Molecular Biology and Genetics / Moleküler Biyoloji ve Genetik

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/9

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Research Project
    Anormal Çalışan Yarım Kanalların Oluşmasına Yol Açan Cx26 Mutasyonları Epidermisteki Keratinosidlerin Kalsiyum İyon Dengesini Değiştirerek Bu Hücrelerin Farklılaşma Mekanizmalarını Etkiler
    (TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, 2014) Meşe Özçivici, Gülistan; 04.03. Department of Molecular Biology and Genetics; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Connexin’lerin oluşturduğu gap junction’lar ve yarım kanallar insan vücudundaki deri gibi bir çok doku ve organın normal olarak faaliyetlerini devam ettirmesinde önemli görevler üstlenirler. Connexin26 mutasyonları hem sendromik olmayan sağırlığa hem de keratitis-ichthyosisdeafness (KID) sendromu gibi deri hastalıklarıyla bağlantılı sendromik sağırlığa neden olmaktadır. Sendromik sağırlığa neden olan mutasyonlar Cx26’nın yeni fonksiyonlar kazanmasına neden olmakta bunun da epidermal hücrelerin fizyolojisini nasıl etkilediği tam olarak bilinmemektedir. Bu projede, KID sendromuna neden olduğu gösterilmiş Cx26I30N, D50A, D50Y ve A88V mutasyonlarının, gap junction iletişimi bulunmayan N2A ve HeLa hücreleriyle, iletişim bulunan HaCaT insan keratinosid hücrelerinde Western blot ile proteinin yapısına, immunohistokimyasal yöntemlerle protein lokalizasyonuna, floresan boya alım deneyleriyle yarım kanal fonksiyonlarına, hücre dışındaki ATP miktarının belirlenmesiyle kanallardan hücre dışına molekül salınım kapasitelerine ve Fluo-3AM boyası ve akış sitometresiyle de kalsiyum sinyallerine olan etkileri araştırılmıştır. Buna göre mutasyonların, Cx26 protein üretimini etkilemediği fakat mutant proteinlerin daha çok hücre içinde biriktikleri ve hücre zarında gap junction plakaları oluşturmadıkları gözlenmiştir. Ayrıca hücre içinde biriken diğer mutansyonlardan farklı olarak, Cx26I30N mutasyonunun hücre içinde çoğunlukla Golgi aygıtında biriktiği gözlenmiştir. Mutant Cx26 proteinleri bulunan hücrelerin Cx26WT bulunduran hücrelere oranla daha çok neurobiotin ve ethidium bromide alımına neden oldukları gözlenmiştir. Mutasyonların hem N2A hem de HaCaT hücrelerinde hücre dışına ATP salınım miktarlarına bir etkisi olmadığı, buna karşılık her iki hücre tipinde hücre içindeki kalsiyum miktarında WTCx26’a göre 1,3 ile 2,4 kat artışa neden olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak, Cx26I30N, D50A, D50Y ve A88V mutasyonlarının diğer KID sendromu mutasyonları gibi hücrelerde sürekli aktif olan yarım kanallar yaptıkları ve hücrelerdeki kalsiyum mekanizmalarını etkiledikleri gözlenmiştir. Cx26 mutasyonları epidermiste sürekli açık bulunan yarım kanallar oluşturarak, hücre dışına saldıkları moleküllerle kalsiyum sinyallerini otokrin/parakrin sinyallerle etkileyerek keratinosidlerin çoğalma ve farklılaşma mekanizmalarında değişimlere yol açabilirler. Bu şekilde, KID sendromu hastalarında gözlenen fenotiplerden biri olan epidermisin normalden fazla kalınlaşmasına neden olabilir.
  • Research Project
    Connexin 32’nin Farklı Metastatik Özellikleri Olan Meme Kanseri Hücrelerinde Oynadığı Rollerin Araştırılması
    (2018) Özçivici, Gülistan Meşe; Özuysal, Özden Yalçın; 04.03. Department of Molecular Biology and Genetics; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Meme kanseri kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ilk sıradadır ve bunlarin büyük bir kısmı metastazdan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle metastazın moleküler mekanizmalarının araştırılması önemlidir. Meme kanserinde connexin (Cx)'ler de rol oynamaktadır. Bunlar, komşu hücreler arasında oluklu bağlantılarla küçük moleküllerin geçişini sağlayarak ve/veya yarım kanallarla hücre dışına moleküller salgılayarak dokuların homeostazisini sağlarlar. İnsan meme dokusunda Cx26 ve Cx43 genleri hücrelerin çoğalma ve farklılaşma mekanizmalarında ve memede tümör oluşumunda rol oynamaktadır. Meme primer tümörlerinde, connexinlerin miktarları azalarak veya proteinlerin lokalizasyonları değişerek hücreler arasındaki iletişimin ortadan kalkması nedeniyle bunların tümör baskılayıcı olduklarını göstermektedir. Buna karşılık, invaziv meme kanserinde Cx26 ve Cx43'nin ifadesinin olduğu ve hücre sitoplazmasında biriktikleri gözlenmiştir. Bu, connexinlerin kanserin farklı evrelerinde görevlerinin değişebildiğine işaret etmektedir. İnsan meme kanseri dokularında, normal meme dokusunda ifade edilmeyen Cx32'nin lenf tutunumlu meme kanseri hastalarında sentezlendiği ve hücre zarı yerine sitoplazmada biriktiği gösterilmiştir. Fakat, Cx32'nin meme kanserde hangi rolleri oynadığı bilinmemektedir. Projede meme kanserlerinin ileri safhalarında sentezlenen ve hücre sitoplazmasında bulunan Cx32'nin farklı metastatik özellikler gösteren meme kanseri hücrelerinin yaşam ve çoğalmalarına yaptığı etkiler ile Cx32'nin hücrelerin migrasyon/invazyonuna etkileri araştırılmıştır. Çalışmada Cx32'nin normal meme hücresi MCF10A'de ve farklı metastatik özellikteki meme kanseri hücreleri MCF7, MDA-MB-231 ve Hs578T'de sadece MCF10A'lerde gap junction plakaları oluşturdukları ve diğerlerinde sitoplazmada oldukları gözlenmiştir. Cx32'nin MCF10A ve Hs578T'nin canlılıklarını azaltmış ama MCF7 ve MDA-MB-231'nin canlılıklarını etkilememiştir. Cx32 MCF10A ve MCF7'nin hücre döngüsünü değiştirmemiş, MDA-MB-231'de G1'deki hücre oranını azaltmış ve G2'deki hücre oranını artırmıştır. Hs578T hücrelerinde G1'deki hücre oranını azaltmış ve S'teki hücre oranını artırmıştır. Cx32 MCF10A'nın migrasyonunu artırma eğilimi göstermiş fakat MCF7 ve Hs578T'nin migrasyonunu azaltmıştır. Son olarak Cx32 MDA-MB-231'in migrasyonunu etkilememesine rağmen epitel belirteçlerden E-cadherinin protein ve mRNA seviyesini azaltmış ve mezenkimal belirteçlerden vimentin, slug ve Zeb2'nin mRNA miktarını artırmıştır. Sonuç olarak Cx32'nin hücrenin tipine, durumuna ve karakteristiğine bağlı olarak hücrelerin fizyolojisini ve özelliklerini farklı şekillerde etkilediği gözlenmiştir.