Master Degree / Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11147/3008

Browse

Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • Master Thesis
    Fenalenon Bazlı Organik Boyaların Kuantum Kimyasal İncelenmesi
    (2025) Elmacı Irmak, Nuran; Irmak, Nuran Elmacı; 01. Izmir Institute of Technology; 04. Faculty of Science; 04.01. Department of Chemistry
    Fenalenon, keton kısmıyla kaynaşmış üç fenil halkasından oluşan bir bileşiktir ve yüksek singlet oksijen kuantum verimi nedeniyle yaygın bir şekilde fotosensitizör olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, kuantum kimyasal hesaplamalar kullanılarak fotofiziksel ve sensörle ilgili özelliklerini keşfetmek için 3-, 4-, 5- ve 6-pozisyonlarına elektron verici sübstitüentler eklenerek yeni fenalenon türevleri tasarlandı. Yöntem doğrulamasından sonra, konformasyon analizi ile en kararlı yapılar belirlendi, ardından temel hal optimizasyonları DFT/ B3LYP/def2-SVP seviyesinde hesaplama ile yapıldı. TD-DFT hesaplamaları ile (D4 dispersiyon düzeltmesi ile B3LYP/def2-SVP teori seviyesinde ve su içinde) doğal geçiş orbital analizleri yoluyla uyarılma enerjileri, absorpsiyon/emisyon dalga boyları, baskın geçişler ve yük transfer özellikleri elde edildi. Sonuçlar, 3- ve 5- pozisyonundaki türevlerin genellikle büyük konformasyonel değişiklikler, yük transferi karakteri ve Foto-indüklenmiş elektron transferi/bükülmüş molekül içi yük transferi davranışı sergilediğini ve bunun da sönümlenmiş veya düşük floresansa yol açtığını göstermektedir. Tersine, 4 ve 6 konumunda olan türevler daha kararlı geometrilere ve baskın H→L geçişlerine sahiptirler, sınırlı yük transferi ile daha güçlü emisyona neden olmaktadırlar. Özellikle, 3'te ve 5'te yer alan türevlerdeki daha büyük Stokes kaymaları, çevreye karşı duyarlılıklarını vurgulamaktadır. Ayrıca, bazı bükülmüş molekül içi yük transferi içeren bazı yapılarda yakın-IR bölgesinde emisyon gözlendi. Genel olarak, 4 ve 6 ikameli fenalenon türevleri kararlı floresan sensörler olarak daha büyük potansiyel gösterirken, 3 ve 5 ikameli olanların çevresel değişikliklere daha duyarlı olduğu belirlendi. Bu çalışma fenalenon bazlı moleküler sensörlerin tasarımı için ön çalışma olarak deneysel çalışmalara rehberlik edecektir.
  • Master Thesis
    Kalsiyum Bazlı Çift Karbonatların Kimyasal Sentezi için Yöntem Geliştirilme
    (2025) Özdemir, Ekrem; Özdemir, Ekrem; 01. Izmir Institute of Technology; 03. Faculty of Engineering; 03.02. Department of Chemical Engineering
    Bu çalışmanın amacı, düşük sıcaklık ve basınç koşullarında kalsiyum bazlı çift karbonatların kimyasal sentez yöntemlerini geliştirmektir. Sentezlenmesi hedeflenen çift karbonatlar BaCa(CO₃)₂, CoCa(CO₃)₂, SrCa(CO₃)₂ ve MgCa(CO₃)₂'dir. Sentez için doğrudan karıştırma ve kesikli reaktör olmak üzere iki yöntem kullanılmıştır. Doğrudan karıştırma yönteminde M²⁺/Ca²⁺ oranları 0.5, 1.0 ve 2.0 olarak belirlenmiştir. Kesikli reaktörde ise 0, 3, 5 ve 10 mM Ca(OH)2 çözeltileri kullanılmıştır. Kristal yapı ve bileşimler X-ışını kırınımı (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve enerji saçılım spektroskopisi (EDX) ile analiz edilmiştir. İlgili mineral fazlarının doygunluk indeksi değerleri PHREEQC kullanılarak hesaplanırken, sulu türlerin dağılımını pH'ın bir fonksiyonu olarak görselleştirmek için Medusa & Hydra kullanılmıştır. Ba²⁺ ve Sr²⁺ iyonları için çift karbonatlar elde edilebilmiş, ancak Co²⁺ ve Mg²⁺ iyonları için çift karbonatlar elde edilememiştir. Kalsiyum bazlı çift karbonatların sentezinde iyonik yarıçapın belirleyici faktörlerden biri olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen partiküller, endüstriyel kullanım için alternatif malzemeler açısından önem taşımaktadır
  • Master Thesis
    Liquid Crystal Templated Synthesis of Metal Oxides and Their Characterization
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Balcı, Fadime Mert; Balcı, Fadime Mert; 04.01. Department of Chemistry; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Sıvı kristaller, katılar ve sıvılar arasında özellikler gösteren fazlar olup malzeme bilimi ve teknolojisinde önemli bir yere sahiptir. Bu malzemeler, moleküllerinin dizilimi ve hareket serbestliği sayesinde hem sıvıların hem de kristallerin özelliklerini birleştirir. Özellikle termotropik ve liyotropik sıvı kristaller, sıcaklık ve çözücü konsantrasyonuna bağlı olarak farklı fazlara geçiş yapabilen yapılar sunar. Sıvı kristallerin sergilediği mezofazlar moleküler dizilimine göre sınıflandırılır. Bu mezofazlar, özellikle optoelektronik uygulamalarda, sensörlerde ve biyomimetik malzemelerde önemli rol oynar. Yüzey aktif maddeler, suyun varlığında çeşitli liyotropik sıvı kristal (LLC) mezofazları oluşturmak üzere organize olurlar. Bu tezde, Sıvı Kristal mezofazları kullanılarak Molibden trioksit filmleri sentezlendi ve bu filmler farklı karakterizasyon teknikleri kullanılarak karakterize edildi. Ayrıca, Sıvı Kristal şablonlu Çinko oksit ince filmler aynı şekilde sentezlendi ve farklı karakterizasyon teknikleri kullanılarak karakterize edildi. Ayrıca, Çinko Oksit filmler için pozitif yüklü CTAB yüzey aktif maddesinin filmler üzerindeki etkisi araştırıldı. Farklı kalınlıklardaki çinko oksit filmlerin Tauc Plot ile bant aralığı hesaplaması yapıldı. Ayrıca, Metal Organik Çerçevelerden biri olan ZIF-8, Çinko oksit ince filmler üzerinde sentezlendi ve karakterize edildi.
  • Master Thesis
    Alkenil Epoksitlerin Organoboronlar ile Tepkimelerinin Mekanistik ve Stereokimyasal Çalışmaları ve Ürün Uygulamaları
    (2024) Artok, Levent; Artok, Levent; 04.01. Department of Chemistry; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Allilik bileşiklerin uygun ayrılan gruplarla 1,3-substitüsyon reaksiyonları, aril gibi fonksiyonel gruplara sahip alkenil reaktiflerin sentezi açısından organik kimyada temel bir öneme sahiptir. Bu reaksiyonlar genellikle metal katalizörler gerektirir ve farklı substratlar üzerinde regio- ve stereoselektiflik elde etmek önemli bir zorlu süreç olmaya devam etmektedir. Alkenil epoksitler de, allilik elektrofilller olarak, 1,3-substitüsyon tepkimeleri vererek da fonksiyonel allilik alkoller üretebilmektedir.Alkenil epoksitlerin kullanımının önemli bir avantajı, substitüsyon sırasında epoksit halkasının açılmasıyla hidroksil gruplarının oluşması ve allilik alkollerin üretilmesidir. Bu allilik alkoller, organik sentezde önemli ara ürünlerdir. Organoboronlar, aril gruplarının eklenmesi veya alkenilasyon reaksiyonları için birçok çapraz bağlama yönteminde yaygın olarak kullanılmakta olup, çeşitli allilik reaktiflerle çapraz bağlama reaksiyonlarında da kullanılmaktadır. Mevcut çalışmalar organoboronların terminal alkenil epoksitlerle olan reaksiyonlarını incelemiş olurken, literatürde iç alkenil epoksitler için seçimli ve başarılı metodolojilerin eksikliği göze çarpmaktadır.Laboratuvarımız, organoboronlarla iç alkenil epoksitlerin paladyum katalizli reaksiyonlarının, alkenil epoksitin C1 pozisyonunda bir hidroksil grubu içermesi durumunda regio- ve stereoselektif bir şekilde ilerleyerek aril-substitüe alilik alkoller elde edilebileceğini yakın zamanda göstermiştir. Bu yöntem, Pd⁰-AsPh₃ kombinasyonunu kullanmakta ve hafif koşullar altında uygulanmaktadır.Bununla birlikte, önceki çalışmalarda ayrıntılı deneysel veriler veya mekanistik öngörüler rapor edilmemiştir. Bu nedenle, bu tezin temel amacı, ürünlerin bağıl stereomerik yapısını aydınlatmak ve daha kapsamlı deneysel veriler sağlamaktır. Ayrıca, bu metodolojinin doğal olarak oluşan bileşiklerin sentezindeki potansiyel uygulamaları da tartışılmaktadır.
  • Master Thesis
    Methylene Blue (mb) Loaded Zif-8 Synthesis, Characterization and Investigation of Photodynamic Therapy Activity on Breast Cancer
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Öztürk, Pınar; Mohamed, Gülşah Şanlı; 01. Izmir Institute of Technology
    Günümüzde meme kanserinin teşhis ve tedavisinde çeşitli yöntemler kullanılmasına rağmen, geleneksel yöntemlerin ilaç direnci, ilaç sitotoksisitesi, metastaz ve nüks gibi dezavantajları vardır. Bu nedenle, hastalığın erken teşhisi ve tedavi sürecinin iyileştirilmesi için yeni yöntemler geliştirilmesi gerekmektedir. Fotodinamik tanı ve tedavi, son yıllarda bu bağlamda önem kazanan bir yaklaşımdır. Bu çalışmanın temel amacı, metal-organik iskeleleri ilk kez fotodinamik tedavi ile birlikte metilen mavisinin meme kanseri tedavi sürecine dahil etmek için kullanmaktır. Metilen mavisi kullanılan nano-taşıma sistemi, meme kanseri hücre hatları MDA-MB231 ve MCF-7 üzerindeki sitotoksik etkisi açısından incelenmiştir. ZIF-8'in bozunarak hücrelere çinko sağlaması nedeniyle, bu malzemenin fotodinamik tedaviye ek olarak terapötik bir özellik göstermesi beklenmiştir. Ayrıca, tek bir nanopartikül içerisinde birden fazla sitotoksik bileşenin birleştirilmesi ve bunların kombine etkileri değerlendirilmiştir. Yeni nesil nano taşıyıcılar, metilen mavisini düşük pH'a sahip kanser hücrelerinde spesifik olarak salmak üzere tasarlanmış olup, sağlıklı dokulara zarar vermekten kaçınılarak tedavi sürecinin kalitesinin artırılması hedeflenmiştir
  • Master Thesis
    Determination of Coloring Substances in Cleaning Products by Chemometrics Methods
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Özdemir, Durmuş; Özdemir, Durmuş; 04.01. Department of Chemistry; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Bu tez çalışmasında yüzey temizleyici örnekleri incelenmiştir. Bu numunelerin içerisine çeşitli konsantrasyonlarda belirlenen boya miktarları eklenerek hazırlanan numunelere UV-Görünür Bölge Spektrofotometrisi uygulanmıştır. Kısmi en küçük kareler (PLS), basit en küçük kareler regresyonu (SLR) ve genetik ters en küçük kareler (GILS) yöntemleri, bu renklendirici maddelerin kantitatif tayini için hazırlanan numunelerin görünür spektrumlarına başarıyla uygulanmıştır. Bu boyaların ve tek boya içeren temizlik ürünlerinin ikili ve üçlü karışımları halinde toplam 35 adet numune hazırlandı. Bu 35 örnekten 29 tanesi kalibrasyon seti olarak seçilmiş, geri kalan 6 tanesi ise bağımsız validasyon seti olarak kullanılmıştır. Hazırlanan sete 400-700 nm aralığındaki absorpsiyon spektrumları kaydedilerek elde edilen spektral verilere SLR, PLS ve GILS yöntemleri uygulanarak ortaya çıkan tahminler gerçek değerlerle karşılaştırıldı. Bu yöntemlerin (PLS ve GILS) regresyon katsayıları (R²) ve standart hata çapraz doğrulama (SECV) değerleri ile tahminin standart hatası (SEP) bulunmuş, sonuçlar değerlendirilmiş, kemometrik modellemenin doğruluğu gözden geçirilmiş, tahminler ve referanslar karşılaştırıldı. Bu analiz yöntemleri ile kemometrik yöntemlerin UV-Görünür Spektroskopi ile birleştirilmesiyle temizlik ürünlerindeki boyaların konsantrasyonu belirlenebilmektedir.
  • Master Thesis
    Synthesis and Investigation of Quinone-Pyrrole Polymeric Materials for Zinc-Ion Batteries
    (01. Izmir Institute of Technology, 2024) Büyükçakır, Onur; Büyükçakır, Onur; 04.01. Department of Chemistry; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    Fosil yakıtların günümüzde yaygın kullanımı çevre üzerinde yıkıcı bir etkiye sahiptir. Bu durum, çevre dostu alternatif enerji kaynaklarının benimsenmesini zorunlu kılmıştır. Çinko-iyon piller, bu bağlamda önemli potansiyele sahip, gelişmekte olan yeni bir enerji depolama sistemi sınıfını temsil etmektedir. Bununla birlikte, bu teknolojiyi ilerletmekteki büyük zorluk, Zn2+ iyonlarını verimli ve geri dönüşümlü olarak barındırabilen katot malzemeleri geliştirmektir. Kinon bazlı konjuge polimerik malzemeler, redoks aktif yapıları, kolayca değiştirilebilen yapıları ve güçlü kimyasal ve termal kararlılıkları nedeniyle çinko-iyon pilleri için mükemmel katot seçenekleridir. Bu çalışmada, çinko-iyon pilleri (ÇİP'ler) için katot malzemeleri olarak kinon-pirol konjuge polimerik malzemeler (QRP'ler) sentezlendi. QRP'lerin içsel özellikleri, redoks merkezlerine etkili Zn2+ difüzyonunu kolaylaştırarak uzun vadeli döngü kararlılığını sağlar. QRP-1 ve QRP-2 sırasıyla 0.1 mA g-1 akım yoğunluğunda 180 mA h g-1 ve 134 mA h g-1 deşarj kapasitesi gösterdi. QRP'ler, 2.0 A g-1 akım yoğunluğunda 10000 döngü boyunca olağanüstü döngü kararlılığı göstererek, QRP-1 ve QRP-2 için sırasıyla 42 mA h g-1 ve 104 mA h g-1 olmak üzere oldukça yüksek final kapasiteleri elde edildi. Bu çalışmanın, kinon bazlı konjuge polimerik malzemelerin çinko-iyon piller için etkili katot malzemeleri olarak potansiyelini gösterdiğine ve enerji depolama alanında çalışan araştırmacılarının dikkatini çekeceğine inanıyoruz.
  • Master Thesis
    Determination of Cadmium Bound To Whey Proteins by Laser-Induced Breakdown Spectroscopy at Low Pressures
    (2023) Yalçın, Şerife; Yaman, İlayda; Yalçın, Şerife Hanım; 04.01. Department of Chemistry; 04. Faculty of Science; 01. Izmir Institute of Technology
    In this thesis study, a dried-droplet LIBS methodology at reduced pressures for determining cadmium in aqueous media and in biological samples has been developed. With the advantage of the signal enhancement effect at reduced pressures, the optimum pressure for Cd detection was determined. Results were justified with the plasma images taken at different pressures. 100 mbar pressure was found as the optimum for most emission lines of Cd. To find the most suitable substrate onto which analyte droplets will be loaded, silicon wafer-based substrates of different coating types and coating thicknesses were studied. Among them, the c-Si substrate was found to show the highest signal enhancement for Cd detection. The performance of the methodology for quantitative analysis of Cd was shown by standard solutions and certified reference water samples. Calibration curves were constructed, and performance characteristics (limit of detection, accuracy, precision) were evaluated. Detection limits in absolute amounts of 6.8 pg and 1.05 pg were obtained at atmospheric and 100 mbar pressures, respectively. The application studies involve the determination of Cd bound to whey proteins. For this purpose, standard protein (BSA) and whey protein extracted from the milk were incubated in standard Cd solutions for several hours and filtered through cut-off filters via centrifugation. The unreacted cadmium in the filtrate and Cd-bound protein in fraction were analyzed separately. It has been shown that dried-droplet LIBS at reduced pressures is a suitable methodology for identifying and determining Cd and Cd bound to proteins with a picogram amount of detection capability.