Phd Degree / Doktora
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2869
Browse
3 results
Search Results
Doctoral Thesis Standartlara Bağlı Hava Kirleticilerinin Kaynak Belirlemesi için Monin-Obukhov Uzunluğunu HYSPLIT ile Bütünleştiren Bir Veri Dönüşümü ve Dağılım Modelleme Çerçevesi(2025) Tuna, Faruk; Bingöl, Ferhat; Sofuoğlu, Sait CemilBu tez, Monin–Obukhov Benzerlik kuramına dayalı düzeltmelerin, düzenlenmiş hava kirleticileri için kaynak belirleme amacıyla kullanılan HYSPLIT benzetimlerine olan etkisini incelemek üzere bir veri dönüştürme ve modelleme çerçevesi geliştirmektedir. Meteorolojik girdi olarak New European Wind Atlas (NEWA) Projesi çıktıları kullanılmıştır. Eksik değişkenler yeniden hesaplanmış ve otomatik bir veri dönüştürme algoritması oluşturulmuştur. Mevzuat kapsamında düzenlenmiş hava kirleticilerine (PM10, SO2, NO2, O3 ve CO) ait yer düzeyi ölçümleri DATEM formatına dönüştürülmüş ve seçilen kirlenme dönemleri, revize meteorolojik alanların dağılım davranışı ve emisyon oranı kestirimine etkisini değerlendirmek için kullanılmıştır. İki harici kararlılık düzeltmesi değerlendirilmiştir: 10 m seviyesinde uygulanan L-tabanlı düzeltme ve 50 m ve üzerindeki düşey profili değiştiren T* tabanlı yaklaşım. Analizler, yalnızca yüzey seviyesinde yapılan L düzeltmesinin dahi ters modelleme davranışını etkileyebildiğini ve baskın kaynak bölgelerinin belirlenmesini iyileştirebildiğini göstermektedir. Buna karşılık T* düzeltmesi, yüzey gözlemlerinin temel aldığı 10 m rüzgâr alanını değiştirmediği için sınırlı bir etki göstermiştir. RAW ve REVISED meteorolojik alanların karşılaştırılması, her iki veri kümesinin de benzer Rank-temelli doğrulama sonuçları ürettiğini ve NEWA'nın kıyı bölgelerindeki dağılım çalışmaları için yeterli akış bilgisini sağladığını göstermektedir. İleri ve geri yönlü benzetimleri üreten, optimizasyon yapan ve doğrulama metriklerini hesaplayan otomatik bir iş akışı geliştirilmiştir. Genel olarak, revize rüzgâr alanları HYSPLIT tabanlı yörünge ve dağılım çalışmalarında geleneksel olmayan veri kümeleri için de uygulanabilir. Geliştirilen otomatik kaynak belirleme çerçevesi, gelecekte modele içsel olarak uygulanacak kararlılık düzeltmeleriyle de birleştirilebilir.Doctoral Thesis Estimation of Exposure To Persistent Organic Pollutants and Associated Health Risks(01. Izmir Institute of Technology, 2024) Genişoğlu, Mesut; Genişoğlu, Mesut; Sofuoğlu, Aysun; Sofuoğlu, Sait Cemil; Sofuoğlu, Sait Cemil; Sofuoğlu, AysunKalıcı Organik Kirleticiler (POPs), çevresel bozunmaya karşı dirençli, uzun mesafeler boyunca taşınabilen ve organik maddelere olan yüksek afiniteleri nedeniyle çevresel ortamlarda ve gıda zincirinde biriken, küresel olarak yaygın maddeler oldukları için insan sağlığı açısından önemli riskler oluşturur. Pertikül ve hava, toprak ve hava, sedimen ve su arasında dağıldıkları için tarım ürünlerinde, etlerde ve deniz ve tatlı su ürünlerinde bulunurlar. Bu da yutma, soluma ve deri teması yoluyla maruziyete ve sağlık risklerine yol açar. Sonuç olarak, mümkün olduğunca çok sayıda POP grubunu araştırmak için kapsamlı bir tarama çalışması tasarlanmıştır. İzmir'de rastgele seçilen ev ve okullardan, iç ve dış mekan havasıyla beraber çökelmiş toz ve yemek örnekleri toplanmıştır. Ayrıca, kafe/bar/restoranlardan iç mekan çökelmiş toz örnekleri toplanmıştır. Örnekler hazırlık, ekstraksiyon ve temizleme işleminden geçirildikten sonra, PAH'lar, PCB'ler, PBDE'ler, NBFR'ler ve OPFR'lerin hedef bileşikleri GC/MS cihazıyla analiz edilmiştir. Ölçülen konsantrasyonlar ve toplanan maruziyetle ilgili anket bilgileri, USEPA maruziyet-risk modellerine girdi değişkenleri olarak kullanılarak yutma ve soluma maruziyetlerini (kronik günlük alım) Monte Carlo yöntemi kullanılarak ilgili sağlık riskleri simüle edilmiştir. Örnekleme yerleri, kentleşmenin etkisini araştırmak için kırsal, banliyö, kentsel alanlar ve bir sanayi bölgesinin rüzgaraltı yerleri arasında mekansal olarak dağıtılmıştır. Bu tez çalışması kapsamında, küresel literatüre girmiş çalışmalar arasında çevresel ve gıda örneklerinde analiz edilen bu kadar yüksek sayıda hedef POP bileşiği düzeyleri konusunda bilgi veren en kapsamlı veriseti oluşturulmuştur.Doctoral Thesis Phthalate Esters Degradation Mechanisms by Enzymes(01. Izmir Institute of Technology, 2023) Balcı, Esin; Sofuoğlu, Aysun; Mohamed, Gülşah ŞanlıPhthalate esters (PAEs) stand out as the priority toxicants due to their carcinogenic, mutagenic, and teratogenic properties. The enzymatic degradation is hailed for its recognized safe and environmentally friendly properties. This study delved into PAEs' degradation, especially dibutyl phthalate (DBP) and diethylhexyl phthalate (DEHP) by recombinant esterase from Geobacillus sp. isolated from Balçova Geothermal region in İzmir. The esterase exhibited efficient degradation of DBP but had limited effectiveness in degrading DEHP. Many experiments were conducted to compare the ability of recombinant esterase to degrade DBP and DEHP with that of commercially available enzymes secreted from various microorganisms. Among these enzymes, Bacillus subtilis esterase and Rhizomucor miehei lipase had the highest ability. They were immobilized on halloysite nanotubes (HNTs) by adsorption method to enhance their stability and prolong their activity in applications. To investigate the impact of immobilization methods, two bionanocomposites were formed by immobilization of Bacillus subtilis esterase to HNTs with chitosan (CTS) and alginate (ALG) by the cross-linking method. Two fixed-bed reactors with CTS-HNT-EST and ALG-HNT-EST were operated in batch and continuous modes for PAEs' degradation. CTS-HNT-EST exhibited superior efficacy and durability in PAEs' removal for both modes. Lastly, bioremediation experiments were conducted in PAEs-contaminated soils using Bacillus subtilis esterase and recombinant esterase. Although both esterase had the same active site triad, recombinant esterase had a less significant effect on PAEs' degradation. This fact can be attributed to different substrate specificity and enzyme dynamics. Despite variations in their degradation capabilities, both commercial and newly engineered recombinant enzymes demonstrate considerable potential for breaking down PAEs.
