Phd Degree / Doktora

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2869

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 399
  • Doctoral Thesis
    Potential of Lactic Acid Bacteria To Produce Functional Fermented Whey With Putative Antihypertensive Properties : Enrichment Ofangiotensin–i Converting Enzyme (ace)– Inhibitory Peptides and Gamma–aminobutyric Acid (gaba)
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Ağırbaşlı, Zeynep; Harsa, Hayri̇ye Şebnem; Sezgi̇n, Efe
    Bu tez Laktik Asit Bakterileri koleksiyonunun (LAB) antihipertansif yetenek potensiyallerinin değerlendirilmesine ve fermente peynir altı suyu içecek bazlarının geliştirişmesine odaklanmıştır. Bu amaçla, 400 adetten fazla LAB proteolitik aktiviteleri açısından farklı yağsız süt ortamlarında taranmıştır. LAB'lar arasında 39 adedi yüksek proteolitik olarak tespit edilmiştir. Fermente sütleri üretmek için suşlar seçilmiştir, 34 en yüksek ACE inhibitor aktiviteli LAB'dan 13 tanesi Lactobacillus brevis D9 and Lactococcus lactis ssp. lactis C24 ile ikili kültürlü fermente peynir altı suyu bazı oluşturmak üzere kullanılmıştır. Fermente sütlerdeki proteolitik aktivite ve ACE inhibitor aktivite of 4.11-1.8 mg/L Lösin ve %49–86 aktivite olarak sırasıyla tespit edilmiştir. İkili kültür fermente peynier altı suyu bazlarında ACE inhibitör aktiviteler %80-97 aralığında bulunmuştur. Seçilen 11 LAB'ın fermentasyon surasındaki proteolitik aktiviteleri HPLC ve SDS-PAGE analizi ile peynir altı suyu proteinlerinin degredasyon profilleri ile değerlendirilmiştir. 300 LAB arasından modifiye sıvı besiyerinde 37 veya 42 C'de 48 saat inkübasyon sonrası 33 suş GABA üretim kapasitesi gösterdiği ince tabaka kromatografisi (TLC) ile gözlemlenmiştir. Fermente whey içeceği bazı feliştirmek için 10 LAB türü, örneğin Lactiplantibacillus plantarum, Latilactobacillus curvatus and Levilactobacillus brevis, modifiye sıvı besiyerinde 50–367 mg/L konsantrasyonlarında verim göstermesi nedeniyle seçilmiştir. Buna göre, fermente peynir altı suyu bazlarında 24 saat 37 °C sonrası GABA konsantrasyonları 11–21mg/L aralığında hesaplanmıştır.
  • Doctoral Thesis
    An Inquiry Into Architectural Space in Computational Design Practice
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Öztürk, Kadi̇r; Doğan, Fehmi̇; Kasalı, Altuğ
    Çağdaş mimari uygulama ve araştırmalarında başat temalardan biri olan sayısal tasarım, mekana ilişkin düşünme biçimimizde köklü değişikliklere yol açmıştır. Sayısal tasarım uygulamaları, mimarlık üretiminde giderek daha baskın hale gelse de mekan hakkında düşünme ve hayal etme biçimimizdeki yansımalarına yönelik derinlemesine çalışmalar hala gerekmektedir. Bu araştırma, sayısal tasarım uygulamaları ile birlikte mekanı kavramsallaştırma biçimimizde yaşanan değişiklikleri sorgulayarak modern mekan anlayışımıza ilişkin nelerin korunduğunu, uyarlandığını veya ihmal edildiğini tartışır. Sunulan çalışma ile sayısal tasarım araçlarını kullanan deneyimli uygulayıcılarla gerçekleştirilen görüşmeler üzerinden mekanla ilgili kavramsallaştırmaların farklı boyutlarının anlaşılması amaçlanmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler nitel tematik inceleme yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu araştırma iki ana soru etrafında şekillenmektedir. Hesaplamalı tasarım pratiğinde mimari mekan nasıl hayal edilir? Prosedürlerin kesin, tanımlayıcı ve kurala dayalı olduğu hesaplamalı tasarım yaklaşımlarında mimari mekan çok katmanlı, tanımlanması ve ifade edilmesi zor bir kavram olarak nasıl ele alınır? Mimari kelime dağarcığına aktarılan sayısal terminoloji, tasarımcıların sadece sözlü ifadelerine değil, aynı zamanda mimari mekan hakkındaki düşüncelerine de hakim olmaktadır. Sayısal tasarım araçlarının, tasarımcıların göz önünde bulundurdukları parametrelerin yanı sıra mekanı hayal ederken onların düşünme biçimleri üzerinde de etkisi olduğu tartışılmaktadır. Buradaki varsayım, birden fazla katman ve anlam barındıran bir kavram olarak mekanın hesaplanabilir değişkenlerinin yanında hesaplanamaz yönleri de olduğu ve sayısal tasarım pratiğinin bu iki yönü nasıl ele aldığını araştırmanın keşfetmeye değer olduğudur. Sayısal düşünce, mekanın ölçülebilir yönlerini düşünmek ve temsil etmek için uygun bir ortam sağlarken, mekanın tarif edilemez ve belirsiz yönleri de hesaplanabilir olanın sınırlarını ortaya çıkarabilir. Mekan kavramının sayısal tasarım teknolojileriyle nasıl yeniden düşünüldüğüne ilişkin bulgular irdelenmeye değerdir.
  • Doctoral Thesis
    Distributed Expertise of Computational Practices in Architectural Design Teams
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Erbil Altıntaş, Livanur; Kasalı, Altuğ; Doğan, Fehmi̇; Kasalı, Altuğ
    Bu çalışma, bilginin farklı beceri ve bilgi tabanlarına sahip katılımcılar arasında nasıl üretildiğine ve dağıtıldığına, bilginin tasarımcılar, araçlar ve temsiller aracılığıyla her ekip üyesinin rolünü ve görevlerini tanımlamak için nasıl iletildiğine ve odaklanılan bilişsel sistem içindeki etkileşimlerin doğasına odaklanmaktadır. Tez, etnografik yöntemler kullanarak mimari tasarımda hesaplama araçlarını içeren durumları keşfeder ve dağıtılmış bir bilişsel sistemin tasarım ekipleri içinde çok disiplinli işbirliğini nasıl kolaylaştırdığını anlamaya odaklanır. Araştırmanın bir yönü, tasarımcıların işbirliği ortamında hesaplamalı tasarım araçlarını nasıl kullandığını inceler ve bu araçların tesadüfi tasarım keşiflerini nasıl sağladığını anlamayı amaçlar. Ekibin tasarım çözümünü geliştirme süreçlerini ve tesadüf keşifleri nasıl yönettiğini, özellikle sistemde keşif yapıcı bir ortamda birden fazla alternatifin nasıl üretildiğini ve bu durumun keşfin derecesini nasıl etkilediği sunar. İkinci olarak tez, hesaplamalı tasarım uygulamalarında alternatif tasarım seçeneklerinin oluşturulmasını ve değerlendirilmesini ele alır. Ofis ve ekip liderleri, tasarım fikrini ve sürecini ekip katılımcıları, müşteriler ve danışmanlar için daha okunabilir ve şeffaf hale getirmede önemli bir rol oynarlar. Çalışma, tasarım fikirlerinin dağıtılmış bilişsel sistem içinde nasıl temsil edildiğini ve dışa vurulduğunu inceleyerek tasarım sürecini anlamayı amaçlar. Farklı alanlarda uzmanlaşan ekip katılımcıları arasında tasarım sürecinin şeffaflığı ile birlikte doğaçlama yapabilecekleri alanı tanımak önemlidir. Üçüncü olarak, bu çalışma mimari tasarımda hesaplamalı tasarım araçlarının çeşitli yönlerini ve dağıtılmış bilişsel sistemler içinde işbirlikçi süreçlere olan etkilerini inceler. Multidisipliner ekip katılımcıları arasındaki etkileşimleri ve hem dijital hem de dijital olmayan araçların rolünü inceleyerek, çok disiplinli tasarım ekiplerinin tasarım süreçlerini nasıl yönlendirdiğine dair bulgular sunar.
  • Doctoral Thesis
    Evaluation of Different Urban Transformation Strategies Through Effectiveness Indicators in Earthquake-Prone Areas
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Bozkurt, Uğur; Veli̇beyoğlu, Koray
    Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde afet riski altındaki alanların kentsel dayanıklılığını artırmak için öncelikle fiziksel yapının afet risklerini azaltırken sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak gerekmektedir. Bu bağlamda Fiziksel, Ekonomik, Sosyal, Çevresel, Yasal ve Kurumsal, Planlama ve Tasarım ile Teknolojik gibi birçok kategoride önemli sorunlar bulunmaktadır. Ancak bu tez kapsamında, kentsel dönüşüm stratejilerinin belirlenmesinde yaşanan karar verme sorununa odaklanılmıştır. Bu bağlamda amaç, afet riskli alanlarda kentsel dönüşümden sorumlu kurumların kullanabileceği Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerine dayalı bir karar verme modeli geliştirmek ve modelin çalışma sürecine ilişkin bir pilot çalışma gerçekleştirmektir. Bu amaçla, literatürde, mevzuatta ve kentsel dönüşüm pratiğinde yer alan üç yüz adet gösterge/kriter ile tez kapsamında belirlenen beş adet kentsel dönüşüm sürecine [(1) Bütüncül Kentsel Dönüşüm ve Uygulama Modeli, (2) Bütüncül Kentsel Dönüşüm ve Parçalar Halinde Uygulama Modeli, (3) Parçacıl Kentsel Dönüşüm ve Uygulama Modeli, (4) Önemli Yatırımların Mevcut Yapıya Eklenmesi Modeli, (5) Parsel Bazlı Kentsel Dönüşüm Modeli] ilişkin karar alternatifi tipolojisi kullanılarak bu araştırma sonuçları test edilmiştir. Bu değerlendirme için kurumlarla anket çalışması yapılarak gösterge sayısı azaltılmış ve Aktepe-Emrez Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında bir vaka çalışması yapılarak anketin analizinin sonrasında kritik göstergeler olarak belirlenen yirmi adet gösterge ilgili birimlerin yetkilileri ile test edilmiş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Microsoft Excel Programı üzerinde geliştirilen kriter ağırlıklarının belirlenmesine dayalı DEMATEL ve ENTROPI yöntemleri ile karar alternatiflerinin sıralanmasına dayalı PROMETHEE ve COPRAS yöntemleri kullanılarak geliştirilen INTEMUS yönteminin, kentsel dönüşümden sorumlu kurumlar tarafından uygulanabilecek bir karar verme yöntemi olarak kullanılması amaçlanmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Depth Based Calibration of Multiple Rgbd Cameras for Full 3d Reconstruction
    (Izmir Institute of Technology, 2023) Tunçer Çalı, Esra; Gümüşteki̇n, Şevket
    Bu tezde, yalnızca derinlik görüntülerinin kullanıldığı, çoklu derinlik kamerası ile çalışabilen yeni bir derinlik kamerası kalibrasyon tekniği geliştirilmiştir. Çoğu çalışmada, düzlemsel bir dama tahtası desenli objenin IR görüntüleri kullanılarak derinlik kamerası kalibrasyonu yapılmış ve elde edilen parametreler derinlik kamerası parametreleri olarak kabul edilmiştir. Bu yaklaşım yıllardır geliştirilen geleneksel metotlarla kullanılabildiği için pratik bir çözüm olarak düşünülmektedir. Ancak bu yaklaşım derinlik değerlerinden faydalanmamakta ve 3D'de yanlış eşleşmelere neden olan kalibrasyon hatalarına yol açmaktadır. Bu hataları gidermek için yinelemeli en yakın nokta metodu gibi ek tamamlayıcı metotlar uygulansa dahi düşük hatalı eşleşme sonuçları elde edilememektedir. Çözüm olarak 3 boyutlu, 4 eş-yarıçaplı küresi olan dört üçgen yüzlü yapıda bir kalibrasyon objesi tasarlanmış ve kürelerin merkezlerini derinlik görüntüsü üzerinden tespit edebilmek için elips temelli yeni bir metot geliştirilmiştir. Küre merkezleri ve derinlik hatası giderilen derinlik değerleri kullanılarak projeksiyon matris metodu orijinalinden farklı olarak 6 yerine 4 eşleşme noktası ihtiyacı olacak şekilde iyileştirilmiştir. Derinlik değerlerini geleneksel ışın demeti düzenleme (bundle adjustment-BA) metoduna dahil eden ve yeniden-projeksiyon hatasını 3B'de hesaplayan iki yeni parametre kestirme metodu dört derinlik kamerasının içsel ve dışsal parametrelerini bir arada kestirebilmek için geliştirilmiştir. Dama tahtası desenli objenin IR görüntülerinin kullanıldığı kalibrasyona kıyasla, önerilen metotlar ile elde edilen hata ortalamaları önemli ölçüde düşürülmüştür. Bu tezde geliştirilen metotlar derinlik ölçümü için kullanılan teknolojiden bağımsız oldukları için tüm derinlik kameralarında çalışabilmektedirler.
  • Doctoral Thesis
    Photonic Crystal Textiles
    (Izmir Institute of Technology, 2022) Çetin, Zebih; Sözüer, Hüseyin Sami
    Photonic crystals are man-made structures that can be used to manipulate the flow of light. They are classified as one-, two- and three-dimensional photonic crystals according to the periodic variation of the dielectric profile in space. Apart from artificial photonic crystals there are numerous examples of naturally occurring photonic crystals which have evolved mostly for structural coloration, such as wings of butterflies, natural opal gem stone, peacock feathers to name a few. Using photonic crystal structures the propagation of electromagnetic waves can entirely be prohibited by means of photonic band gap. Considering the fact that approximately two thirds of the heat loss of the human body occurs through electromagnetic radiation with a wavelength around 10 microns, it becomes important to consider photonic crystals for the purpose of reducing heat loss in textiles. We observe that the textile, by virtue of the fact that it has been produced by weaving, already has a periodic structure, and thus is a potential candidate for a photonic crystal. With the right fiber that the textile is woven and the right weave pattern, the textile itself would be a photonic crystal. The most common weave patterns used in the textile industry are plain weave, basket weave, dutch weave and twill weave. In this thesis, we used the finite-difference time-domain method to search for the optimum weave pattern to minimize heat loss by the human body.
  • Doctoral Thesis
    Design and Analysis of Deployable Reciprocal Frames
    (Izmir Institute of Technology, 2022) Özen, Gülçin; Korkmaz, Koray; Korkmaz, Koray
    A reciprocal frame (RF) is a type of structure used since early times. It consists of mutually supporting bars that can span large distances greater than the length of the bar. Although there are deficiencies in previous studies, there are movable RFs, but we cannot talk about the existence of a 3-dimensional deployable RF network. This study aims to contribute to the missing knowledge for movable RF fans and develop a deployable RF network. The study has conducted a comprehensive literature review to gain knowledge and identify the deficiencies of RFs. There are many studies about RFs, but it has been observed that very limited research has been done on movable RFs, and some geometric properties have not been made yet. Firstly, missing geometric knowledge has been found, which are the positions and orientations of the joints by using Denavit-Hartenberg parameters. Also, the effect of engagement length on the fan height and base edge is analyzed. A reconfigurable demountable RF fan is created with the obtained geometric knowledge. Then, mobility calculations are made, and kinematic diagrams are drawn for zero, single, and multi degrees of freedom (DoF) triangular, quadrilateral, and pentagonal fans. Their motions are investigated, and 3-dimensional (3d) simulations are generated. A two DoF quadrilateral fan with prismatic and revolute joints is produced. Then the possibilities of assembling the two DoF fans are searched to create a deployable RF network. While the network has a single DoF in the direction of vault curvature, it has multi DoF in the thickness direction. The network takes the form of a roll in its most closed state, and it takes the form of a vault in its most open state. The section of the curvature of the deployable network is the same as the Da Vinci bridge. However, while simple joints were used in the Da Vinci Bridge, revolute and prismatic joints are used in the proposed deployable RF network.
  • Doctoral Thesis
    Determination of Vitamin D by Sensor Technologies Based on Molecular Imprinted Polymers
    (Izmir Institute of Technology, 2022) Ölçer, Yekta Arya; Eroğlu, Ahmet Emin; Demir, Mustafa Muammer
    Vitamin D is an essential nutrient in the body; it plays important roles in human health. Both its lack and excess can have health risks. As a consequence, there is a great demand for development of simple and precise detection methods for vitamin D derivatives in different samples. Molecular imprinting polymers (MIPs) are artificial receptors that can recognize target molecules in solution. In this study, two different polymerization techniques were used to obtain MIP/NIP sorbents/films for the detection of vitamin D3. Firstly, molecular imprinted solid phase extraction (MISPE) method was proposed prior to HPLC-DAD analysis. Optimized parameters were as follows; sorbent amount of 5.0 mg for 5.0 mL of 1.0 mg/L vitamin D3 in 90:10 (v/v) ratio of H2O:MeOH solution, 5 hours sorption time and MeOH:HOAc ratio of 90:10 (v/v) as desorption solution. The accuracy of the method was verified with spike recovery test for PBS:MeOH in a ratio of 90:10 (v/v) and overall recovery was found as 85.1 (±4.3, n=3). In latter case, a quartz crystal microbalance (QCM) method was proposed for determination of vitamin D3. Electrochemical polymerization of poly(4-vinylpyridine) MIP/NIP films were achieved on gold working electrode by cyclic voltammetry (CV). Mass-transfer ability of the polymer films were analyzed by electrochemical impedance spectroscopy (EIS). The electrochemical QCM (eQCM) was used to develop thin polymer films on quartz crystals and vitamin D3 determination was achieved by QCM. In a preliminary test, as small a concentration as 0.0100 mg/L vitamin D was detected with the QCM method.
  • Doctoral Thesis
    Conservation proposals for Göbekli Tepe enclosures
    (Izmir Institute of Technology, 2022) Çelik, Keziban; İpekoğlu, Başak
    The conservation of archaeological sites is of great importance as they provide physical remains of past civilizations. Göbekli Tepe, which is one of the most important archaeological site in human history was included in the World Heritage List in 2018. Remains in Göbekli Tepe archaeological site are enclosures surrounded by circular or rectangular wall rows, and containing monolithic T-shaped pillars in the center and peripheral walls in two layers. The aim of this study is to examine the construction technique and relations between structural elements and to define conservation problems in order to develop conservation proposals. The method of the study is the evaluation of the data collected during the field survey together with the information given in the literature. In order to determine the similarities and differences between the layers, components and alignment characteristics of enclosures were defined, the relations between these components were examined. It was found that there is relationship between the diameter of enclosure and height of central pillar, and this ratio was same in two enclosures and close in another enclosure. The state of conservation and preservation conditions of the structural elements of the enclosures were examined and risk classes were determined. The problems observed in the structural elements were determined as crack, deformation, fracture, material loss, disintegration. It had been suggested to stabilize the walls to prevent further damage, to design and develop the support system for the pillars, and to carry out regular monitoring to detect possible damage or problems for components.
  • Doctoral Thesis
    Production and Characterization of Porous Ceramics for High Temperature Applications
    (Izmir Institute of Technology, 2022) Semerci, Tuğçe; Ahmetoğlu, Çekdar Vakıf; Akdoğan, Yaşar
    This thesis focuses on the production and characterization of different porous polymer derived ceramic (PDC) components (foams, additively manufactured (AM) honeycombs, and aerogels) and demonstrates their potential for high temperature applications, including gas permeability (up to ~700 o C), molten metal filtration, and heat exchanger. The foams were produced via the replica technique and different pore sizes, ranging from 300 μm to 2 mm, silicon oxycarbide (SiOC) ceramic foams were able to be formed. The average total porosity of the foams was 96 vol% with a specific surface area (SSA) of ~80 m2 /g. AM-made honeycomb-like cellular structures with different cell sizes (578 μm, 1040 μm) were obtained via fused filament fabrication. Finally, SiOC aerogels were synthesized using siloxane resin, then dried at ambient pressure and room temperature. The produced SiOC aerogels showed a total porosity of around 80 vol% and an SSA reaching 250 m2 /g. Regarding the high temperature applications of porous PDC components, initially, the gas permeability of SiOC foams was tested, and the results showed stability up to 700 °C in the air without any loss of functionality, offering reusability even in aggressive environments. In the subsequent studies, filtration of molten aluminum alloy was tested using various porous components. PDC foams demonstrated better performance in comparison to the AM-made cellular structures and commercial SiC foams. Finally, heat exchange analysis was performed to evaluate the heat transfer of SiOC foams, and an increase in pressure drop was found to be directly proportional to the rate of increase in air velocity.