Phd Degree / Doktora

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/2869

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Doctoral Thesis
    Suçun ve Suç Korkusunun Mekânsal Yansımaları: İzmir ve Kemeraltı Çarşısı Üzerine Çok Boyutlu Bir Analiz
    (2025) Çardak, Deniz Canaran; Yılmaz, Ebru
    Bu tez, mekânın toplumsal üretimi ekseninde eleştirel bir kuramsal çerçeve geliştirmekte ve suç ile suç korkusunun kentsel çevrede nasıl ortaya çıktığını incelemektedir. Mekân yalnızca fiziksel bir zemin değil, aynı zamanda söylemsel pratikler, yönetim stratejileri ve toplumsal ilişkilerle iç içe geçmiş bir yapı olarak anlaşılmaktadır. Araştırma iki aşamalı ve karma yöntemli bir tasarıma dayanmaktadır. İlk aşamada, 2010–2020 dönemine ait İzmir suç verileri mekânsal kümelenme analiziyle incelenmiş ve rastlantısal olmayan yoğunlaşma bölgeleri belirlenmiştir. Yoğunluğu ile öne çıkan Konak ilçesi, ikinci aşamanın odağı olarak seçilmiştir. İkinci aşamada, Kemeraltı bölgesinde yürütülen saha çalışmasıyla suç korkusunun üç eksen üzerinden nasıl üretildiği araştırılmıştır: mekânsal müdahaleler, kullanıcı algıları ve gündelik pratikler. Mekânsal müdahaleler kapsamında alanda süregelen projeler, güvenlik altyapıları ve kamusal mekân üzerindeki dönüştürücü etkileri açısından değerlendirilmiştir. Aynı zamanda kullanıcı algıları ve mekânsal davranışlar anketler ve görüşmeler aracılığıyla incelenmiştir. Bulgular, Kemeraltı'nın riskli algılandığını, mekânsal önlemlerin ise kullanıcı davranışları üzerinde sınırlı bir etki yarattığını göstermektedir. Gece kullanımı ve kadın kullanıcıların deneyimleri, güvenliğin yalnızca mekânsal önlemlerle sağlanamayacağını; bunun sosyal ilişkiler ağı, kamusal mekâna olan inanç, kurumlara ve adalet sistemine duyulan güven ile mekânsal aidiyet duygusuna bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Suç korkusu ise kişisel deneyimlerin yanı sıra toplumsal hafıza, sosyal temsiller ve anlatılardan beslenmektedir. Bu bulgular, mekânın toplumsal üretiminin çok katmanlı yapısını görünür kılmakta ve mimarlık disiplini içindeki kuramsal ve pratik tartışmalar açısından merkezi bir önem taşımaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Konum Tabanlı Medya ve Kentsel Seyahat Deneyiminin Çok Perspektifli Analizi: Kemeraltı Tarihi Çarşısı Örneği
    (2025) Keke, Damla Gül Begüm; Yılmaz, Ebru
    Bu tez, lokasyon tabanlı medya platformlarının kent içi seyahat deneyimini nasıl dönüştürdüğünü İzmir Kemeraltı Tarihi Çarşısı örneği üzerinden çok perspektifli bir analizle ele almaktadır. Kuramsal çerçevesini lokasyon tabanlı medya, seyahat kültürü ve yer yapma kavramlarının kesişiminde kuran çalışma, özellikle Instagram ve Google Maps gibi dijital araçların mekânsal pratikleri nasıl yönlendirdiğini ve mekânla kurulan ilişkileri nasıl yeniden tanımladığını incelemektedir. Anket, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve platform içeriklerinin analizi yoluyla elde edilen bulgular, dijital ortamlarda 'yer duygusu' ve 'aidiyet' gibi kavramların nasıl üretildiğini, değişime uğradığını veya sınırlı biçimde oluşabildiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, dijital medyayı yalnızca yön bulma veya tanıtım aracı olarak değil, aynı zamanda kullanıcıların mekâna dair anlamlar ürettiği anlatı arayüzleri olarak kavramsallaştırmaktadır. Bulgular, dijital görünürlüğün erişim ve hareketlilik sağladığını, ancak her zaman mekânla kurulan anlamlı ve sürdürülebilir ilişkileri beslemediğini göstermektedir. Bazı durumlarda, dijital temsillerin öne çıkardığı görselliğin, fiziksel çevreyle kurulan daha derin katmanlı bağları gölgede bıraktığı görülmektedir. Tarihsel seyahat anlatıları ile günümüz dijital pratiklerini yan yana getirerek temsilin sürekliliğini ve dönüşümünü analiz eden bu çalışma, dijital çağda yer yapma süreçlerinin yalnızca mekânsal değil; aynı zamanda simgesel ve anlatısal düzeylerde de şekillendiğini savunmaktadır. Tez, kültürel miras alanlarının lokasyon tabanlı medya aracılığıyla nasıl yeniden anlam kazandığını ve kullanıcı temelli temsiller üzerinden nasıl farklı biçimlerde ilişki kurma imkânı sunduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, dijitalleşen yer deneyimini mimarlık disiplini açısından ele alarak, mekânın temsil ve deneyim biçimlerine dair güncel bir okuma sunmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    İzmir'deki Müşterekleşme Pratiklerinin Mekansallıklarının Müşterekler Siyaseti Çerçevesinde İncelenmesi
    (2025) Öztaş, Nazmiye; Yılmaz, Ebru
    Bu çalışma, esas olarak İzmir kentini müşterekleşme pratiklerinin mekânsallıkları üzerinden yeniden okumayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, kentsel müşterekleşmenin bu özgül kentsel bağlamda nasıl ortaya çıktığını ve nasıl işlediğini keşfetmek için çapraz bir sorgulama yaklaşımı benimsemektedir. Bu sorgulama İzmir kentinde müşterekleşme ortamının oluşumunu sağlayan dinamikleri ve kentsel mekânın bu müşterekleşme ortamının şekillenmesinde ve sürdürülmesindeki aracı rolünü anlamayı amaçlamaktadır. Bu hedefler doğrultusunda, çalışma İzmir'deki 11 müşterekleşme pratiğini ve mekânsallıklarını, müşterekler siyaseti çerçevesinde incelemektedir. Bunu gerçekleştirmek amacıyla, Müşterekleşmenin Failliği, Müşterekleşme Pratikleri ve Müşterekleşmenin Mekânsallığı'nı içeren analitik bir üçlü çerçeve geliştirilmiştir. Belirlenen müşterekleşme pratiklerinin analizi, önerilen analitik çerçevede tanımlanan bu üç sorgulama hattı doğrultusunda yürütülmüştür. Bu analiz sonucunda elde edilen bulgular iki aşamada değerlendirilmiştir. İlk aşamada, her bir sorgulama hattı, belirlenen pratiklerin birlikte değerlendirilmesi amacıyla ayrı ayrı ele alınmıştır. Bu şekilde, kentteki kentsel müşterekleşmenin taban, aracı ve kurumsal olmak üzere üç ana kanal üzerinden nasıl işlediği ortaya konmuştur. İkinci aşamada ise, bu üç müşterekleşme kanalına ilişkin tüm analiz bulguları birlikte değerlendirilerek kentteki müşterekleşme ortamının dinamikleri tartışılmaktadır. Bu iki aşamalı değerlendirme süreci aracılığıyla, çalışmada kentsel müşterekleşme dinamiklerinin kolektif öznellik, pratik biçimleri ve mekânsal tezahürlerle derinden iç içe geçtiği vurgulanmaktadır. Bu bulgular, müşterekleşmenin yalnızca mekânsal bir süreç değil, aynı zamanda kentsel yaşamı dönüştüren siyasi ve toplumsal bir süreç olduğunu göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    Somut Mimari Miras Verilerinin Derin Öğrenme Tabanlı Görsel Analizi: Osmanlı Vernaküler Konutlarının Cephe Görselleri Üzerinden Sınıflandırılması
    (2025) Yönder, Veli Mustafa; Doğan, Fehmi; Çavka, Hasan Burak
    Bu çalışma, somut kültürel miras verilerinin görsel analizinde önceden eğitilmiş derin öğrenme modellerinin ve verinin rolünü ve etkinliğini Osmanlı vernaküler konutlarının cephe görselleri aracılığıyla araştırmaktadır. Mimari miras verileri doğası gereği çok katmanlı ve çok boyutludur ve güncel literatür, hesaplamalı yöntemlerle (örn. parametrik modelleme, biçim grameri ve mekân dizimi) ve dijital çerçevelerle (örn. tarihi yapı bilgi modellemesi ve tarihi coğrafi bilgi sistemleri) artan ilişkisini ortaya koymuştur. Bu kapsamda, derin öğrenme temelli yaklaşımlar, karmaşık mimari veri kümelerini analiz etmek için yeni fırsatlar sunmaktadır. Anadolu ve Balkanlar'daki geleneksel evlerin cephe fotoğraflarından derlenen bir veri seti oluşturulmuştur. Model performansının veri kalitesine olan hassasiyeti nedeniyle, çoklu iş akışı diyagramları ve veri toplama protokolü geliştirilmiştir. Veri kümesi eğitim (%70), doğrulama (%20) ve test (%10) alt kümelerine ayrılmış ve sınırlı büyüklüğü nedeniyle çeşitli teknikler (örn. Mixup) kullanılarak artırılmıştır. Konvolüsyonel sinir ağı tabanlı mimariler (örn. ResNet ve ConvNeXt) ve dönüştürücü tabanlı modeller (örn. Swin Transformer ve DeiT), transfer öğrenme ve ince ayar stratejileri ile kullanılmıştır. Yığın boyutu, öğrenme oranı, epok sayısı ve optimizasyon fonksiyonu gibi hiperparametreler üzerinde çalışılmıştır. Grad-CAM, Açıklanabilir Yapay Zekâ çerçevesinde kullanılmıştır. Görüntü bulma görevi ön eğitimli derin öğrenme modeli ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, benzer mimari özelliklere sahip veriler gruplandırılarak mimari süper sınıflar oluşturulmuş ve 2B ortamdaki dağılımlarını görselleştirmek için t-SNE uygulanmıştır. Denetimli sınıflandırma gerçekleştirilmiş ve model performansı doğrulama ve test doğruluğu, MCC skoru gibi ölçütler kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, her bir ince ayarlı model için makro ağırlıklı hassasiyet, geri çağırma ve F1-Skor değerleri elde edilmiştir. Mimari miras veri kümesinin oluşturulması, veri toplama protokolünün formüle edilmesi, semantik süper sınıfların tasarımı ve derin öğrenme tabanlı iş akışlarının geliştirilmesi başlıca çıktılar arasında yer almaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Batna'nın Kapalı Sitelerinde Var Olan Yaşam Dinamiklerini Açığa Çıkarmak
    (2025) Fellahi, Nadjla; Erten, Erdem
    Gated Communities (GC'ler) dünya genelinde birçok bölgede ortaya çıkan küresel bir eğilim haline gelmiştir. Cezayir'de ilk olarak 1980'lerde uygulamaya konan neoliberal politikalar ve özelleştirme süreci sonrasında, başta Cezayir ve Annaba gibi büyük şehirlerde görülmeye başlamıştır. Yıllar içinde bu eğilim, 2010 civarında GC'lerin ortaya çıkmaya başladığı Batna gibi diğer şehirlere de yayılmıştır. Bu çalışma, Bat-na'daki bu yeni kapalı konut tipolojisine odaklanmakta ve bu konuyu ele alan ilk araştırma olarak, çok boyutlu bir çözümleme sunmayı amaçlamaktadır. GC'lerin ortaya çıkışının yapısal ve öznel nedenlerini, tasarım tercihlerinin ardındaki motivasyonları ve bu konutların nasıl pazarlanıp tanıtıldığını incelemektedir. Ayrıca, bu topluluklardaki sa-kinlerin sosyal yapısını, iç mekân düzenlemelerini ve bu düzenlemelerin ardındaki man-tığı, hem kullanıcıların hem de kullanıcı olmayanların bakış açılarıyla birlikte analiz et-mektedir. Araştırma, Batna'da seçilen beş örnek olay üzerinden saha gözlemleri, fotoğraflar ve kent yetkilileri, mimarlar, özel geliştiriciler, sakinler ve dış kullanıcılarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelere dayanmaktadır. Ayrıca belge analizi ve çevrim içi içerikler gibi ikincil veriler de kullanılmıştır. Bulgular, Batna'daki GC'lerin ortaya çıkışının internet ve medya aracılığıyla küreselleşme, özelleştirme gibi neoliberal reform-lar, konut düzenlemeleri, devlet konut politikaları, tüketim kültürü ve güvenlik gibi yapısal ve öznel faktörlerin bir kombinasyonu ile şekillendiğini göstermektedir. Her ne kadar GC'ler küresel ölçekte ayrıcalıklı konut tipleri olarak pazarlansa da, Batna'daki örnekler büyük ölçüde yerel itibar üzerinden varlık göstermektedir. Planlar, geleneksel devlet konutlarının mekânsal mantığını ve içeriğini yansıtıyor. Çalışma ayrıca, topluluklar arasındaki güçlü aile ve sosyal bağları ve geleneksel mekânsal düzenlemeleri de ortaya koyuyor.
  • Doctoral Thesis
    Yeni Çift Düzlem-Simetrili Çift-Küresel 6R Katlanabilir-Plaka Ağlarının Geliştirilmesi
    (2025) Gür, Şebnem; Korkmaz, Koray
    Katlanmış-plak strüktürler, daha az malzeme ihtiyacı ve ek kaplama/giydirme gerektirmemesi nedeniyle daha hafif, daha hızlı ve daha ucuz bir inşa sunar. Katlanabilir-plak sistemleri, katlanmış-plakların bu avantajlarına ek olarak hareket kabiliyeti de sağlayarak tasarıma sürdürülebilirlik ve uyarlanabilirlik kazandırır. Ancak, pek çok parçadan oluşmaları veya hareketlerinin hesaplanmasını ve kontrolünü önemli ölçüde zorlaştıran birden fazla serbestlik-derecesine(SD) sahip olmaları nedeniyle mimaride yaygın değildirler. Bu tezin amacı, tek SDye sahip yeni katlanabilir-plak ağları oluşturmaktır. Bennett tarafından tanımlanan çift küresel 6R ünitesi, tek-SD ve düz-katlanırlık olmak üzere çeşitli özellikleri nedeniyle modül olarak seçilmiştir. Analiz, modülün geometrik ve kinetik özelliklerinin tanımlanmasıyla başlar. Değişkenler ve yapısal parametreler belirlenir. Hem değişkenlere hem de yapısal parametrelere çeşitli değerler verilerek sonuçlar incelenir. Bağlantılar arasındaki açılar ve mesafeler geometrik olarak analiz edilir ve parametrik bir model oluşturulur. Sonraki aşamada, modül simetri işlemleri kullanılarak çoğaltılırken, oluşturulan ağlarda modüllerin elemanları birleştirilerek tek-SD korunur. Tüm olası ağların geometrik ve kinematik özellikleri incelenir ve kısıtlar belirlenir. Malzeme seçimi ve yük taşıma kapasitesinin hesaplanması gibi uygulamaya yönelik koşullar, her uygulama için büyük ölçüde farklılık gösterdiğinden, çalışmanın kapsamına alınmamıştır. Ortaya çıkan ağlar, yatay ve düşey yönlerde hem düz hem de eğrisel açılım, çift eğrilik ve dönüşler dahil olmak üzere geniş bir hareket kapasitesi sunar. Ağlar ayrıca geniş bir form yelpazesi de sunar. Son kısımda, vaka çalışmaları olarak, gelecekteki mimari kullanımlar için bazı ön tasarımlar sunulmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Mimarlık Eğitiminde Konuk Konuşmacıların Rolüne Dair Bir Araştırma: Kesişen Bakış Açıları
    (2025) Abdelaziz, Dania Mohammad Ali; Akış, Tonguç
    Mimarlık eğitimi, sektörün hızlı dönüşümü ve tasarım süreçlerinin giderek karmaşıklaşması karşısında sürekli bir uyum çabası içindedir. Geleneksel stüdyo temelli müfredatlar, akademik bilgi ile mesleki pratik arasında yeterli uyumu sağlayamamakta; bu da içerik yeterliliği, öğrenci katılımı ve motivasyon açısından çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Özellikle araştırma odaklı akademisyenlerle profesyonel uygulayıcılar arasındaki kopukluk, bu durumu daha da derinleştirmektedir. Stüdyolarda konuk konuşmacıların yer alması yaygın bir uygulama olsa da, bu oturumların pedagojik etkisi ve eğitim sürecine entegrasyonu yeterince araştırılmamıştır. Konuk konuşmacı oturumlarının öğrenmeye katkısı mı sağladığı yoksa yalnızca sembolik bir rol mü oynadığı sorusu, literatürde sınırlı karşılık bulmaktadır. Bu çalışmada, üç üniversiteden öğrenciler, eğitmenler ve konuk konuşmacılarla yapılan 27 yarı yapılandırılmış görüşme nitel yöntemle analiz edilmiştir. Bulgular, konuk konuşmacıların akademik kuram ile mesleki uygulama arasında köprü kurarak öğrenci motivasyonu, katılımı ve disiplinlerarası öğrenmeye katkı sağladığını göstermektedir. Ayrıca, bu oturumlar öğrencilerin kariyer hazırlıklarını destekleyen pratik beceriler ve mesleki ağlar geliştirmelerine olanak tanımaktadır. Eğitmenler ise pedagojik motivasyonlarının tazelendiğini ve öğretim yöntemlerinin çeşitlendiğini belirtmiştir. Konuk konuşmacılar, bu süreci karşılıklı fayda sağlayan bir deneyim olarak görmektedir. Bununla birlikte, konuşmacı seçimindeki güç dengeleri, oturumların zamanlaması ve içerik uyumu gibi çeşitli zorluklar da gözlemlenmiştir. Etkileşimli anlatım yöntemlerinin, özellikle soru-cevap ve anlatı temelli sunumların, katılımı artırmada etkili olduğu vurgulanmaktadır. Gelecek çalışmaların farklı kurumsal bağlamlarda uzun vadeli etkileri incelemesi önerilmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Kapsayıcı Sanal Gerçeklikte Bedensel Mekânsal Algı: Tek Modlu ve Çok Modlu Mimari VR Temsillerinin Etkisinin İncelenmesi
    (2025) Kurpınar, Gönenç; Doğan, Fehmi
    Bu tez, mimari mekân algısının şekillenmesinde tek modlu ve çok modlu arayüzlerin kullanıcıların mekânı anlama biçimleri üzerindeki etkisini araştırarak, kapsayıcı sanal gerçeklik (VR) deneyiminin rolünü incelemektedir. Geleneksel mimari sunum yöntemleri çoğunlukla plan, kesit ve maket gibi diğer-merkezli (allocentric) temsillere dayanırken, VR ortamları kullanıcıya egosantrik, bedensel bir deneyim sunarak mekânsal bilişi geliştirme potansiyeli taşır. Ancak, VR'ın bu ben-merkezli (egocentric) yapısı, özellikle karmaşık ve çok hacimli mekânlarda bütüncül bir mekân anlayışını zorlaştırabilir. Bu sorunsalı ele almak amacıyla çalışma, Klavye-Ekran-Fare (KSM) temelli sistemler ile VR sistemlerini ve tek modlu ile çok modlu arayüzleri karşılaştırmalı olarak değerlendirmiştir. Mimarlık öğrencilerinden oluşan 81 katılımcı, tek hacimli bir oda (Z11) ve çok hacimli Barcelona Pavyonu'nun sanal modellerinde mesafe tahmini, hatırlama ve tanıma görevlerini içeren deneysel bir çalışmaya katılmıştır. Katılımcılar, kullanılan temsil sistemi ve arayüz türünün kombinasyonuna göre dört gruba ayrılmıştır. Sonuçlar, VR'ın özellikle tek hacimli ortamlarda bedensel etkileşim ve artan mekânsal mevcudiyet sayesinde mekânı anlama düzeyini belirgin şekilde artırdığını ortaya koymaktadır. Öte yandan, çok hacimli ortamlarda, egosantrik ve allosantrik görünümler arasında geçiş yapılmasına olanak tanıyan çok modlu arayüzler, daha bütüncül bir mekânsal kavrayış için daha etkili bulunmuştur. Geleneksel KSM sistemleri güvenilirliğini korumakla birlikte, VR'ın bedensel temsilleri çok modlu gezinme imkânlarıyla birleştirildiğinde, mimarlık eğitimi ve mesleki uygulamalar açısından büyük bir potansiyel sunmaktadır. Bu bulgular, tasarım bilişinde temsilin rolüne dair süregelen tartışmalara katkı sunmakta ve tasarım değerlendirme süreçleri ile müşteri iletişimini desteklemek adına, bedensel katılımı geleneksel uzamsal soyutlamalarla birleştiren hibrit sistemlerin önemine işaret etmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Arkeolojik Miras Olarak Anadolu'da Roma İmparatorluğu'nun Sınırları: Kırsal Peyzajda Mekansal Özellikler ve Koruma
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Toköz, Özge Deniz; Toköz, Özge Deniz; Akış, Tonguç; Akış, Tonguç
    Roma İmparatorluğu'ndan günümüze ulaşan en büyük miraslardan olan Roma sınırları geniş bir coğrafyada üç kıtaya yayılmaktadır. Doğu sınırının bir kısmı Anadolu'dan geçmektedir. Ancak diğer sınır parçalarına kıyasla Anadolu sınırı en az çalışılmış orandadır ve koruma çalışmaları da yetersizdir. Fırat ve Dicle nehirlerindeki barajlar Anadolu sınır mirası için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır ve sınırın doğal peyzajdan oluşup çoğunlukla kırsal alanda olmak üzere büyük bir coğrafyaya yayılmasından dolayı çeşitli koruma sorunları vardır. Bu çalışmada, Anadolu sınırı incelenerek, sınırı oluşturan bileşenler, özellikleri ve kronolojisi ortaya konmuştur. Sınırın korunmasına dikkat çekme amacıyla, literatür ve Temmuz-Ağustos 2022'de gerçekleştirilen arazi gezisinden yararlanılarak koruma sorunları araştırılmış ve sınırın karakteristik özellikleriyle birlikte koruma durumuna ilişkin kataloglama, haritalandırma ve analizler yapılmıştır. Anadolu sınırının tüm Roma sınırları içinde bütünlüklü olarak yerini anlayabilmek ve tartışabilmek için diğer sınır parçaları da kronolojik, sosyopolitik, mekansal ve koruma yönlerinden incelenerek karşılaştırmalı çalışma yapılmıştır. Buluntular, Anadolu sınırının en erken inşasına başlanan Roma sınır parçalarından biri olduğunu ancak tek bir dönemde inşa edilmediğini, doğudaki büyük Part tehlikesinden dolayı çok sayıda lejyonla güçlendirildiğini, Fırat ve Dicle nehirlerini takip eden çatallı ve çok katmanlı bir sınır olduğunu, askeri yapıların var olan sivil yerleşimlere entegre edildiğini, başta barajlar olmak üzere pek çok koruma sorunu karşısında bütüncül koruma yaklaşımlarının izlenmeyip tekil koruma uygulamalarının gerçekleştirildiğini içermektedir. Sonuç olarak, Anadolu sınırına yönelik daha fazla çalışma yapılması, sınır sistemini anlamanın yanı sıra korunması için de önemlidir. Kırsal-arkeolojik alanlar için yeni bir yasal düzenleme, kırsaldaki bir takım koruma problemlerinin çözülmesine yardımcı olabilir. Sınırın korunması için tekil uygulamalar yerine, sınırı mimari elemanlarının yanı sıra peyzaj bileşenlerini de göz önüne alan, bileşenlerin birbiri ve fiziksel çevresiyle ilişkisini ön plana çıkaran ve yerel toplulukları bilinçlendirerek bu mirasla aidiyet bağlarını güçlendiren bütüncül koruma politikalarına ihtiyaç vardır.
  • Doctoral Thesis
    Ofislerde Pencere Camı ve Dinamik Led Aydınlatmanın Günışığı Kalitesi, Kullanıcıların Dikkati ve İş Performansı Üzerine Etkileri
    (2024) Köse, Fatma Büşra; Kazanasmaz, Zehra Tuğçe; Tayfur, Gökmen
    Gün ışığı, enerji tüketimi, konfor, sağlık ve performans üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir ve bu nedenle ofis binalarında tamamen cam cephelerin kullanımı artmaktadır. Ancak, doğru cam türünün seçilmesi büyük önem taşır, çünkü camlar güneş radyasyonu, ısı kazancı/kaybı ve gün ışığı kalitesini etkiler. Gelişmiş cam teknolojileri enerji verimliliğini artırırken, gün ışığının renk ve spektrumunu bozarak istenmeyen aydınlatma koşulları oluşturabilir. Enerji tasarrufunu artırmak amacıyla kullanılan LED aydınlatmalar da mavi ışık yayılımı nedeniyle sirkadiyen ritimlerin bozulmasına yol açabilmektedir. Bu araştırma, gün ışığı ve yapay aydınlatmanın bir arada kullanılarak bilişsel performans, memnuniyet, dikkat ve uyanıklık üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Aydınlatma seviyeleri, renk sıcaklığı, spektral dağılım ve cam türleri dikkate alınarak, en uygun aydınlatma koşullarını belirlemek için Yapay Sinir Ağları (ANN) ve bulanık mantık modelleri kullanılmıştır. İki ofiste, on farklı cam türü ve dinamik LED sistemleri ile deneyler gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, dinamik LED sistemlerinin özellikle bazı cam türleri ile birlikte kullanıldığında Sirkadiyen Uyarım (CS) ve Eşdeğer Melanopik Lüks (EML) değerlerini önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. Şeffaf ve akıllı camlar, görev performansı ve kullanıcı memnuniyeti açısından en iyi sonuçları sağlarken, fotovoltaik ve renkli camlar daha düşük memnuniyet düzeylerine yol açmıştır. Aydınlatma koşullarının etkisi, özellikle kağıt bazlı görsel görevlerde belirgin olurken, bilgisayar tabanlı görevlerin aydınlatma koşullarından ziyade demografik bilgilerle daha ilgili olduğu gözlemlenmiştir. ANN modelleri, performans sonuçlarını %40 ile %93 arasında bir doğrulukla tahmin etmede başarılı olmuştur. Performans sınıflandırması bulanık mantık modelleri ile başarıyla yapılmış olup, bu çalışmanın metodolojisi gelecekteki araştırmalar için değerli bir rehber sunarak bina performans değerlendirme sistemlerine entegre edilebilecek bir çerçeve sağlamaktadır.