TR Dizin İndeksli Yayınlar / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7149
Browse
13 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Article Anaokullarının fiziksel ve sosyal erişilebilirlik ölçümü: Konak mahalleleri (İzmir) örneği(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2021) Sayın, Zeynep Melike; Altındaş, Gamze; Şenol, FatmaWhile preschool education contributes to children being more successful individuals with high quality of life in the continuation of their education life, it also emerges as an important factor in women's (mother’s) participation in the labor force. In this respect, preschool education is considered a social policy tool in our country and in the world. This study examines the accessibility of preschools to the neighborhoods in Konak District of İzmir Province in terms of physical and social accessibility at two geographical levels (district and neighborhood) and by using various tools of Geographic Information Systems. In the first stage, the Konak District scale, physical accessibility was evaluated with the geographical location and opportunities of preschools, age groups of the neighborhoods, educational-based features, and purchasing power, the general topographic slope of the area, and service areas of the preschools by network analysis. In the second stage of the study, the social and physical accessibility of preschools is evaluated in terms of educational and spatial opportunities offered by schools, monthly fees, cost of accessing schools by public transportation, and travel time. The study was concluded with evaluations and suggestions for the location of preschools in terms of physical and social accessibility.Article Cumhuriyet’in önemli bir sanayi yatırımı olarak Kocaeli SEKA örneği ve gelecek için öneriler(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2022) Ay, Filiz; Efe Güney, Mercan; Ecemiş Kılıç, SibelThe project of modernity, which started in the last period of the Ottoman Empire, turned into a planned action in the country with the Republic of Turkey. In this context, within the project of modernity, planned development for economic independence and the development of industry were given importance. The İzmir Economy Congress (1927) and theFirst Five-Year Industry Plan (1934) ensured the realization of industrial investments in this process. These investments were seen as the elements that sustain the revolutions and the basic requirements for economic/social development and were realized by the state. As one of the first steps in the modernization process of the country, the Kocaeli SEKA Paper Factory area is a concrete example where the stages of this process can be followed. With the global crisis in the second half of the 20th century, the service sector began to become a predominant sector in industrial cities. Industrial areas, which used to be located in city centers in the past, started to be decentralized towards the periphery. In this process, production areas in city centers began to lose their usability in terms of both location and production due to technological obsolescence. With its locations covering large areas in city centers, it has become attractive in terms of new uses. The need to maintain these areas, which are also important in terms of urban history, except for their original functions, but maintaining the value created by the original function, has revealed the concept of industrial heritage. After the transfer of the SEKA area, whose functioning ended, to the municipality in 2005, it was aimed to reuse. This area, which is important for the history of the city, needs to be evaluated within the scope of the concept of industrial heritage, apart from its original functions, but maintaining the value created by the original function. In this study, the coastline, historical and industrial structures of SEKA, which affects the social and economic structure of the city, will be evaluated especially with the implementation of the Sekapark Urban Transformation Project. In addition, in order to ensure the effective and efficient use of the whole area, suggestions have been developed regarding the buildings and areas that have relatively limited use in the current situation.Article Gender Bias in Occupation Classification From the New York Times Obituaries(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2022) Atik, Ceren; Tekir, SelmaTechnological developments such as artificial intelligence can strengthen social prejudices prevailing in society, regardless of the developer's intention. Therefore, researchers should be aware of the ethical issues that may arise from a developed product/solution. In this study, we investigate the effect of gender bias on occupational classification. For this purpose, a new dataset was created by collecting obituaries from the New York Times website and is provided in two different versions: With and without gender indicators. Category distributions from this dataset show that gender and occupation variables have dependence. Thus, gender affects occupation classification. To test the effect, we perform occupation classification using SVM (Support Vector Machine), HAN (Hierarchical Attention Network), and DistilBERT-based classifiers. Moreover, to get further insights into the relationship of gender and occupation in classification problems, a multi-tasking model in which occupation and gender are learned together is evaluated. Experimental results reveal that there is a gender bias in job classification.Article Kentsel kamusal mekânda yaratıcı aktivizm: İzmir Darağaç Kolektifi’nin sanat üretim pratikleri(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2022) Güleç, Ece; Savaşır, GökçeçiçekGündelik hayatın olağan ritminde dönemsel olarak çeşitli kırılmalara şahitlik eden kentsel kamusal mekân, yerleşik iktidar yapılarını kesintiye uğratabilecek taktiksel pratikler veya stratejik müdahaleler ile sürekli olarak yeniden üretilir. Her iki açıdan da sanat üretim pratikleri, günlük aktivitelerin, ortak faaliyetlerin, müşterek alanların ve mahalle örgütlenmelerinin önünü açar. Yeniden üretim süreci kentlinin gündelik hayatta mekân ile kurduğu ilişkiye bağlı olarak, mekânın hem fiziksel hem de sosyo-kültürel bağlamda dönüşümünü ifade eder. Kentsel mekânın yaratıcı aktivist sanat üretim pratikleri aracılığıyla yeniden üretimi kapsamında ele alınan bu makale Darağaç Kolektifi’nin üretimlerini, iş birliği içinde olduğu inisiyatiflerin üretimlerini de ele alarak, kentsel mekânın ve gündelik hayatın kolektif eylemler aracılığıyla yeniden üretimini incelemeyi amaçlamaktadır. Sanat üretim pratiklerinin sosyo-kültürel ve sosyo-mekânsal açıdan değişim yaratma potansiyelleri, stratejik-taktiksel hedefleri bakımından kalıcılık-geçicilik nitelikleriyle ilişkilendirilerek irdelenmekte ve diğer inisiyatiflere kıyasla Darağaç Kolektifi’nin küçük ölçekli taktiksel müdahalelerinin zaman içinde uzun vadede daha etkin stratejik müdahalelere dönüşme süreci incelenmektedir. Bu çalışma kapsamında, Darağaç Kolektifi'nin Darağaç IV: Lüzum sergisi ile birlikte Spinning Triangles (SAVVY Contemporary), New Alphabet School (Haus der Kulturen der Welt), Mahalle@İzmir (Kültür için Alan ve Geniş Açı Proje Ofisi), Bellek Haritaları (Karantina) ve İyi Saatte Olsunlar (Hayy Açık Alan, Darağaç Kolektifi ve Pelesiyer) projelerinin mekânı hangi araç, yöntem ve izlekler doğrultusunda, nasıl dönüştürdüğü, karşılaştırmalı olarak incelenmiş; eylem biçimlerinin özgün yönleri ele alınmıştır. Örnek olay incelemesi yöntemi ile elde edilen veriler doğrultusunda yaratıcı aktivist pratiklerin kentsel kamusal mekânı dönüştürme potansiyellerini ortaya koymayı hedefleyen bu çalışmada, taktiksel ve stratejik müdahalelerin ortak paydasında konumlanan sanat üretim pratikleri beş ana başlıkta ele alınmaktadır: Gündelik hayatın ritmini değiştirme yöntemleri, oluşturdukları eşiklerin özellikleri, toplumsal katılımı ön plana çıkarma biçimleri, yaratıcı aktivizm uygulamaları, kolektif pratiklerin yeri ve ölçeği.Article Yüzme Havuzlarında Karbon Bazlı Dezenfeksiyon Yan Ürünlerinin Oluşumu(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2017) Harman, B. İlker; Tanaçan, Ertaç; Genişoğlu, Mesut; Kaplan, Ş. Şule; Ateş, Nuray; Yiğit, Nevzat Ö.; Kanan, Amer A.S.Bu çalışmada ülkemiz literatüründe ilk defa yer alacak ve oldukça önemli bir konu olan yüzme havuzlarındaki dezenfeksiyon yan ürünlerinin (DYÜ) türleri, DYÜ oluşumuna etki eden faktörler ve DYÜ'lerin sağlık etkileri konusunda bir derleme yapılmıştır. İçme suyu şebekesi ve yüzme havuzlarındaki patojen mikroorganizmaların engellenebilmesi amacıyla birçok dezenfektan kullanılmaktadır. Yüzme havuzlarında genellikle klor bazlı dezenfektanlar kullanılırken, bromlu dezenfektanlar da dezenfeksiyon için tercih edilmektedir. Havuz suyundaki organik madde kaynakları; i) doldurma suyunda bulunan doğal organik maddeler (DOM) ve ii) yüzücülerden gelen organik yüklemelerdir. Yüzme havuzları özelinde yüzücülerden kaynaklı daimi organik yükleme ve sürekli dezenfeksiyon sonucu (organik maddelerin oksidantlar/dezenfektanlar ile reaksiyonu sonucunda) mutajenik ve kanserojenik olmalarından şüphelenilen DYÜ oluşumu içme sularındakine nazaran daha fazladır. Trihalometan (THM) ve haloasetik asitler (HAA), havuz suyunda en sık karşılaşılan yan ürünlerdir. THM gibi uçucu olan yan ürünler sadece yüzme suyunda değil, havada da oldukça yüksek konsantrasyonlarda bulunabilmektedir. Bu yan ürünlerin oluşum mekanizmalarının bilinmesi ve kontrol altına alınması, yüzücüler ve bilhassa havuz çalışanlarının sağlığına olan etkilerinin en aza indirilmesi bağlamında önem arz etmektedir. Oluştuktan sonra giderilmesi zor ve maliyetli olan DYÜ'lerin oluşumunda etkili öncüllerin belirlenmesi ve kontrolü ile uygun dezenfektan türünün kullanılmasıyla yüzme havuzlarındaki DYÜ oluşumları azaltılabilir.Article Kronik Hastaların Uzaktan İzlemine Yönelik Teletıp Platformu(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2020) Tekin, Hüseyin CumhurKronik hasta sayısı dünya genelinde artış göstermektedir. Bu nedenle kronik hastalıkların kontrol altına alınabilmelerinde etkili bir hastalık yönetimi ihtiyacı doğmuştur. Bu hastalıkların kontrolünde hastaların uzaktan takibine olanak sağlayan teletıp sistemlerinin büyük fayda sağlama potansiyelleri vardır. Etkin teletıp sistemlerinin geliştirilmesinde ise söz konusu bu sistemlerin ölçeklenebilirliğini ve sürdürebilirliğini sağlamak önem arz etmektedir. Bu çalışmada, kronik hastaların uzaktan izlemini gerçekleştirebilmek için yeni bir teletıp platformu önerilmektedir. Bu platform hastalara, sağlık verilerini sistem üstünden takiplerini yapan sağlık personeli ile doğrudan ve kolaylıkla paylaşabilme olanağı sunmaktadır. Sağlık personeli ise, hastalık seyrindeki gelişmeleri ve tedavi hedeflerini bu veriler sayesinde uzaktan kontrol edebilmektedir. Ayrıca sağlık personeli, platform üstünden hastaya özel olarak belirleyeceği sağlık verisi eşik değerleri ile, kendisine ve/veya hastaya otomatik bildirim mesajı gönderebilmekte, böylelikle hasta verilerini sürekli manuel olarak incelemek yerine, platform üstünden gelecek bildirimler vasıtasıyla hastaya gerekli müdahaleyi vakit kaybetmeksizin yapabilmektedir. Önerilen platform ile kronik hastalık yönetimi iyileştirilebileceği gibi, sağlık personeline olabildiğince az iş yükü getirilerek verilecek sağlık hizmetinde verim ve kalite artışı sağlanabilecek, böylelikle platformun sürdürülebilirliği de temin edilebilecektir. Çalışmada platformun ölçeklenebilirliği, eş zamanlı istek testleri ile analiz edilmiştir. Platform üstünden bildirim mesajı göndermenin, 500 eş zamanlı istek için düşük tepki süresi (<750 ms), yüksek verimlilik (>200 istek/s) ve düşük hata oranı (<%1.5) ile gerçekleştiği gözlenmiştir. Bu sonuçlar tasarlanan teletıp platformunun, birçok kullanıcıdan gelen veri akışının üstesinden gelebileceğini ve platformun ölçeklenebilir olduğunu göstermektedir.Article Bağlamsal Doğrulama için Bir Yazılım Tasarım Şablonu(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2017) Tuğlular, TuğkanYazılım tasarım şablonları, tekrar eden yazılım tasarım problemleri için hazır çözümler sunar. Model-Görünüm-Denetçi (İng. MVC) gibi bileşik tasarım şablonları ise, var olan tasarım şablonlarının biraraya getirilmesi ile daha büyük ölçekli problemleri çözmek için geliştirilmektedir. Bu çalışmada bağlamsal doğrulama problemi için bir bileşik tasarım şablonu geliştirilmiştir. Bağlamsal doğrulama, bir işlem gerçekleş- tirilmeden önce o işlem için gerekli tüm nesnelerin gerekli koşulları sağladığının doğrulanması anlamına gelmektedir. Bileşik tasarım şablonu geliştirme yöntemi ile ortaya konan bağlamsal doğrulama tasarım şablonu; tek sorumluluk, açık-kapalı ve bağımlılığı tersine çevirme nesne temelli tasarım ilkelerine göre geliştirilmiştir. Geliştirilen bağlamsal doğrulama tasarım şablonu bünyesinde Ziyaretçi, Strateji, Dekoratör ve Bildirim tasarım şablonlarını barındırmaktadır. Ortaya konan bağlamsal doğrulama tasarım şablonu, kullanım şekli itibariyle iki örnek uygulama üzerinde tartışılmıştır.Article Türkiye'de Yoksulluğa Bölgesel Bir Bakış(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2015) Duran, Hasan EnginBu çalışmanın amacı 2006-2013 döneminde Türkiye’nin 12-Düzey-I bölgesi için yoksulluğun gelişimini ve coğrafi yayılımını incelemek, yoksulluğun bölgelerarası yakınsayıp yakınsamadığını araştırmaktır. Bu çalışmada TUİK’ten elde edilen medyan gelire bağlı yoksulluk oranları kullanılmıştır. Yöntem olarak, mekansal yoksulluk istatistikleri, Moran I testleri, koşullu Kernel yoğunluk tahminleri ve Markov geçiş olasılık dizeyleri kullanılmıştır. Yapılan analizler üç sonuç doğurmuştur. Birincisi, ülke bazında yoksul kişi sayısı ve yoksulluk oranı azalmıştır. Ancak, bu azalma özellikle Batı bölgelerinde olmuş ve görece az gelişmiş Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde artış görülmüştür. İkincisi, Yoksulluk ülke içerisinde mekana bağlı kümeler şeklinde oluşmuştur. Üçüncüsü, yıllar içinde bölgesel yoksulluk oranları birbirine yakınsamamaktadır.Article Nadir Toprak Elementi Katkılı Kimyasal Çöktürme Titanya Tozları ile Yapay Fotosentezle Hidrojen Üretimi(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2015) Yurtsever, Hüsnü Arda; Çiftçioğlu, MuhsinBu çalışmada nadir toprak elementi (NTE) katkılı/katkısız titanya (TiO2) tozları yapay fotosentezle fotokatalitik hidrojen eldesine yönelik uygulamalarda kullanılmak üzere kimyasal çöktürme/birlikte çöktürme yöntemi ile hazırlanmıştır. Düşük ısıl işlem sıcaklıklarında yüksek yüzey alanlarından dolayı yüksek hidrojen üretim miktarları elde edilmiştir. Yüzey aktivitesi bakımından ise 700 oC’de ısıl işlem görmüş katkılı tozların diğer tüm saf tozlara göre birim alan başına daha fazla hidrojen ürettiği saptanmıştır. NTE katkısı ile TiO2’in faz yapısında değişiklikler meydana getirilmiş, optimum anataz-rutil faz oranına sahip ve ışık soğurma kapasitesi yüksek bir nanoyapı elde edilmiştir. Katkıyla tozlarda oluşturulan bu özellikler görece düşük bir miktar olan % 0,1 katkı düzeyinde bile TiO2’in fotokatalitik aktivitesinin birkaç kat artmasını sağlamıştır.Article Çevresel Kirleticilere Karşı Kuyu Koruma Alanının Parçacık Taşınımı ile Değerlendirilmesi: Menderes (ızmir) Örneği(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2019) Şimşek, Celalettin; Taşkın, Nurcihan; Özdayı, Murat Ozan; Özacar, Vehbi; Özyol, Ferideİzmir Çevresinde alüvyon ve mermerler yeraltısuyu (YAS) sağlama açısından en önemli akiferlerdir. Alüvyon ve karstik birimlerden su sağlayan kuyuların koruma alanlarının belirlenmesi çevresel kirleticilerden korunması açısından önem arz etmektedir. İzmir Menderes Ovasında karstik birimlerle bağlantılı olan alüvyon akiferde açılan su kuyularının koruma alanlarının belirlenmesinde, farklı çekim değerlerinin etkileri parçacık taşınımı ile değerlendirilmiştir. Bunun için akiferle irtibatlı olan karstik birime bir kirletici tanımlanmış ve alüvyon akiferden su sağlayan kuyulara varış zamanları elde edilmiştir. Yapılan değerlendirmede, parçacığın hızının yeraltısuyu hidrodinamiğine bağlı olarak etkilendiği, bu hızın özellikle çekim debileri ile denetlediği belirlenmiştir. Alüvyon akiferde açılan sayısız sulama su kuyusu çekime başladığında kirleticiler daha hızlı kuyulara doğru ilerlemektedir. Özellikle kirleticilerin bulunduğu akiferlerde içme suyu kuyusu olarak açılan kuyuların koruma alanlarının belirlenmesi ve korumaya alınması önem taşımaktadır. Bunlara ek olarak, kuyu çekim değerlerinin yeraltısuyu akım hızını denetlemesi nedeniyle belli alanlarda kümelenmiş kuyuların koruma alanlarının belirlenmesinde modelleme yaklaşımı ile belirlenmesinde yarar bulunmaktadır.
