Phd Degree / Doktora
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2869
Browse
Search Results
Doctoral Thesis Hidrojel Oluşumunda Hidrojen Bağlarının Rolünün Anlaşılması: Deneysel ve Moleküler Dinamik Simülasyonlarının Birleşik Bir Çalışması(2025) Barbak, Nehir Nalıncı; Irmak, Nuran Elmacı; Yıldız, Ümit HakanJelatin bazlı hidrojeller, ayarlanabilir fizikokimyasal özellikleri ve biyouyumlulukları nedeniyle büyük ilgi görmekte ve biyomedikal, endüstriyel uygulamalar için elverişlidirler. Jelleşme kabiliyetleri ve mekanik özellikleri, jelatinin amino asit içeriğine, konsantrasyonuna ve sıcaklık gibi çevresel koşullara bağlıdır. Bu çalışma, konsantrasyon ve sıcaklığın etkisi altında çapraz bağlayıcı içermeyen jelatinin jelleşme davranışını incelemek için deneysel ve moleküler dinamik (MD) simülasyon yaklaşımlarını kapsamaktadır. Hazırlanan jelatin çözeltilerinin karakterizasyonunda, dinamik ışık saçılması, Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi, kütle spektrometrisi ve şişme oranı testleri kullanılmıştır. Literatürden alınan peptit sekansı ve domuz derisinden elde edilen gelatinin kütle spektrometre analiziyle belirlenen en yüksek olasılıklı iki peptit dizisi kullanılarak MD simülasyonları gerçekleştirilmiştir. Konformasyonel parametreler, hidrojen bağı, çözücüye erişilebilir yüzey alanı ve çeşitli derişimler altında şişme davranışı MD analizi ile irdelenmiştir. Bulgular, sıcaklık ve konsantrasyondaki değişikliklerin konformasyonel parametrelerini anlamlı olarak etkilemediğini ortaya koymuştur. Jelatin zincirleri arasındaki hidrojen bağları sayısı sıcaklıkla artarken, suyla olanların azaldığı, ancak her ikisinin de konsantrasyonla arttığı gözlenmiştir. Simülasyon sonuçları düşük sıcaklıkta (jel), yüksek sıcaklıklara (sol) kıyasla daha fazla sayıda hidrojen bağı göstererek jelatinin sıcaklığa duyarlı davranışını ve jelleşme sırasında suyla artan etkileşiminin önemini göstermiştir. Konsantrasyon artışı daha yüksek çözücü yüzeyine erişebilerek, jelatin-su etkileşimlerini artırmıştır. Simülasyon sonuçları deneysel gözlemlerle uyumlu olup, şişme oranlarının jelleşme sıcaklığında, düşük derişimlerde daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Deneysel ve hesaplamalı yaklaşımların birleşimi, çapraz bağlayıcı içermeyen jelatin bazlı hidrojellerin hazırlanmasındaki en iyi koşulların ve MS/MS analizi ile amino asit dizilerinin tanımlanmasının yanı sıra, jelleşme davranışına ilişkin değerli bilgiler sağlamıştır.Doctoral Thesis Hedeflenen Metal Organik Taşıyıcılarla NIRF Heptametin Siyanin Boyasının Kapsüllenmesi: Terapötik Bir Nanoplatform Olarak Fotodinamik Terapi Potansiyelinin Araştırılması(2025) Şahinoğlu, Sinem; Mohamed, Gülşah ŞanlıMeme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen kötü huylu tümör olmaya devam etmektedir ve bu durum, geleneksel yöntemlerin ötesinde yenilikçi tedavi stratejilerine olan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Fotodinamik terapi, reaktif oksijen türleri aracılı tümör hücresi ölümünü indüklemek için ışıkla aktive olan fotosensitizörlerden yararlanan invaziv olmayan bir yaklaşım sunmaktadır. Yakın kızılötesi floresan heptametin siyanin boyası olan IR783, tümör seçici tutulumu ve pro-apoptotik etkileri nedeniyle kanser tedavisinde teranostik bir ajan olarak umut vaat etmektedir. Ancak klinik potansiyeli, zayıf stabilitesi, polar ortamlarda hızlı ayrışması, düşük kuantum verimi ve optimum olmayan tümör birikimi nedeniyle engellenmektedir. Bu çalışmada, boyanın iletimini ve fotodinamik performansını artırmak için IR783'ü metal-organik çerçeve olan ZIF-8 ve UiO-66'ya kapsüllenme çalışması yapıldı ve ZIF-8'in daha ideal bir hedefleme molekülü olabilmesi için polietilen glikol-folik asit ile yüzey modifikasyonu yapılarak çok işlevli nanoplatformlar geliştirildi. IR783, ZIF-8, IR783@ZIF-8, PEG-FA/IR783@ZIF-8, UiO-66 ve IR783@UiO-66'nın, meme kanseri hücre hatları (MCF-7, MDA-MB-231) ve normal meme epitel hücreleri (MCF-10A) üzerindeki sitotoksik ve fototoksik etkilerini değerlendirmek için in vitro deneyler yürütüldü. Değişen ışık yoğunluklarında LED ışınlaması altında sonuçlar elde edildi. Sonuçlar, nanoplatformların normal hücreleri korurken doz ve ışığa bağlı olarak kanser hücresi canlılığını önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Bu çalışma, PEG-FA yüzey modifikasyonunun etkisini göstererek ve ZIF-8 ve UiO-66'nın IR783 aracılı PDT'yi geliştirmek için umut verici nanotaşıyıcılar olma potansiyelini vurgulayarak, hedefli ve etkili meme kanseri tedavisi için sinerjik bir strateji sunmaktadır.
