PubMed İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / PubMed Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/7645

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Citation - WoS: 11
    Türkiye’de Kutanöz Leyşmanyazis Etkeni Leishmania Tropica’da Antimon Direnç Mekanizmasının Belirlenme
    (Ankara Mikrobiyoloji Derneği, 2020) Özbilgin, Ahmet; Zeyrek, Fadile Yıldız; Güray, Melda Zeynep; Çulha, Gülnaz; Akyar, Işın; Harman, Mehmet; Gündüz, Cumhur
    Dünya Sağlık Örgütü, yaklaşık bir milyar insanın endemik bölgelerde risk altında olduğunu, son beş yıl içinde bir milyon kutanöz leyşmanyazis (KL) olgusunun ve yılda yaklaşık 300.000 viseral leyşmanyazis (VL) olgusunun olduğunu bildirmektedir. Her yıl yaklaşık 20.000 kişinin VL’ye bağlı öldüğü bilinmektedir. Türkiye’de Leishmania tropica’nın ve Leishmania infantum’un neden olduğu KL’de yılda 2500 civarında olgu bildirilmektedir. Başta Akdeniz ve Ege Bölgesi illerinde olmak üzere diğer birçok ilde son yıllarda ortaya çıkan olgu ve odaklarda önemli oranda artış görülmesi önümüzdeki yıllarda enfeksiyon hızının yükseleceğini göstermektedir. Ülkemizdeki KL’nin ana etkeni L.tropica olup tedavide meglumin antimonat kullanılmaktadır. Bu çalışmada, antimona dirençli ve dirençli olmayan L.tropica izolatlarının gen ve protein ekspresyonları karşılaştırılarak L.tropica’ya özgü antimon direnç genlerinin saptanması amaçlanmıştır. Ülkemizin Ege, Akdeniz ve Güneydoğu bölgelerinden antimonat direnci bulunmayan 3 KL hastasından elde edilmiş L.tropica izolatlarında, laboratuvar ortamında meglumin antimonata karşı 3 dirençli izolat geliştirilmiştir. Bu izolatların mikroarray yöntemi ile gen ekspresyon değişimleri, 2 boyutlu jel elektroforezi ile protein profilleri ve MALDI-TOF/TOF MS ile ilgili proteinleri tanımlanarak birbirleriyle karşılaştırma yapılmıştır. Antimon tedavisine yanıt vermemiş 10 KL hastasından elde edilmiş L.tropica izolatlarına antimon bileşiklerine yönelik direnç testleri uygulanmış ve direnç gelişiminden sorumlu genlerin ekspresyonlarını saptamak amacıyla kantitatif gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu uygulanmıştır. Ayrıca, protein profilleri karşılaştırılarak antimon direnci olan ve olmayan izolatlardaki protein ekspresyon düzeylerindeki farklılıklar belirlenmiş ve farklılık saptanan proteinlerin tanımlanması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar sonucunda, L.tropica izolatlarının antimon bileşiklerine karşı direnç geliştirilen izolatlarında, direnç geliştirmesinde enolaz, “Elongation factor-2 (EF-2)”, “Heat shock protein 70 (HSP 70)”, tripanotyon redüktaz, protein kinaz C ve metalo-peptidaz proteinlerinin rol oynadığı saptanmış ve hastalardan alınan doğal dirençli izolatlarda da benzer ekspresyon değişimi gösterilmiştir. Sonuç olarak, ülkemizdeki L.tropica izolatlarının deneysel olarak çok kısa sürede meglumin antimonata (Glucantime®) karşı direnç kazandığı saptanmıştır. Ülkemizde yaşayan ve yurt dışından ülkemize giriş yapan KL hastalarının yetersiz ve eksik tedavi görmesi durumunda, dirençli suşların ve olgu sayısının hızla artabileceği ve dirençli leyşmanyazis odaklarının oluşabileceği öngörülmektedir.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Evaluation of Malassezia Species by Fourier Transform Infrared (ft-Ir) Spectroscopy
    (Ankara Microbiology Society, 2011) Ergin, Çağrı; Vuran, M. Emre; Gök, Yaşar; Özdemir, Durmuş; Karaarslan, Aydın; Kaleli, İlnur; Çon, Ahmet Hilmi
    Malassezia species which are lipophilic exobasidiomycetes fungi, have been accepted as members of normal cutaneous flora as well as causative agent of certain skin diseases. In routine microbiology laboratory, species identification based on phenotypic characters may not yield identical results with taxonomic studies. Lipophilic and lipid-dependent Malassezia yeasts require lipid-enriched complex media. For this reason, Fourier transform infrared (FT-IR) spectroscopy analysis focused on lipid window may be useful for identification of Malassezia species. In this study, 10 different standard Malassezia species (M.dermatis CBS 9145, M.furfur CBS 7019, M.japonica CBS 9432, M.globosa CBS 7966, M.nana CBS 9561, M.obtusa CBS 7876, M.pachydermatis CBS 1879, M.slooffiae CBS 7956, M.sympodialis CBS 7222 and M.yamatoensis CBS 9725) which are human pathogens, have been analyzed by FT-IR spectroscopy following standard cultivation onto modified Dixon agar medium. Results showed that two main groups (M1; M.globosa, Robtusa, M.sympodialis, M.dermatis, M.pachydermatis vs, M2; M.furfur, M.japonica, M.nana, M.slooffiae, M.yamatoensis) were discriminated by whole spectra analysis. M.obtusa in M1 by 1686-1606 cm(-1) wavenumber ranges and M.japonicum in M2 by 2993-2812 cm(-1) wavenumber ranges were identified with low level discrimination power. Discriminatory areas for species differentiation of M1 members as M.sympodialis, M.globosa and M.pachydermatis and M2 members as M.furfur and M.yamatoensis could not be identified. Several spectral windows analysis results revealed that FT-IR spectroscopy was not sufficient for species identification of culture grown Malassezia species.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Türkiye’de Kutanöz Leyşmanyazis Hastalarından Elde Edilen Leishmania İzolatlarındaki Farklılıklar ve Bunların Fare Modeline Klinik Yansıması
    (Ankara Microbiology Society, 2020) Özbilgin, Ahmet; Çulha, Gülnaz; Güray, Melda Zeynep; Zeyrek, Fadile Yıldız; Akyar, Işın; Toz, Seray; Gündüz, Cumhur
    Although asexual reproduction has been attributed to Leishmania species, genetic exchange has recently been demonstrated, which helped emerging of hybrid isolates. Situated on the crossroads between three continents, Leishmania hybrids may be present in Turkey. In Turkey, visceral leishmaniasis caused by Leishmania infantum is less common, while cutaneous leishmaniasis (CL) caused by Leishmania tropica and L.infantum could reach 2500 reported cases a year. Our aim was to investigate genetic variability of local Leishmania species and presence of hybrid Leishmania strains in Turkey. Twenty CL patients from Sanliurfa and Hatay, where only L.tropica and both L.tropica and L.infantum cause CL, respectively, were registered equally. All isolates were assessed with real-time polymerase chain reaction (Rt-PCR), isoenzyme analysis, gene sequencing, two-dimensional gel electrophoresis (2D-PAGE) and MALDI-TOF/TOF-MS followed by in vivo analyses on mouse model. Identification of differentially expressed proteins was performed. These proteins were confirmed by sequence analysis. All isolates from Sanliurfa were found to be L.tropica which caused cutaneous infection in mice. However, one of 10 isolates from Hatay was found as Leishmania major which caused cutaneous infection. Five isolates were found as L.tropica with Rt-PCR and gene sequencing, one of which had one different protein from the reference L.tropica strain and caused cutaneous infection. Four of the five isolates had five different proteins compared to reference strain and caused both cutaneous and visceral infections. Remaining four isolates showed double melting curves in Rt-PCR, which were concordant with L.tropica and L.infantum. Their sequencing and isoenzyme analyses indicated them as L.infantum. They had six different proteins compared to reference L.infantum strain and caused cutaneous and visceral infections. It is concluded that the isolates with different proteins were hybrid Leishmania species. In the present study, outcomes of the proteomics, genomics, clinical manifestations and tissue tropism on animal models were evaluated together for the first time. In addition to L. tropica and L.infantum, L.major was identified as a causative agent for CL and hybrids of Linfantum/tropica were also shown to be present.