Phd Degree / Doktora

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2869

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 443
  • Doctoral Thesis
    Arkeolojik Miras Olarak Anadolu'da Roma İmparatorluğu'nun Sınırları: Kırsal Peyzajda Mekansal Özellikler ve Koruma
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Toköz, Özge Deniz; Toköz, Özge Deniz; Akış, Tonguç; Akış, Tonguç
    Roma İmparatorluğu'ndan günümüze ulaşan en büyük miraslardan olan Roma sınırları geniş bir coğrafyada üç kıtaya yayılmaktadır. Doğu sınırının bir kısmı Anadolu'dan geçmektedir. Ancak diğer sınır parçalarına kıyasla Anadolu sınırı en az çalışılmış orandadır ve koruma çalışmaları da yetersizdir. Fırat ve Dicle nehirlerindeki barajlar Anadolu sınır mirası için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır ve sınırın doğal peyzajdan oluşup çoğunlukla kırsal alanda olmak üzere büyük bir coğrafyaya yayılmasından dolayı çeşitli koruma sorunları vardır. Bu çalışmada, Anadolu sınırı incelenerek, sınırı oluşturan bileşenler, özellikleri ve kronolojisi ortaya konmuştur. Sınırın korunmasına dikkat çekme amacıyla, literatür ve Temmuz-Ağustos 2022'de gerçekleştirilen arazi gezisinden yararlanılarak koruma sorunları araştırılmış ve sınırın karakteristik özellikleriyle birlikte koruma durumuna ilişkin kataloglama, haritalandırma ve analizler yapılmıştır. Anadolu sınırının tüm Roma sınırları içinde bütünlüklü olarak yerini anlayabilmek ve tartışabilmek için diğer sınır parçaları da kronolojik, sosyopolitik, mekansal ve koruma yönlerinden incelenerek karşılaştırmalı çalışma yapılmıştır. Buluntular, Anadolu sınırının en erken inşasına başlanan Roma sınır parçalarından biri olduğunu ancak tek bir dönemde inşa edilmediğini, doğudaki büyük Part tehlikesinden dolayı çok sayıda lejyonla güçlendirildiğini, Fırat ve Dicle nehirlerini takip eden çatallı ve çok katmanlı bir sınır olduğunu, askeri yapıların var olan sivil yerleşimlere entegre edildiğini, başta barajlar olmak üzere pek çok koruma sorunu karşısında bütüncül koruma yaklaşımlarının izlenmeyip tekil koruma uygulamalarının gerçekleştirildiğini içermektedir. Sonuç olarak, Anadolu sınırına yönelik daha fazla çalışma yapılması, sınır sistemini anlamanın yanı sıra korunması için de önemlidir. Kırsal-arkeolojik alanlar için yeni bir yasal düzenleme, kırsaldaki bir takım koruma problemlerinin çözülmesine yardımcı olabilir. Sınırın korunması için tekil uygulamalar yerine, sınırı mimari elemanlarının yanı sıra peyzaj bileşenlerini de göz önüne alan, bileşenlerin birbiri ve fiziksel çevresiyle ilişkisini ön plana çıkaran ve yerel toplulukları bilinçlendirerek bu mirasla aidiyet bağlarını güçlendiren bütüncül koruma politikalarına ihtiyaç vardır.
  • Doctoral Thesis
    Investigation of the Effects of Ketogenic Diet Therapy in a Mouse Model of Gm2 Gangliosidosis
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) İnci, Orhan Kerim; Seyrantepe, Volkan
    GM2 gangliosidosis is an autosomal recessive lysosomal storage disorder in which GM2 ganglioside is accumulated, especially in the brain. GM2 gangliosidosis is divided into three different variants: Tay Sachs (B-variant or type I), Sandhoff (O-variant or type 2), and GM2AP deficiency (AB-variant). Accumulation of the GM2 ganglioside in brain causes disease pathology as neurodegeneration and neuroinflammation. Our lab first displayed the novel GM2 gangliosidosis type-I mouse model (Hexa-/-Neu3-/-). Compared to control, this model could survive a maximum of five-months due to severe pathologies, neurodegeneration, and neuroinflammation. The ketogenic diet is high-fat and low-carbohydrate/protein diet that triggers burning fat instead of carbohydrates. The ketogenic diet is used comprehensively in neurodegenerative disorders such as Sandhoff, Alzheimer’s, and Parkinson’s to regulate inflammation, neurodegeneration, and autophagy. In addition, elevation of CCL2 expression in Hexa-/-Neu3-/- mice resulted in increased amounts of active microglia and astrocytes. Therefore, the CCL2/CCR2 signaling inhibitor of propagermanium was used in addition to ketogenic diet. Thus, reducing neuroinflammation is aimed to be more effective as a combined therapy. In my Ph.D. thesis, expression and protein levels of autophagy and inflammation-associated genes were analyzed in the mouse brain to exhibit whether beneficial effects on autophagic flux and neuroinflammation are found after the ketogenic diet and propagermanium treatment. The pathology of the GM2 gangliosidosis mouse type-I brain was illustrated by thin-layer chromatography and immunofluorescence staining to display whether the ketogenic diet affects the ganglioside metabolism. Briefly, ketogenic diet therapy and its anti-inflammatory and neuroprotective effects were explored in the GM2 gangliosidosis mouse model.
  • Doctoral Thesis
    Potential of Lactic Acid Bacteria To Produce Functional Fermented Whey With Putative Antihypertensive Properties : Enrichment Ofangiotensin–i Converting Enzyme (ace)– Inhibitory Peptides and Gamma–aminobutyric Acid (gaba)
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Ağırbaşlı, Zeynep; Harsa, Hayri̇ye Şebnem; Sezgi̇n, Efe
    Bu tez Laktik Asit Bakterileri koleksiyonunun (LAB) antihipertansif yetenek potensiyallerinin değerlendirilmesine ve fermente peynir altı suyu içecek bazlarının geliştirişmesine odaklanmıştır. Bu amaçla, 400 adetten fazla LAB proteolitik aktiviteleri açısından farklı yağsız süt ortamlarında taranmıştır. LAB'lar arasında 39 adedi yüksek proteolitik olarak tespit edilmiştir. Fermente sütleri üretmek için suşlar seçilmiştir, 34 en yüksek ACE inhibitor aktiviteli LAB'dan 13 tanesi Lactobacillus brevis D9 and Lactococcus lactis ssp. lactis C24 ile ikili kültürlü fermente peynir altı suyu bazı oluşturmak üzere kullanılmıştır. Fermente sütlerdeki proteolitik aktivite ve ACE inhibitor aktivite of 4.11-1.8 mg/L Lösin ve %49–86 aktivite olarak sırasıyla tespit edilmiştir. İkili kültür fermente peynier altı suyu bazlarında ACE inhibitör aktiviteler %80-97 aralığında bulunmuştur. Seçilen 11 LAB'ın fermentasyon surasındaki proteolitik aktiviteleri HPLC ve SDS-PAGE analizi ile peynir altı suyu proteinlerinin degredasyon profilleri ile değerlendirilmiştir. 300 LAB arasından modifiye sıvı besiyerinde 37 veya 42 C'de 48 saat inkübasyon sonrası 33 suş GABA üretim kapasitesi gösterdiği ince tabaka kromatografisi (TLC) ile gözlemlenmiştir. Fermente whey içeceği bazı feliştirmek için 10 LAB türü, örneğin Lactiplantibacillus plantarum, Latilactobacillus curvatus and Levilactobacillus brevis, modifiye sıvı besiyerinde 50–367 mg/L konsantrasyonlarında verim göstermesi nedeniyle seçilmiştir. Buna göre, fermente peynir altı suyu bazlarında 24 saat 37 °C sonrası GABA konsantrasyonları 11–21mg/L aralığında hesaplanmıştır.
  • Doctoral Thesis
    An Inquiry Into Architectural Space in Computational Design Practice
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Öztürk, Kadi̇r; Doğan, Fehmi̇; Kasalı, Altuğ
    Çağdaş mimari uygulama ve araştırmalarında başat temalardan biri olan sayısal tasarım, mekana ilişkin düşünme biçimimizde köklü değişikliklere yol açmıştır. Sayısal tasarım uygulamaları, mimarlık üretiminde giderek daha baskın hale gelse de mekan hakkında düşünme ve hayal etme biçimimizdeki yansımalarına yönelik derinlemesine çalışmalar hala gerekmektedir. Bu araştırma, sayısal tasarım uygulamaları ile birlikte mekanı kavramsallaştırma biçimimizde yaşanan değişiklikleri sorgulayarak modern mekan anlayışımıza ilişkin nelerin korunduğunu, uyarlandığını veya ihmal edildiğini tartışır. Sunulan çalışma ile sayısal tasarım araçlarını kullanan deneyimli uygulayıcılarla gerçekleştirilen görüşmeler üzerinden mekanla ilgili kavramsallaştırmaların farklı boyutlarının anlaşılması amaçlanmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler nitel tematik inceleme yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu araştırma iki ana soru etrafında şekillenmektedir. Hesaplamalı tasarım pratiğinde mimari mekan nasıl hayal edilir? Prosedürlerin kesin, tanımlayıcı ve kurala dayalı olduğu hesaplamalı tasarım yaklaşımlarında mimari mekan çok katmanlı, tanımlanması ve ifade edilmesi zor bir kavram olarak nasıl ele alınır? Mimari kelime dağarcığına aktarılan sayısal terminoloji, tasarımcıların sadece sözlü ifadelerine değil, aynı zamanda mimari mekan hakkındaki düşüncelerine de hakim olmaktadır. Sayısal tasarım araçlarının, tasarımcıların göz önünde bulundurdukları parametrelerin yanı sıra mekanı hayal ederken onların düşünme biçimleri üzerinde de etkisi olduğu tartışılmaktadır. Buradaki varsayım, birden fazla katman ve anlam barındıran bir kavram olarak mekanın hesaplanabilir değişkenlerinin yanında hesaplanamaz yönleri de olduğu ve sayısal tasarım pratiğinin bu iki yönü nasıl ele aldığını araştırmanın keşfetmeye değer olduğudur. Sayısal düşünce, mekanın ölçülebilir yönlerini düşünmek ve temsil etmek için uygun bir ortam sağlarken, mekanın tarif edilemez ve belirsiz yönleri de hesaplanabilir olanın sınırlarını ortaya çıkarabilir. Mekan kavramının sayısal tasarım teknolojileriyle nasıl yeniden düşünüldüğüne ilişkin bulgular irdelenmeye değerdir.
  • Doctoral Thesis
    Distributed Expertise of Computational Practices in Architectural Design Teams
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Erbil Altıntaş, Livanur; Kasalı, Altuğ; Doğan, Fehmi̇; Kasalı, Altuğ
    Bu çalışma, bilginin farklı beceri ve bilgi tabanlarına sahip katılımcılar arasında nasıl üretildiğine ve dağıtıldığına, bilginin tasarımcılar, araçlar ve temsiller aracılığıyla her ekip üyesinin rolünü ve görevlerini tanımlamak için nasıl iletildiğine ve odaklanılan bilişsel sistem içindeki etkileşimlerin doğasına odaklanmaktadır. Tez, etnografik yöntemler kullanarak mimari tasarımda hesaplama araçlarını içeren durumları keşfeder ve dağıtılmış bir bilişsel sistemin tasarım ekipleri içinde çok disiplinli işbirliğini nasıl kolaylaştırdığını anlamaya odaklanır. Araştırmanın bir yönü, tasarımcıların işbirliği ortamında hesaplamalı tasarım araçlarını nasıl kullandığını inceler ve bu araçların tesadüfi tasarım keşiflerini nasıl sağladığını anlamayı amaçlar. Ekibin tasarım çözümünü geliştirme süreçlerini ve tesadüf keşifleri nasıl yönettiğini, özellikle sistemde keşif yapıcı bir ortamda birden fazla alternatifin nasıl üretildiğini ve bu durumun keşfin derecesini nasıl etkilediği sunar. İkinci olarak tez, hesaplamalı tasarım uygulamalarında alternatif tasarım seçeneklerinin oluşturulmasını ve değerlendirilmesini ele alır. Ofis ve ekip liderleri, tasarım fikrini ve sürecini ekip katılımcıları, müşteriler ve danışmanlar için daha okunabilir ve şeffaf hale getirmede önemli bir rol oynarlar. Çalışma, tasarım fikirlerinin dağıtılmış bilişsel sistem içinde nasıl temsil edildiğini ve dışa vurulduğunu inceleyerek tasarım sürecini anlamayı amaçlar. Farklı alanlarda uzmanlaşan ekip katılımcıları arasında tasarım sürecinin şeffaflığı ile birlikte doğaçlama yapabilecekleri alanı tanımak önemlidir. Üçüncü olarak, bu çalışma mimari tasarımda hesaplamalı tasarım araçlarının çeşitli yönlerini ve dağıtılmış bilişsel sistemler içinde işbirlikçi süreçlere olan etkilerini inceler. Multidisipliner ekip katılımcıları arasındaki etkileşimleri ve hem dijital hem de dijital olmayan araçların rolünü inceleyerek, çok disiplinli tasarım ekiplerinin tasarım süreçlerini nasıl yönlendirdiğine dair bulgular sunar.
  • Doctoral Thesis
    Evaluation of Different Urban Transformation Strategies Through Effectiveness Indicators in Earthquake-Prone Areas
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Bozkurt, Uğur; Veli̇beyoğlu, Koray
    Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde afet riski altındaki alanların kentsel dayanıklılığını artırmak için öncelikle fiziksel yapının afet risklerini azaltırken sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak gerekmektedir. Bu bağlamda Fiziksel, Ekonomik, Sosyal, Çevresel, Yasal ve Kurumsal, Planlama ve Tasarım ile Teknolojik gibi birçok kategoride önemli sorunlar bulunmaktadır. Ancak bu tez kapsamında, kentsel dönüşüm stratejilerinin belirlenmesinde yaşanan karar verme sorununa odaklanılmıştır. Bu bağlamda amaç, afet riskli alanlarda kentsel dönüşümden sorumlu kurumların kullanabileceği Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerine dayalı bir karar verme modeli geliştirmek ve modelin çalışma sürecine ilişkin bir pilot çalışma gerçekleştirmektir. Bu amaçla, literatürde, mevzuatta ve kentsel dönüşüm pratiğinde yer alan üç yüz adet gösterge/kriter ile tez kapsamında belirlenen beş adet kentsel dönüşüm sürecine [(1) Bütüncül Kentsel Dönüşüm ve Uygulama Modeli, (2) Bütüncül Kentsel Dönüşüm ve Parçalar Halinde Uygulama Modeli, (3) Parçacıl Kentsel Dönüşüm ve Uygulama Modeli, (4) Önemli Yatırımların Mevcut Yapıya Eklenmesi Modeli, (5) Parsel Bazlı Kentsel Dönüşüm Modeli] ilişkin karar alternatifi tipolojisi kullanılarak bu araştırma sonuçları test edilmiştir. Bu değerlendirme için kurumlarla anket çalışması yapılarak gösterge sayısı azaltılmış ve Aktepe-Emrez Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında bir vaka çalışması yapılarak anketin analizinin sonrasında kritik göstergeler olarak belirlenen yirmi adet gösterge ilgili birimlerin yetkilileri ile test edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Microsoft Excel Programı üzerinde geliştirilen kriter ağırlıklarının belirlenmesine dayalı DEMATEL ve ENTROPI yöntemleri ile karar alternatiflerinin sıralanmasına dayalı PROMETHEE ve COPRAS yöntemleri kullanılarak geliştirilen INTEMUS yönteminin, kentsel dönüşümden sorumlu kurumlar tarafından uygulanabilecek bir karar verme yöntemi olarak kullanılması amaçlanmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Modulation of terahertz waves by VO2 based metamaterials
    (01. Izmir Institute of Technology, 2023) Noori, Aileen; Aygün Özyüzer, Gülnur
    Terahertz (THz) waves, being a form of electromagnetic radiation have frequen-cies ranging from 0.1 THz to 10 THz. Due to the lack of suitable radiation sources and detectors, this region is not well known. Interaction with THz waves becomes more effective by introducing the metamaterials (MM) and metasurfaces (MS) (3D and 2D, respectively), which are made up of artificially subwavelength compositions arranged in periodic arrays. MMs provide a unique control on the propagation of (EM) waves and their geometries determine their properties. Recently, coding MM has made it possible to regulate the far-field scattering pattern of EM waves. In other words, it is possible to shape the THz wavefront by changing the sequence of the coding unit cells into a 2D surface pattern. The reflection phase of the two types of unit cells in 1-bit coding MM is 0 and π. In this thesis, two different types of coding MMs were designed and fabricated. One type is hard-coded (metal-based), while the other is based on VO2 thin film. Both types of samples share a similar structure, which includes a sapphire substrate, a gold patch, a PET layer serving as a dielectric spacer, and a ground gold layer. However, there is an additional layer of VO2 beneath the gold patch and on top of the sapphire substrate in one of the fabricated MMs. The coding MM consists of two identical unit cells, with the only distinction being the size of the gold patch's side. This size determines whether the unit cell is considered as 0-bit or 1-bit. When the side size is 90 µm, the unit cell is 0-bit. On the other hand, when the side sizes are 60 µm and 70 µm (for different samples), the unit cell is 1-bit. Two different sets of hard-coded MM were fabricated. One set is composed of the 60-90 µm unit cells arranged in the form of checkerboard and stripe designs. The other set is made of 70-90 µm unit cells arranged in the form of checkerboard and stripe designs. The samples were measured with a custom-built setup and the THz full spectrum (0.50-0.75 THz) was obtained at each reflection angle. The results indicate that the checkerboard samples' reflection angle for each frequency has a good consistency with the calculations. Since the detector was obstructing the incoming beam, the measurable angle range begins at 23 degrees from normal incidence. This issue limits the ability to obtain the maximum scattering pattern of the strip design samples. At the final section of the thesis, the VO2-based MM, was fabricated and mea-sured. VO2 layer was used in this structure, due to its phase-changing characteristic. It undergoes a reversible transformation from an insulator to a metallic state at about 68◦C. The initial concept was to design and fabricate the MM just entirely out of 1-bit (60 µm) unit cells. After that, using a CW laser pump and a digital micromirror (DMD), convert this 1-bit into the 0-bit unit cell by modifying the conductivity of the VO2 layer of each individual unit cell. Using this idea, it was possible to develop a tunable digital MM. However, the CST simulation results demonstrated that the proposed MM is ineffective due to the significant amplitude difference between the 0 and 1-bit unit cells. Due to that, using the VO2-based unit cells (0 and 1-bit) the striped and checkerboarded pattern of MMs was designed and fabricated. The VO2 conductivity was modulated using a CW 915 nm laser beam. The measurement results show that VO2-based MM can be used for THz beam splitting at room temperature, and the scattering pattern weakens when the laser is illuminated over the sample, causing the VO2 layer to turn conductive. CST Studio Suite simulation software was used to determine the unit cells' geo-metrical dimensions, amplitudes, and phases. The analytical calculations were performed using MATLAB. The investigated MM has the potential to be used in THz communica-tions.
  • Doctoral Thesis
    Fabrication and Characterization of Soi Based Photodetectors With Graphene Electrode
    (01. Izmir Institute of Technology, 2023) Yanılmaz, Alper; Çelebi, Cem; Balcı, Sinan
    This thesis presents the pioneering methods for the design, fabrication process, and performance evaluation of graphene (G) and n-type silicon (n-Si) based self-powered one dimensional (1D) and two dimensional (2D) photodetector arrays (PDAs) on a silicon on insulator (SOI) substrate. In the device structure, monolayer G is utilized as hole collecting transparent conductive electrode (TCE) and n-Si is used as light absorbing material, respectively. After analyzing the photo-response characteristics of single pixel G/n-Si diode on SOI, we fabricated G/n-Si based Schottky barrier 1D PDAs with common G electrode, separate G electrode and 2D PDA with individual G electrodes on linearly arrayed n-Si channels, respectively. Each G/n-Si diodes exhibited a clear rectifying Schottky character with low dark current and diode parameters were analyzed using the current-voltage measurement. Besides, all diodes demonstrated a clear photovoltaic activity under the light illumination and maximum responsivity at 660 nm peak wavelength. Each diode in PDA revealed similar device performances under self-powered mode in terms of an Ilight/Idark ratio up to 104, a responsivity of ~0.1 A/W and a response speed of ~1.3 μs at 660 nm wavelength. The optical crosstalk was extremely low between neighboring diodes and also it could be greatly minimized when G is used as separated electrode on arrayed Si up to ~0.10% (-60 dB) per array. Time dependent photocurrent spectroscopy measurements revealed an excellent photocurrent reversibility of both device types. In the diode structure, the homogeneity of the graphene film transferred on n-Si were examined by Raman mapping and correlated with the sensitivity of diode to incoming light. This thesis paves the way for the new generation of optoelectronic devices with various potential by integrating G and SOI technology to PDA devices with ease of fabrication.
  • Doctoral Thesis
    Stability Analysis of Nonlinear Dynamical Systems With Lévy Typeperturbations
    (01. Izmir Institute of Technology, 2023) Tamcı, Ege; Batal, Ahmet; Savacı, Ferit Acar
    In order to model the noise in power networks, generally, normal distribution is used. However, normal distribution is not convenient in modelling noise which has sudden peaks. Instead, combination of a continuous process and a jump processes is much more suitable. With this idea in mind, in this thesis, the stability and control of two equations used in modeling power grids is analyzed, under the assumption that they are exposed to Lévy process noise which includes jumps. These equations are the swing equation and the Kuramoto Model. The swing equation is used to model the single machine infinite bus system (SMIBS). Kuramoto Model is used when a large number of generators are considered as a network of coupled oscillators with their own natural frequencies. In our stability control study in the SMIBS, the noise in the system has sudden and finite changes is assumed and therefore should be modelled with a modified tempered α-stable process obtained by adding a finite jump condition on the tempered α-stable process when α < 1. The control functions depending on the mechanical power input and damping parameters are designed in order to make the system stable in probability and exponential stable at its equilibrium point. These theoretical results are supported by numerical studies. For Kuromato model, assuming that the power network consists of two layers, namely oscillator, and control layers and that is affected with a general Lévy process which has finite jumps, functions which provide the stability of phase and frequencies are obtained, depending on oscillator and coupling strengths. In the light of the numerical studies, the control of frequency and phase synchronization up to a certain noise intensity level can be evaluated, but it is not possible beyond that level is concluded.
  • Doctoral Thesis
    Critical Spatial Standpoint on Neoliberal Urban Restructuring: a Case Study on Urban Restructuring Processes in Narlıdere, İzmir
    (01. Izmir Institute of Technology, 2023) Kılıçkaya, Ulaş Şansal; Arslan Avar, Adile
    The thesis proposes a critical spatial approach to reveal the political, economic, and social dimensions of the urban development plans and projects (UDPs) in the context of neoliberal urban restructuring in Turkey. . It aims to enrich the theoretical and methodological foundations of critical urban studies and spatial planning, focusing on UDPs as a key neoliberal urban strategy. Despite extensive research on cities and their spaces, there is still a lack of critical understanding of the 'urban process', and of the actors and networks underlying these processes. The study tries to fill this gap by providing a critique of capitalism and its inherent uneven development, neoliberal political and economic restructuring, and neoliberal urban policy from a political economic perspective. The thesis concentrates on the neoliberal plans and projects produced by the state and capital as mechanisms to overcome capitalist crises. The thesis problem is to contribute to a critical urban theory that can explain and transform the socio-spatial processes in urban spaces, especially in light of the global expansion of 21st-century capitalism. The methodology used in the thesis is methodological pluralism, using various qualitative and quantitative research techniques to critically analyze the socio spatial processes of neoliberal urban restructuring.. It argues that UDPs are driven by the logic of profit and land rent, and that they exclude the participation and the rights of the poor and marginalized inhabitants. It seeks to critically elaborate on issues such as gentrification, dispossession, displacement, segregation, and polarization in the spaces of UDPs, instrumentalized as a mechanism of neoliberal urban restructuring processes in Narlıdere