Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Master Thesis
    Yağ-Su Ayrımı için Kirlenmeye Dirençli Selüloz Membranların Geliştirilmesi
    (2025) Ediz, Simel; Altınkaya, Sacide
    Yüksek kimyasal kararlılığa sahip yağ–su emülsiyonları endüstriyel atıksuların önemli bir kısmını oluşturmakta ve geleneksel arıtma yöntemleri ile etkin bir şekilde arıtılamamaktadır. Membran teknolojileri, düşük enerji tüketimi ve yüksek ayırma verimi ile sürdürülebilir bir alternatif olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, önce buhar maruziyeti ardından çözücü olmayana daldırma ile tetiklenen faz ayrımı (VNIPS) yöntemi kullanılarak çevre dostu ve çözücüye dayanıklı selüloz membranları üretilmiştir. Tezin ilk bölümünde, ön buharlaştırma süresi, sıcaklık, bağıl nem, ısıl işlem koşulları ve deasetilasyon ortamı gibi membran üretim parametrelerinin gözenek yapısı, geçirgenlik ve seçicilik üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise, üretilen membranların kirlenmeye karşı dirençleri model çözelti olarak toluen-su emülsiyonu kullanılarak değerlendirilmiştir. En yüksek performansı gösteren membran, gerçek rafineri atıksu örnekleri ile test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, VNIPS yöntemiyle ve ısıl işlemle oluşturulan gözenekli yapının membran geçirgenliği ile seçiciliği dengelemede kritik bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Ayrıca, membranların çözücü olmayan banyoya daldırılmadan önce buhar fazına maruz bırakılması kirlenme dirençlerini önemli ölçüde iyileştirmiştir. Yüzeylerinin daha hidrofilik bir karaktere sahip olmasından dolayı deasetilasyon işlemi sonucu elde edilen selüloz membranları selüloz asetat membrana göre yağ-su ayrımında daha fazla kirlenme direnci göstermiştir. Genel olarak, sonuçlar VNIPS temelli membran üretim yaklaşımının, yağ–su emülsiyonu arıtımı için sürdürülebilir, yüksek performanslı membranların geliştirilmesinde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir.
  • Master Thesis
    Enhancing Ultrafiltration Membranes Through Surface Modification for Effective Nanoplastic Removal From Water Sources
    (2024) Sezen, Büşra; Altınkaya, Sacide
    Plastikler çok yönlü kullanım alanları nedeniyle sağlık, ambalaj ve otomotiv gibi çeşitli sektörlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Fakat, özellikle mikroplastikler (MP') ve nanopartiküller (NP) ile ilgili artan plastik kirliliği sorunu çevreyle ve sağlıkla ilgili ciddi endişeler yaratmaktadır. Son araştırmalar, MP' lerin ve NP' lerin sucul ortamlarından ayrıştırılması için filtrasyon, koagülasyon, adsorpsiyon gibi etkili yöntemler geliştirmeye odaklanmıştır. Mikrofiltrasyon (MF) ve ultrafiltrasyon (UF) membranlar gibi membran prosesleri, operasyonel basitlikleri, düşük yatırım maliyetleri, minimal enerji gereksinimleri ve yüksek ayırma verimliliği nedeniyle su arıtımında tercih edilen bir çözüm olarak öne çıkmıştır. Ancak, membranların kirlenmesi önemli bir darboğazdır. Bu çalışmada, ticari 150 kDa poli(eter sülfon) (PES) ultrafiltrasyon membranına polidopamin kaplama yapılarak kirlenme önleyici özelliklerinin geliştirilmesi hedeflenilmiştir. Dopamin monomerinin polimerleşmesini hızlandırmak adına oksijen geri beslemesi kullanılmıştır. Yüksek yoğunluklu polietilen (HDPE) model kirletici olarak seçilmiştir. Kirlenme davranışı anyonik yüzey aktif madde olan sodyum dodesil sülfat (SDS) ve katyonik yüzey aktif madde olan setrimonium bromür (CTAB) varlığının yanı sıra hümik asit (HA) ve fulvik asit (FA) gibi doğal organik bileşiklerin varlığında asidik (pH 3) ve alkali (pH 9) dahil olmak üzere çeşitli pH koşulları altında incelenmiştir. Ek olarak, deniz ve nehir ortamlarındaki kirlilikleri simüle etmek için deniz tuzluluğu (0.513 M) ve nehir tuzluluğu (0.0.17 M) incelenmiştir. Son olarak, membran performansı gerçek atık su kullanılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, filtrasyon sırasında akı düşüşü ve membran yıkama sonrası akı geri kazanımı değerlendirildiğinde 15 dakikalık dopamin kaplamasının kirlenme direncini geliştirmek için yeterli olduğu görülmüştür.