Phd Degree / Doktora

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2869

Browse

Search Results

Now showing 1 - 1 of 1
  • Doctoral Thesis
    Kapsayıcı Sanal Gerçeklikte Bedensel Mekânsal Algı: Tek Modlu ve Çok Modlu Mimari VR Temsillerinin Etkisinin İncelenmesi
    (2025) Kurpınar, Gönenç; Doğan, Fehmi
    Bu tez, mimari mekân algısının şekillenmesinde tek modlu ve çok modlu arayüzlerin kullanıcıların mekânı anlama biçimleri üzerindeki etkisini araştırarak, kapsayıcı sanal gerçeklik (VR) deneyiminin rolünü incelemektedir. Geleneksel mimari sunum yöntemleri çoğunlukla plan, kesit ve maket gibi diğer-merkezli (allocentric) temsillere dayanırken, VR ortamları kullanıcıya egosantrik, bedensel bir deneyim sunarak mekânsal bilişi geliştirme potansiyeli taşır. Ancak, VR'ın bu ben-merkezli (egocentric) yapısı, özellikle karmaşık ve çok hacimli mekânlarda bütüncül bir mekân anlayışını zorlaştırabilir. Bu sorunsalı ele almak amacıyla çalışma, Klavye-Ekran-Fare (KSM) temelli sistemler ile VR sistemlerini ve tek modlu ile çok modlu arayüzleri karşılaştırmalı olarak değerlendirmiştir. Mimarlık öğrencilerinden oluşan 81 katılımcı, tek hacimli bir oda (Z11) ve çok hacimli Barcelona Pavyonu'nun sanal modellerinde mesafe tahmini, hatırlama ve tanıma görevlerini içeren deneysel bir çalışmaya katılmıştır. Katılımcılar, kullanılan temsil sistemi ve arayüz türünün kombinasyonuna göre dört gruba ayrılmıştır. Sonuçlar, VR'ın özellikle tek hacimli ortamlarda bedensel etkileşim ve artan mekânsal mevcudiyet sayesinde mekânı anlama düzeyini belirgin şekilde artırdığını ortaya koymaktadır. Öte yandan, çok hacimli ortamlarda, egosantrik ve allosantrik görünümler arasında geçiş yapılmasına olanak tanıyan çok modlu arayüzler, daha bütüncül bir mekânsal kavrayış için daha etkili bulunmuştur. Geleneksel KSM sistemleri güvenilirliğini korumakla birlikte, VR'ın bedensel temsilleri çok modlu gezinme imkânlarıyla birleştirildiğinde, mimarlık eğitimi ve mesleki uygulamalar açısından büyük bir potansiyel sunmaktadır. Bu bulgular, tasarım bilişinde temsilin rolüne dair süregelen tartışmalara katkı sunmakta ve tasarım değerlendirme süreçleri ile müşteri iletişimini desteklemek adına, bedensel katılımı geleneksel uzamsal soyutlamalarla birleştiren hibrit sistemlerin önemine işaret etmektedir.