TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149
Browse
36 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 36
Article Co-Design of a Public Space and the Implementation: Atakent (car) Park(2023) Özden, Pelin; Velibeyoğlu, KorayCitizen Design Science is a new co-design strategy for urban and architectural systems that improves the planning, design, management, and renewal of cities, urban habitats, and architectural structures, using active design tools through citizens' observation, experience, and local knowledge. The aim of this study is to describe how Atakent Parking Area is transformed into a public space design and implementation through both digital and analog active design tools in the co-design process that includes citizens' spatial experiences, needs, and desires through the method of citizen design science. The objective indicators and subjective perception applied in the study were combined in the co-design process to implement an urban design project. The experimental collaborative urban design process is realized on a democratic platform based on the tendencies and expectations of the participants. Two conceptual urban design projects were prepared with design science data including citizens' wishes, needs, and suggestions about the area, and participating citizens were asked to vote for the project democratically in the urban space. The selected conceptual design project was transformed into an implementation project in the urban area.Article Kadın Dostu Kent Planlama Yaklaşımı Kapsamında Kentsel Yoksunluğun Değerlendirilmesi: Çiğli Örneği(ADAMOR Araştırma Danışmanlık Medya Organizasyon Yayıncılık Ltd. Şti., 2022) Güney, Mercan Efe; Tanrıverdi, Sıdal; Akbudak, Hacer; Tuncay, Beste; Ay, Filiz; Şanlı, NurseliKentler kadın dostu planlama yaklaşımı ile üretilmelidir. Çünkü bir kentin kadın dostu olması o kentin herkes için planlanmış olması demektir. Kadın dostu kent için planlama meslek alanının gerekli veri setini ve değerlendirme yöntemini belirlemesi gerekmektedir. Bu çalışma erişilebilirlik, güvenlik ve kentsel hizmet kapsamında kentsel yoksunluğu belirleme, değerlendirme ve sorunlara çözüm önerme konusunda geliştirilmeye açık bir model önerisi getirmeye çalışmıştır. Seçilen pilot bölgede erişilebilirlik ve güvenlik kapsamındaki incelemeler belirlenen veri setine göre yapılırken hizmet yoksunluğu kapsamında her bir sosyal altyapı alanı (lise, ortaokul, ilkokul, cami, sağlık tesisleri ve yeşil alanlar) için ayrı ayrı yoksun bölgeler saptanmıştır. Bu çalışma mevcut bir dokuda yoksunluk incelemesinin nasıl yapılacağını göstermesinin yanı sıra kadın dostu kent planlama çalışmalarına katkı koymasıyla da önemlidir. Çalışmanın inceleme yöntemi ve getirilen öneriler, kadın dostu bir kentin oluşturulabilmesinin yolunun üst ölçekten alt ölçeğe kadar her aşamada bir inceleme ve izleme mekanizmasının oluşturulmasının gerekliliğini göstermektedir. Yoksunluk açısından yapılan her sorun saptaması belediye gibi uygulayıcılar için programlanarak yürütülmesi gereken iş dizisini de göstermektedir.Article Using Personal Rapid Transit as an Effective Transport Solution in Historical Downtown Areas: a Case From Historic Kemeraltı, İzmir(TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2023) Duvarcı, Yavuz; Akpınar, FigenMany issues related to the conservation of urban heritage are closely related to the transit system and the use of private trans-portation. Regeneration, revitalization, and/or heritage conser-vation are not properly managed due to problems arising directly from inconvenient transport solutions that cannot provide or resolve the accessibility and mobility needs of vulnerable groups together with inappropriate space management while indirectly causing economic shrinkage and loss of vitality. Furthermore, even if modern modes of transportation are used, they will cause significant environmental and societal difficulties, making them unsuitable for such sensitive places. This article, using a micro -simulation approach, investigates whether a Personal Rapid Tran-sit system is physically applicable, and whether it can meet exist-ing travel requirements to prove that it is sufficient for the needs of local level mobility, and finally whether other environmental/ social impacts such that land use, air pollution, safety, sustainabil-ity are positive or negative. As a method, these outputs of the system application are presented as validations of the usefulness of the PRT. Finally, it was found that there is a gain in productiv-ity in terms of mobility as well as other socio-economic benefits besides the physical applicability of the method. The study's goal is to get the information out about how PRT technology may help produce more ecologically friendly and sustainable solutions while also conserving historical assets.Research Project İmar afları sonrasında İzmir'de gecekondulaşma: Sosyo-ekonomik, mekansal bir çözümleme(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2005) Özdemir, Semahat; Arslan Avar, Adile; Şenol, Pervin; Sevinç Kaya, Nuray; Kutluca, Ahmet Kıvanç; Velibeyoğlu, Hasibe; Güçer, Evrim; Kompil, Mert; Yankaya, Uğur; Elvan, İrem; Bektaş, Birkan; İnce Kompil, Esin[No Abstract Available]Research Project Büzülen kentlerin yeniden canlandırılmasına yönelik bilgi ve strateji oluşturulmasına katkı: İzmir kent bölgesinde yayılma, yığılma, küçülme ve büzüşme süreçlerinin birlikteliği ile ortaya çıkan mekansal örüntülerin Avrupa kentleri ile karşılaştırılması(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2013) Özatağan, Güldem; Eraydın, Ayda; Avar, AdileDünyada pek çok kent 1980’lerin sonunda bugüne geçen sürede önemli dönüşümler yaşadılar. Sosyal, ekonomik ve demografik yapıdaki dönüşümler önemli mekansal sonuçlar yaratırken, bazı kentler nüfus ve istihdam kaybederek büzülmeye başladılar. Bu nedenle, 1990’ların sonunda itibaren kent yazını ortaya çıkan bu gelişmelerin hangi kavramsal çerçeve ile tanımlanması gerektiği üzerine yoğunlaşarak, bu yeni mekansal oluşum kentsel büzülme olarak tanımlandı. Son yıllarda, kentsel büzülmenin büyüyen metropoliten alanlarda da görüldüğü bulguları öne çıkarken, kentsel büzülme kent bölge oluşumları sürecinde gündeme gelen mekansal değişiklikler ile ilişkilendirilmeye başlandı. Bu araştırma projesi İzmir üzerinedir. Farklı kentsel büzülme deneyimleri üzerine yapılan çalışmaların sonucu ortaya çıkan tartışmalar üzerine kurgulanan proje, küreselleşme ile gelen yeni ekonomik koşullara uyum sürecinde ekonomik yapıda ve yerleşim düzeninde değişimler yaşanırken nasıl İzmir metropoliten merkezinin göreli öneminin azalarak büzüldüğü, bu büzülmenin belirleyici özelliklerinin neler olduğu ve ortaya çıkışında hangi dinamiklerin etkili olduğu üzerinde durmaktadır.Article Kadın Dostu Kent Planlama Yaklaşımı Kapsamında Güvenlik Kriterinin Değerlendirilmesi: Çiğli Örneği(2022) Efe Güney, Mercan; Ay, Filiz; Tanrıverdi, Sıdal; Şanlı, Nurseli; Akbudak, Hacer; Tuncay, BesteAtaerkil bir toplum olan Türkiye’ de toplumsal cinsiyet eşitsizliği, toplumsal her alanı olduğu gibi kentin kurgulanmasını ve kentsel yaşam pratiklerini de etkilemektedir. Çünkü kentler, tüm yaşayanların gereksinim ve taleplerini gözeterek oluşturulmamaktadır. Oysaki ‘kentli hakkı’ gereğince, toplumun her kesimi tüm kentsel hizmetlerden eşit yararlanmalıdır. Ancak şehir planlama meslek alanının mevzuatına ve tüm ölçeklerdeki analiz ve uygulama alanlarına kadınların ve erkeklerin kenti deneyimleme farklılıkları yansıtılmadığından kadınlar kentleri erkekler kadar kullanamamakta ve sonuçta kent kadınlar için toplumsal cinsiyet rollerini yerine getirdikleri hizmet alanları haline gelmektedir. Bu yüzden şehir planlama bir bilim ve meslek alanı olarak kadınların kentsel yoksunluk yaşamamaları, kenti sınırlılıkları olmadan deneyimlemeleri ve kentteki güvensizlik problemlerinin giderilmesine yönelik yaklaşımlar geliştirmelidir. Bu tanımlamaya en uygun yaklaşım, kadınların kentsel yaşamın tüm alanlarında erkekler ile eşit bir biçimde yer almasını destekleyen, kentsel hizmetlere güvenli bir şekilde erişimini sağlayan Kadın Dostu Kent yaklaşımıdır. Bu metin kadın dostu kentin planlama dilinin oluşturulmasına katkı sağlamak üzere güvenli kent kapsamında bir model önerisi getirmeye çalışmaktadır. Bu doğrultuda metin, İzmir İli’ nin Çiğli İlçesi’ nde pilot alan olarak seçilen Köyiçi Mahallesi örneğinde böyle bir çalışma için hangi verilerin toplanması gerektiği ve bu verilerin nasıl analiz edileceği ve değerlendirileceği konularında bir taraftan başlangıç olma bir taraftan da geliştirilerek model olma amacındadır.Article The Relationship Between Transportation Demand and Supply: Granger-Causality Test Using Time-Series Data(Pamukkale Üniversitesi, 2022) Duvarcı, Yavuz; Duran, Hasan EnginTransport demand and supply are deemed to determine each other in a cyclic manner. The major idea has been that the demand is usually the preceding one. However, in urban cases, usually the land use variables in place of supply interfere this process. Cleansing the land use variables, the regional/national level variable pairs of demand and supply are employed to analyze the cause-effect mechanism. For objectivity, the Granger-causality test (GCT) is used to understand the relationship between transportation demand and supply. The Analyses were made at four dimensions; (a)whether the nexus is one-directional or bi-directional, (b)its significance level, (c)whether demand or supply is the preceding, (d)whether the effects are short-term or long-term. Using the Turkish statistics, the GCT results showed that, in the short/medium run, overwhelmingly the supply variables preceded (mostly in railway mode), mostly unidirectional (one-way causality) manner, however, in the long-run almost no relationship was found. In other transportation modes, no significant relationship is observed. Finally, bi-directional relations were usually observed in suburban rail. The investments then should be made according to known demand. Usually, the effects of supply (especially of railways and roadways) could rather fade away in the long-run. Still, no general statement can be made for the demand/supply causality especially in terms of which one is preceding and of the direction of causality. The chaotic nature of the process reigns over with the changing conditions.Article The Assessment of the Criteria of Social Infrastructure Within the Scope of Women-Friendly City Planning Approach: The Example of Çiğli(Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Güney, Mercan Efe; Tuncay, Beste; Tanrıverdi, Sıdal; Şanlı, Nurseli; Akbudak, Hacer; Ay, FilizThere is a close parallel between the freedom, equality and socialization that the residents in a social sett??ng are enjoying and the openness and equal availability of the social infrastructure in this setting. When these points are taken into consideration, it is possible to get the idea that social infrastructure areas should be planned as woman-friendly city criteria. So long as the urban planning fails to accomplish this task of creating a due process and language for gender equality, the social infrastructure areas in the cities will continue to pose a serious problem to the gender equality. In this article, an attempt has been made to articulate some suggestions for evaluating the social infrastructure areas in the light of woman-friendly city planning. This article offers some gu??delines for deciding which data should be taken into consideration and how the social infrastructure areas should be examined. The study analyzes social infrastructure areas following four categories: adequacy, accessibility, safety and usability. The findings revealed that no social infrasurcture areas met these criteria, especially in the densely used areas. The lack of face-to-face interviews with women is the shortcoming of the study. The study is one of the first studies on the subject, but it is thought that it will contribute to the field literature with its review and recommendation codes.Research Project Trafik kazalarının önlenmesinde dinamik veri yönetimi ile erken uyarı sistemi: İzmir'in kaza yoğun caddelerinde pilot çalışma(2011) Duvarcı, Yavuz; Geçer Sargın, Feral; Kumova, BoraKazaları en aza indirmek, büyük oranda kazaların nerede, ne zaman ve ne biçimde olabileceğinin doğru tahmin edilebilmesine bağlıdır. Tahmin modellerinden her yere genellenebilecek sonuçlar belirlenememekte, daha sağlıklı sonuçlar için mutlaka yere özgü modellerin kurulması gerekmektedir. Trafik kazalarının mekansal bağıllığı parametrelerin birleşik etkisine de bağlı olarak, oldukça yüksek olduğu bilinmektedir. Bu projenin özgünlüğü ise; önerilecek sistemin, istatistiksel yöntemlerle “genel parametre” tahmini modeli yaklaşımı yerine, “mekan-bazlı” kullanılabilecek bir veri tabanı yönetimi işleyiş şeması olmasıdır. Günümüzde artık, akıllı ulaşım teknolojileriyle verinin dinamik olarak işlendiği, erken uyarı bilgisinin üretilebileceği bir veri otomasyon sistemi gereksinimi duyulmaktadır. Bunlar istatistiksel modeller oluşturmayı gerektirmeyen, güncellenen veriyle beslenen sistem yaklaşımlarıdır. Kategori analizi ile, ilk iki yılda (2005-2006) elde edilen model verileri ikinci yılki (2007) saha verileri (test) ile karşılaştırılarak benzer çıkıp çıkmadığı test edilecek, önerilen yaklaşımın sınaması yapılmış olacaktır. Projede beklenen sonuca ulaşıldığı takdirde kazaların engellenmesi ya da azaltılması yönünde erken uyarı sistemi için mekan ve durum uyarlı bir düzenek önerilecektir. Projenin nihai hedefi, trafik birimlerine kazaların azaltılmasında bir karar destek mekanizması olarak yararlanabilecekleri gerçekzaman veri analizi için erken uyarı sisteminin oluşmasına öncülük etmektir. Bu sistemle, risk oluşma aşamasında, kısa-vadeli operasyonel önlemlerin zamanında ve yerinde alınması, yetkililerin enerjisinin doğru zamanda doğru yere yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Projenin çabası, gelecekte oluşturulacak gerçek-zamanlı veri analiz sisteminin çok boyutlu kategori analizi yöntemiyle nasıl olabileceğini göstermek, ve yararlılığını pilot caddelerin kaza verileri üzerinden kanıtlamaktır. 30 ayda tamamlanan proje çalışması, şu üç temel aşamadan oluşmuştur: Veri tabanı oluşturma ve faktörlerin belirlenmesi, toplanan verinin kategori analizi yöntemiyle değerlendirilmesi ve erken uyarı sistemi için uygulamaya dönük sistem modeli önerisi.Research Project Mevcut mahalle parklarının "İhtiyaca Dayalı Hakçalık" açısından değerlendirilmesi: İzmir'deki mahalle pParklarını kimler neden kullanıyor ve kullan(a)mıyor?(2019) Şenol, Fatma; Duran, Hasan Engin; Atay Kaya, İlgi; Şentürk, Burcu; Kaştaş Uzun, İpekBu proje, bireylerin mahalle parkı erişim ve kullanımını, nesnel ve algısal yapılı ve sosyal çevre özelliklerinin etkilediğini, ancak yapılı çevre düzenlemelerinin parkları öncelikle kullanması gerekenlerin (öncelikle çocuklar, çocuklu ev kadınları, yaşlılar ve düşük gelirliler) yaşam koşul ve ihtiyaçlarını gözardı edebildiğini; ve bunun ise adaletsizlik hissine ve parkların az sayıda kişiye erişimiyle kamu kaynaklarının israfına yol açtığını kabul eder. Proje, İzmir?deki mahalle parklarına kimlerin neden ve hangi koşullarda eriş(eme)diği ve kullan(ama)dığını kent, mahalle ve park ölçeğindeki nesnel ve algısal yapılı ve sosyal çevre özelliklerini tespitle değerlendirmiştir. İzmir?de özellikle park-ihtiyaç gruplarının (çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve düşük gelirlilerin) mahalle parklarını kullan(ma)ma neden ve koşullarını inceleyen Proje, kamusal kaynakla ve kamu sağlığına yönelik yaratılan parkların kullanımını belirleyen yapılı çevre düzenlemelerinin ihtiyaca-dayalı hakçalığa dayanarak geliştirilmesini ve ilgili araştırma araçlarıyla incelenmesini savunur. Proje bu savunu ve araçlarının il ve kent, mahalle ve park ölçeğinde ve park-ihtiyaç gruplarının mahalle parklarına erişebilirliğini etkileyen koşulların incelenmesinde nasıl kullanılabileceğini uygulamalı araştırmıştır. Dolayısıyla, sağlıklı yaşam çevreleri ve kamusal alanların herkesçe kullanımını hedefleyen kamu ve sivil aktörler için hem yöntemler ve mevcut araçların kullanımına dair rehberlik hem de park kullanımını etkileyen yapılı çevre düzenlemelerine yönelik müdahale alanlarının tarifi hedeflenmiştir. Bulgularımıza göre; İzmir?de bazı park-ihtiyaç gruplarının mahalle oranlarının ve park alan miktarlarının mekansal dağılımları arasında ters orantılı ilişki vardır. ?Parkzengini bölgelerdeki? parklar, park çevresi ve park içi faaliyet alanlarının niceliksel ve niteliksel özelliklerine bağlı olarak (iklim koşulları, konfor ve güvenlik sebepli) ve konut içi açık alanlara erişim sebebiyle az veya dikkatli kullanılmaktadır. Bu bölgelerde ağırlıkla park içine yönelik olumlu müdahaleler özellikle 55+ yaş grupları, bekar veya çocuklu kadınlar ve 14-22 yaş genç nüfusun park kullanımını arttıracaktır
