Phd Degree / Doktora
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2869
Browse
592 results
Search Results
Doctoral Thesis Organik Çözücü ve Çapraz Bağlayıcı İçermeyen İlaç Taşıyıcı Nanomalzemelerin Sentezi ve Karakterizasyonu(2025) Sözer, Sümeyra Çiğdem; Akdoğan, YaşarSerum albümini, yüksek biyouyumluluğu ve taşıyıcı kapasitesi nedeniyle ilaç taşıyıcı sistemlerinde nanoparçacık (NP) üretmek için tercih edilmektedir. Desolvasyon ve emülsifikasyon gibi geleneksel albümin NP'leri hazırlama yöntemleri, genellikle suda çözünmeyen ilaç yüklemesini ve terapötik potansiyelini sınırlayan toksik organik çözücülere ve glutaraldehit gibi çapraz bağlayıcılara dayanır. Bu tez, yeşil kimyasal bir süreçle albümin-albümin polielektrolit kompleks nanoparçacıkları (PEC NP'leri) üreterek bu sınırlamaların üstesinden gelmeyi amaçlamıştır. İlk bölümde, farklı sulu çözünürlüklere sahip ilaçların (salisilik asit (yüksek), ibuprofen (düşük) ve klorambusil (hiç yok)) çözünürlük davranışları elektron paramanyetik rezonans (EPR) spektroskopisi kullanılarak incelenmiştir. Sonuçlar, albümin NP'lerinin hidrofobik ilaçları suda çözmede albümin proteininden önemli ölçüde daha etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, ilaç salımı EPR ile NP pelet çözünmesinden doğrudan izlenebilmekte ve bu da geleneksel tekniklere göre bir avantaj sağlamaktadır. İkinci bölümde, albümin PEC NP'leri, çözücüler, çapraz bağlayıcılar veya özel ekipman olmadan katyonik ve anyonik albüminlerin elektrostatik etkileşimi ile sentezlenmiştir. Elde edilen albümin PEC NP'leri (110 nm, +37 mV), büyük ölçüde organik çözücülere ilaç kaybının önlenmesi nedeniyle, desolvasyon yöntemine kıyasla 17 kata kadar daha yüksek klorambusil yüklemesine olanak sağlamıştır. Klorambusil yüklü albümin PEC NP'leri ayrıca Huh-7 hücre canlılığını 24 saat içinde %44'e düşürmüştür. Üçüncü bölümde, albümin PEC hidrojel sistemlerine dönüştürülerek, sürekli salım ve lokal salım uygulamaları için potansiyel olarak uygulanabilirliğini göstermektedir. Genel olarak bu çalışma albümin PEC NP'lerini, yeşil kimya ile basit bir şekilde üreterek yüksek oranda ilaç yüklü nanotaşıyıcılar ve gelişmiş ilaç salım uygulamaları için uygun ve etkili bir strateji olduğu vurgulamaktadır.Doctoral Thesis Hücresiz Masif Çok Girişli Çok Çıkışlı Haberleşme Sistemleri için İletim Teknikleri(2025) Cumalı, İrem; Özbek, BernaYeni nesil kablosuz haberleşme ağları yüksek veri hızı gerektiren ve gecikmeye duyarlı uygulamaları desteklemek için akıllı, güvenilir ve her yerde erişilebilir bir bağlantı vizyonu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, bu tez; hücresiz masif çok girişli çok çıkışlı haberleşme ağlarının tasarım ve optimizasyonunu, üç yükselen teknolojiyi entegre ederek incelemektedir: yüksek irtifa platform istasyonları (HAPS), fiziksel-katman ağ kodlaması (PNC) ve bütünleşik algılama ve haberleşme (ISAC). İlk olarak, bu tez HAPS'ın CF-mMIMO ağlarında bağlantı ve fronthaul desteğini güçlendirmedeki rolünü incelemektedir. Bu kapsamda, ortak kullanıcı seçimi ve kullanıcı eşleştirmesi ile sınırlı geri beslemeli kod kitabı tasarımını içeren, ortogonal olmayan çoklu erişim (NOMA) tabanlı çok kullanıcılı bir HAPS sistemi önerilmiştir. Ardından, HAPS'ın coğrafi olarak izole bölgeler için fronthaul bağlantısı sağlayan hava tabanlı bir merkezi işlem birimi olarak görev yaptığı HAPS destekli bir CF-mMIMO sistemi sunulmuştur. Ortak güç ve zaman tahsisini içeren iki aşamalı bir iletim protokolü, geleneksel bir arada konumlandırılmış masif MIMO sistemlerine kıyasla ağın veri iletim hızını ve kapsama alanını önemli ölçüde artırmaktadır. İkinci olarak, kullanıcılar arasında eşzamanlı çift yönlü veri alışverişini mümkün kılarak spektral verimlilik ve haberleşme güvenilirliğini artıran PNC tabanlı bir CF-MIMO mimarisi sunulmuştur. PNC kullanan işbirlikçi erişim noktası çalışması, daha düşük bit hata oranları ve azalmış iletim gecikmeleri sağlamaktadır. Üçüncü olarak, bu tezde ISAC destekli CF-MIMO çerçevesi önerilmiş ve haberleşme ile algılama görevlerini birlikte optimize eden açgözlü mod seçimi ve kullanıcı ilişkilendirme (G-MSUA) algoritması geliştirilmiştir. Önerilen yöntem, haberleşme kalitesinden ödün vermeden algılama doğruluğunu artırmaktadır. Genel olarak, elde edilen sonuçlar, HAPS, PNC ve ISAC teknolojilerinin CF-mMIMO yapısına entegrasyonunun; her yerde kapsama, yüksek spektral verimlilik, ultra düşük gecikme ve kitlesel bağlantı gibi gelecek nesil kablosuz haberleşme sistemlerinin temel hedeflerine ulaşılması yönünde önemli bir ilerleme sağladığını göstermektedir. Ayrıca, bu tez çoklu HAPS işbirliği, gerçekçi kanal modelleri ve çoklu hedef algılama çerçeveleri gibi geleceğe yönelik araştırma alanlarını da ortaya koymaktadır.Doctoral Thesis Standartlara Bağlı Hava Kirleticilerinin Kaynak Belirlemesi için Monin-Obukhov Uzunluğunu HYSPLIT ile Bütünleştiren Bir Veri Dönüşümü ve Dağılım Modelleme Çerçevesi(2025) Tuna, Faruk; Bingöl, Ferhat; Sofuoğlu, Sait CemilBu tez, Monin–Obukhov Benzerlik kuramına dayalı düzeltmelerin, düzenlenmiş hava kirleticileri için kaynak belirleme amacıyla kullanılan HYSPLIT benzetimlerine olan etkisini incelemek üzere bir veri dönüştürme ve modelleme çerçevesi geliştirmektedir. Meteorolojik girdi olarak New European Wind Atlas (NEWA) Projesi çıktıları kullanılmıştır. Eksik değişkenler yeniden hesaplanmış ve otomatik bir veri dönüştürme algoritması oluşturulmuştur. Mevzuat kapsamında düzenlenmiş hava kirleticilerine (PM10, SO2, NO2, O3 ve CO) ait yer düzeyi ölçümleri DATEM formatına dönüştürülmüş ve seçilen kirlenme dönemleri, revize meteorolojik alanların dağılım davranışı ve emisyon oranı kestirimine etkisini değerlendirmek için kullanılmıştır. İki harici kararlılık düzeltmesi değerlendirilmiştir: 10 m seviyesinde uygulanan L-tabanlı düzeltme ve 50 m ve üzerindeki düşey profili değiştiren T* tabanlı yaklaşım. Analizler, yalnızca yüzey seviyesinde yapılan L düzeltmesinin dahi ters modelleme davranışını etkileyebildiğini ve baskın kaynak bölgelerinin belirlenmesini iyileştirebildiğini göstermektedir. Buna karşılık T* düzeltmesi, yüzey gözlemlerinin temel aldığı 10 m rüzgâr alanını değiştirmediği için sınırlı bir etki göstermiştir. RAW ve REVISED meteorolojik alanların karşılaştırılması, her iki veri kümesinin de benzer Rank-temelli doğrulama sonuçları ürettiğini ve NEWA'nın kıyı bölgelerindeki dağılım çalışmaları için yeterli akış bilgisini sağladığını göstermektedir. İleri ve geri yönlü benzetimleri üreten, optimizasyon yapan ve doğrulama metriklerini hesaplayan otomatik bir iş akışı geliştirilmiştir. Genel olarak, revize rüzgâr alanları HYSPLIT tabanlı yörünge ve dağılım çalışmalarında geleneksel olmayan veri kümeleri için de uygulanabilir. Geliştirilen otomatik kaynak belirleme çerçevesi, gelecekte modele içsel olarak uygulanacak kararlılık düzeltmeleriyle de birleştirilebilir.Doctoral Thesis Binalar için Ayarlı Kütle Sönümleyicilerin, Zemin–Yapı Etkileşimindeki Değişim Göz Önünde Bulundurularak Optimizasyonu(2025) Roozbahan, Mostafa; Turan, GürsoyAyarlı Kütle Sönümleyiciler (TMD'ler), sismik ve dinamik titreşimleri azaltarak yapısal güvenliği artıran verimli pasif cihazlardır. Ancak performansları, yapı ve zeminin dinamik özelliklerine bağlıdır. Bu tez, TMD tasarımını optimize ederek zemin-yapı etkileşimini (SSI) ve zemin değişkenliğini dikkate almaktadır. Çalışmada ilk olarak, mekanik bileşenlerinde yapılacak değişikliklerle TMD verimliliğinin artırılma olasılığı araştırılmıştır. Daha sonra, SSI'nin TMD performansı üzerindeki etkileri ayrıntılı sayısal analizler yoluyla incelenmiştir. Tez ayrıca, özellikle zemin içeriğindeki su ihtivası olmak üzere, zemin değişkenliğinin TMD'lerin performansı üzerindeki etkisini de incelemiştir. Zemin parametrelerin ve zemin parametrelerindeki değişikliklerin, sönümleyicinin optimum frekans oranı ve verimliliğinde önemli değişikliklere yol açtığı bulunmuştur. Bu etkileri ele almak için, SSI ile ilgili özelliklerdeki değişim ve belirsizlikleri hesaba katarak en etkili TMD parametrelerini belirleyen bir optimizasyon çerçevesi önerilmiştir. Önerilen yöntemlerin pratik önemini göstermek için, çeşitli zemin koşulları ve sismik aktivitesiyle bilinen İzmir bölgesinde bir vaka çalışması yürütülmüştür. Hem doğrusal hem de doğrusal olmayan betonarme bina modelleri analiz edilmiştir. Son olarak, tezde, zemin-yapı etkileşim etkilerini de göz önünde bulundurarak TMD'li ve TMD'siz çok katlı binaların dinamik ve sismik davranışlarını modellemek, analiz etmek ve görselleştirmek için geliştirilen etkileşimli, çok dilli ve eğitici bir yazılım aracı olan MoRo Analyzer tanıtılmaktadır. Bu çalışma, değişen zemin koşulları altında TMD davranışının daha derinlemesine anlaşılmasına katkıda bulunmakta ve bina yapılarında daha verimli titreşim kontrol sistemleri tasarlamak için pratik rehberlik sağlamaktadır.Doctoral Thesis Asimetrik Paralel Manipülatörlerin Tasarımı(2025) Kara, Fırat; Kiper, GökhanBu çalışma, geleneksel simetri anlayışının ötesine geçerek asimetrik paralel manipülatörlerin tasarımına odaklanmaktadır. Literatürde dağınık biçimde yer alan tanımlar sistematikleştirilmiş ve paralel manipülatörlerde asimetri kavramı ilk kez yapısal, boyutsal, konstrüksiyonel ve operasyonel olmak üzere dört temel kategori altında sınıflandırılmıştır. Böylece paralel manipülatör tasarımına özgün ve bütüncül bir metodolojik çerçeve kazandırılmış, bu çerçeve yalnızca kavramsal sınıflandırmayı değil performans temelli tasarım sürecini de yönlendirmiştir. Performans değerlendirmesi sürecinde, manipülatörlerin anizotropik davranışlarını ölçmek amacıyla Jacobian temelli yönlü metrikler geliştirilmiştir. Bu kapsamda, izotropiyi ifade eden yönlü koşul sayısı ve belirli yönlerde erişilebilirliği değerlendiren yönlü hareket kabiliyeti indeksi olmak üzere iki yeni metrik tanımlanmış; ayrıca kuvvet–hız hizalanmasını ölçmek için genelleştirilmiş iletim indisi kullanılmıştır. Çalışma uzayı üzerinde bu metriklerin dağılımları incelenmiş ve elde edilen değerler çok amaçlı bir genetik algoritma ile optimizasyon problemine entegre edilmiştir. Böylelikle tasarım süreci, anizotropik hareket üretimi, yönlü hareket iletim kapasitesi ve kalitesi kriterlerini birlikte gözeten bir yaklaşımla yürütülmüştür. Yöntem, yardımlı el yazısı görevi için tasarlanan düzlemsel asimetrik 5R paralel manipülatör üzerinde uygulanmıştır. Tasarım sürecinde ergonomik kısıtlar ve gerçek el yazısı verilerinden elde edilen karakter hız profilleri dikkate alınmıştır. Genetik algoritma tabanlı optimizasyon sonucunda elde edilen Pareto çözümleri görev yönleriyle uyumlu hız elipsoitleri üretmiş ve literatürdeki simetrik prototiplere kıyasla daha dengeli bir performans sergilemiştir. Elde edilen sonuçlar, asimetrik paralel manipülatörlerin görev yönlü gereksinimlere uygun şekilde tasarlanabileceğini göstermiştir. Geliştirilen sınıflandırma, tanımlanan yeni metrikler ve bütünleşik optimizasyon süreci, literatüre hem kuramsal hem de uygulamalı katkılar sağlamış ve özelleştirilmiş görevler için yüksek performanslı manipülatör tasarımlarının önünü açmıştır.Doctoral Thesis Mos2, Moo3, Wo3 Tabanlı İnce Film Aygıtlarının Tasarımı, Üretimi ve Optik Karakterizasyonu(2025) Tertemiz, Necip Ayhan; Balcı, Sinan; Akdoğan, YaşarBu tezde, iki-boyutlu (2B) malzemelere ve geçiş metali oksitlerine dayalı ince-film cihazların tasarımı, üretimi ve optik/elektriksel karakterizasyonu bütünleşik bir çerçevede ele alınmaktadır. 2B malzemelerin yüksek yüzey-hacim oranına, ayarlanabilir bant aralığına ve güçlü ışık-madde etkileşimlerine rağmen, literatürde geniş alanlı üretim, katman tekdüzeliği ve esnek elektroniğe entegrasyon konularında önemli boşluklar bulunmaktadır. Bu çalışma şu araştırma sorusuna odaklanmaktadır: '2B malzemeler ve metal oksitler, yüksek performanslı optoelektronik ve esnek elektronik mimarilere ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir bir şekilde nasıl entegre edilebilir?' Metodolojik olarak, MoS2 sentezi, MoO3 ince filmlerinin film-öncülü kullanılan Kimyasal Buhar Biriktirme yöntemiyle kontrollü kükürtlenmesi yoluyla gerçekleştirilmiştir. Grafen, Düşük Basınçlı Kimyasal Buhar Biriktirme ile büyütülmüş ve hedef substratlara ıslak transfer yöntemiyle aktarılmıştır. WO3 tabanlı elektrokromik filmler Fiziksel Buhar Biriktirme ile üretilmiş ve mikron ölçekli interdijital elektrotlar maskesiz UV-projeksiyon fotolitografi ile tanımlanmıştır. Gümüş nanoteller ve gözenekli platine dayalı esnek elektrotlar, optik-iletkenlik dengesi, bükülme dayanımı ve uzun vadeli kararlılık açısından ayrı ve hibrit konfigürasyonlarda değerlendirilmiştir. Elektrolit tarafında ise liyotropik sıvı kristal formülasyonları kullanılmıştır. Özgün katkılar arasında MoO3→MoS2 dönüşümü için ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir bir film-öncül KBR reçetesi ve süreç penceresinin nicel olarak haritalanması, düşük güç rejiminde haritalamaya uygun, kalibre edilmiş bir konfokal Raman protokolü, maskesiz UV-projeksiyon ile İDE'lerin hızlı prototiplenmesi ve AgNT/PPF esnek elektrotların ve hibritlerinin optik-elektriksel-mekanik performansları ile cihazlara entegrasyonlarının karşılaştırmalı analizi yer almaktadır. Bulgular, 2B malzemelerin ve metal oksitlerin fonksiyonel cihazlara doğrudan uygulanabilir, düşük maliyetli, hızlı prototiplemeye uygun ve endüstriyel ölçeklendirmeye elverişli yollarla entegre edilebileceğini göstermektedir.Doctoral Thesis Dikey Eksenli Hidrokinetik Türbinlerin Sayısal ve Deneysel Performans Analizi: Koruyucu Yapılar ve Bölgesel Uygulama ile Entegre Bir Yaklaşım(2025) Karakaya, Derya; Elçi, ŞebnemHidrokinetik enerji, akan sudan elektrik ürettiği için sürdürülebilir enerji üretimi için kritik öneme sahiptir. Nehir akıntıları, gelgitler ve okyanus akıntıları gibi sürekli yenilenebilir doğal kaynaklardan elde edilen hidrokinetik enerji sistemleri, büyük ölçekli hidroelektrik projelerinin çevresel etkileri olmadan güvenilir ve tutarlı bir güç kaynağı sunar. Ayrıca, şebekeden uzak veya geleneksel güç sistemleri için uygun olmayan izole bölgelere elektrik sağlayarak enerji erişilebilirliğini artırabilirler. Bu doktora tezi, dikey eksenli hidrokinetik türbinlerin verimliliğini ve dayanıklılığını artırmak için sayısal modelleme ve deneysel çalışmaların kapsamlı bir entegrasyonunu sunmaktadır. Tezde Darrieus, Gorlov ve Savonius gibi farklı dikey eksenli türbin tipleri incelenmiştir. Bu türbinlerin performansı çeşitli akış hızlarında sayısal olarak analiz edilmiştir. Bulgular, farklı türbin tiplerinin farklı performans özellikleri sergilediğini göstermiştir. Deneyler, DSİ Teknik Araştırma ve Kalite Kontrol Dairesi Başkanlığı'na bağlı Hidrolik Model Laboratuvarı'nda gerçekleştirilmiştir. Çoruh Nehri Havzası'ndaki hidrokinetik güç potansiyelini değerlendirmek için önemli bir sayısal yaklaşım geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, havzadaki akış deşarjlarını tahmin etmek için SWAT (Toprak ve Su Değerlendirme Aracı) hidrolojik modeli ile HEC-RAS (Hidrolojik Mühendislik Merkezi - Nehir Analiz Sistemi) hidrolik modelini birleştirir. Bu metodoloji, kamuya açık akış verilerinin bulunmadığı Çoruh Nehri gibi sınıraşan nehir havzaları için özellikle önemlidir. Entegre yaklaşımın mevsimsel analizi, havzadaki hidrokinetik güç yoğunluğunda mevsimsel değişiklikleri ortaya koydu. Bu, nehir boyunca küçük ölçekli hidrokinetik türbinlerin kurulumu için potansiyel yerlerin belirlenmesine yardımcı oldu. Ayrıca, yüzen döküntü ve tortu taşınmasının türbin kanatlarına zarar vermesini önleyen ve türbinin hizmet ömrünü uzatan koruyucu ızgara yapılarının etkisi araştırıldı. Bu çalışmada, düz ve Coanda tipi ızgara koruma yapılarının Darrieus tipi dikey eksenli hidrokinetik türbinlerin sayısal performansı üzerindeki etkileri araştırıldı. Farklı tasarım açılarındaki bu ızgara yapılarının türbin güç ve tork katsayıları üzerindeki etkileri ANSYS Fluent programı kullanılarak araştırıldı. Coanda ızgaraları, test edilen tüm merkez açılarında düz ızgaralardan sürekli olarak daha yüksek verimlilik değerleri gösterdi. Bu çalışmada, nehir akışlarından yararlanmak için kullanılan dikey eksenli hidro türbinlerine şebeke koruma yapılarının entegre edilmesinin sürdürülebilirliği ve uzun ömürlülüğü artırmak açısından önemli olduğu vurgulanmıştır.Doctoral Thesis Stokastik Arama Yöntemleri ile Nöro-regresyon Yaklaşımı Kullanılarak Binek Araç Rotlarının Tasarımı, Analizi ve Optimizasyonu(2025) Sayı, Abdülmecit Harun; Artem, Hatice SeçilBu tez, binek araçların manevra hassasiyeti ve araç dinamiği açılarından kritik öneme sahip direksiyon rot kolları adına tahmin fonksiyonu oluşturulması ve optimizasyonu için, kapsamlı bir çerçeve önermektedir. Çalışma, beş temel mekanik çıktıya odaklanmaktadır: kritik burkulma yükü, eşdeğer plastik şekil değiştirme, yapısal rijitlik, hasar konumu ve toplam ağırlık. Girdi örneklerinin oluşturulmasında D-optimal deneysel tasarımı yöntemi kullanıldı. Elde edilen sonlu elemanlar analizi (FEA) sonuçlarıyla yapay sinir ağlarına dayalı regresyon modelleri (nöro-regresyon) eğitildi. Yaklaşık 100 aday model arasından, stokastik arama yöntemleriyle iyileştirilen ikinci dereceden doğrusal olmayan trigonometrik modeller, istenilen yeterliliğe ulaştı. Optimizasyon aşamasında, üç aşamalı ve giderek artan kısıtlamalara sahip tek hedefli senaryolar altında dört adet stokastik algoritma karşılaştırıldı: Diferansiyel Evrim (DE), Nelder–Mead (NM), Benzetilmiş Tavlama (SA) ve Rastgele Arama (RS). Senaryo 1 ve 2, tek çıktıya bağlı kısıtlamalar içerirken, Senaryo 3 gerçek tasarım zorluklarını yansıtmak üzere çok çıktının kısıtına bağlı koşullara sahiptir. DE, tüm senaryolar boyunca kararlı ve yüksek optimum tasarımlar oluşturdu. NM, ilk iki optimizasyon senaryosunda verimli çalışırken, senaryo 3 te yetersiz kaldı. SA, senaryo 3 te en yüksek hesaplama verimliliğini sağlayarak güvenilir çözümler sundu. RS ise çoklu çıktı kısıtını içeren bu problemlerde geçerli sonuçlar üretemediği gibi ilk iki senaryoda verimli sonuç üretmedi. Bu çalışmanın temel katkılarından biri, 13 adet rot kolu tasarım değişkeni ve rota bağlı 5 adet performans çıktısını eşzamanlı olarak regresyon tabanlı bir optimizasyon sürecine entegre etmesidir. Binek araç rot tasarımında geliştirilen bu yöntem; DOE, FEA, makine öğrenmesi ve stokastik optimizasyonu bir araya getirerek, 3 boyutlu katı model oluşturma ve sonlu elemanlar analizine olan bağımlılığı azaltabileceği gibi tasarım süreçlerini ciddi ölçüde azaltabilir. Çalışma, veri odaklı makine öğrenmesi ile mühendislik tasarımını entegre ederek, binek araç rot kolu geliştirme süreçleri için ölçeklenebilir ve etkin bir çözüm yolu önermektedir.Doctoral Thesis Hidrojel Oluşumunda Hidrojen Bağlarının Rolünün Anlaşılması: Deneysel ve Moleküler Dinamik Simülasyonlarının Birleşik Bir Çalışması(2025) Barbak, Nehir Nalıncı; Irmak, Nuran Elmacı; Yıldız, Ümit HakanJelatin bazlı hidrojeller, ayarlanabilir fizikokimyasal özellikleri ve biyouyumlulukları nedeniyle büyük ilgi görmekte ve biyomedikal, endüstriyel uygulamalar için elverişlidirler. Jelleşme kabiliyetleri ve mekanik özellikleri, jelatinin amino asit içeriğine, konsantrasyonuna ve sıcaklık gibi çevresel koşullara bağlıdır. Bu çalışma, konsantrasyon ve sıcaklığın etkisi altında çapraz bağlayıcı içermeyen jelatinin jelleşme davranışını incelemek için deneysel ve moleküler dinamik (MD) simülasyon yaklaşımlarını kapsamaktadır. Hazırlanan jelatin çözeltilerinin karakterizasyonunda, dinamik ışık saçılması, Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi, kütle spektrometrisi ve şişme oranı testleri kullanılmıştır. Literatürden alınan peptit sekansı ve domuz derisinden elde edilen gelatinin kütle spektrometre analiziyle belirlenen en yüksek olasılıklı iki peptit dizisi kullanılarak MD simülasyonları gerçekleştirilmiştir. Konformasyonel parametreler, hidrojen bağı, çözücüye erişilebilir yüzey alanı ve çeşitli derişimler altında şişme davranışı MD analizi ile irdelenmiştir. Bulgular, sıcaklık ve konsantrasyondaki değişikliklerin konformasyonel parametrelerini anlamlı olarak etkilemediğini ortaya koymuştur. Jelatin zincirleri arasındaki hidrojen bağları sayısı sıcaklıkla artarken, suyla olanların azaldığı, ancak her ikisinin de konsantrasyonla arttığı gözlenmiştir. Simülasyon sonuçları düşük sıcaklıkta (jel), yüksek sıcaklıklara (sol) kıyasla daha fazla sayıda hidrojen bağı göstererek jelatinin sıcaklığa duyarlı davranışını ve jelleşme sırasında suyla artan etkileşiminin önemini göstermiştir. Konsantrasyon artışı daha yüksek çözücü yüzeyine erişebilerek, jelatin-su etkileşimlerini artırmıştır. Simülasyon sonuçları deneysel gözlemlerle uyumlu olup, şişme oranlarının jelleşme sıcaklığında, düşük derişimlerde daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Deneysel ve hesaplamalı yaklaşımların birleşimi, çapraz bağlayıcı içermeyen jelatin bazlı hidrojellerin hazırlanmasındaki en iyi koşulların ve MS/MS analizi ile amino asit dizilerinin tanımlanmasının yanı sıra, jelleşme davranışına ilişkin değerli bilgiler sağlamıştır.Doctoral Thesis Tümyönlü Stereoskopik Videonun Verimli Eldesi ve Akışı(2025) Çalı, Mehmet; Gümüştekin, ŞevketTümyönlü kameralar, sanal gerçeklik başlıkları ve GPU‟lar gibi cihazlardaki teknolojik gelişmeler, tümyönlü videoların yaygınlaşmasına olanak sağlamaktadır. Tümyönlü videoların algılanan kalitesini iyileştirmek için, sağ ve sol göze ayrı ayrı oluşturulan görüntülerle stereoskopi sağlanması büyük önem taşımaktadır. Perspektif videolarda stereoskopinin oluşturulması görece kolay olsa da, tümyönlü videolarda bu işlem çok daha karmaşık bir sorundur. Bu nedenle literatürde genellikle çok sayıda düşük görüş açılı kamera içeren ve yüksek maliyetli sistemler öne sürülmektedir. Bu tez kapsamında, üç adet tümyönlü kamera kullanılarak stereoskopinin maliyet ve işlem gücü bakımından verimli bir şekilde elde edilmesi amacıyla bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu yaklaşımda, stereoskopinin elde edilebilmesi için izleme yönüne göre seçilen kameraların çıktıları örneklenip harmanlandığı bir tasarım uygulanmıştır. Ardından, söz konusu tasarıma göre tümyönlü kamera sistemlerinde dezavantajlı olduğu görülen interpolasyon ve kalibrasyon konularında kalite iyileştirme adımları geliştirilmiştir. Önerilen interpolasyon yöntemi, görüş açısı ve hedef projeksiyon yönteminden bağımsız bir arama tablosu oluşturulmasına olanak tanıyarak, önceki yaklaşımlara kıyasla daha başarılı sonuçlar elde etmiştir. Ayrıca, çok sayıda tümyönlü kamera içeren sistemlerin LCD ekran yardımıyla kalibrasyonunun gerçekleştirildiği önerilen teknik sayesinde, kameraların içsel ve dışsal parametreleri elde edilmiştir. Son olarak, üç kameralı tasarım kalite iyileştirme adımlarıyla bütünleştirilmiş ve verimli video akışına uyumlu hâle gelecek şekilde geliştirilmiştir.
