TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149
Browse
37 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 37
Article Sensory and Sensorimotor Gating in Children With Subclinical Hypothyroidism(2023) Kocaaslan Atlı, Sibel; Olgaç Dündar, Nihal; Erdoğan, Uğraş; Evirgen Esin, Nur; Bayazıt, Turan Onur; Kahya, Mehmet Cemal; Çatlı, Gönül; Gençpınar, Pınar; Dündar, Bumin NuriObjective: Attention and learning problems have been reported in children diagnosed with subclinic hypothyroidism (SH). Sensory gating is an automatic phenomenon that is related to attentional processes. It is known that an impairment in sensory/sensorimotor gating negatively affects the signal processing mechanism and hence attention and learning processes. The aim of the present study was to evaluate the effect of SH on sensory gating processes via P50 suppression and prepulse inhibition (PPI) in children. Methods: Fifteen children aged 8-16 years, diagnosed with SH, and 15 healthy children were included in the study. Auditory P50 suppression and PPI paradigms were applied during the recordings. P50 suppression was examined via auditory brain potentials recorded by electroencephalography. PPI was evaluated via electromyography, in which the blink reflex was recorded by oculomotor muscle activity. Results: No statistical difference was found in P50 suppression and PPI processes between children in the SH and control groups. These findings indicate that the sensory gating processes children with SH are not affected. Conclusion: The findings of this study show that the sensory gating processes of SH children are not affected. However, considering that brain maturation continues until the age of 20s, it may be more useful to scrutinize these processes with a wider age range and a larger number of participants to reveal more clearly how sensory gating is affected by SH.Research Project Bağımsız bileşen analizinin iletişim, imge işleme ve jeofizikteki uygulamaları(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2006) Sankur, Bülent; Gençağa, Deniz; Kalkan, Olcay; Altınkaya, Mustafa AzizBu projede literatürde kaynak ayrıştırma olarak bilinen istatistiksel işaret işleme yöntemleri hem kuramsal açıdan, hem de uygulamaları açısından ele alınmıştır. Kuramsal çalışmalarda, kaynakların uzamda ve zamanda birbirlerinden bağımsız olmadıkları düşüncesiyle parçacık süzgeçleri yöntemi ele alınmıştır. Bu yaklaşımda süreç hakkında elimizde varolan önsel bilgilerin algoritmaya ağdırılması mümkün olmuştur. Ayrıca durağan olmayan süreçlerin de ayrıştırılma problemi ele alınmış, farklı yeniden örnekleme ve önem fonksiyonları seçerek literatürdeki teknikleri aşan sonuçlar bulunmuştur. Uygulamaya dönük çalışmalarda ise, jeofizik işaret işlemede klimatolojik verilere bakılmış ve gerek Kuzey Atlantik Salınımı diye adlandırılan olgu irdelenmiştir. Ancak topografık etkiler istenen sonuca ulaşılmasına engel olmuştur. Öte yandan sıcaklık verileri faktör analizi ile incelenmiş ve volkanik hareketlerin etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Beyin-işaretleri konusunda özellikle prefrontal korteks bölgesinden bilişsel süreçlerle ilgili araştırmalar yapılmıştır. Deneklerin biliş esnasında beyindeki kan dengesinin, oksi- ve deoksi hemoglobinin değişimleri yakalanmaya çalışılmıştır. Bağımsız bileşen analizinin bu türlü dalga biçimlerini ortaya çıkarmakta çok etkili bir araç olduğu gösterilmiştir. Biyometri alanında, bağımsız bileşenler analizi hem yüz imgelerine hem de el imgelerine uygulanmıştır. Bağımsız-bileşenlerin deneklerin kimlik bilgilerini taşıyan ve bozucu etkilere karşı en dayanıklı öznitelikler olduğu görülmüştür. Nihayet bağımsız bileşen analizi CDMA: kod bölüşümlü çoklu erişim işaretlerine uygulanmış ve sönümlü kanallardaki alıcının performansını iyileştirici tasarımlar irdelenmiştir.Research Project Biyolojik-kimyasal reaksiyonların benzetimi için Monte Carlo teknikleri(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2012) Altınkaya, Mustafa Aziz; İnal, Fikret; Baran, YusufKimyasal reaksiyonların stokastik modellemesi, reaksiyondaki molekül sayılarının az olduğu durumda, her bir molekülün ne zaman reaksiyona gireceğinin tam olarak belirlenememesi nedeniyle yalnızca makroskopik ölçekte doğru olan gerekirci yönteme göre daha başarılıdır. Gillespie’nin geliştirdiği stokastik benzetim algoritması (SBA) Monte Carlo teknikleriyle sistemdeki bir sonraki reaksiyonun hangi reaksiyon olacağını ve ne zaman gerçekleşeceğini belirlemektedir. Ancak SBA’nın molekül sayıları arttıkça işlem yoğunluğu çok artmaktadır. Bu durumda, sistemdeki her reaksiyonu her molekülün mevcut konsantrasyonunu koruması koşulunu bozmayacak miktarda çok kez ateşleyerek, reaksiyon sistemindeki her molekülün miktarını tau peryodu ile güncelleyen tau-atlama algoritması işlem yoğunluğunu önemli ölçüde azaltmaktadır. Her bir reaksiyon kanalının tau aralığında ateşlenme adedini belirleyen Poisson değişken, reaksiyona girme eğilimi ile tau'nun çarpımı çok büyüdüğünde Gauss gibi davranmaya başlar. Bu durumda reaksiyondaki konsantrasyonları belirleyen stokastik türev denklemi Kimyasal Langevin Denklemi’ne (KLD) karşılık gelir. KLD’deki Gauss sürecin yerine Levy (alfa) - kararlı daha dürtün bir sürecin konması, KLD’nin tanımladığı Brown hareketini Levy uçuşuna dönüştürür. Kimyasal Langevin-Levy Denklemi (KLLD) olarak tanımlanan bu denklem az sayıdaki molekülün bulunduğu biyokimyasal reaksiyonları daha iyi modelleyebilir. Maltozdan glukoz elde edilen bir Michaelis-Menten sistemi ve daha çok reaksiyon içeren laktuloz hidrolizi sırasındaki enzimatik transgalaktosilasyon reaksiyonlarında KLLD’nin SBA ve KLD’ye kıyasla daha fazla gerekirci eğriden sapmaya neden olduğu ancak aynı ortalama davranışın takip edildiği görülmektedir. Bu çalışma biyokimyasal reaksiyon benzetininde KLLD’ye dayalı tau-atlamanın kullanılabileceğini göstermiştir.Research Project Tamamen optik paket anahtarlamalı ağlar için düğüm tasarımı(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2012) Dinleyici, Mehmet SalihBu projede, tüm-optik fiber haberleşme hatlarında ihtiyaç duyulan komponenetlerin temel mekanizması olarak çalıştırılabilecek, tamamen optik ortamda anahtarlama yapabilen bir aygıtın kuramsal ve deneysel yapılabilirlik çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Fiber optik üzerinde tasarlanan anahtarlama mekanizması iki ayrı bileşenden oluşmaktadır. İlk olarak, Kerr tipi doğrusalsızlığın kullanıldığı mod (kip) anahtarlama yapabilen komponent bulunmaktadır. Bu aygıt doğrusalsız malzeme içerisinde geçici kırınım ızgarası oluşturularak kontrol edilmektedir. İkinci bileşen ise anahtarlama yapılan modun sabit bir kırınım ızgarası ile optik fiberden çıkarılmasını sağlayan optik kuplördür. Temel anahtarlama mekanizmasının kerr tipi doğrusalsızlığa dayanıyor olmasından dolayı, optik paket anahtarlama için gerekli olan hızlarda anahtarlama yapılabilmektedir. Ancak, yüksek verimlilikte ve düşük güçlerde çalışabilen bir mekanizma en çok aranılan özelliklerdir. Bu nedenle, optik fiberin kendisi enine bir rezonatör (çınlayıcı) gibi düşünülmüş ve optik fiberin kılıfı üzerindeki çok küçük kırınım indisi değişikliğine duyarlı anahtarlama tasarlanmıştır. Geçici kırınım ızgara ile yapılan anahtarlama mekanizması ve sabit kırınım ızagaralı optik kuplör matematiksel olarak modellenmiş ve yüksek verimlilik için eniyi şartlar araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda iki ayrı bileşen optik fiber üzerinde gerçekleştirilmiş ve test edilmiştir.Research Project Atomik kuvvet mikroskobu uygulamaları için yüksek hızlı, aktüatörsüz ve dinamik görüntüleme metodunun geliştirilmesi(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2013) Balantekin, MüjdatAtomik Kuvvet Mikroskobu (AKM) nano bilim ve teknoloji alanında yaygın olarak kullanılan vazgeçilmez bir gereç olmuştur. Ticari sistemler yapısal analiz için yeterli çözünürlük sağlamasına rağmen, dinamikAKM sistemlerinin görüntüleme hızı bazı uygulamalar için yeterli değildir. Bu projede, AKM uygulamaları için yüksek hızlı, aktüatörsüz, ve dinamik bir görüntüleme metodu geliştirdik. Bu metotta geleneksel AKM düzeneklerinde kullanılması gereken piezotüp aktüatörünü kullanmıyoruz. Bunun yerine, Q-kontrollü AKM probunun titreşim modunu aktüatör fonksiyonunu yerine getirmesi için kullanıyoruz. Sıradan bir AKM probuyla bile görüntüleme hızının geleneksel dinamik-AKM görüntüleme yöntemine kıyasla 100 kat mertebesinde arttırılacağını gösterdik. Frekans modülasyonlu AKM sistemlerinde, belirli koşullar altında, rezonans frekansı 600 kHz olan bir prob ile 100×100 piksellik görüntünün 24 çerçeve/sn hızında alınabileceğini teorik olarak gösterdik. Metodu, tarama zamanı, deneğe uygulanan geçici kuvvetlerin tepe değeri, ve ölçüm hatası bakımından değişik denek ve prob parametreleri için inceledik. Görüntüleme hızının yüksek rezonans frekanslı problar kullanılarak daha fazla arttırılabileceğini gösterdik. Metodun vurmalı-modda çalışan AKM üzerinde kanıtlama deneylerini gerçekleştirdik. Deney sonuçları görüntüleme hızının geleneksel görüntüleme yöntemine göre önemli ölçüde arttırılabilecegini göstermiştir. Bu metod elbette herhangi bir özel veya küçük proba ihtiyaç duymadan AKM ile görüntüleme deneylerine harcanan zamanı azaltacaktır. Ayrıca, bu metod dinamik-AKM sistemlerinin endüstriyel ölçekli nano metroloji ve manipülasyon için kullanımlarını yaygınlaştıracaktır. Metodun, küçük prob ve hızlı X-Y tarayıcısı bulunan dinamik-AKM sistemlerine uygulanmasıyla, nanomakinelerin ve bir kaç milisaniye içerisinde gerçekleşen biyomoleküler işlemlerin gerçek-zamanlı görüntülenmesi yakın bir gelecekte mümkün olabilecektir.Research Project Sesötesi kabarcık rezonansına dayanan elastomer eyleyici(TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2015) Özdemirel, BarbarosBu projenin ana hedefi, hareket aralığı kendi boyutlarıyla aynı ölçekte olan bir katıhal eyleyici yapısını araştırmaktır. Bir elastomer kalıp içerisine dağılmış olan çok sayıda küçük kabarcık dışarıdan uygulanan bir ses dalgasıyla rezonansa getirilebilir. Toplam kabarcık hacmindeki değişime bağlı olarak elastomer kalıp genleşecek ve serbest bırakılan yüzeyleri hareket edecektir. Bu çalışmada kabarcık rezonansının benzetim modelleri geliştirilmiş ve saydam kauçuk döküm malzemeleri içinde kabarcık rezonans hareketi optik gözlem düzenekleri kullanılarak gözlenmiştir. Yapılan çalışmalar önerilen eyleyici yapısının gerçekleştirilmesinde iki zorlayıcı etken ortaya çıkarmıştır. Birinci etken kauçuk malzemelerde ses sönümünün yüksek oluşu ve sonucunda rezonans hareketinin sınırlı kalmasıdır. İkinci etken ise bu çalışmada kullanılan kauçuk döküm malzemeleri içinde hedeflenen çapta ve rezonans frekansında kabarcıkların elde edilmesindeki zorluklardır. Özellikle, sertleşme sürelerinin saatler düzeyinde oluşu oda sıcaklığında tepkime veren kauçuk karışımlarıyla yapılan çalışmaları sınırlamıştır.Research Project Klasik Türk Müziği Kayıtlarının Otomatik Olarak Notaya Dökülmesi ve Otomatik Makam Tanıma(2010) Bozkurt, Barış; Savacı, Ferit Acar; Karaosmanoğlu, Mustafa KemalBu projede Klasik Türk müziği kayıtlarının otomatik olarak notaya dökülmesi ve makamların otomatik olarak tanınması için literatürde ilk defa kullanılan yöntem ve teknikler önerilmiş, yazılımlar gerçeklenmiştir. Bu amaçlara ulaşabilmek için bir dizi problem derinlemesine incelenmiştir. Öncelikle temel titreşim frekans(f0) analizi için literatürde varolan teknikler denenerek en uygun algoritma seçilmiştir. Bu algoritma ile elde edilen sonuçları iyileştirmek için bazı süzgeçler tasarlanmış ve önemli iyileştirmeler sağlanmıştır. Bunu takiben f0 bilgisinden f0 dağılımları(kullanım sıklıkları) elde edilmiş, f0 dağılımlarını kullanarak karar sesi tespiti, kuram - icra uyum düzeyi ölçümü ve otomatik makam tanıması yapan özgün araçlar tasarlanmıştır. Literatürde ilk defa 5 ayrı kuram ve 9 sık kullanılan makamdan güvenilir kayıtlar içeren veri setleri üzerinde kuram - icra uyum düzeyi detaylı olarak incelenmiştir. Yine ilk olarak birçok hesaplamalı müzikoloji çalışmasında kullanılabilecek sembolik bir Türk müziği veritabanı hazırlanmış ve paylaşıma açılmıştır. Otomatik notaya dökme uygulaması için gerekli olan başlangıç noktası tespit algoritması, f0 nicemleme yöntemi ve MIDI’ye dönüştürme araçları geliştirilmiştir.Research Project Çoklu-antenli çoklu-taşıyıcılı kablosuz iletişim sistemleri için verimli çok-kullanıcılı özkaynak yerleşim algoritması tasarımı(2010) Özbek, BernaGelecek nesil kablosuz iletişim sistemlerinin artan veri iletim hızlarına olan taleplerinin limitli bantgenişliğine ve çokyollu iletimden kaynaklanan semboller arası karışıma sahip olan gezgin iletişim kanallarında güvenilir bir şekilde sağlaması hedeflenmektedir. Uyarlanır özkaynak yerleşimi, kablosuz iletişim sistemlerinde hem servis kalitesininin hem de spektral verimliliğin arttırması açısından önemlidir. Baz istasyonuna göre farklı konumlarda olan kullanıcılar için gerçekleştirilen özkaynak yerleşiminin çoklu kullanıcılı, çoklu antenli ve çokyollu gibi çeşitleme kazançlarını ortaya çıkarması beklenmektedir. Dikgen frekans bölmeli çoğullama (DFBÇ) hem yüksek veri hızlarını hem de çoklu kullanıcı uygulamalarını desteklediği için çoklu-taşıyıcılı teknikler arasında ön plana çıkmaktadır. DFBÇ ile kullanıcılar farklı zaman aralıklarına ve farklı frekans bantlarına yerleştirilerek çoklu-yollu ve çoklukullanıcı çeşitleme kazançları elde edilebilir. Ayrıca, DFBÇ tabanlı sistemlerin performansları çoklu anten teknikleri kullanılarak arttırılabilir. Bu projenin amacı, kullanıcıların talepleri doğrultusunda tüme gönderim ya da çoğa gönderim uygulamaları için özkaynak yerleşimini çoklu-antenli çoklu-taşıyıcılı sistemler için verimli bir şekilde gerçekleştirmektir. Bu amacın gerçekleştirilmesi için, çoklu kullanıcılı çoklu antenli özkaynak yerleşiminin kuramsal kazançları elde edilmiş; DFBÇ tabanlı sistemlerde verimli özkaynak yerleşim algoritmaları tasarlanmış; çoğa gönderim uygulamaları için verimli önkodlama teknikleri geliştirilmiş; özkaynak yerleşiminin yapılabilmesi için gerekli bilgilerin baz istasyonuna iletilebilmesi için düşük veri hızında geri besleme kanalı tasarlanmıştır. Geliştirilen algoritmaların performansları kablosuz ağ standartları gözönünde bulundurularak gösterilmiş ve elde edilen kazançlar çeşitli özkaynak yerleşim algoritmalarının sonuçları ile karşılaştırılmıştır.Research Project Farklı kontraslı medikal görüntülerin bilgi teorisi kaynaklı nokta benzerliği ölçütleriyle elastik olarak hizalanması(2011) Karaçalı, BilgeMedikal görüntülerin elastik olarak hizalanması, şizofreni, Alzheimer hastalığı gibi birçok nörolojik bozukluğun daha iyi anlaşılmasına olanak veren işlemsel anatomi yöntemlerinin temelini oluşturmaktadır. Hizalanmak istenen görüntülerdeki benzer parlaklık gösteren ortak yapıları arayıp örtüştürme esasına dayanan bu yöntemler, görüntüler arasında kontrast farklılıkları olduğu durumlarda ise istenen başarıyı sağlayamamaktadırlar. Bu projede, farklı kontrast özelliklerine sahip medikal görüntüleri bilgisayar ortamında elastik olarak hizalayan bir algoritma geliştirilmiştir. Bu amaç dahilinde öncelikle görüntüler arasında eşlenik noktaları ve bu noktalardaki eşlenik yönelimleri belirleyen ve daha sonra bu noktalara dayanarak yoğun deformasyon alanları oluşturan iki ana işlem modülü türetilmiştir. Bu modüller daha sonra çok katmanlı bir platform üzerinde çalışan döngülü bir yapıda birleştirilmiştir. Bu şekilde türetilen algoritma, sağladığı hizalama başarısı açısından sınanmıştır. Farklı kontrastlı görüntülerin hizalanması, işlemsel anatomi yöntemlerinin, ideal ve birbiri ile uyumlu kontrast özelliklerinin aranamayacağı geniş kapsamlı çalışmalarda uygulanmasına olanak sağlamıştır. Bu projede geliştirilmiş olan bu algoritma, ileride geniş katılımcı grupları ile yürütülecek beyin araştırmalarında, özellikle kontrast farklılıklarının olağan olarak gözlendiği multipl skleroz gibi nörodejeneratif bozuklukların konu alındığı çalışmalarda taranan görüntülerin değerlendirilmesinde işlemsel yapı taşı olarak işlev görecektir. Bu sayede hem bölgesel koşullarda bu hastalıkların gelişimi ve tanısal özellikleri çok daha detaylı bir biçimde incelenebilecek, hem de benzer çalışmalara destek verecek işlemsel bir merkez oluşturulmasına katkı sağlanmış olacaktır.Research Project Birden fazla biyomolekülün algılanması için akıllı nanoyapı dizileri(2014) Zareie, Hadi M.; Bulmuş, VolgaBiyolojik maddelerin hızlı, nicel ve paralel bir şekilde algılanabilmesine, biyomedikal, çevre, biyoteknoloji, savunma ve tarım gibi birçok alanda ihtiyaç duyulmaktadır. Birim kütle başına çok geniş yüzey alanına sahip olan nanomalzemeler boyuta ve şekle bağlı eşsiz kimyasal ve fiziksel özellikler sergilerler. Bu özellikleri sayesinde nanomalzemeler, biyolojik numunelerin algılanmasında son derece duyarlı, etikete/işaretlemeye ihtiyaç duymayan, hızlı metotlar geliştirmek için eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Bu projede hedefimiz, birden fazla biyolojik maddenin etikete/işaretlemeye ihtiyaç duymadan, nicel ve paralel şekilde algılanması için duyarlı ve hızlı bir sistemin geliştirilmesine yönelik olarak sıcaklık-duyarlı polimerler ve biyomoleküller ile fonksiyonelleştirilmiş sandviç-benzeri nanoyapıların desenli dizilerinin üretilmesi ve çoklu biyomolekül bağlanma olaylarının bir fonksiyonu olarak lokalize yüzey plazmon rezonansının (LSPR) ve kapasitansının incelenmesidir. Bu amaçla öncelikle sandviç-benzeri nanoyapıların desenli dizinleri nanoküre litografisi tekniği ile üretilmiştir. Sandviç-benzeri nanoyapılar, metal-yalıtkan-metal üçlü tabakalardan oluşturulmuştur. Bu nanosandviç dizileri, model biyomoleküller (biyotin, glutatiyon ve tek-sarmal oligoadenin) ve sıcaklıkduyarlı polimer ile fonksiyonelleştirilmiştir. Nanosandviç dizilerinin hazırlanması ve yüzey modifikasyonları, taramalı elektron mikroskobu, atomik kuvvet mikroskopisi, UV-görünür-yakın kızılötesi spektrofotometrisi aracılığıyla LSPR ölçümleri, X-ışını fotoelektron spektrometresi (XPS) gibi farklı teknikler ile doğrulanmıştır. Farklı transdüksiyon mekanizmalarını incelemek için, polimerler ve biyomoleküller ile fonksiyonelleştirilmiş nanodizilerin lokalize yüzey plazmon rezonansı ve kapasitansı, çoklu biyomolekül bağlanma olaylarının bir fonksiyonu olarak ölçülmüştür. LSPR ve XPS kapasitans ölçümleri, nanodizilerin işlevselleştirilmesi adımlarını ve daha da önemlisi sıcaklık kontrollü olarak biyotin-streptavidin ve oligoadenin-oligotimin veya biyotin-streptavidin ve glutatiyon-glutatiyon Stransferaz biyotanıma olaylarını açıkça göstermiştir. Sonuç olarak, bu projenin çıktısı biyomedikal, çevre, biyoteknoloji, tarım, savunma ve benzer endüstrilerde doğrudan uygulamaları olacak yeni ve iyileştirilmiş biyosensörlerin geliştirilmesine yönelik yeni nanomalzemeler ve yöntemler olmuştur.
