Chemical Engineering / Kimya Mühendisliği

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/14

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 37
  • Research Project
    Kompozit aluminyum köpük malzemesinin hazırlanması ve mekanik özelliklerinin karakterizasyonu
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2001) Yılmaz, Selahattin; Güden, Mustafa; Elbir, Semih
    Bu projede SiC tozları (SiCt), Sic viskerları (SiCv kıl kristal) ve granule Al2O3 tozları (Al2O3g) ayrı ayrı Alüminyum ile karşılaştırılarak metal matriks kompozit (MMK) köpükler hazırlanmıştır. Matriks malzemesi olarak Alüminyum seçilmiştir. TiH2 tozları şişirici ajan olarak kullanılmışlardır.MMK köpükler toz metallurji tekniği ile hazırlanmıştır. Matriks, şişirici alan (%0.5%)ve takviye malzemesi (SiCt veya SiCv veya Al2O3g) iyice karıştırıldıktan sonra, sıcak preste 450circ C ve 200 MPa basınç altında sıkıştırılmaktadır. (%99 Relative yoğunluk) Burda yarı mamül olarak tanımlayabileceğimiz tabletler elde edilmketedir. Yarı mamül matriks malzemesinin erime sıcaklığının üstünde bir sıcaklığa (750 - 850circ C) kadar ısıtılmış bir fırına konmaktadır. Bu sıcaklıklarda, TiH2 bozunması ile açığa çıkan H2 gazları metal içerisinde genleşmekte ve metalin içinde gaz hücrelerinin oluşmasını (köpükleşme) sağlamaktadır. Köpükleşen malzeme fırından çıkarılarak hızlıca soğutulmaktadır. Bu yöntem izlenerek MMK köpükler üretilmiştir. Fırın sıcaklığı ve fırında kalma süresi parametre olarak çalışılmıştır. MMK köpükler malzemeler darbe enerjisini emme için kullanılabilirler. Sonuç olarak Aluminyum köpüklerden daha yüksek enerji emme kapasitesine sahip MMK köpükler hazırlanmıştır.
  • Research Project
    Tuzla (Çanakkale) jeotermalinin bölgedeki akifere toprağa ve suya etkilerinin araştırılması
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2005) Baba, Alper; Özcan, Hasan; Yılmaz, Selahattin; Kavdır, Yasemin; Deniz, Ozan; Yiğini, Yusuf; Yılmaz, Sevinç; Baba, Barış
    Türkiye'nin sıcaklık bakımından üçüncü önemli sahası durumunda olan Tuzla jeotermal sahasındaki akışkanın yöredeki toprağa ve suya olan etkileri irdelenmiştir. Soğuk ve sıcak su kaynaklarının özelliklerini ve birbirleri ile olan ilişkilerini belirlemek amacıyla Ağustos 2003, alık 2003, Mart 2004 ve Haziran 2004 tarihlerinde su numuneleri alınmıştır. Bu su -numunelerinden major anyon, katyon, ağır metal ve çevresel izotop (18O, 2H, 3H) analizleri yapılmıştır. Ayrıca 0-30; 30-60; 60-90; 90-120 cm derinliklerinde ise toprak numunelerinde ise bazı fizikokimyasal özellikler, ağır metal ve radyoaktivite çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Sıcak sular, denizel kökenli evaporıtik yataklardan çözünerek gelen sular olup, tatlı sular ile karışım göstermektedir. Sahadaki tüm sular meteorik kökenli olup, tatlı yeraltı suları ile connate (hapis) tuzlu suyun karışımından ibarettir. Sahasının güneydoğusundan gelen EC'si düşük (600-800 micromho/cm) yeraltı sularının jeotermal sular etkisi ile EC'sinin (1400-3200 micromho/cm) yükseldiği görülmektedir. Nitekim CaHCCVlü sular fasiyesinde yer alan yeraltı suları sıcaksularm etkisi ise CaCVlı sulara geçiş göstermektedir. Proje sahasındaki jeotermal suların Tuzla tatlı yeraltı suyu akiferine olan olumsuz etkileri iki şekilde olmaktadır: a) Jeotermal suların yeraltı sularına mevsimlik etkisi, ki buna dolaylı etki denebilir: kurak dönemde yüzeyde biriken tuz ve ağır metal bileşimlerinin, kışın yağışlar vasıtası ile yeraltına süzülmesi, b) Sahada çıkan yüksek basınca sahip jeotermal suların yukarıya doğru dikey çatlak, kırık veya faylar vasıtası ile yükselimi, yani genel anlamda yeraltı suyuna etkisi. Jeotermal suların yukarıda belirtilen her iki etkisinden ötürü yeraltı suyunun duraylı izotop değerleri beklenilenden daha pozitif değerlerdedir. Genel olarak, inceleme alanındaki sıcak suların da yukarıya doğru çıkarken soğuk yeraltı suyu akiferine karışımından ötürü 518O ve 6D değerlerinde bir azalma da söz konusu olmuştur.
  • Research Project
    Bazı ilaç aktif maddelerin farmasötik preparatlarda ve insan serumu gibi biyolojik sıvılarda eletktroanalitik metotlar (Voltametrik ve polarografik teknikler ile tayini
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2005) Özkan, Sibel; Yılmaz, Selahattin; Uslu, Bengi; Dilgin, Yusuf; Yağmur, Sultan; Süren, Esin; Akgün, Nur
    Bu çalışmada, elektroaktif grup içeren bazı ilaçaktif maddelerin camsı karbon disk ve karbon pasta elektrotlarda farklı tampon ortamında voltametrik davranışları araştırıldı. Pik potansiyeline ve pik akımına, konsantrasyonun, pH 'nın tarama hızının etkisi incelendi. Alt tayin sınırı (LOD) ve Kantitatif tayin sınırı (|LOQ) belirlendi. Çalışılan bazı bileşikler için yükseltgenme veya indirgenme mekanizmaları da önerildi. Bu teknikler ile maksimum pik akımının gözlendiği ortamda ilaçaktif maddelerin farmasötik preparatlarda ve serum gibi biyolojik sıvılarda tayini yapıldı. Ayrıca kesinlik ve geri kazanım çalışmaları yapıldı. Bazı etken maddelerin önerilen elektroanalitik teknikler ile yapılan ilaçlardaki miktarı , UV-Spektrofotometrişininki ile karşılaştırıldı. Böylelikle önerilen elektroanalitik metodların doğruluğu ve üstünlüğü araştırıldı.
  • Research Project
    Yakıt oxygenate'lerin klinoptilolitçe zengin doğal zeolite adsorpsiyonunun incelenmesi
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2006) İnal, Fikret; Sofuoğlu, Aysun; Yılmaz, Selahattin; Yetgin, Senem
    [No Abstract Available]
  • Research Project
    Farklı Metodlarla Hazırlanmış Tungsten ve Zirkonya Yüklü Sba-15 Katalizörlerle Palmitik Asit ve Setil Alkol Esterifikasyonu
    (2015) Yılmaz, Selahattin
    Setil palmitat, palmitik asit ve setil alkolün esterifikasyonundan üretilir ve kozmetik endüstrisinde kullanılan en önemli esterlerden biridir. Esterifikasyon için kullanılan konsantre sülfrik asit gibi homojen asit katalizörler, korozyon, suya duyarlılık, katalizörün geri döndürülmesindeki zorluk, çevresel tehlikeler ve atık arıtması gibi problemlere neden olmaktadır. Bu yüzden heterojen katalizörler geliştirilmeye çalışılmaktadır. Projemizde birlikte çöktürme metoduyla hazırlanan kütlece %15 ve %20 WO3 içeren WO3-ZrO2 katalizörler, yapısına Zr katılmış SBA-15 katalizörler (Zr-SBA-15) ve Zr-SBA-15 üzerine WO3 emdirilmesiyle hazırlanan katalizörler (WO3/Zr-SBA-15) ve WO3 ve ZrO2 emdirilmiş SBA-15 katalizörler (WZ-SBA15) sentezlenmiştir. WO3/Zr-SBA15 katalizörler iki farklı sıcaklıkta kalsine edilerek kalsinasyon sıcaklığının etkisi araştırılmıştır. Esterifikasyon tepkimesi 100 ml kesikli cam reaktörde mesitilen içerisinde azot ortamında 162 oC de gerçekleştirilmiştir.
  • Research Project
    Glikoz, Nişasta ve Selülozdan Oktil Glikozitlerin Sentezlenmesi için Katı Asit Katalizörlerin Geliştirilmesi
    (2021) Yılmaz, Selahattin; Mutlu, Vahide Nuran
    Bu çalısmada, glikozun 1-oktanol ile glikozidasyonu yoluyla oktil glukozitlerin sentezlenmesi için asidik mezo-gözenekli katalizörler gelistirilmesi amaçlanmıstır. Katalizör tarama testleri bütil glukozit sentezinde yapılmıstır. Propil sülfrik asit içeren SBA-15 (Propil-SO3-SBA-15), sülfatlanmıs Zr katkılı SBA-15 (SO42?/Zr-SBA-15), tungstofosforik asit katkılı SBA-15 (TPASBA- 15), sülfatlanmıs La katkılı TiO2-SiO2 (SO42?/La-TiO2?SiO2) ve sülfatlanmıs mezogözenekli karbon (SO42?/CMK-3) katalizörler hazırlanmıstır. Aktif malzemelerin (sülfatlar, tungstofosforik asit ve organosülfonik asit) ve katkı malzemesinin (La) katalizör özellikleri ve aktivitesi üzerindeki etkileri ayrıntılı karakterizasyonlarla arastırılmıstır. Tüm katalizörler mezo-gözenekli yapıya ve yüksek yüzey alanına sahiptir. Asitlik ve asit bölgesi karakteri, katalizör tipine ve aktif malzemenin miktarına baglı olarak degismistir. La katkısının sülfatlama performansını arttırmak ve sülfatların kararlılıklarını gelistirmek için etkili oldugu bulunmustur. TPA-SBA-15 katalizörleri yüksek glikoz dönüsümleri (% 99 'un üzerinde) ve bütil glukozit verimleri (% 95'in üzerinde) saglamıstır. Bu katalizörlerin aktiviteleri, yüksek asitlikleri ve Keggin iyon yapısından kaynaklanmaktadır. SO4/La- TiO2-SiO2 katalizörleri ve SO4/CMK-3 katalizörleri de sırasıyla % 74,4 ve % 70 glikoz dönüsümleri ile aktif bulunmustur. Bu katalizörlerin 1-butanol ile glikozidasyonda tekrar kullanılabilir oldukları tespit edilmistir. Oktil glukozit sentezi, glukozun 1-oktanol ile dogrudan glikozidasyonu yoluyla gerçeklestirilmistir. TPA-SBA-15 ve SO4/La-TiO2-SiO2 katalizörleri üzerinde elde edilen oktil glukozit verimleri sırasıyla % 55 ve % 43'ün üzerindedir. TPA-SBA-15 ve SO4/La-TiO2-SiO2 katalizörleri üzerinde, reaksiyon sıcaklıgı (100, 110 ve 125 oC), oktanol/glikoz mol oranları (20/1, 30/1, 40/1) ve katalizör miktarı (glikoza göre kütlece % 20, % 30 ve 40%) reaksiyon parametresi olarak incelenmistir. Katalizörler ilerideki arastırmalar için umut verici bulunmustur. Son olarak, nisasta ve selülozdan oktil glukozit sentezi için SO4/La-TiO2-SiO2 ve SO4/CMK- 3 katalizörleri arastırılmıstır. Sonuçlar, yalnızca SO4/CMK-3 katalizörünün nisasta veya selülozu kısmen hidrolize edebildigini ancak oktil glukoziti üretmemistir. Bu nedenle, nisasta butanol ile SO4/CMK-3 katalizörü üzerinde alkolizasyonundan sonra elde edilen butil glukozitin (%44 verim) oktanol ile transasetilizasyon reaksiyonu gerçeklestirilmis, % 29 verimle oktil glukozit elde edilmistir.
  • Article
    Citation - WoS: 7
    Citation - Scopus: 7
    Epoxidation of Soybean Oil Over Titanium or Niobium Incorporated Sba-15 and Sulfated Lanthanum Titania Silicate Catalysts
    (Elsevier, 2022) Kalkandelen, Mustafa; Yılmaz, Selahattin
    Mesoporous heterogeneous catalysts were synthesized to develop environmentally benign catalysts for soybean oil's (Glycine max) epoxidation. The investigated materials were sulfated lanthanum doped titania silica xerogel (SO4/La-TiO2-SiO2), and Ti and Nb incorporated SBA-15 with two different silica/metal molar ratios of 10 and 20. Soybean oil epoxidation reactions were performed in tert-butanol by utilizing H2O2 as oxidant at 75 °C for 6 h. Product analysis was carried out by H NMR, FTIR, and analytical methods. Nb-SBA-15 catalysts yielded better conversion than Ti-SBA-15 catalysts owing to their high acidity. However, epoxide selectivity was found low for both catalyst groups due to water in the medium that promoted side reactions. Tert-butanol and ethyl acetate were studied as solvents, but employing ethyl acetate in the reactions triggered catalysts aggregation and deposition on the reactor surface. Stability tests indicated the robustness of Ti and Nb against leaching, whereas sulfur leaching was noted with SO4/La-TiO2-SiO2 catalyst. The most active Nb-SBA-15 (10) catalyst was also applied in the epoxidation of soybean-derived fatty acid methyl esters (FAME). The results showed that small-sized FAME molecules did not enhance the reaction rate. Reusability tests indicated that Nb-SBA-15 (10) was active in epoxidation for at least three cycles.
  • Article
    Citation - WoS: 7
    Citation - Scopus: 7
    Synthesis and Characterization of Single-Walled Carbon Nanotube: Cyto-Genotoxicity in Allium Cepa Root Tips and Molecular Docking Studies
    (Wiley, 2022) İnce Yardımcı, Atike; İstifli, Erman Salih; Açıkbaş, Yaser; Liman, Recep; Yağmurcukardeş, Nesli; Yılmaz, Selahattin; Ciğerci, İbrahim Hakkı
    Herein, single-walled carbon nanotubes (SWCNTs) were synthesized by the thermal chemical vapor deposition (CVD) method, and characterized by scanning electron microscopy (SEM), energy-dispersive X-ray spectroscopy (EDX), transmission electron microscopy (TEM), Raman spectroscopy, dynamic light scattering (DLS), and thermo-gravimetric analysis (TGA). The results indicated that obtained nanotubes were SWCNTs with high crystallinity and their average diameter was 10.15 ± 3 nm. Allium cepa ana–telophase and comet assays on the root meristem were employed to evaluate the cytotoxic and genotoxic effects of SWCNTs by examining mitotic phases, mitotic index (MI), chromosomal aberrations (CAs), and DNA damage. A. cepa root tip cells were exposed to SWCNTs at concentrations of 12.5, 25, 50, and 100 μg/ml for 4 h. Distilled water and methyl methanesulfonate (MMS, 10 μg/ml) were used as the negative and positive control groups, respectively. It was observed that MIs decreased statistically significantly for all applied doses. Besides, CAs such as chromosome laggards, disturbed anaphase–telophase, stickiness and bridges and also DNA damage increased in the presence of SWCNTs in a concentration-dependent manner. In the molecular docking study, the SWCNT were found to be a strong DNA major groove binder showing an energetically very favorable binding free energy of −21.27 kcal/mol. Furthermore, the SWCNT interacted effectively with the nucleotides on both strands of DNA primarily via hydrophobic π and electrostatic interactions. As a result, cytotoxic and genotoxic effects of SWCNTs in A. cepa root meristematic cells which is a reliable system for assessment of nanoparticle toxicology were demonstrated in this study.
  • Article
    Citation - WoS: 13
    Citation - Scopus: 14
    Detection of Crispr-Cas9 Mutations Using a Carbon Nanotube-Modified Electrochemical Genosensor
    (MDPI, 2021) Kıvrak, Ezgi; Pauzaite, Tekle; Copeland, Nikki A.; Hardy, John G.; Kara, Pınar; Fırlak, Melike; İnce Yardımcı, Atike; Yılmaz, Selahattin; Palaz, Fahreddin
    The CRISPR-Cas9 system has facilitated the genetic modification of various model organisms and cell lines. The outcomes of any CRISPR-Cas9 assay should be investigated to ensure/improve the precision of genome engineering. In this study, carbon nanotube-modified disposable pencil graphite electrodes (CNT/PGEs) were used to develop a label-free electrochemical nanogenosensor for the detection of point mutations generated in the genome by using the CRISPR-Cas9 system. Carbodiimide chemistry was used to immobilize the 5 '-aminohexyl-linked inosine-substituted probe on the surface of the sensor. After hybridization between the target sequence and probe at the sensor surface, guanine oxidation signals were monitored using differential pulse voltammetry (DPV). Optimization of the sensitivity of the nanogenoassay resulted in a lower detection limit of 213.7 nM. The nanogenosensor was highly specific for the detection of the precisely edited DNA sequence. This method allows for a rapid and easy investigation of the products of CRISPR-based gene editing and can be further developed to an array system for multiplex detection of different-gene editing outcomes.
  • Article
    Citation - WoS: 11
    Citation - Scopus: 13
    Effect of Cnt Incorporation on Pan/Ppy Nanofibers Synthesized by Electrospinning Method
    (TÜBİTAK, 2020) İnce Yardımcı, Atike; Tanoğlu, Metin; Yılmaz, Selahattin; Selamet, Yusuf
    In this study, carbon nanotubes (CNTs) added polyacrylonitrile/polypyrrole (PAN/PPy) electrospun nanofibers were produced. Average diameters of the nanofibers were measured as 268 and 153 nm for 10 and 25 wt% of PPy contents, respectively. A relatively higher strain to failure values (23.3%) were observed for the low PPy content. When as-grown CNTs (1 and 4 wt%) were added into the PAN/PPy blends, disordered nanofibers were observed to form within the microstructure. To improve the interfacial properties of CNTs/PAN/PPy composites, CNTs were functionalized with H2SO4/HNO3/HCl solution. The functionalized CNTs were well dispersed within the nanofibers and aligned along the direction of nanofibers. Therefore, beads formation on nanofibers decreased. The impedance of the nanofibers was found to decrease with the PPy content and CNT addition. These nanofibers had a great potential to be used as an electrochemical actuator or a tissue engineering scaffold.