Rectorate / Rektörlük
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/6849
Browse
8 results
Search Results
Book XI. Eğitim çalıştayı(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Baran, Yusuf; Tanoğlu, Gamze; Özcan Gönülal, Yasemin; Yürüm, Ozan Raşit; Pirli, Damla; Daver, İlkerİzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, ülkemizin bilimsel araştırma ve eğitim alanındaki öncü kuruluşlarından biri olarak yenilik ve mükemmeliyet odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Enstitümüz, öğrencilerimizin eğitim süreçlerini güçlendirmek ve onları geleceğin liderleri olarak yetiştirmek adına, yenilikçi yaklaşımları eğitim modellerine entegre etmektedir. Bu bağlamda, günümüzün hızla gelişen teknoloji dünyasında, eğitimde yapay zekâ araçlarının sunduğu potansiyeli ve fırsatları değerlendirmek ve bu alanda fark yaratan uygulamalara öncülük etmek en büyük hedeflerimizden biridir. Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından gelen değerli öğrencilerimizi en donanımlı şekilde yetiştirmeyi amaçlayan Enstitümüz, her yıl düzenlediği eğitim çalıştayları ile eğitimde kapasite gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu yıl on birincisini gerçekleştirdiğimiz eğitim çalıştayımızın teması olan “Eğitimde Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı” ile eğitimde teknolojik dönüşüme uyum sağlama ve bu dönüşüme liderlik etme hedefimizi bir kez daha ortaya koyuyoruz. Bu platformun, tüm katılımcılarımız için yeni ufuklar açacağına ve eğitimde daha etkili ve verimli yöntemlerin keşfedilmesine vesile olacağına inancım tamdır. Yapay zekâ teknolojilerinin eğitime entegrasyonu, öğrenme deneyimlerini kişiselleştirme ve dijital içeriklerin zenginleştirilmesi gibi alanlarda büyük fırsatlar sunmaktadır. Çalıştayımızın içeriğinde yer alan dijital öğrenme ve teknoloji kullanımına dair konuların, katılımcılarımızın bakış açılarını genişletmelerine ve eğitimde yenilikçi düşüncelerin filizlenmesine katkı sağlamasını temenni ediyorum. Bu değerli çalıştayın gerçekleşmesinde katkıları bulunan Eğitimden Sorumlu Rektör Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Gamze Tanoğlu’na, Eğitim Direktörlüğü Yürütme Kurulu Üyemiz Sayın Prof. Dr. Sacide Altınkaya ile diğer yürütme kurulu üyelerimize, kıymetli bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşan değerli konuşmacılarımıza ve tüm katılımcılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Eğitimde yeni ufuklara birlikte yelken açmaya ve bu dönüşüm yolculuğunda güçlü adımlar atmaya devam edeceğiz.Book X. Eğitim Çalıştayı Raporu(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Tanoğlu, Gamze; Özcan Gönülal, Yasemin; Baran, Yusuf; Yürüm, Ozan Raşit; Örün, Özgür; Daver, İlker; Gündüz, Umut Baranİzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, ülkemizin araştırma ve eğitim alanındaki öncü kurumlarından biri olarak, mükemmeliyeti ve yeniliği sürekli olarak takip etmekte ve teşvik etmektedir. Bizler, tüm mensup ve paydaşlarımızla birlikte her geçen gün artan bir heyecan ve motivasyonla, eğitimde mükemmeliyetin peşinde koşmaktayız. Bu çerçevede, Türkiye'nin dört bir yanından ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen sevgili öğrencilerimizi geleceğe en iyi ve donanımlı bir şekilde hazırladığımız Enstitümüzde, eğitim alanında da bir dönüşüme ve sürekli bir gelişime liderlik etmek adına çok geniş yelpazede çalışmalar yürütmekteyiz. Mükemmeliyet yolculuğumuzun her birimiz için devam ettiği bilinciyle ve kapasite geliştirme hedefiyle her yıl düzenlediğimiz eğitim çalıştaylarımız, söz konusu çalışmalarımızın en önemli unsurlarından birini temsil etmektedir. Bu yıl onuncusunu “Dijital Çağda Eğitimcinin Değişen Rolü” temasıyla düzenlediğimiz eğitim çalıştayımızın teknolojilere ve toplumsal ihtiyaçlara uyum sağlama konusunda etkili ve verimli bir platform oluşturacağına, her birimiz için yeni ufuklar açacağına yürekten inanıyorum. Yapay zeka, dijital öğrenme ve teknolojinin eğitim üzerindeki etkileri gibi çalıştayımızın gündemini teşkil eden konuların, katılımcılarımızın bakış açılarını genişletmelerine ve ilham almalarına yardımcı olmasını temenni ediyor; “X. Eğitim Çalıştayı”mızın gerçekleşmesi sürecine katkıda bulunan Eğitimden Sorumlu Rektör Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Gamze Tanoğlu’na, Eğitim Direktörlüğü Yürütme Kurulu Üyemiz Sayın Prof. Dr. Sacide Altınkaya ile diğer Yürütme Kurulu üyelerimize, davetimizi kabul ederek çalıştayımıza katkıda bulunan saygıdeğer konuşmacılarımıza ve tüm katılımcılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerle birlikte, eğitimdeki dönüşüm yolculuğumuzda önemli adımlar atmaya devam edeceğiz.Article Citation - Scopus: 1İzmir'in bir dağ köyü: Yamanlar ve Yamanlar Yörükleri üzerine etnotarihsel bir inceleme(Rector CIU Cyprus int Univ, 2023) Ustuk, OzanThis study examines the history, language, social, and economic transformation of the Yuruks living in the Yamanlar Village located in the Karsiyaka district, where there is relatively little information in the literature despite its proximity to the Izmir city center. Information collected from the Ottoman Era cemetery adjoining the village reveals that the Yamanlar Yuruks have lived here for at least 400 years. Mount Yamanlar, where the village is located, is of great importance because of its ancient history, as it witnessed the founding of Izmir (Smyrna). The social and economic lifestyle in the village has transformed as the city expanded toward residential areas atop Mount Yamanlar. The loss of traditional livelihood practices challenged the villagers and severely influenced their customs, which might be considered valuable pieces of cultural heritage. In this study, we conducted fieldwork, during which various data collection methods and techniques were employed to describe daily life in the village. Within the scope of this study, semi-structured and unstructured interviews were conducted with the local people, and an oral historical study was carried out. With this method, we aimed to present an ethnohistorical description of the Yamanlar Village by trying to establish a balance between the analysis of both written documents and oral data to make sense of the social and economic change it has undergone and to contribute to the literature on Izmir Yuruks.Book İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Vıı. Eğitim Çalıştayı Raporu(Izmir Institute of Technology, 2022) Tanoğlu, Gamze; Özcan Gönülal, Yasemin; Örün, ÖzgürBu rapor, 2022-2023 Güz Yarıyılında, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Eğitim Komisyonu ve Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen “Eğitimde Dönüşümü Yakalamak” temalı VII. Eğitim Çalıştayı’nın sonucunda oluşturulmuştur. İYTE Eğitim Komisyonu ve Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliği ile düzenlenen “Eğitimde Dönüşümü Yakalamak” temalı VII. Eğitim Çalıştayı, 7 Ekim 2022 tarihinde Microsoft Teams üzerinden çevrim içi ortamda gerçekleştirilmiştir. Çalıştayın sunuş konuşması Eğitim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Sacide Alsoy Altınkaya tarafından yapılmıştır. Ardından, İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran açış konuşmalarını gerçekleştirmiştir. Çalıştayın çağrılı konuşmacılarından Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Berker, “Hırpalama, Başarılama, Mutlulama” başlıklı sunumunu gerçekleştirmiştir. Bu konuşmanın ardından, İYTE eğitimden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gamze Tanoğlu, “İYTE 2023 Eğitim Vizyonu: Bilgilendirme ve Değerlendirme” başlıklı sunumunu gerçekleştirmiştir. Öğleden önceki oturumun son konuşması ise İYTE En İyi Ders Tasarımı Ödülleri kapsamında 2021-2022 Eğitim-Öğretim yılında birinciliğe hak kazanan İYTE Biyomühendislik Bölümü öğretim elemanı Dr. Betül Aldemir-Dikici’nin “Yılın Tasarım Ödülü” başlıklı sunumu ile tamamlanmıştır. Öğleden sonraki oturumda, Dr. Öğr. Üyesi Günnur Güler’in moderatörlüğünde yapılan panelde “MÜDEK Sürecinin Kazanımları”, Prof. Dr. Cüneyt Fehmi Bazlamaçcı, Prof. Dr. Erol Şeker ve Doç. Dr. Ünver Özkol tarafından ele alınmıştır. Çalıştay, İYTE Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gamze Tanoğlu moderatörlüğünde ve Prof. Dr. Oğuz Yılmaz, Doç. Dr. Gökhan Kiper ve Dr. Özgür Örün’ün katılımlarıyla gerçekleştirilen “Calculus Derslerinin Değerlendirilmesi” başlıklı panelle son bulmuştur.Article Asılsız veya İşlek Olmayan Eklerle Yeni Kelimeler Türetilebilir Mi?(2020) Özcan Gönülal, YaseminTarihî süreç içinde dilde birtakım fonetik (ses bilgisi) ve morfolojik (şekil bilgisi) değişimler olabilir. Söz konusu değişim doğal olmayan yollardan da gerçekleşebilir. Bir dilde yeni kelimeler yapmak için en çok başvurulan seçeneklerden biri kelime türetmedir. Bu yapılırken iki yol benimsenebilir: Birincisi dilin kelime türetme şartlarına uygun hareket etmek; diğeri yazı dilinde unutulmuş veya işlek olmayan ekler ya da “asılsız” denilen “uydurulan/yaratılan” eklere başvurmak. Yirminci yüzyıl Türkiye Türkçesinde Türk Dil Reformu sırasında bu iki yol da kullanılmış ve pek çok kelime türetilmiştir. Ancak dilde asılsız veya işlek olmayan eklerle yapılan türetmeler tartışmalara yol açmış bu konuda farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu makalede Türk Dil Reformu sonrası asılsız veya işlek olmayan eklerle yazı dilimizde türetilen kelimeler tasnif edilerek lengüistik bakımdan ve dil bilgisi öğretimi açısından bir değerlendirme sunulacaktır.Article “söz Varlığımız Erozyona Mı Uğruyor?” Sorusuna Yönelik Uygulamalı Bir Araştırma(Avrasya Yazarlar Birliği, 2015) Özcan Gönülal, YaseminKelimeler, söz varlığının temel unsurlarındandır. Toplumların kültürleri ve bilgi birikimlerini yansıttıkları gibi bireyin duygu ve düşünce gelişiminde de önemli bir işleve sahiptirler. Türkiye’de özellikle Dil Reformu’ndan sonra yeni neslin Türkçe kelime ve kavram bilgisinin erozyona uğradığı, söz varlığının daraldığı konusunda yaygın bir kanı vardır. Bu görüşün ortaya çıkmasında 1940-1990 yılları arasında yaşanan dil tartışmalarının etkisi büyüktür. Dil meselesi yıllarca, dili sadece kelimelerden ibaret gören bir anlayış çerçevesinde tartışılmıştır. Tartışma kelimelere indirgendiği zaman sanki bir dildeki kelimeler sadece eş anlamlılardan (sinonim) ibaretmiş gibi düşünülebilir. Hâlbuki özellikle soyut kelimeler, çok katmanlı bir anlam yapısına sahiptir. Ancak aşırı özleştirmeciliğin hız kazandığı dönemlerde eski kelimeler yerine ikame edilmek üzere türetilen yeni kelimeler, özellikle soyut kavramlarda anlam inceliklerinin ortadan kalkmasına sebep olmuş, bu anlayış devletin belirgin bir dil politikası olmaması yüzünden uzun müddet aşılamamıştır. Devletin değil, hükûmetlerin dil politikalarının olduğu bir ortamda, devletin çıkardığı ders kitapları gibi etkili araçlarda kullanılan Türkçe de sürekli değişmiş; kelime ve kavram hazinesi zengin, doğru yazım ve söyleyişe dayanan Türkçe öğretimi, Cumhuriyet tarihimiz boyunca bir türlü rayına oturtulamamıştır. Bu makalede, günümüz gazetelerinden derlenen Türkçeye yerleşmiş eski kelimeler, anket tekniği kullanılarak üniversite öğrencilerine sorulacak; “Söz varlığımız erozyona mı uğruyor?” sorusuna cevap aranacaktır. Söz konusu uygulamalı yöntemin sonuçları ise Türkçe öğretimi açısından değerlendirilecektir.Article Türkçede Tabiat Kaynaklı "yıkım"lar Nasıl İfade Edilir?(2014) Özcan Gönülal, YaseminTürkler ilk çağlarda, tabiat olaylarını ve tabiattan kaynaklanan yıkımları; göğün ve yerin kılıcısı, yaratıcısı olarak gördükleri Tanrı ile ilişkilendirerek adlandırmalarını bu inanca göre yapmışlardır. Örneğin Eski Türkçede "te?ri" sözünün hem "Tanrı" hem de "gökyüzü" anlamında kullanıldığı bilinir. Benzer inanış, Yunan ve Roma mitolojileri dâhil bütün eski kavimlerde görülür. Tabiat olaylarını Tanrı'nın öfkesi ya da cezası olarak gören ve hayretle seyreden eski Türkler, bu sebeple Gök Tanrı'ya, atalara, tabiat kuvvetlerine at ve koyun kurban ederlerdi. Bu makalede, tabiat olaylarının yol açtığı yıkımları anlatmak üzere kullanılan afet ve felâket sözleri ile insanoğlunu tarih boyunca etkileyen doğal afetlerden olan deprem, sel ve yangın kelimelerinin tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinde izi sürülecek, bu kelimeler derlenerek sözlüklerdeki tanımlar arasındaki ince ayrımlar ortaya konacaktırArticle Dil-toplum İlişkisi Açısından Türkiye’de 1940 Sonrası Dil Tartışmaları Üzerine Bir Değerlendirme(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2011) Özcan Gönülal, YaseminBir toplumdaki siyasî, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlardaki değişimler bir diğerine yansır. Toplumda meydana gelen bu türlü değişimler dilde de kendini gösterir ve dili değişken kılar. Bu sebeple dilden bağımsız toplumu, toplumdan bağımsız dili düşünmek imkânsızdır. Türkçenin tarihî seyrine bakıldığında ise Cumhuriyet dönemine, dil tartışmalarının damgasını vurduğu görülür. Türkiye?de dil tartışmaları Osmanlı İmparatorluğu?nun modernleşme süreciyle başlar, ardından Cumhuriyet?in uluslaşma süreciyle devam eder. Bunun neticesinde bu dönem Türkçe tartışmaları lengüistik olmaktan ziyade modernleşme sürecindeki politik duruşlara göre belirlenmiştir. Bu makalede dile “toplumsal bir olgu” olarak yaklaşılarak söz konusu dönemde dil, toplum ve kültür arasındaki sıkı ancak karmaşık ilişkinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.
