Computer Engineering / Bilgisayar Mühendisliği

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/10

Browse

Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Research Project
    Ölçeklenebilir hibrit nesne tanıma sistemi
    (2016) Özuysal, Mustafa;
    Gerçek zamanlı mobil nesne tanıma uygulamalarında anahtar noktaların eşlenmesi için genellikle ikilik betimleyiciler kullanılır. Ancak bu betimleyiciler kamera bakış açısı benzeri etmenlerden oldukça etkilendiğinden nokta eşleme başarımları daha karmaşık betimleyicilere göre düşüktür. Proje kapsamında ikilik betimleyicilerin eşlenmesi için iki aşamalı yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Bu yöntemin ilk adımı bilinen nesnelerin imgelerinden çıkarılan betimleyicilerin arasında K en yakın betimleyiciyi tespit eder. İkinci adım ise bu betimleyicilerden doğru eşleme olasılığı en yüksek olanı söz konusu her bir betimleyiciye özel istatistiksel bir yaklaşımla seçer. Bu istatistikler bir öğrenme adımında sentetik görüntülerden hesaplanır. Yöntem düzlemsel ve üç boyutlu nesneler üzerindeki anahtar noktaların doğru eşlenme oranını sadece Hamming uzaklığı ile en yakın komşunun belirlenmesine göre arttırmaktadır. Ayrıca önerilen yöntemin ilk adımı yaklaşık en yakın komşu yöntemleriyle uyumlu olduğundan bu iki adımlı hibrit yöntem benzerlerinin aksine büyük betimleyici kümeleriyle çalışılmasını sağlar. Projede ayrıca nesne tanımaya katkısı az olacağı öngörülen betimleyicilerin tespiti için bir yöntem geliştirilmiş, bu betimleyiciler çıkarılsa dahi nesne tanıma başarımında büyük bir kayıp yaşanmadığı gösterilmiştir.
  • Research Project
    Yaya yolu tasarımı ve uygulamaları kaynaklı yaya-taşıt çatışmasının incelenmesi
    (2016) Şengöz, Burak; Koç, Hülya; Sharıf, Haidar; Çubukçu, Ebru; Özuysal, Mustafa
    Şehir yaşamının odak noktası olan sokaklar ve yaya alanları bir şehrin karakterini tanımlayan ve şehirde yaşayan insanların altyapı, sosyo-kültürel, ticari vb. pek çok gereksinimleri temelinde erişimi sağlayan vazgeçilmez mekânlardır. Bu mekânlar içerisinde yayaların rahat, güvenli ve sağlıklı dolaşımını sağlamak, erişilebilir kentsel mekânlar düzenlemekte her zaman vazgeçilmez bir öneme sahip olmuştur. Büyüyen ve gelişen şehirlerde özellikle motorlu taşıt sayısının artması cadde ve sokaklardaki taşıt izinin yaya kaldırımları aleyhine genişletilmesine yol açmıştır. Yaya trafiği talebini karşılayacak kesit genişliğine sahip olmayan yaya kaldırımları ile birlikte plan dışı ve kuralsız işgallerden kaynaklanan daralmalar kaldırımların gerekli hizmeti verememesine neden olmuştur. Bu durum yayaların rahat hareket etmelerine olanak vermeği için motorlu taşıtlar için ayrılan yollara inmelerine dolayısı ile yaya-taşıt çatışmalarına yol açarak hem motorlu taşıtların hemde yayalar için kritik kesitler oluşturmuştur. Proje kapsamında yukarıda adı geçen sorunların görüldüğü yol kesimlerindeki daralmaların/işgallerin yaya-taşıt etkileşimi üzerindeki etkileri, düzlemde mesafe verisi toplayabilen lazerli tarayıcılar yardımıyla iki boyutlu bir koordinat sistemine aktarılarak incelenmiştir. Tasarlanmış bir bilgisayar algoritması yardımıyla yaya ve taşıtların izleri oluşturulmuş anlık hızları ve birbirinden uzaklıkları belirlenerek yaya taşıt etkileşimleri arasındaki ilişkiler mikroskobik ölçekte incelenmeye çalışmıştır. Proje 9 farklı bölümden oluşmuştur. Giriş bölümünden sonra yaya akım özellikleri, modellemeleri, yaya taşıt çatışması ve ele alınması gereken parametreleri içeren ayrıntılı literatür araştırması yapılmıştır. 3. ve 4. Bölümlerde sırasıyla adı geçen analizlerin yapılacağı ve farklı özelliklere sahip etüt sahaları ile ilgili bilgiler sunularak bu istasyon noktalarında kullanılan lazerli tarayıcılar ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Veri toplama ve işleme bilgilerinin sunulduğu 5. ve 6. Bölüm projenin en önemli bölümlerini oluşturmuştur. Bu bölümlerde yaya hareketlerinin tasarlanan hassas algoritma ile tam olarak tespit edilmesine yönelik araştırmalar ele alınmıştır. 7. Bölümde yaya sorunlarının görüldüğü her bir istasyon noktasında yaya izlerinin oluşturulması sonucu ile elde edilen yaya hızları farklı yaya karakteristikleri temelinde incelenmiştir. Bu bölgelerde yaya yolu tasarım kaynaklı gecikmeler üzerinde durularak yaya hizmet seviyeleri belirlenmiştir. Bununla birlikte yaya yaşıt etkileşimleri mikroskobik ölçekte ele alınarak her bir gözlem bölgesinden farklı parametreler elde edilmeye çalışmıştır. Yola paralel hareket eden yaya akımından kaynaklanan yeni bir sürtünme parametresi ortaya çıkartılmaya çalışılmış, farklı gözlem bölgelerinde yaya karakteristiklerinin incelenmesinden yola çıkılarak mekansal etkiler değerlendirilmiştir. 8. ve 9. Bölümlerde proje çıktıları yol, kaldırım trafik ve otopark düzenleme önerileri temelinde ele alınarak yayaların kullanımındaki fiziksel çevrenin kalitesini değerlendirebilmek amacı ile kalite indeksi yaklaşımlarına yer verilerek genel değerlendirmelerde bulunulmuştur
  • Article
    Artırılmış Gerçeklik için Brıef Betimleyicileri ve Yerelliğe Duyarlı Karma Yöntemi ile Nesne Arama
    (Pamukkale Üniversitesi, 2017) Özuysal, Mustafa
    Bu çalışmada mobil artırılmış gerçeklik için kullanılabilecek bir nesne arama yöntemi sunulmaktadır. Temel olarak yöntem anahtar nokta betimleyicilerinin eşleştirilmesine ve bu anahtar nokta eşlerinin geometrik kıstaslar ile süzülmesine dayanmaktadır. Eşlemenin hızlandırılması için gerekli iyileştirmeler detayları ile verilmektedir. Ayrıca, Yerelliğe Duyarlı Karma işleminin performansının bilgi erişim yaklaşımlarından faydalanılarak arttırılabileceği de gösterilmiştir
  • Conference Object
    Deep Convolutional Neural Networks for Viability Analysis Directly From Cell Holograms Captured Using Lensless Holographic Microscopy
    (The Chemical and Biological Microsystems Society (CBMS), 2019) Delikoyun, Kerem; Çine, Ersin; Anıl İnevi, Müge; Özçivici, Engin; Özuysal, Mustafa; Tekin, Hüseyin Cumhur
    Cell viability analysis is one of the most widely used protocols in the fields of biomedical sciences. Traditional methods are prone to human error and require high-cost and bulky instrumentations. Lensless digital inline holographic microscopy (LDIHM) offers low-cost and high resolution imaging. However, recorded holograms should be digitally reconstructed to obtain real images, which requires intense computational work. We introduce a deep transfer learning-based cell viability classification method that directly processes the hologram without reconstruction. This new model is only trained once and viability of each cell can be predicted from its hologram. © 2019 CBMS-0001.
  • Conference Object
    Citation - WoS: 5
    Citation - Scopus: 8
    Lensless Digital In-Line Holographic Microscopy for Space Biotechnology Applications
    (Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2019) Delikoyun, Kerem; Çine, Ersin; Anıl İnevi, Müge; Özuysal, Mustafa; Özçivici, Engin; Tekin, Hüseyin Cumhur
    Biomechanical changes at cellular level can dramatically affect living organisms in both aviation and space applications. Weightlessness induces morphological alteration of cells, which leads to tissue loss. Therefore, scientists have been studying the effect of weightlessness using cell culture based biological experiments using conventional microscopes. However, strict requirements regarding cost, weight and functionality limit the use of conventional microscopes in space environment. Lensless digital in-line holographic microscopy enables to use low-weight, low-cost and robust elements, such as a light emitting diode (LED), an aperture and an imaging sensor, instead of bulky, expensive and fragile optical elements, such as lenses, mirrors and filters. This technology offers a high field of view compared to conventional microscopes without affecting the resolution and it is also suitable for remote sensing applications with automated imaging capabilities. Here, we present a portable digital in-line holographic microscopy platform that allows to visualize cells and to analyze their viability in a microfluidic chip. The platform offers microscopic imaging with 1.55 mu m spatial resolution, 21.7 mm(2) field of view and image coloring capability. This platform could potentially play an important role in space biotechnology applications by enabling low-cost, high-resolution and portable monitoring of cells.
  • Conference Object
    Mobil Nesne Takibinin Hızlandırılması
    (Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2016) Özuysal, Mustafa
    Bu bildiride modern işlemcilerin Tekil İşlem Çoklu Veri (TİÇV) komutlarıyla hızlandırılmış bir nesne takip modülü içeren mobil bir artırılmış gerçeklik uygulaması sunulmaktadır. Hem standart C++ hem de ARM işlemciler için geliştirilen TİÇV komut seti olan NEON ile kodlanmış verimli bir Sıfır Ortalamalı Farkların Kareleri Toplamı (SOFKT) yöntemi detaylandırılmıştır. Bu iki yöntemin mobil cihaz üzerinde çalışma hızları ölçülerek karşılaştırılmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 8
    Citation - Scopus: 11
    Ca-Arbac: Privacy Preserving Using Context-Aware Role-Based Access Control on Android Permission System
    (Hindawi Publishing Corporation, 2016) Abdella, Juhar Ahmed; Özuysal, Mustafa; Tomur, Emrah
    Existing mobile platforms are based on manual way of granting and revoking permissions to applications. Once the user grants a given permission to an application, the application can use it without limit, unless the user manually revokes the permission. This has become the reason for many privacy problems because of the fact that a permission that is harmless at some occasion may be very dangerous at another condition. One of the promising solutions for this problem is context-aware access control at permission level that allows dynamic granting and denying of permissions based on some predefined context. However, dealing with policy configuration at permission level becomes very complex for the user as the number of policies to configure will become very large. For instance, if there are A applications, P permissions, and C contexts, the user may have to deal with A × P × C number of policy configurations. Therefore, we propose a context-aware role-based access control model that can provide dynamic permission granting and revoking while keeping the number of policies as small as possible. Although our model can be used for all mobile platforms, we use Android platform to demonstrate our system. In our model, Android applications are assigned roles where roles contain a set of permissions and contexts are associated with permissions. Permissions are activated and deactivated for the containing role based on the associated contexts. Our approach is unique in that our system associates contexts with permissions as opposed to existing similar works that associate contexts with roles. As a proof of concept, we have developed a prototype application called context-aware Android role-based access control. We have also performed various tests using our application, and the result shows that our model is working as desired.