Architecture / Mimarlık
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/24
Browse
15 results
Search Results
Article 20. Yüzyıldan Günümüze Bir Kentsel Doğa Parçası: Papazın Bağı(2023) Tükenmez, Başak; Sökülmez, Buse EzgiAraştırma, nitelikli bir doğal koruma alanını ve ticari bir işletmeyi içeren doğa parçası Papazın Bağı’nın, 20. yüzyılın başından günümüze mikro tarihinin, şekillenme ve dönüşüm süreçlerinin ‘kentsel doğa’ kavramı çerçevesinde derinlikli bir incelemesini ve değerlendirilmesini yapmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, bağ ve bağ evi yaşamının Kuloğlu ailesi tarafından terk edildiği ve kentleşmenin etkisiyle alanın kentsel doğa karakteri kazandığı 1960’lı ve 1970’li yıllar dönüm noktası olarak kabul edilerek Papazın Bağı mikro tarihi iki aşamada ele alınmaktadır. Birinci aşamada bağ ve bağ evi kültürü, ikinci aşamada kentleşme ve kentsel doğa ekseninde, Papazın Bağı kentsel doğasının günümüze kadar olan değişim ve dönüşüm süreçlerini meydana getiren etkenler, aktörler ve olaylar; buna bağlı olarak insan, yapılı çevre ve doğanın karşılıklı etkileşimleri ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda, Papazın Bağı kentsel doğa parçası, çok aktörlü bir örneklem ve laboratuvar olarak ele alınarak insan, kültür ve kenti doğaya karşıt kavramlar olarak konumlandıran anlatıların ötesine geçilmeye çalışılmaktadır.Book Kuramdan Uygulamaya Döngüsellik: Yenişehir Gıda Çarşısında Stüdyo ve Araştırma Projeleri Yürütmek(01. Izmir Institute of Technology, 2023) Akpınar, İpek; Gündüz, Can; Özdemir Ulutaş, Esin; Çetin Nadas, Şeymaİzmir Yenişehir Gıda Çarşısı, İzmir’in Konak ilçesinin Halkapınar bölgesinde, kırk yılı aşkın bir süredir varlığını sürdüren ve kent bütününe hizmet eden bir toptan ve perakende ticaret merkezidir. Yaklaşık 600 hektarlık bir alanda, 3 bin 350 firma ile, yaklaşık 20 bin kişiye istihdam sağlayan Çarşı; merkezi konumu, köklü geçmişi, ekonomik canlılığı ve hacmiyle, sadece İzmir’in değil, Ege Bölgesi'nin de en önemli ticaret merkezlerinden biri konumundadır. Adının aksine sadece gıda değil, kentlinin elektrikli aletlerinden kırtasiye veya kozmetik malzemelerine kadar pek çok gereksinimini karşılayabileceği, kentsel ulaşım ağlarının düğüm noktasında, canlı bir ekonomik yaşama sahip, ancak trafikten güvenliğe kadar pek çok sosyal ve mekansal sorunu bünyesinde barındıran bir kent parçasıdır.Research Project Çok katlı konut yapılarının enerji performansları ile tasarım verimlilik göstergeleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi(2012) Kazanasmaz, Zehra Tuğçe; Ekmen, Kenan Evren; Turhan, Cihan; Gökçen Akkurt, Gülden; Erlalelitepe, İlknurEnerji verimliliği, kaliteli konut tasarımında ciddi bir konu olarak önem taşımaktadır. Binaların mimari konfigürasyonlarının ve tasarım normlarının da enerji performansına doğrudan etkisi olduğu bilinmektedir. Avrupa Birliği içerisinde enerji tüketimini azaltmak için çıkartılan enerji verimliliği yasaları dikkate alındığında, Türkiye, halen, Avrupa Birliği’nin en son çıkan Binalarda Enerji Performansı Yönergesi 2010/31/EC’ e uymak için yönetmelikler çıkarmakla yükümlüdür. Türkiye’nin en yeni yönetmeliği, mevcut binaların enerji performansının değerlendirilmesi hakkında bilgi gerektirmektedir. Böylece, bu çalışma İzmir’ deki konut binalarının enerji performanslarını belirlemeyi, istatistiksel analizlerle enerji performansları ile tasarım verimlilik göstergeleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamıştır. Uygulama projeleri elde edilerek belirli alan bazlı oranlar ve bina ölçüleri mimari tasarım göstergeleri olarak belirlenmiştir. Örnek binaların enerji performansları, Türk standardı olan TS825 ile Avrupa standardı olan EB ISO 13790’ı temel alarak hazırlanan Konutlarda Enerji Performansı Standart Değerlendirme Metodu (KEP-SDM) kullanılarak belirlenmiştir. Sonuçlar bize öylesine bir ipucu sunmaktadır ki değişkenler arasındaki etkileşim ile bunların binaların enerji performansı ve CO2 salımlarına olan etkilerinin düşünülmesi gereklidir. Ayrıca, elde edilen bulgular, ülkemizde örnek seçilen bir şehir olan İzmir’deki konut bina stoğu hakkında da geribildirim sağlamaktadır.Research Project Çift cidarlı cephelerin akış ve enerji modellemesi yapılarak performanslarının nicel olarak incelenmesi ve sundukları mimari olanakların nitel sorgulaması(2015) Başaran, Tahsin; Erek, Aytunç; Ersoy, Ufuk; İnan, Tuğba; Kutluay, PınarSürdürülebilir, enerji etkin bina arayışı, mimaride gün geçtikçe belirleyici bir rol kazanmaktadır. Bu yaklaşım ulusal ve uluslararası boyutta bina performans standartlarını tanımlamakta ve dolayısıyla mimari tasarım ve sürecinin gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Bu bağlamda enerji kayıplarını minimuma indirmeyi ve kullanılan enerjiden maksimum düzeyde faydalanmayı hedefleyen yapı kabuğu sistem arayışı üzerine yapılan araştırmalar mimari söylemde gittikçe önemli bir yer kazanırken, yapı sektöründe çift cidarlı cam cephe sistemlerinin kullanımı küresel ölçekte yaygınlaşmaktadır. Bu projede öncelikle çift cidar cepheye ilişkin niteliksel bir kavram sorgulaması, tarihsel gelişme süreci ışığında gerçekleştirilmiştir. Projenin deneysel boyutu ise iç ve dış ortam şartlarının yaratıldığı iki mekân arasındaki çift cidar cephe uygulamasında farklı çalışma koşulları için akış ve ısı transferi analizlerini içermektedir. Bu bağlamda çift cidar cephe kavitesindeki doğal ve zorlanmış taşınım koşulları altında, güneş ışınımı etkilerinin göz önüne alınıp alınmadığı durumlar için, kararlı ve zamana bağlı analizler sayısal ve deneysel olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca kavitede farklı perfore saç uygulamasının yarattığı basınç düşümünün etkileri de deneysel olarak incelenmiştir.Article Ildırı’nın mekansal izlerinin peşinde: Bir 19. Yüzyıl yerleşim bulmacası(Türkiye Bilimler Akademisi TÜBA, 2020) Kul, Fatma Nurşen; Çil, ElaThis paper aims to decipher the 19th century spatial characteristics of Ildırı which overlaps the archaeological remains of ancient Erythrai. This period corresponds to the Ottoman Empire’s last century when Ildırı was inhabited by Orthodox-Rum community. Ildırı experinced serious alterations and destructions during and after the population exchange. Due to both these changes and destructions as well as recent illegal construction activities, the original settlement pattern is almost disappeared in Ildırı. Increasing tourism pressure of recent years in an other factor that accelerates this disappearance. For this reason, in this paper, the spatial characteristics of 19th-century Ildırı is deciphered like a jig-saw puzzle; by tracing the clues about the place from different sources. This settlement puzzle based upon supporting the limited traces coming from the place with oral history studies and narratives of archaeologist travellers. The mentioned oral history studies composed of the narratives of both existing Turkish and former Rum inhabitants. The narratives of Rum inhabitants who experienced the pre-exchange period were obtained from the Centre of Asia Minor Studies in Athens. Interviews with Turkish inhabitants who witnessed the post-exchange period were conducted by the authors at different times between 2012 and 2014 in Ildırı. As the conclusion, the importance of oral history studies is emphasized in understanding the place, its recent history and spatial transformations of the settlements like Ildırı that experienced major transformations as well as a sharp social interruption with population exchange.Article Kentsel kamusal mekânda yaratıcı aktivizm: İzmir Darağaç Kolektifi’nin sanat üretim pratikleri(Dokuz Eylül Üniversitesi, 2022) Güleç, Ece; Savaşır, GökçeçiçekGündelik hayatın olağan ritminde dönemsel olarak çeşitli kırılmalara şahitlik eden kentsel kamusal mekân, yerleşik iktidar yapılarını kesintiye uğratabilecek taktiksel pratikler veya stratejik müdahaleler ile sürekli olarak yeniden üretilir. Her iki açıdan da sanat üretim pratikleri, günlük aktivitelerin, ortak faaliyetlerin, müşterek alanların ve mahalle örgütlenmelerinin önünü açar. Yeniden üretim süreci kentlinin gündelik hayatta mekân ile kurduğu ilişkiye bağlı olarak, mekânın hem fiziksel hem de sosyo-kültürel bağlamda dönüşümünü ifade eder. Kentsel mekânın yaratıcı aktivist sanat üretim pratikleri aracılığıyla yeniden üretimi kapsamında ele alınan bu makale Darağaç Kolektifi’nin üretimlerini, iş birliği içinde olduğu inisiyatiflerin üretimlerini de ele alarak, kentsel mekânın ve gündelik hayatın kolektif eylemler aracılığıyla yeniden üretimini incelemeyi amaçlamaktadır. Sanat üretim pratiklerinin sosyo-kültürel ve sosyo-mekânsal açıdan değişim yaratma potansiyelleri, stratejik-taktiksel hedefleri bakımından kalıcılık-geçicilik nitelikleriyle ilişkilendirilerek irdelenmekte ve diğer inisiyatiflere kıyasla Darağaç Kolektifi’nin küçük ölçekli taktiksel müdahalelerinin zaman içinde uzun vadede daha etkin stratejik müdahalelere dönüşme süreci incelenmektedir. Bu çalışma kapsamında, Darağaç Kolektifi'nin Darağaç IV: Lüzum sergisi ile birlikte Spinning Triangles (SAVVY Contemporary), New Alphabet School (Haus der Kulturen der Welt), Mahalle@İzmir (Kültür için Alan ve Geniş Açı Proje Ofisi), Bellek Haritaları (Karantina) ve İyi Saatte Olsunlar (Hayy Açık Alan, Darağaç Kolektifi ve Pelesiyer) projelerinin mekânı hangi araç, yöntem ve izlekler doğrultusunda, nasıl dönüştürdüğü, karşılaştırmalı olarak incelenmiş; eylem biçimlerinin özgün yönleri ele alınmıştır. Örnek olay incelemesi yöntemi ile elde edilen veriler doğrultusunda yaratıcı aktivist pratiklerin kentsel kamusal mekânı dönüştürme potansiyellerini ortaya koymayı hedefleyen bu çalışmada, taktiksel ve stratejik müdahalelerin ortak paydasında konumlanan sanat üretim pratikleri beş ana başlıkta ele alınmaktadır: Gündelik hayatın ritmini değiştirme yöntemleri, oluşturdukları eşiklerin özellikleri, toplumsal katılımı ön plana çıkarma biçimleri, yaratıcı aktivizm uygulamaları, kolektif pratiklerin yeri ve ölçeği.Article Citation - WoS: 2Cephe Yönlenmesinin Tarihi Konutların Enerji Kullanımına Etkileri: Güneybatı Anadolu’da Dış Sofalı Konutlar(Yıldız Teknik Üniversitesi, 2022) Timur, Barış Ali; Başaran, Tahsin; İpekoğlu, BaşakCephe yönlenme durumu, yapıların enerji kullanım miktarlarını etkileyen önemli bir tasarım parametresi olarak kabul edilmektedir. Bu parametre özellikle yeni yapı tasarımı alanında, yönlenme optimizasyon kararları geliştirmek üzere birçok araştırmada incelenmiştir. Buna karşılık, tarihi yapıların yönlenmesi ve enerji kullanım miktarları arasındaki ilişkiyi irdeleyen çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı, Anadolu coğrafyasında yaygın bir tarihi yapı türü olan dış sofalı konutların Muğla kenti örnek yerleşmesindeki hâkim yönlenme durumları ile enerji kullanım düzeyleri arasında belirgin bir ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırma yöntemi, DesignBuilder v.5.4.0.21 yazılımında gerçekleştirilmiş olan yapı ısıl modellemesi ve simülasyonudur. Çalışmada, örnek bir tarihi konutun mimari özellikleri kullanılarak oluşturulmuş sanal bir yapı modelinin sofa yönlenme durumu, ana ve ara yönlere göre değiştirilerek ısıl simülasyonları gerçekleştirilmiş ve simülasyonlar sonucu hesaplanan ısıtma ve soğutma enerji ihtiyaçları karşılaştırılmıştır. Simülasyonlar, karşılaştırmalı olarak önce yapı çevresindeki kütle ve peyzaj elemanlarıyla sonra bu elemanlar olmadan iki sonuç seti için gerçekleştirilmiştir. Simülasyonlar sonucunda, örnek yapı türü için en iyi ve en verimsiz yönlenme durumları arasında enerji kullanımı açısından hesaplanan oransal farkın %1,3 ile %2,2 arasında olduğu saptanmıştır. Bu sonuca göre, örnek yapı türü enerji kullanım durumunun çok yüksek oranda yönlenmeden bağımsız olduğu, bu nedenle de örnek yerleşmedeki dış sofalı konutlar için hâkim yönlenme tercihi ile yapı enerji kullanım düzeyleri arasında dikkate değer bir ilişki olmadığı belirlenmiştir.Article Arkeolojik Alanlarda Mimari Düzenlemelerin ve Sunum Tekniklerinin Türkiye'deki Örnekler Üzerinden Karşılaştırmalı Değerlendirilmesi(2022) Keskin, Yeliz; Tanaç Zeren, MineArkeolojik miras alanları ve ören yerleri geçmişte yaşamış uygarlıklar ve toplumlar hakkında çeşitli bilgiler barındırmakta ve bu bilgilerin günümüze taşınmasına olanak sağlamaktadır. Evrensel değer taşıyan arkeolojik eserlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için birçok onarım ve bakım yöntemi uygulanmakta, çeşitli koruma tedbirleri alınmaktadır. Fakat bu eserlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması çeşitli müdahalelerin ve koruma tedbirlerinin yanında ancak bulguların ve araştırmaların çağdaş sunum teknikleri ve mimari yöntemler kullanılarak ziyaretçiler ile buluşturulması, bulguların kamu tarafından algılanması böylece kamu üzerinde koruma bilinci oluşturulması ile mümkündür. Bu bağlamda arkeolojik miras alanlarında, alan yönetim planı kapsamında alanın sunumu ve sergilenmesi için çeşitli analizler ve değerlendirmeler yapılmalı, bulguların ve araştırmalara dayalı bilgilerin ziyaretçilere aktarımı için doğru yöntemler belirlenmeli ve alan üzerinde gerekli tasarımlar ve mimari düzenlemeler yapılmalıdır. Bu makalede çeşitli sunum teknikleri, mimari düzenlemeler, fiziksel ve algısal uygulamalar, Türkiye’de seçilen dört arkeolojik alan üzerinden değerlendirilmiştir. Bu alanlar Konya Çatalhöyük, İzmir Yeşilova Höyüğü, Bursa Aktopraklık Höyük ve Aksaray Aşıklı Höyük olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında seçilen dört alanda da çeşitli mimari düzenlemeler uygulanmış ve bu arkeolojik alanlar çeşitli çağdaş sunum teknikleri ile donatılmıştır. Belirlenen ören yerlerinde yapılan düzenlemeler ‘hedefler’ ve ‘tasarım kriterleri’ başlıkları altında karşılaştırmalı olarak yerinde incelenmiştir. Sonuç olarak da arkeolojik alanların belirlenen kriterler bağlamında koruma ve kazı çalışmalarının verimli şekilde sürmesi ve bulguların ziyaretçilere daha nitelikli şekilde aktarımı için gerekli bilgiler ortaya konmuştur.Bu makalede çeşitli sunum teknikleri, mimari düzenlemeler, fiziksel ve algısal uygulamalar, Türkiye’de seçilen dört arkeolojik alan üzerinden değerlendirilmiştir. Bu alanlar Konya Çatalhöyük, İzmir Yeşilova Höyüğü, Bursa Aktopraklık Höyük ve Aksaray Aşıklı Höyük olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında seçilen dört alanda da çeşitli mimari düzenlemeler uygulanmış ve bu arkeolojik alanlar çeşitli çağdaş sunum teknikleri ile donatılmıştır. Belirlenen ören yerlerinde yapılan düzenlemeler ‘hedefler’ ve ‘tasarım kriterleri’ başlıklarıaltında karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuç olarak da arkeolojik alanların belirlenen kriterler bağlamında koruma ve kazı çalışmalarının verimli şekilde sürmesi ve bulguların ziyaretçilere daha nitelikli şekilde aktarımı için gerekli bilgiler ortaya konmuştur.Article Yazılım Teknolojilerinin Kullanıldığı Mimari Tasarım Süreçlerinde Taşıyıcı Sistem Tasarımı Üzerine Bir İnceleme(2020) Demir Altıntaş, Yelin; İnceköse, Ülkü1960’larda dijital teknolojilerin mimarlık disiplininde yer almasıyla birlikte, bilgisayar destekli tasarım (BDT) araçları hem mimari tasarımları sanal ortamda çizmeye ve modellemeye imkan vermiş, hem de sanal ortamdaki bu temsilleri fiziksel olarak hayata geçirmeye yardımcı olmuştur. Gelişen dijital teknolojiler aynı zamanda işbirlikçi bir süreci desteklemiş ve mimari tasarım sürecinde biçim, malzeme ve taşıyıcılık bir arada ele alınabilmiştir. Yapı Bilgi Modelleme (YBM) ise bilgisayar destekli bir araç olmanın ötesine geçerek tasarım, üretim, inşaat ve işletim aşamalarında gerekli olan tüm veriyi içinde barındıran üç boyutlu bir veri modeli olarak, farklı disiplinlerin tasarımdan üretime tüm sürece eşzamanlı dahil olmasını desteklemiş ve bilgi alışverişini daha sağlıklı hale getirmiştir. Dijital tasarım, dijital yaratma ve üretme süreçlerini içeren süreç odaklı bir yapıya dönüşmekte ve bugün dijital mimari tasarım sürecini değerlendirebilmek, taşıyıcı sistem tasarımını da anlamayı gerektirmektedir.Bu çalışmada, taşıyıcı sistem tasarımının dijital mimari tasarım sürecinin bütünleşik bir parçası haline gelmesi, biçim-taşıyıcı sistem-inşa edilebilirlik arasındaki ilişki bağlamında irdelenmiştir. Bu irdelemede, karmaşık geometrilerin tasarımını, analizini ve inşasını olanaklı kılan BDT ve eşzamanlı bir etkileşimi mümkün hale getirerek birlikte işlerliği destekleyen YBM süreçleri, BDT ve YBM’nin inşa edilebilirlik sürecine olan katkısı ve BDT ve YBM ilişkisinde tasarım sürecinin geldiği nokta değerlendirilmektedir. BDT ve YBM’nin mimari tasarım ve taşıyıcı sistem tasarımı arasındaki ilişkiye olan etkisi, entegre tasarım süreçlerine sahip örnekler ve bu süreçlerde kullanılan araçlar üzerinden tartışılmıştır.Article Citation - WoS: 7İşlev değişikliğinin tarihi yapılar üzerine etkileri “Alsancak Levanten Evleri örneği”(Yıldız Teknik Üniversitesi, 2015) Gazi Gezgin, Aylin; Boduroğlu, ElvinSocial change brings with it new human needs and activities, and in every era humans create and recreate spaces, and hence structures, according to these needs and activities. This means that structures, and their parts, need to undergo change in terms of space and function to adapt to different functionalities and conditions. One understanding of preservation is based on the idea that with a change in function, historical structures which have outlived their original purpose are given new life and once again are made part of the urban landscape. Instances of functional change are most often seen in monumental and historical industrial structures, and in the examples of civil architecture remaining in areas set aside for housing settlements as a result of rapid urbanization. It is important, however, that any functional change made to a historical structure serves to protect the architectural value, meaning and memory of the structure. Alsancak is home to a large number of historical Levantine houses, many of which, following rapid urbanization in the 1970s, have had to change their function to that of bar or cafe. The main purpose of this study was to evaluate the effect of the re-functioning on these houses in Alsancak, and to make some recommendations on both the processes involved in re-functioning, and on the current legal regulations governing these processes with a view to ameliorating the negative effects of re-functioning on such structures.
