir. Pomzanın ve pomza-nSDD karışımının 100 mg/L metilen mavisi deneyindeki toplam kapasiteleri sırasıyla 2,8 ve 4,2 mg/g-adsorban olarak bulunmuştur. Özellikle düşük konsantrasyonlarda, pomza-nSDD karışımının arıtma performansını önemli ölçüde arttırdığı görülmüştür. Thomas modeli deneysel verilere uygulanmış ve modelin öngörü gücünün düşük konsantrasyonda yüksekken, yüksek konsantrasyonlarda ortalama olduğu kanısına varılmıştır.Article KRİTİK ALTI SU İLE FINDIK ATIKLARINDAN ANTİOKSİDAN BİLEŞİKLERİN EKSTRAKSİYONU(2018) Büyükkileci, Ali Oğuz; Sürek, EceTürkiye fındık üretim ve ihracatında dünya lideridir. Fındığın tarımı ve işlenmesi sırasında büyük miktardakabuk, zuruf ve dal gibi atıklar açığa çıkmaktadır. Bu atıkların çevre dostu bir teknoloji ile işlenmesi ve önemliürünlerin üretilmesi katma değer sağlayabilir. Bu çalışmada, fındık atıklarının farklı sıcaklık (150-200C) vesürelerde (0-45 dk) kritik altı su ekstraksiyonu ile elde edilen likörlerinin toplam fenolik madde içeriği (TFİ)ve toplam antioksidan aktiviteleri (TAA) incelenmiştir. Genel olarak, kritik altı su ekstraksiyonu ile aseton vemetanol ekstraksiyonuna göre daha yüksek verim elde edilmiştir. Sıcaklık arttıkça fındık kabuğundan eldeedilen TFİ ve TAA artmıştır. Süre artışı 180C’de istatistiksel olarak önemli bir fark yaratmazken, 190C’deTFİ süre arttıkça yükselmiştir (P <0.05). Bu iki koşulun fındık kabuğu üzerine etkisi şiddet faktörününlogaritmik değeri (log Ro) hesaplanarak tek bir parametrede de incelenmiştir. log Ro arttıkça TFİ (905.3-2115.7mg GAE/100 g kabuk) ve TAA (8163.9-12261.5 mg TE/100 g kabuk) değerleri yükselmiştir.Research Project Biyolojik-kimyasal reaksiyonların benzetimi için Monte Carlo teknikleri(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2012) Altınkaya, Mustafa Aziz; İnal, Fikret; Baran, YusufKimyasal reaksiyonların stokastik modellemesi, reaksiyondaki molekül sayılarının az olduğu durumda, her bir molekülün ne zaman reaksiyona gireceğinin tam olarak belirlenememesi nedeniyle yalnızca makroskopik ölçekte doğru olan gerekirci yönteme göre daha başarılıdır. Gillespie’nin geliştirdiği stokastik benzetim algoritması (SBA) Monte Carlo teknikleriyle sistemdeki bir sonraki reaksiyonun hangi reaksiyon olacağını ve ne zaman gerçekleşeceğini belirlemektedir. Ancak SBA’nın molekül sayıları arttıkça işlem yoğunluğu çok artmaktadır. Bu durumda, sistemdeki her reaksiyonu her molekülün mevcut konsantrasyonunu koruması koşulunu bozmayacak miktarda çok kez ateşleyerek, reaksiyon sistemindeki her molekülün miktarını tau peryodu ile güncelleyen tau-atlama algoritması işlem yoğunluğunu önemli ölçüde azaltmaktadır. Her bir reaksiyon kanalının tau aralığında ateşlenme adedini belirleyen Poisson değişken, reaksiyona girme eğilimi ile tau'nun çarpımı çok büyüdüğünde Gauss gibi davranmaya başlar. Bu durumda reaksiyondaki konsantrasyonları belirleyen stokastik türev denklemi Kimyasal Langevin Denklemi’ne (KLD) karşılık gelir. KLD’deki Gauss sürecin yerine Levy (alfa) - kararlı daha dürtün bir sürecin konması, KLD’nin tanımladığı Brown hareketini Levy uçuşuna dönüştürür. Kimyasal Langevin-Levy Denklemi (KLLD) olarak tanımlanan bu denklem az sayıdaki molekülün bulunduğu biyokimyasal reaksiyonları daha iyi modelleyebilir. Maltozdan glukoz elde edilen bir Michaelis-Menten sistemi ve daha çok reaksiyon içeren laktuloz hidrolizi sırasındaki enzimatik transgalaktosilasyon reaksiyonlarında KLLD’nin SBA ve KLD’ye kıyasla daha fazla gerekirci eğriden sapmaya neden olduğu ancak aynı ortalama davranışın takip edildiği görülmektedir. Bu çalışma biyokimyasal reaksiyon benzetininde KLLD’ye dayalı tau-atlamanın kullanılabileceğini göstermiştir.
